28 Şubat ile gerçek hesaplaşmanın yüz nakli operasyonları ile değil bu sürecin ruhunu ortadan kaldırmakla mümkün olacağını vurgulayan Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Birol Aydın, "28 Şubat ile hesaplaşma da yüz nakliyle olmaz. Bu işin ruhunu ortadan kaldırmakla olur. D-8‘leri yeniden canlandırmakla olur, Havuz sistemini yeniden kurmakla olur. Denk bütçe yapmakla olur. Banka patronlarını değil milleti zengin etmekle olur" dedi.Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Birol Aydın, 28 Şubat ile ilgili olarak başlatılan soruşturma sürecini ilginç bir benzetme ile "yüz nakli operasyonuna" benzetti. 28 Şubat ile gerçek hesaplaşmanın yüz nakli operasyonları ile değil bu sürecin ruhunu ortadan kaldırmakla mümkün olacağını vurgulayan Aydın, "Başlatılan süreci önemli bir adım olarak görüyoruz. Ancak yüz nakli operasyonu ile hastanın, ruhunu, düşüncesini ortadan kaldıramazsınız. 28 Şubat ile hesaplaşma da yüz nakliyle olmaz. Bu işin ruhunu ortadan kaldırmakla olur. D-8‘leri yeniden canlandırmakla olur, Havuz sistemini yeniden kurmakla olur. Denk bütçe yapmakla olur. Banka patronlarını değil milleti zengin etmekle olur" dedi.
Parti genel merkezinde bir basın toplantısı düzenleyen Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Birol Aydın, hükümetin 10 yıldır iktidarda olmasına rağmen ülkenin hiç bir meselesine karşı gerçek bir çözüm üretemediğini kaydetti. Saadet Partisi olarak bu konuda önemli bir çalışma başlattıklarını açıklayan Aydın, başta ekonomi, dış politika ve sosyal alanda olmak üzere Türkiye‘nin her alanda yaşadığı sorunları hazırladıkları broşürlerle halkla anlatacaklarını dile getirdi.
Aydın, ‘Vesayet-Hıyanet-Rezalet-Sahte Muhalefet-Hepsine Karşı Saadet‘ konulu çalışmada ülkenin sorunlarını 5 broşürde topladıklarını anlattı. Hazırladıkları broşürlerde ülkenin içinde bulunduğu sorunlara karşı tespitlerinin ve gerçek çözümü ortaya koyduklarını anlatan dile getiren Aydın, bu broşürlerden ilk planda 1 milyon adet bastırılarak halka dağıtılacağını açıkladı. Broşürlerde, ‘Yetti Bu‘ sloganıyla, dış politika, vesayet sistemi, ahlaki ve manevi tahribat gibi konulara dikkat çekilerek tek çarenin Saadet Partisi olduğu ortaya konuldu. Örnek olarak 28 Şubat sorgulamalarının ele alındığı, ‘Yetti Bu Vesayet Tek Çare Saadet‘ broşüründe şu ifadelere yer verildi: "28 Şubat‘ın figüranları içeri alınıyor. Elbette cuntacılardan, bir bir hesap sorulacak. Ama asıl hesaplaşma figüranlarla değil onları oynatan patronlarla olmalıdır. Kuklalar yetmez asıl kuklacıların yakasına yapışılmalıdır. Büyük resmi görmek zorundayız. 28 Şubat D-8‘ler kurulduğu için, patronların sömürü hortumları kesildiği için yapıldı. Gerçek hesaplaşma, D-8‘leri yeniden canlandırmakla olur. Havuz sistemini yeniden kurmakla olur. Sömürü hortumlarını sekmekle olur. Banka patronlarını değil, milleti zengin etmekle olur. Tüketen değil, üreten bir ekonomik kurmakla olur. Ülkemiz üzerindeki küresel vesayeti kırmakla olur. Eğer adil bir ekonomik düzen istiyorsan çare belli; SAADET" Diğer yandan ‘Yetti Bu Sahte Muhalefet! Tek Çare SAADET‘ broşüründe ise şunlar kaydedildi: "Bu iktidarın en büyük destekçisi CHP‘dir. Bozacının şahidi şıracı misali AKP‘nin payandası da CHP‘dir. CHP sorumlu değil sorunlu bir muhalefettir. Çünkü milletin değerlerine savaş açanlarla, millete sarılmak yerine cuntacılara koşanlarla, her şeye karşı çıkmayı bir iş sananlarla, bırakın ülkeyi, kendi partilerini bile yönetmekten aciz olanlarla muhalefet olmaz. Eğer, ‘hayra motor, şerre fren‘ olacak gerçek bir muhalefet istiyorsan çare belli; SAADET"
Saadet Partisi‘nin broşür çalışmasında kepçe ile kaşık karşılaştırması da dikkat çekiyor. Kepçenin, rantiyecinin payını, kaşığın ise halkın payını temsil ettiği broşürde, "Bu düzene ağzının payını vermek için tek çare SAADET" sloganı yer alıyor.




