1. Günlük farz namazları vaktinde kılın gece namazı da kılmaya çalışın.
2. Vacipleri yerine getirip haramlardan uzak durun.
3. Pazartesi ve perşembe günleri mümkün oldukça oruç tutmaya çalışın.
4. Çok fazla uyumayın ve Kuranı Kerim'i çokça okuyun.
5. Sözünüzde durun ve anlaşmalarınıza önem verin.
6. Sade ve gösterişten uzak giyinin.
7. Yoksullara yardım edip her gün sadaka vermeye çalışın.
8. Çok masraf edilmiş lüks toplantılara katılmayın kendiniz de böyle toplantılar düzenlemeyin.
9. Çok konuşmayın çok dua edin.
10. Kendinizi bilgi yönünden geliştirin, dini konuşmalara katılın.
11. Yaptığınız iyilikleri unutun ve geçmişte işlemiş olduğunuz günahları hatırlayın.
12. Spor yapmaya özen gösterin.
13. Bir İslam ülkesinin ihtiyaç duyabileceği tüm bilimleri öğrenin.
14. Her bakımdan dikkatli ve uyanık olun.
15. Kuran okumasını ve tecvid kurallarını öğrenin.
16. Aktüalite ile ilgilenin, güncel haberleri özellikle de Müslümanları ilgilendiren haberleri takip edin.
17. Maddi yönden yoksullara manevi yönden de Müslüman âlimlere bakın.
18. Her akşam yatmadan önce kendinizi hesaba çekin gün boyu işlemiş olduğunuz günahlardan tövbe edin ve yaptığınız güzel işler için de şükür edin.
19. Âlimlerle arkadaşlığı asla kesmeyin sürekli onların sohbetinde bulunun.
20. Cihadın muhtevasını değiştirmeyin, cihaddan geri durmayın!
Hasan el Benna'ya göre; İslam ve Siyaset!
"İslam ve politikadan bahseden hangi insana bakarsanız bakın, onların her iki olgu arasını kesin çizgilerle ayırdıklarını görürsünüz. Bu iki kavram insanların çoğuna göre asla bir araya gelemez ve birleşemez. Bu nedenle birçok İslami derneğin isminin altına 'İslamidir, siyasi değildir' veya 'Bu cemiyet dinidir, siyasi değil' ibarelerinin yazılı olduğunu gördüm... İslam, siyaset değil, sosyal hayat değil, ekonomi değil, kültür değil de ya nedir? İslam canlı bir şuurdan yoksun olarak kılınan şu namazlar mı yoksa sadece kuru sözler için midir? Kur'an mükemmel, sağlam ve ayrıntılı bir sistem olarak indirildi ey kardeşim!
Ben net ve açık bir şekilde İslam'ın, düşmanlarının çizdikleri, Müslümanlara kabul ettirmeye çalıştıkları bu dar anlamın dışında bir şey olduğunu ilan ediyorum. Müslüman, İslami hükümlerin, ümmetin tüm işlerini idare etmesini isteyen kişidir. Müslümanların işleri uğruna zorluğa katlanmayanlar onlardan değildir."
Hasan El Benna'ya göre, Müslüman halkları helak edecek 10 husus:
1.Emperyalizm
2.Şahsi, siyasi ve mezhebi ihtilaflar
3.Faiz
4.Batılılarla işbirliği
5.Batı taklitçiliği
6.Beşeri kanunlar
7.Fikri anarşi ve inkârcılık
8.Her şeyi mubah görme ve şehevi arzular
9.Ahlaki çöküş
10.Önderliğin zayıflığı ve ilmi programdan yoksunluk
Hasan El Benna'ya göre, kurtarıcı 10 husus:
1.Birlik
2.Özgürlük
3.Zekâtın düzenlenmesi
4.Ulusal girişimlerin desteklenmesi
5.Kendimize saygılı olmak
6.İslami kanunları uygulama
7.İmanın sağlamlaştırılması
8.İslami hadlerin uygulanması
9.Ahlaki faziletlerin güçlendirilmesi
10.Muhammedi sirete uymak
Kahvehaneler ve Tebliğ
Hasan el Benna, üniversite öğrencisiyken, toplumun ahlaki yozlaşmasına dur demek için artık harekete geçmek gerektiğine iyice kani olmuştu. Birkaç arkadaşıyla oturup yapılması gerekenleri konuşmaya başlarlar. Konuşmanın bir yerinde Hasan el Benna, arkadaşlarına şöyle der: "Arkadaşlar bu işe kahvehanelerden başlamalıyız"
Benna'nın bu önersine bazı arkadaşları karşı çıkar ve şöyle derler: "Kahvehane sahipleri izin vermez. Bu bir yana kahvehaneye giden insanların durumu ortada. Her biri durumundan hoşnut, bilinçsiz kişiler. Üstelik kahvehaneler tebliğ ve öğüt için uygun bir yer değildir.
Benna'nın bu itiraza cevabı net olur: "Bu, insanlar için şok edici olacak. Üstelik kahvehanelerdeki insanlar çoğu zaman cami cemaatinden daha duyarlı olabiliyor. Uygun bir dil ve sıkmayacak bir üslup, işimiz kolaylaştırır. "
İyi dinleyiniz!
"Bugün İslâm'ın yaşandığı ülkeler ve şehirler Müslümanların yakından tanıdığı ve tam bir kavrayışla kavradığı şu düzeydedir: İslâm karapara ticareti yapanların ve kirli işlerle uğraşan maceracıların ellerinde parsellenmiş talan malları durumundadır. Öyleyse böyle kişilere savaş açmak şu anda en muhkem bir görev ve üst düzeyde zorunluluktur.
Müslüman ülke krallarına veya cumhurbaşkanlarına halkı bu yönde sevk ve idare etmeleri, savaşı başlatmaları ve halkı topyekûn savaşa çağırmaları da onlara farzı ayındır. Bu yolla hem dünyada üstün başarı, onurluluk ve destek görmek ayrıcalıkları onların olduğu gibi, âhirette de ödüllendiriliş ve cennet onların hakkıdır.
Şöyle ki: "Her kim onu işittikten ve kabullendikten sonra değiştirirse, günahı yalnızca onu değiştirenleredir. Şüphesiz Allah sonsuz işiten ve sonsuz bilgi sahibidir." (Bakara, 181)"


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



