milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • MEDYA
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

10 ŞUB 2012 CUM
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DERİN SAVAŞ
  • BİLMECE YUMAĞI
  • 'ORTADA SUÇ FALAN YOK'
  • DAVASININ ERİYDİ
  • TEZKEREYLE Mİ DÖNECEK?
  • FİDAN'I KİM HARCAMAK İSTİYOR ?
  • DIŞA BAĞIMLI OLARAK BÜYÜK DEVLET OLUNAMAZ
  • BİR ÜLKENİN BAŞBAKANI, EMPERYALİST PROJE İÇERİSİNDE YER ALABİLİR Mİ?
  • FATİH'İN KARADAN YÜRÜTTÜĞÜ GEMİLERİN BELGESİ BULUNDU
  • BÇG'Yİ DE GÖRÜN

Hz. Peygamber’in kız çocuklarına yaklaşımı

19 MART 2010
CUM 00:05

[-] Normal [+]
  • Aile Hayat
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Sevgili Peygamberimiz (sav)'ın yanında çocukların özel bir konumu vardı. Resûlullah (sav) onlarla birlikte olmaktan büyük hoşnutluk duyardı. Onlarla yakından ilgilenir, hal ve hatırlarını sorar, sohbet ederdi. Maddi ve manevi bir sorunlarının olup olmadığını anlamak için onları izler, zaman zaman onlara sorular sorardı. Problemleri, sıkıntıları varsa ihmal etmez. Hemen kalkar. Sorunla ilgilenerek çözmeye çalışırdı. Bu duruma göre bazen tatlı bir sözle gönül alma, bazen bir hediye bazen daha ötesi olurdu.

  • Hz. Peygamber’in kız çocuklarına yaklaşımı -

Hem kendi çocuklarına karşı, hem de diğer çocuklara karşı ilgi ve alaka gösterirdi. Onu yakından tanıyan Enes bin Malik gibi sahabeler, ailesine ve çocuklarına karşı gösterdiği ilgi ve alakaya hayret ederler: "Allah Resulü (sav) kadar ailesine ilgi gösteren birini görmedik." derlerdi.

Oğlu İbrahim doğunca onun sütanneye verilmesinden, bakımına kadar her şeyi ile yakından ilgilendi. Sütanneye verdikten sonra çok fazla işi olmasına rağmen onu görmek için çokça zaman ayırdı. Sık sık yanına gitti. Sevip okşayarak ilgilendi, ihtiyaçlarını karşıladı.

Biricik kızı Hz. Fatıma

Hz. Fatıma'nın hamile olduğunu duyunca sevinen Peygamberimiz, doğumuna kadar ona özel ilgi gösterdi. Doğum günleri yaklaşınca eşleri Ümmü Seleme ile Zeynep binti Cahş'a:

"Fatıma'nın doğumu yaklaştı. Yanına gidip onun için Ayete'l-Kürsi ve Araf suresinin 54. ayetini okuyun! Ayrıca Felak ve Nas surelerini okuyun! Onun için Allah'a sığının!" buyururdu. Bundan sonra kızının durumunu yakından takip ederek, sık sık evine gidip sormuştur.

Sevde binti Misrah o günlere ait bir anısını şöyle anlatır: "Hz. Fatıma'nın doğumu yaklaştığında yanındaydım. Sancıları başladığı sırada Allah Resulü (sav) kızının evine geldi.

*'Canım feda olan kızım nasıl?' diye sordu. Ben:

*'Doğumu yaklaştı, sancılanıyor' dedim.

*'Fatıma doğum yapar yapmaz bana haber verin! Sakın ben gelmeden önce çocuk için bir şey yapmayın' diye tembihte bulundu.

Fatıma'nın doğumunu haber alan Allah Resûlü (sav) vakit kaybetmeden hemen yanımıza geldi. Kapıyı çalınca ben çıktım. İlk sözü: "Canım feda olan kızım ne yapıyor, durumu nasıl?" diye sormak oldu...

Ağlama ey kızım!

Sevgili Peygamberimiz kızlarının büyüme çağında iken insanları İslam'a davet ediyordu. Onun davetinden rahatsız olan müşrikler ise Peygamberimizi engellemeye çalışıyorlardı. Ona ve Müslümanlara sürekli baskı ve işkence yapıyorlardı. Bu baskı ve zulümler, bazen inanılmaz boyutlara ulaşıyordu. Hatta bunun için zaman zaman Mekke'den uzaklaşıp Hz. Ebu Bekir ile birlikte şehrin dışındaki mağaralara gitmek zorunda kalırdı.

Ama o ölüm tehdidi altında yaşadığı bu yıllarda bile çocuklarını düşünür, üzülmelerini asla istemezdi. Üzüldüklerini gördüğünde kendi sıkıntısını, kaygılarını unutur, onları teselli ederdi.

Müslümanlar ile müşrikler arasındaki amansız mücadelenin hızla devam ettiği günlerdi. Hz. Fatıma'nın yolu Kâbe'den geçiyordu. Yolda yürürken, Kâbe'nin bir tarafında halka kurmuş oturan müşriklerin hararetli hararetli konuştuklarını gördü. Onların bu hali dikkatini çekti. Babasına kötülük etmek için hazırlık yapıyor olabilirlerdi. Endişe ile sessizce yanlarına yaklaştı. Babası ve İslâm hakkında konuştuklarını fark etti. Kimseye görünmeden dinlemeye başladı. Konuşulanları tam olarak anlamadı. Ama bir ara Lât ve Uzzâ üzerine yemin ederek şöyle dediklerini duydu: "Muhammed buradan geçtiğinde, hep beraber üzerine atılıp onu öldürelim."

Duydukları karşısında dehşete kapılan Hz. Fatıma büyük bir korkuya kapıldı. Durumu babasına haber vermek için hemen eve koştu. Hüngür hüngür ağlıyordu. Peygamberimiz kızının renginin kaçtığını ve ağladığını görünce üzülüp endişelendi. Şefkatle kızına sarılıp onu sakinleştirmeye çalıştı.

"Ne oldu kızım niçin ağlıyorsun?" diye sordu. Hz. Fatıma gözyaşları içinde anlatmaya başladı: "Kureyşlilerin yanından geliyorum. Hicr mevkiinde toplanmışlar; Lât, Uzzâ, Menat ve Nâile'ye yemin ederek aralarında anlaşma yapıyorlardı. Seni gördüklerinde hep birlikte kılıçlarını sıyırıp, üzerine atılarak öldüreceklerini söylediler" dedi.

Müşrikler tarafından öldürülmesine karar verilen Peygamberimiz kendinden çok kızını düşünüyordu. Korkudan kalbi çarpan, üzüntüden gözyaşları döken yavrusunun halini görünce kızı ile ilgilendi. Önce kızının korku ve endişesini gidermeyi, gözyaşlarını silmeyi, teselli ederek sakinleştirmeyi tercih etti. Kızına döndü. Eşsiz bir iman ve teslimiyet ile:

"Ağlama ey kızım! Allah onların bunu yapmalarına engel olur" buyurarak kızını teselli etti. Rahatlamasını sağladı. Sonra: "Ey kızım bana su getir" buyurdu. Gelen su ile abdest alıp dışarı çıktı. Sakince yürüyerek Kâbe'ye gitti. Yerden bir miktar toprak aldı. Orada oturup sohbet eden müşriklere yöneldi:

"Yüzleri kara olsun!" diye dua ederek toprağı onlara doğru saçtı. Sonra yanlarından geçerek yoluna devam etti. Kâbe'de her zamanki yerine gidip namaz kıldı. Aralarında sözleşen müşrikler, o an ya onu görmediler ya da bir şey yapmaya cesaret edemediler.

Eşine Hep Böyle İyi Davran

Sevgili Peygamberimiz kızlarını evlendirdikten sonra onları ihmal etmedi. Onlarla yine yakından ilgilendi. Sık sık evlerine gider, hal ve hatırlarını sorar, eşleri ile iyi geçinmelerini öğütlerdi.

Peygamberimiz bir gün kızı Rukiyye'nin hâl ve hatırını sormak için ziyaretine gitti. İzin alıp eve girdiğinde kızı Hz. Osman'ın başını yıkıyordu. Onun eşine zevkle hizmet ettiğini görünce çok sevindi.

Ona: "Ey Kızım! Ebu Abdullah'a hep böyle güzel davran! Çünkü o sahabelerim içerisinde huyu bana en fazla benzeyen kişidir" buyurdu. Her zaman olduğu gibi kızı Rukiyye'yi eşine iyi davranmaya teşvik etti.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Aile Hayat bölümü’nde 19.03.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: peygamber, vezir, padişah, sahabe, mızrak,
benimde söyleceklerim var

yorumcular

toplam 1 yorum|yorum rssrss

  • ahh ahhh

    bu yazıyı önce analara sonra kızlara ve babalara okutmalı hele şimdiki zamane anaları ve kızları allah herkesin yardımcısı olsun.şimdiki geçimsizlerin 100 de 90 analardan kaynaklanıyor ve onların yüzünden ne yuvalar bozuluyor .

    zağonos | KatılıyorumKatılmıyorum (7.5/10 puan) | 19 Mart 2010 08:10

Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.
shape
  • Aile Hayat

    1. Dinimiz aileye önem verir
    2. Sahabe ilme önem verirdi
    3. Aile hekimleri sigarayı bıraktıracak
    4. Düzenli egzersiz ilaç gibi
    5. "Antidepresanlar çocuk ve gençlerde intihar riskini artırmıyor"
    6. Karaşen: Özel hastanelerin tamamına yakınıyla sözleşme imzaladık
    7. Ne kadar tanıdık geliyor?
    8. Sahabe sadece inandık demekle yetinmemişti...
    9. Kulak temizleme çubuğu kullanmak işitme kaybına yol açabiliyor
    10. Şeker hastalığı, doğum anomalilerini 4 kat artırıyor
  • Diğer

    1. Öğretmenlere yüksek lisans imkanı
    2. Halep'teki patlamalar: "25 ölü, 175 yaralı"
    3. Böyle bir dayatmaya muhalefet olarak kesinlikle boyun eğmeyeceğiz
    4. Suriyeli muhaliflerin sınır dışı edilmesine tepki
    5. Kampta İslam dinine saygısızlık had safhada
    6. ''Mobil'' aile hekimlerinin iş yükü hafifleyecek
    7. 881 yıldır ezan sesi yükselen cami
    8. Kazakistan'dan Kaşagan uyarısı
    9. Su kuşlarının sığınağı: Mogan
    10. RİDA, Afrika ve Türkiye'de 4 binden fazla yetime ulaştı
  • Çok Okunanlar

    1. Gün ortasında camileri yaktılar
    2. Fidan'ı kim harcamak istiyor ?
    3. “AKP’nin dindar nesli böyledir!”
    4. Tezkereyle mi dönecek?
    5. Fatih'in karadan yürüttüğü gemilerin belgesi bulundu
    6. Derin savaş
    7. BÇG'yi de görün
    8. Mersin'de muhteşem Milli Gazete gecesi
    9. Cübbeli Ahmet Hoca'yı Kamalak savunacak
    10. Bir ülkenin başbakanı, emperyalist proje içerisinde yer alabilir mi?
  • Çok Yorumlanan

    1. Fidan'ı kim harcamak istiyor ?
    2. Cübbeli Ahmet Hoca'yı Kamalak savunacak
    3. Türkiye tohum üretim ve ihracatında rekor kırdı
    4. Haniye İran'a gidiyor
    5. İstifa eden başkana tutuklama
    6. Uluslararası Af Örgütü endişeli
    7. Sinemanın Ankara'sı
    8. Humus'ta kan durmuyor
    9. Sahabe sadece inandık demekle yetinmemişti...
    10. Polonya'da 62 ölü var!
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Haberler | Bisiklet Mağazası | Bebek Mağazası | ticaretmerkezi.com.tr | Kombi | Bebek Ürünleri

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek