29 Mart yerel seçimlerine az bir zaman kala, tüm siyasi partiler yoğun bir seçim atmosferine girdi. Ancak Saadet Partisi, yeni muhalefet dili ve güçlü kadrosuyla diğer partilerden ayrılıyor. "Fark var; Saadet var" sloganıyla seçim çalışmalarına aralıksız devam eden Saadet Partisi‘nin Konya Belediye Başkan Adayı Mustafa Özkafa ile yaptığımız söyleşide, Konya ve Konya‘nın sorunlarının yanı sıra, bu sorunların çözümü noktasında Saadet Partisi‘nin hazırladığı projeleri konuştuk. Özkafa, "2004‘te bıraktığımız hizmetleri tamamlamak için yeniden geliyoruz" diyor.
29 Mart Yerel Seçimleri, Türkiye‘nin bundan sonra yönünün nereye dönük olacağını da belirleme potansiyeline sahip. Saadet Partisi‘nin kullandığı yerli, anti-emperyalist ve kucaklayıcı siyaset dili ise Millî Görüş‘ü yeniden bir çekim merkezi haline getiriyor. Saadetli adaylar, şimdiden halkın favorisi olarak kabul ediliyorlar. Biz de, Saadet Partisi‘nin Konya Belediye Başkan Adayı Mustafa Özkafa ile yerel seçimleri konuştuk.
Saadet Partisi Konya‘da seçimlere nasıl hazırlanıyor?
Saadet Partisi seçim çalışmalarında her zaman öne çıkan bir parti olmuştur. Bizler seçim çalışmalarımızda teşkilatlarımız, gençlik kolları, kadın kolları, parti üyeleri, gönüllüler ve belediye başkan adaylarımız olarak hep birlikte faaliyet göstermekteyiz. Sadece biz adayların programlarına baktığınız zaman yaptığımız faaliyetin özü şudur; birincisi biz halkımızla birlikte olma anlayışımızı ispat ediyoruz. Bu noktadan hareketle şimdiye kadar 15 bin işyeri ziyareti gerçekleştirilmiştir. Esnafımızla sanayicimiz ve tüccarımızla yüz yüze görüşülmüştür. Yine Konya‘mızda bulunan kamu kurumlarının da yüzde 90‘ını ziyaret ettik ve oradaki işçi, memur tüm personel ile hemhal olduk. İsteklerini ve taleplerini de notlarımız arasına aldık. Diğer yandan büyük salon toplantıları, mahalle toplantıları, ev sohbetleri ile TV ve Radyo programlarımız da belli bir periyotta devam etmektedir. Bütün bunları ele alınca Saadet Partisi‘nin seçim çalışmalarında en çok çalışan parti olduğu ortadadır. Hedefimiz de bir milyonluk şehrimizdeki tüm hemşerilerimiz ile birebir görüşebilmek plan ve projelerimizi onlarla paylaşmaktır.
Ekonomik krizin önümüzdeki seçimlerin sonuçlarını etkileme potansiyeli var mı?
Bilhassa esnaf ziyaretlerinde gördüğümüz olay şudur ki, tüm esnafımızın ekonomik durumu perişandır. Zaten resmi rakamlar da bu dediklerimi teyit ediyor. Son bir hafta içinde yapılan resmi istatistikler de göstermektedir ki, sanayi üretiminin yüzde 21,3 kapasite kullanımının yüzde 15,5 oranında küçülmesi, ödenmeyen senetlerin çoğalmasındaki göstergeler de bizim esnafımız ile yaptığımız birebir ziyaretlerdeki şikâyetçi olması ile örtüşmektedir. Bu görüşmelerde halkımız aradan 10 yıl geçmiş olmasına rağmen, Refah-Yol Hükümeti zamanında yapılan icraatlardan ve o dönemdeki piyasalardaki canlılıktan sitayişle bahsetmektedir. Ayakkabıcılar esnafından bir esnafımıza bu durumları hatırlattığımızda bizim dediklerimizi aynen şu sözleri ile teyit etmiştir. "Siz hiç kendinizi yormayın, biz 96-97 yıllarında kamyonla ayakkabı satmışızdır." Bütün bunları bir araya getirdiğiniz zaman, şuanda ciddi bir durgunluk ve sıkıntı vardır. Belediye seçimlerinin yanı sıra halkımız bu durgunluğun aşılması, işsizliğin ve geçim sıkıntısının ortadan kalkması için de Saadet Partisi‘ne büyük bir yönelim içerisindedir.
Daha önce de Konya, Millî Görüş Belediyeciliği‘nin simgesi olmuştu. Neler başarıldı o dönemde?
Bildiğiniz gibi biz Konya‘mızda 15 yıl halkımızın büyük oranda tasvibini alarak, icraatlarımızı yaptık ve yüzde 45 oy oranı ile başladığımız Belediye hizmetlerimiz yüzde 50 yüzde 60 oylarla her seferinde arttırılarak halkımız tarafından adeta onaylanmış tescillenmiştir.
Yaptıkları, bizim hizmetlerimiz ile mukayese bile edilemez
Mevcut belediyelerin hizmetlerinin bizim hizmetlerimiz ile mukayesesi mümkün değildir. Her şeyden önce bu yapmış oldukları hizmetlerin altında da bizim imzamız vardır. Biz zaten 2004‘te devrettiğimiz belediyede Konya‘nın gereksinim duyduğu temel hizmetlerin hemen hepsini yaptık. Alt yapıda hiç problem olmaması için üç asfalt şantiyesi birden kurduk. Büyük bulvarlar açtık. Gökdelenler yaptık. Parklar, bahçeler, en büyük dinlenme alanları yaptık. Sanayi sitelerinin organize sanayilerinin kurulmasına öncülük ettik. İstihdam ağırlıklı projelere yöneldik. Halkımıza bugünkü rakamlarla 20 bin lira gibi fiyatlarla sosyal mesken alanları sağladık. Şehrimizi tatlı su çeşmeleri ile donattık. Anadolu‘da ilk defa raylı sistemi biz inşa ettik. Bütün bu faaliyetlerimiz Konya‘mızı belli bir noktadan alıp belli bir noktaya getirdi. Biz Türkiye‘de 15 büyükşehir belediyesi içerisinde hiç borcu olmayan en büyük gayrimenkulleri gelir getiren mülkleri olan tam anlamıyla şaha kalkmış bir belediye bıraktık. Haliyle mevcut görev yapan arkadaşlarımız bizim hizmetlerimiz üzerinden hizmet üretmişlerdir.
Sizden sonra görevi devralan yönetimin icraatlarını nasıl buluyorsunuz?
Biz onları üç yerde tenkit ediyoruz. Bunlardan birisi halkla irtibatlarını kesmişlerdir. Onun için bizim yeni dönemde sloganlarımızdan birisi "Belediyelerimizi Yeniden Halka Açıyoruz"dur.
Herşeyi satıyorlar
İkinci tenkit ettiğimiz husus, Konya tarihinde görülmemiş bir şekilde elimizde avucumuzda ne kadar gayrimenkul, ne kadar arsamız varsa hepsini satmışlardır. Bizim yaptığımız Selçuklu Kulesi‘ni 50 trilyona satmışlardır. Bu da yetmemiş Belediyenin atölyelerinin, tamirhanelerinin ve itfaiye tesislerinin bulunduğu hizmet binalarını arsaları ile birlikte satmışlardır. Bu fütursuzca satışları doğru bulmuyoruz! Bu bakımdan da mevcut belediye yönetimindeki arkadaşları da tenkit ediyoruz. Üçüncü husus, tanıtım faaliyeti yapıyoruz adı altında aşırı derecede israfa kaçarak Belediye hizmetlerini tanıtmaya çalışıyorlar. Bizim zamanımızda tanıtım faaliyetleri için harcadığımız miktarın beklide yüz misli harcama yaptıkları herkes tarafından görülmektedir. Bu harcamaların asıl miktarı resmi yollardan her seferinde kendilerine sorulduğu halde, yine resmi yollardan cevaben "araştırma yapıyoruz, inceleme yapıyoruz, şuanda buna cevap vermemiz mümkün değil" gibi yuvarlak cümlelerle bunları seçim öncesinde geçiştirmiş olmaları israfın diz boyu olduğunun açık işaretidir.
Bizim yönetim anlayışımız ile bu arkadaşların yönetim anlayışının asla bağdaşmadığını halkımız da zaten görmektedir. Bir hususu daha halkımızın dikkatine sunmak isteriz, bizim zamanımızda suyun tonu 50 kuruş iken şuan aynı suyun fiyatı 2 liraya yaklaşmıştır. Ulaşım hizmeti de 35 kuruşa sunulurken şimdi 1 liraya çıkarılmıştır. Yani olaya neresinden bakarsanız bakın bizim verdiğimiz hizmetlere ne ulaşabilmişler ne de olduğu gibi bırakabilmişlerdir. Aksine borçsuz olan belediyemiz hem borçlanmaya hem de belediyemize ait olan arsalar ve gayrimenkuller elden çıkarılmıştır.
Siz göreve gelirseniz projeleriniz neler olacak?
Biz artık 15 yıllık tecrübemizden sonra estetik değerler şehrini kurmak istiyoruz. Her metrekareyi nakış gibi işlemek, Konya‘nın 100 yılını planlamaya geliyor ve Belediyeleri Allah‘ın izni ile yeniden halkımızın hizmetine açmak istiyoruz. Bütün bu estetik değerlerle şehir adeta yeniden kurulacak, şehrin merkezi tarihi bir mekân olarak yeni baştan tanzim edilecek. Her üç ilçemize de 100-150 bin metrekarelik değil 100-200 hektarlık 800 hektarlık tarihi mesire yerleri projelerimizi devreye sokuyoruz. Ulaşımda metro, metrobüs, tramvay ve otobüs gibi her türlü ulaşım vasıtalarından istifade etmeyi düşünüyoruz. Şehir merkezindeki park problemini de daha önceden aldığımız önlemlerle birlikte tamamen tarihe karıştırmak niyetindeyiz. Bunlara ilave olarak açmış olduğumuz 40 ve 60 metrelik bulvarlara ek olarak, 80 ve 100 metrelik çok daha büyük bulvarları ilave ederek şehrin ulaşımını rahatlatmak ve yeni bir çevre yolunu daha Konyamıza kazandırmayı planlıyoruz. Sağlıklı yaşam merkezleri, spor kompleksleri, kültür sanat faaliyetlerinin yapıldığı tiyatrolar, gençlik spor merkezleri ve her türlü sosyal donatı alanları ile şehrimizi tezyin edeceğiz.
Biraz da başbakan büyük düşünsün!
Biz Konya‘dan iktidara sesleniyoruz; Sayın Başbakan ve sayın hükümet, halkımız 7 senedir sizin anladığınız manada onun adı büyük düşünmekse büyük düşündü, en büyük oyları verdi. Şimdi büyük düşünme sırası 7 yıldır asıl, Sayın Başbakana gelmedi mi? Buğday fiyatı Konya‘da beş yıl öncede 50 kuruştu bugün de 50 kuruş. Çalışanlara yüzde üç, yüzde dört zamlar verilerek, tarım ürünlerinin fiyatları geriye çekilerek, istihdam sağlanması, üretim sağlanması, hamle yapılması mümkün değildir. Asgari ücretliye 500 küsur lira verilerek büyük düşünülemez! Çalışanlara komik zamlar verilerek büyük düşünülemez! Esnafın işi böylesine durgunluğa itilerek büyük düşünülemez! Halkımız asıl büyük düşüncesini Saadet iktidarını gerçekleştirerek ortaya koyacaktır. Artık bu atın bu arabayı çekmesi mümkün değildir. Türkiye‘nin tekeri taşa dayanmıştır ve çözüm Millî Görüş‘tür, Saadet Partisidir
Ucuz konut için ciddi projelerimiz var
Yeni dönemde yapacaklarımızdan bir tanesi de halkımızın konut ihtiyacının en ucuz maliyetle karşılanmak ve istihdama yönelik ciddi adımlar atmaktır. Bizim belediyecilik anlayışımızda şehrin her kesimindeki insanımıza hizmet götürmek yediden yetmişe herkesi memnun edecek hizmetleri sunmak vardır. Engelliler içinde projelerimizde şunları yapacağız demiyoruz bakın! Engellilere hangi hizmeti yapsak azdır diyoruz. Zira özürlüler koordinasyon merkezini de Konyamızda ilk kuran belediye biz olmuşuzdur. Mevcut stadyumun olduğu yere son derece modern bir stadyum yapmayı projelerimiz arasına koyduk. Bu sayede bu stadyum ve içinde barındıracağı spor kompleksleri ile günün her saati hizmet verebilecek kapasitede olarak halkımıza hizmet edecektir. Bütün bu söylediklerimizden de anlaşılacağı gibi dünyada ne varsa Allah‘ın izni ile Selçuklu payitahtı ve Mevlana şehri Konyamızda olacaktır. Konyamız belediyecilik ve planlı gelişme tarihinde cumhuriyet Türkiye‘sinin bir yıldızıdır. Bu yıldız daha da parlamaya inşallah devam edecektir. Belediyecilik hususunda kimse bizimle yarışamaz. Zira belediyeciliğin kitabının yazılması icap ederse, Allah‘ın izniyle de o kitabı da ancak biz yazarız. Bunu Konyalı hemşerilerimiz de biliyor. Bu seçimde büyük bir zafer elde edip Millî Görüş belediye hizmetleri destanlarını inşallah kaldığımız yerden yazmaya devam edeceğiz.
Sizin belediyecilik projeleriniz içinde iş beklentisi olanlar için bir şeyler yapılacak mı?
İstihdamla ilgili daha önce de pek çok kez dile getirdik. Sanayi sitelerinin kurulması, organize sanayi bölgelerini yapılması, meslek edindirme kurslarının açılması, kızlarımızın ve kadınlarımızın belli sanatlarını el işlerini vs. öğrenmesi, gençlerimizin çeşitli el becerilerini kazanmaları ile ilgili adımları attık ama biz bunların hiç birini yeterli bulmuyoruz. Neden? Biz belediye başkanlığını bir de öncülük makamı olarak da görüyoruz. Ne demektir bu; şehrin hangi problemi varsa o problemin çözümünü gerçekleştirecek mercileri harekete geçirmek ve onların bu meselelere asla kayıtsız kalmamalarını sağlamak da şehremini sıfatıyla belediye başkanının görevidir. Sizin de dediğiniz gibi Türkiye‘nin ve Konya‘nın en mühim meselesi olan işsizliktir. Döviz, borsa ve faiz kıskacına dayalı sistem derhal ortadan kalkmalıdır. Alın terine ve emeğe dayalı bir sistem gelmelidir. Sanayide, hayvancılıkta, tarımda, el sanatlarında vs. her türlü alanda hamleler yapılmalıdır.





