milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

27 MAY 2012 PAZ
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • FETİH NAMAZI
  • FETHİMİZ MÜBAREK OLSUN!
  • FETHİN ERLERİ HOCASIYLA BULUŞTU
  • MİLLİ GÖRÜŞ BARIŞIN DİLİDİR
  • İSTANBUL, İSLAM DÜNYASININ LİDERLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
  • ÜŞÜTMEYE KARŞI ETKİLİ (CİĞEROTU)
  • BU OLACAK AYASOFYA!
  • TERÖR DEHŞETİ
  • KAHRAMAN POLİS CAN KAYBINI ÖNLEDİ
  • ŞOK DETAY

İç tehdidi tehdit etmek

04 ŞUBAT 2010
PER 02:30

[-] Normal [+]
  • Medya
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Kimse kendini kandırmasın. Türkiye'de askerler darbe yapıp kışlalarına dönmedi. Darbelerden sonra anayasaları değiştirerek kendilerini yönetimin bir parçası, daha doğrusu üst karar mercii haline getirdiler. O anlayış içinde yuvarlanan kartopu da şimdi bu çığa dönüştü.

  • İç tehdidi tehdit etmek -

Ergenekon yargılaması, kozmik oda araştırması ile başlayan dönemi bu tür sıfatlandırmaları, abartıları hiç sevmesem de bir "sessiz devrim" olarak nitelendirmiştim. Şimdi Başbakan Erdoğan'ın EMASYA'nın kaldırılacağına, "iç tehdit" kavramının devre dışı bırakılacağına dönük yaklaşımını da o devrimin bir uzantısı olarak kaydediyorum. Böylelikle belki Türkiye'de gerçek bir sivilleşme ve demokratikleşme başlayabilir. O tartışmayı bir yana bırakıp ben şu "iç tehdit" kavramına biraz değinmek istiyorum.

17. yüzyılda gerçekleştirilen Westfalya Antlaşması devletlerin sınırla tayin edildiğini ve gene devletlerin dış ilişkilerinde dost ve düşman olarak ayrıştığını belirliyordu. Devletler düşmanlarını dış tehdit olarak algılıyordu. Bu çerçeveye iç düşman, iç tehdit gibi kavramlar dahil değildi.

İç tehdit, iç düşman anlayışı Soğuk Savaş'la birlikte başladı. Kendisini Hür Dünya diye nitelendiren Batı, Doğu Bloku'nu genel ve büyük bir dış düşman olarak tayin ve ilan etti. O dönemki mantığa göre savaş yöntemleri değişmişti ve Doğu Bloku'nun hâkim ideolojisi Hür Dünya ülkelerine "demokrasi kisvesi altında" ve yeraltı örgütlenmeleri yoluyla sızacaktı. O örgütler iç tehdit veya iç düşmandı. Buradaki kritik nokta tehdidin artık toplu tüfekli düşman olmaktan çıkıp ideolojiye dönüşmesiydi.

Böylesi bir genel model Türkiye'de askeriye tarafından baştan itibaren kabul edildi. Hatta bu konudaki karar ve öncelik askeriyeye aitti. Sosyalizm, komünizm zaten öncelikli ve yakın tehdit ve tehlikeydi. Ordu buna başka ülkelerde görülmeyen bir başka tehdidi ekledi: İrtica. 1960 ve 70'lerdeki iç güvenlik belgelerinde, Genelkurmay Başkanlığı'nca hazırlanan "yıkıcı ve bölücü faaliyetler" başlıklı raporlarda sosyalist- komünist-anarşist-terörist oluşumların yanı sıra irtica daima yer alır.

1998'ten sonra iç tehdit ve irtica MGK bildirilerinde de öncelikli tehlike olarak zikredildi. Fakat irticanın tanımı yapılmadı. Böylelikle bu hamleyle birlikte iki iç içe geçmiş oluşum ortaya çıktı.

Öncelikle böyle bir model devletin ideolojisi olduğunu ve devletin o ideolojiyi korumak içgüdüsüyle, tepkisiyle hareket ettiğini gösteriyordu. Oysa devletin ideolojisi olamaz. Devletin anayasal çerçevesi, ilkeleri olur. O da en geniş anlamda demokrasi, temel hak ve özgürlüklerdir. Bunlara dönük tehdit karşısında güvenlik kuvvetini ve yargıyı bulur. Onun ötesi başka bir anlam taşır.

O anlam devletin doğrudan doğruya siyasete ve demokrasiye müdahale etmesidir. İrtica veya benzeri bir kavram ne demektir? Buna kim karar verir? Bugünkü halde devlet neyin doğru, neyin yanlış, neyin anayasal, neyin antidemokratik olduğunu MGK aracılığıyla ve talimatnamelerle kararlaştırmaktadır. Böyle bir koşul söz konusuyken artık demokrasiden ve onun fiili hali olan siyasetten söz edilebilir mi? Bırakalım EMASYA'nın getirdiği demokratik değil belki antidemokratik uygulamalarda bile kabul edilemeyecek tatbikatları bir yana iç tehdit kavramı bir devletin belirli bir iç örgütünün (ikide birde anayasal denmesi bir şeyi değiştiremez, çünkü zaten anayasa dışı bir devlet örgütü olamaz, mesele o kurumun nasıl, hangi koşullarda "anayasal" hale geldiğidir) siyaset ve demokrasi üstü olması demektir.

Kimse kendini kandırmasın. Türkiye'de askerler darbe yapıp kışlalarına dönmedi. Darbelerden sonra anayasaları değiştirerek kendilerini yönetimin bir parçası, daha doğrusu üst karar mercii haline getirdiler. O anlayış içinde yuvarlanan kartopu da şimdi bu çığa dönüştü. Demokrasi zor şeydir...

(HASAN BÜLENT KAHRAMAN / SABAH)

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Medya bölümü’nde 04.02.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: ergenekon, iddianame, savcı, bayrampaşa, cezaevi, operasyon, danıştay, mahkeme, tuncay güney, anafor, hurşit tolon, öğrenci, hilmi özkök, cia, pentagon, atatürk, tbmm, karayalçın, osman baydemir, diyarbakır, esam, ilhan selçuk, intihar, yarbay, ali tatar,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.
shape
  • Medya

    1. İlkeli ve ölçülü yayın yapmak medyanın görevidir
    2. Ajanslardan ortak deklarasyon
    3. İnternet medyasına sarı basın kartı
    4. GAP kendini amorti ediyor...
    5. TMSF, Cine 5'in El Cezire'ye devrini tamamladı
    6. Konya Tv, uydu yayınına geçti
    7. "Basın özgür olmalı ancak kontrolsüz güce de dönüştürülmemeli"
    8. Diyanet, 'tüketim ahlâkı'nı kapak yaptı
    9. Murdoch'un gazetelerine inceleme
    10. Murdoch: Daha güçlü çıkacağız
  • Diğer

    1. Fetih namazı
    2. Fethimiz mübarek olsun!
    3. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    4. Milli Görüş barışın dilidir
    5. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
    6. Ayasofya'yla Konuşmak..
    7. Çatışmada şehit olmuş
    8. Toplu sınav sistemi için hedefi 2015
    9. Yakalanmamak için uyuşturucu yüklü aracı ateşe verdiler
    10. Sezaryene neşter
  • Çok Okunanlar

    1. Iskarta tanka 500 milyon avro
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Bu kadarını Deli Dumrul bile yapmadı
    5. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    6. Nefes yolları rahatsızlıklarına, Sinirli Ot
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Regaip Geceniz mübarek olsun
    10. Yasa geri çekilsin
  • Çok Yorumlanan

    1. Nefes yolları rahatsızlıklarına, Sinirli Ot
    2. Böbrek taşına karşı ,kuşkonmaz
    3. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    4. Üstad Necip Fazıl anılıyor
    5. Zamma toplu savunma!
    6. Vefatının 30. yılında Hamid Aytaç
    7. Fırçasıyla gönül köprüleri inşa ediyor
    8. Cepheden Haber Var oyunu izleyenleri duygulandırdı
    9. Mourinho, İstanbul'a geliyor
    10. Fenerbahçe'den 5 ayda 27 şampiyonluk
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek