Yönetmen koltuğunda ve başrolünde Ben Affleck'in bulunduğu Hırsızlar Şehri anlatım bakımından kaliteli ve temposu iyi ayarlanmış bir yapım. Tövbe etmeye hazırlanan banka soyguncusunun buhranı ve kararsızlıkları ilgi çekerken filmin en önemli kusuru fazlaca kullanılan küfür ve argo kelimeler.
Edwin S. Porter 1903 yılında yani sinema ağacının henüz yeni yeni ürünlerini vermeye başladığı yıllarda garip bir senaryo hazırlayarak Büyük Tren Soygunu (The Great Train Robbery) filmini çekti. Yaklaşık 12 dakikalık bu filmde, yeni yetme kovboylar bir trene baskın yapıyor ve zorlu bir süreçten sonra paraları alıyordu. Yıllar yılları kovaladı soygun filmleri değişiklik gösterse de aslında çıkış yeri hep baki kaldı. Nedenleri değişik, birkaç kişi toplanıyor ve soygun yapmak için akla hayale gelmeyecek planlar yapıyordu. Plan yapanlar ise birkaç çeşit guruptan oluşuyordu; kovboylar, serseriler, sokak çeteleri ve iyi giyimli adamlar. Filmlerde gösterilen birçok yöntem soyguncuların dahi aklına gelmezken filmlerin senaristleri bir olaydan ya da hayal gücünü kullanarak bu karmaşık olay örgüsünü şaşırtıcı bir şekilde seyirciye sunabiliyordu. Zaten çoğu zaman da bu tür filmlerin hırsızlara yol gösterdiği deklare edilir. Ne kadar haklılık payı var bilinmez ama filmlerden etkilenip birini öldüren, intihar eden, karaktere özenen ve daha birçok absürt olay duyduğumuz için aslında haksız da değiller.
Al Pacino'dan Köpeklerin Günü
Soygun filmi deyince aklımıza gelen ilk film çocukluk yıllarımızda seyrettiğimiz ve ondan sonra da kendisinden haber alamadığımız köpeklerin gerçekleştirdiği bir banka soygunu hikâyesiydi. Bir çete tarafından eğitilen ve bir tür ıslık şekli kullanılarak komut edilen köpekler bir bankaya giriyor ve rollerini de yaparak soygunu gerçekleştiriyordu. Filmde ufak pürüzler yaşansa da hafızalara kazınılacak bir yapımdı. Yapım ismini cismini Google'de arayıp da bulamadığım tek film olarak da hala gizemini koruyor. Gerçek anlamda soygun filmi dendiğinde ise bir Al Pacino klasiği olan Sidney Lumet'in yönettiği Köpeklerin Günü (Dog Day Afternoon) filmidir. Filmde Sonny isimli karakterin arkadaşının ameliyat parasını bulabilmek için giriştiği banka soygununu konu ediliyor. Soygunun sarpa sarmasıyla yerel bir kahramana dönüşen Sonny'in hikâyesi izleyiciyi derinden etkileyen yegâne soygun filmidir. Üçüncü sınıf dediğimiz ve kalitesiz yapımların da aynı konudan nemalandığı birçok film seyretsek de akılda kalan birkaç film sıralayabiliriz. Yine Al Pacino filmi olan ve bir başka büyük oyuncu Robert De Niro ile aynı filmde buluştuğu Büyük Hesaplaşma (Heat), Quentin Tarantino'nun 1992 yapımı filmi Rezervuar Köpekleri (Reservoir Dogs), Catherine Zeta-Jones ve Sean Connery'i buluşturan Kurda Tuzak ( Entrapment), birçok ünlü oyuncuyu bir arada seyrettiğimiz Ocean's serisi ve Denzel Washington'un rol aldığı İçerideki Adam (İnside Man). Adını sayamadığımız daha birçok eski ve yeni yapımlar bulunsa da soygun filmi deyince akılda kalan yapımları bu şekilde sıralayabiliriz.
Hayatını soygun üzerine kuranlar
Sürekli çekilen ve sinemacıların vazgeçemediği olayların başında gelen soygun hikâyeleri hayatın bir gerçeğidir. Bankada işlem yaparken ya da bir markette alışveriş yaparken silahlı bir adamın içeri girip birilerini rehin alabileceğini ya da soyguna girişebileceği azımsanmayacak bir gerçektir. Bazı kişiler yaşamlarını 'soygun' üzerine kuruyor ve bir bankayı ya da büyük bir işletmeyi soymak için yıllarca o iş üzerine kafa yoruyor. Gösterime giren Hırsızlar Şehri (The Town) böyle bir arkadaş grubunun hikâyesini konu alıyor. Daha önce Charlize Theron'la yine bir soygun filminde seyrettiğimiz Ben Affleck'i Hırsızlar Şehri'nde hem oyuncu hem de yönetmen olarak görüyoruz.
Hayata yeniden başlamak mümkün mü?
Suçlar şehri gibi gösterilen Boston'da yaşamını sürdüren Dough ve arkadaşlarından oluşan çetesi yaşamlarını banka soyarak idame ettirmektedir. İyi bir banka soyguncusu olan arkadaşlar şimdiye dek işlerini pürüzsüz halletmişlerdir. Son soygunlarında banka müdiresiyle tanışan Dough daha sonra müdireyle aynı mahallede oturduklarını öğrenir. Bu tanışma faslı hiç de istemediği bir şekle bürününce hayatına şeni bir şekil verme kararı alır. Bu anlamda en yakın arkadaşı Jem'den destek almaya çalışan Dough pek de başarılı olamaz. (Bu sahneye dikkat! Dough ve Jem bir mezarın yanındadır Dough'un sevdiği kadın ise bir kaç metre uzağındadır. Sahnede mezar, yeniden başlangıç ve sevgi yanyanadır) Beraber çalıştığı 'Çiçekçi' de Dough'u bırakmak istemediğinden her türlü kötülüğü yapmaya hazırdır. Bundan sonra Dough hayata dair bir seçim yapmak zorundadır...
Müzikler Harry Gregson-Williams'a ait
Süratlı ve tempolu bir banka soygunu girişimiyle açılışı yapan film, ilerleyen dakikalarda dinginleşiyor. Olayların gelişim aşamasındaki bu yavaşlık kurulan kaliteli diyaloglarla yatıştırılıyor. Ben Affleck ikinci yönetmenlik denemesi olan Hırsızlar Şehri'nde hem yönetmen hem de oyunculuk anlamında da iyi işler çıkartıyor. Ölümcül Tuzak (The Hurt Locker) filminden tanıdığımız Jeremy Renner'i filmde Dough'un arkadaşı Jem rolünde seyrediyoruz. Blake Lively ve Rebecca Hall'in de bulunduğu filmde senaryo Chuck Hogan'ın kitabından uyarlanmış. Kaliteli müzikleriyle tanıdığımız Harry Gregson-Williams filmin müziklerine imza atarken, filmin görüntü yönetmenliğini Robert Elswit üstlenmiş.
Temponun hızlanıp yavaşladığı oyuncuların iyi işler çıkardığı filmin en olumsuz yanı hiç kuşkusuz fazlaca kullanılan argo ve küfürlü diyaloglar. Filmin ailece seyredilemeyecek olduğunu belirtir ve 15 yaş üstüne hitap ettiğini de hatırlatırız.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Kaynak: Seyid Çolak / Türkiye
Etiketler:



