...Ey oğulcuğum! Sana Allah‘tan sakınmayı, O‘nun emrinden ayrılmamayı, O‘nun zikriyle kalbini mamur etmeyi, O‘nun ipine sarılmayı tavsiye ediyorum. Sen ona tutunduktan sonra, hangi ip Allah‘la senin aranda olan ipten daha sağlam olabilir?
Âmine Ateş Kabaktepe
Kalbini nasihatle dirilt; zühtle öldür; yakinle güçlendir; hikmetle aydınlat; ölümü hatırlayarak onu alçalt; ona son bulmayı ikrar ettir; dünyanın musibetlerini göster; zamanın saldırısından, günlerin ve gecelerin değişiminin zalimliğinden sakındır. Ona geçmiş insanların haberlerini sun; senden önce yaşayanların başına gelenleri hatırlat...
...Ey oğulcuğum! Bana, benden öncekiler kadar ömür verilmemiş olsa bile onlardan biri gibi sayılıncaya kadar onların amellerine baktım; haberlerini düşündüm; bıraktıkları eserleri gezdim. Hatta onların bazı halleri bana ulaştığı için sanki onların ilkinden sonuncusuna kadar devam eden bir ömür sürdüm. Bunun saflığını bulanıklığından, faydasını zararından ayırdım. Her işin seçkin olanını senin için derledim; güzel olanını seçtim; bilinmeyenini senden uzaklaştırdım...
...Ey oğulcuğum! Bilmiş ol ki, vasiyetimden almandan en fazla hoşlanacağım şey, Allah‘tan sakınmak, Allah‘ın sana farz kıldığı şeyle sınırlı kalmak, ilk babalarının ve ehl-i beytinden Salih olanların üzerinde gittiği şeyi almaktır...
...Ey oğulcuğum! Vasiyetimi anla! Bilmiş ol ki, ölümün sahibi, hayatın da sahibidir. Yaratan öldürendir. İmtihan eden afiyete çıkarandır. Dünya, ancak Allah‘ın onun üzerinde kıldığı nimetler, imtihan, dirilişte karşılık ya da bilmediklerimizden dilediğiyle istikrar bulur. Bundan bir şey sana karmaşık gelirse, onu cahilliğine hamlet. Zira ilk yaratıldığında cahil olarak yaratıldın; daha sonra öğretildin. Bilmediğin, görüşünün şaşkınlık içine düştüğü, görüşünün saptığı, ondan sonra gördüğün nice işler vardır! Seni Yaratana, sana rızık verene, seni düzgün hale getirene sımsıkı sarıl. Kulluğun ve rağbetin O‘na, korkun O‘ndan olsun...
...Ey oğulcuğum! Bilmiş ol ki, hiç kimse Resul‘ün (s.a.) haber verdiği gibi Allah hakkında haber vermez. Gözcü ve kurtuluşun lideri olarak ondan razı ol. Ben, sana öğüt vermekten dönmem. Sen ise -gayret etsen de- kendi nefsine bakmakta sana baktığım dereceye ulaşamazsın...
...Ey oğulcuğum! Bilmiş ol ki, Rabbinin ortağı olsaydı, onun elçileri sana gelir; hükümranlığının ve otoritesinin izlerini görürdün. Fiillerini ve sıfatlarını bilirdin. Ancak O, kendisini tanımladığı gibi tek ilahtır. O‘nun hükümranlığında kimse O‘nunla zıtlaşamaz; hiçbir zaman sona ermez. Öncesi olmadan bütün varlıklardan önce, sonu olmadan bütün varlıklardan sonradır...
...Ey oğulcuğum! Sana, dünyadan, onun halinden, zevalinden ve intikalinden, ayrıca ahiretten, onda ehli için hazırlanandan haber verdim. İbret alman ve teslim olman için ikisi hakkında örnekler verdim. Dünyayı bilenler, verimsiz bir konakta kalamayan yolcular gibidir. Verimli bir konak ve yer ararlar. Yolun meşakkatine, dosttan ayrılığa, yolculuğun zorluğuna, yiyeceğin katıksız olmasına, evlerinin genişliğine ulaşmak ve ikamet ettikleri evlerine varmak için katlanırlar. Bütün bunlardan elem duymazlar; bu yolda yaptıkları harcamayı kayıp olarak görmezler. Hiçbir şey onlara, kendilerini yurtlarına yaklaştıran şeyden daha sevimli gelmez. Onunla övünenler, verimli bir konakta iken, verimsiz bir yere giden topluluk gibidirler. Hiçbir şey onlar için, bulundukları yerden ayrılıp zorla gittikleri yerden daha kötü ve iğrenç olamaz... ...Ey oğulcuğum! Öfkeyi yut. Sonu ondan daha tatlı ve daha lezzetli bir yudum görmüyorum. Sana karşı kabalık yapana yumuşak davran. Umulur ki, o da sana karşı yumuşar. Düşmanına karşı iyilikte bulun. Bu şekilde davranış, iki zaferin en tatlısıdır...
...Ey oğulcuğum! Nefsini, seninle başkaları arasındaki şeyler için ölçü yap. Kendin için sevdiğin şeyi başkaları için de sev. Kendin için kerih gördüğünü başkaları için de kerih gör. Zulme uğramaktan hoşlanmadığın gibi sen de zulmetme. Sana iyilik yapılmasından hoşlandığın gibi sen de iyilik yap. Başkalarının çirkin gördüğün davranışlarını kendin için de çirkin gör. Nefsinden insanlar için razı olduğun şeyleri insanların (yapmasından) razı ol. Bilmediğini söyleme; özellikle de bildiklerin az ise... Sana söylendiğinde hoşlanmayacağın şeyleri söyleme...
BİLMİŞ OL Kİ, KENDİNİ BEĞENMİŞLİK, DOĞRUNUN ZIDDI VE AKILLININ AFETİDİR..!
Uyku bozuklukları şeker hastalığı riskini artırabilir
Uyku bozukluklarının şeker hastalığına yakalanma riskini artırabileceği belirlendi. Fransız ve İngiliz bilim adamlarının yaptığı araştırma, biyolojik saatin düzenlenmesinde kilit rol oynayan "MT2" geni ile tip 2 diyabet arasında bağlantı olduğunu gösterdi. Bilim adamları, ışık azaldığında beyindeki salgı bezi epifiz tarafından üretilen melatonin hormonunun alıcısını inceledi ve bu hormonun gece "biyolojik saati koruma" rolü üstlendiğini belirtti. 7 bin 600 şeker hastası ve sağlıklı kişinin katıldığı araştırmada bilim adamları, önce bu genin dizilimini araştırdı. Pankreas ve beyinde bulunan melatonin alıcısının yapısını değiştiren nadir rastlanan 40 mutasyon belirlendi. Mutasyonlara sahip kişilerin melatonine duyarsız hale geldiği ve şeker hastalığına yakalanma riskinin diğerlerinden neredeyse 7 kat fazla olduğu vurgulandı. "Nature Genetics" dergisinde yayımlanan araştırmanın yeni ilaçların bulunması veya hastalığın önlenmesine ışık tutabileceği belirtildi.



