olan kişi vasfını kazanmıştır. O, birçok hizmetçileri olmasına rağmen, Resulüllah'ın (s.a.v) özel hizmetlerini bizzat kendisi yapmıştır. Her vahiy geldiğinde, Resulüllah (s.a.v) terden sırılsıklam olurdu. Hz. Hatice, elbiselerini, yatak çarşaflarını değiştirmiştir. Resulüllah'ın (s.a.v) tebliğ yaptığı yerlerde altmış derece sıcaklıkta yanından ayrılmamış, gölgeye gitmesi için uyarıldığında, "Resulüllah (s.a.v) sıcakta görev yaparken, ben serin yerlerde durabilir miyim?" demiştir. Daima Hz. Muhammed (s.a.v)'e destek olmuş, ona moral vermiş, son derece güzel davranış ve sözleri ile onun başarılarına katkıda bulunmaya çalışmıştır.
Allah Resulü kendisine ilk vahiy nazil olduğu zaman korkuya kapılmış ve durumu gelip Hz.Haticeye anlatmıştır. Hz.Hatice: "Sen doğru konuşursun, sılayı rahmi gözeten kimsesin, emanete dikkat edersin, misafirperversin, halkın sıkıntılı ve üzüntülü zamanlarında yardıma koşarsın, Allah (c.c) seni yalnız bırakmayacaktır" dedikten sonra amcazadesi Veraka İbn-i Nevfel'e gitmiş, durumu ona anlatmıştır. Devrin meşhur Hristiyan alimlerinden olan Veraka anlatılanları dinledikten sonra: "İşte bu Musa'ya görünen hususdur ki, şimdi de bunda zuhur etmiştir. Keşke benim kudretim ve imkanım olsa da O kavminin arasında ortaya çıktığı zaman kendisinin yardımına yetişebilsem. Keşke imkan olsa da sizin kavminiz onu yerinden ettikleri zaman kendisine yardım edebilsem" demiş ve kısa bir müddet sonra vefat etmiştir.
Hz. Hatice (r.a) Resulullah'ın uzun bir müddet tek yardımcısı ve dert ortağı olmuştur.
Hz.Hatice (r.a.) öyle bir kadındı ki, dirayeti, zekası ve aklı ile Peygamberimize karşı yönelen her türlü fenalığın önüne geçmesini bilmiş, kocasına muhalif bulunan müşriklere hadlerini bildirip, onların şerrinden Peygamberimizi korumayı başarmıştır. Vefatından sonra bile Resulullah daima onu övgüyle anardı.
Hz. Aişe (r.a) anlatıyor: "Hatice'yi görmedimse de onu kıskandığım kadar kimseyi kıskanmadım. Bunun da sebebi Resulullah'ın onu dilinden düşürmemesi, her fısatta ondan bahsetmesiydi. Bir keresinde bundan dolayı Hz. Peygamberi üzdüm. Ama buna karşılık Allah Resulü; "Allah bana onun sevgisini verdi" buyurdu.
Birgün Hz.Hatice'nin kız kardeşi Hale Hz. Peygamberle görüşmeye geldi ve Allah Resulünün görüşme usulüne uyarak içeri girme izni istedi. Hz. Peygamber'in kulağına ses gelince hemen Hatice'yi hatırladı ve yerinden fırladığı gibi "Bu Hale olmalı" dedi. Bu arada Aişe (r.a) oradaydı, cok kıskandı ve: "Neden durmadan ölmüş yaşlı bir kadını anıp duruyorsunuz, Allah size ondan daha iyi ve güzel eşler vermiştir" dedi. Resulullah bu sözü duyunca kederlendi hatta kızdı. Kızgınlıktan tüyleri diken diken oldmuştu. Hz. Aişe'ye hitaben: "Yemin ederim ki böyle söyleme, ben ondan daha iyi bir kadına kavuşmadım, o iman getirmiş bir hatun idi. Onun iman getirdiği zaman halkın tamamı kafir idi. O beni kabul etti, beni teşvik etti, kendi malı ve serveti ile bana yardım etti. Diğer hanımlarımdan çocuğum olmadığı halde Allah bana ondan evlat verdi" buyurdular.
Hz. Aişe: "Kendime bir daha onu kötü sıfatla anmayı yasakladım" demiştir.
Allah'in rızasını, yuvasının mutlulugunu, iki cihan saadetini düşünen bütün şuurlu müslüman kadın ve anneler için en güzel örneği teşkil eden Hz. Hatice (r.a), nübüvvetin onuncu yılında, Ramazan ayında vefat etmiş ve Mekke'deki Hacun kabristanlığına defn edilmiştir.
Kaynak: İslam Tarihi, M. Asım Köksal


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Kaynak: İsmail Hakkı Akkiraz / Türkiye
Etiketler:



