Turkcell Süper Lig tüm heyecanıyla ve hızıyla devam ediyor. Gol düellosu şeklinde geçen haftanın en önemli mücadelesinde Galatasaray, Trabzonspor'u 4-3 yenerek derbi öncesi moral bulurken. Lider Fenerbahçe, Gaziantepspor deplasmanından son 7 dakikada yediği gollerle ligdeki ilk mağlubiyetini aldı.
Turkcell Süper Ligi'nde bu hafta Galatasaray zorlu diye bahsettiğimiz Trabzonspor karşısında o kadar rahat oynadı ki hani Galatasaray'a beş gerekseydi beş gol de atabilirdi. İki takımın da defansındaki boşluklar mücadelenin bol gollü geçmesine neden oldu. Karşılaşmayı da tabi ki Trabzonspor'dan daha iyi olan ve kendi saha ve seyircisi önünde oynayan Galatasaray kazandı. Lider Fenerbahçe ise kazandığı maçı resmen rakibine hediye etti. İkinci yarıda Gaziantepspor'un baskılı oyununa geriye çekilerek müdafaa eden sarı lacivertlilerin bu hatası pahalıya mal oldu. Fenerbahçe'nin bu yıl en büyük rakiplerinden biri de Christoph Daum olacak. Sayın Daum koskoca Fenerbahçe'nin üç puan alması için Bekir'i oyuna sokuyorsa, 76 dakikaya kadar oyuncu değişikliğini düşünmüyorsa Lugano'yu hiç olmazsa yedek kulübesinde oturtamıyorsa benim sayın Daum'a diyecek hiçbir sözüm yok. Eğer Fenerbahçe bu sezon şampiyon olamazsa bu tamamen sayın Daum'un inatçı tavrı yüzündendir. Şuan ki görüntüye göre şampiyon ya Fenerbahçe olacak ya da Galatasaray. Bu iki güzide kulüp bu hafta Şükrü Saraçoğlu Stadı'nda kozlarını paylaşacak. Fenerbahçe'nin Galatasaray'a karşı psikolojik üstünlüğü özellikle Kadıköy'de çok belirgin olarak ortaya çıktığından, bu karşılaşmada Christoph Daum'dan çok Frank Rijkaard'a büyük iş düşüyor. Yine gollü bir karşılaşma bizi bekliyor gibi. Galatasaray teknik direktörü bu karşılaşmaya defansif bir oyun sistemiyle başlarsa Galatasaray için yenilgi kaçınılmaz olur.
Beşiktaş yine yönetim istifa, yeter Yıldırım Demirören ve son olarak da temizlesene sloganlarının yanısıra bir de iki kırmızı kart görerek Kasımpaşa karşılaşmasını kazanırken, gol orucunu bozan Nihat lige merhaba dedi. Beşiktaş'ın bu saatten sonra işi çok zor. Yönetim ile taraftar bağlarını koparmış. Futbolcular Mustafa Denizli ile kenetlenmiş, yönetim ve taraftarlarla ilgisi yok. Futbol hayatının son demlerini yaşayan Rüştü'nün Beşiktaş'la olan diyaloğu pamuk ipliğine bağlı. Hani bu hafta Rüştü'yü Allah korudu. Orta sahadan yediği golü hakem geçersiz saymasaydı, maç da 2-2 bitseydi herhalde Rüştü'nün Beşiktaş macerası da biterdi. Beşiktaş'ın; yönetimiyle, futbolcusuyla taraftarıyla kenetlenmesi rakiplerinin üst üste puan kaybetmeleri ve kendilerinin her maçını kazanmasına bağlı. Bu hafta Eskişehirspor gibi zor bir deplasmana çıkacak olan siyah beyazlılar'ın bu maç adeta bir varolma maçı. Rakiplerinden birinin veya ikisinin puan kaybedeceği bir haftada Beşiktaş mutlaka Eskişehirspor deplasmanından üç puan çıkartması lazım. Yoksa önümüzdeki hafta protestoların dozajı çok daha sert olur.
Son haftaların klas takımlarından Bursaspor, Denizlispor deplasmanında son dakikada attığı golle üç puana ulaşırken, Denizlispor'un hocası Nurullah Sağlam istifa etti. Nurullah Sağlam başkana kızıp istifa ettiğini söylüyor. Nurullah hoca şimdi başka bir takımla anlaşacak. Türk futbolunun başka biri sorunu da Turkcell Süper Ligi'nde bir hocanın yıl içinde ikinci kez bir başka kulüpte teknik direktörlük yapması. Federasyon'un bu konuda artık bir karar alması lazım. Ligin başında Diyarbakırspor'un antrenörlüğünden istifa eden Nurullah Sağlam bu kez de ligin 9. haftasında Denizlispor'dan istifa ediyor, yarın başka bir kulübe gider üç dört hafta sonra oradan da istifa eder. Sözüm sadece Nurullah Hoca'ya değil, bu tarz durumlarla hep karşı karşıya kalıyoruz. Nereye gidecek bu işin sonu böyle. Türkiye liglerinde başarısız olan hocalar ligde takım takım dolaşıyor. Biz de her yıl aynı filmi izleyip duruyoruz. Başka teknik direktör yok mu bu ligde? Artık Federasyon bu işe bir el atsın. Sonra diyoruz ki bu ülkenin Fatih Terim'den Mustafa Denizli'den başka antrenörü yok mu. Yok arkadaş. Yok işte...
Sivasspor teknik direktör değişikliğine rağmen kan kaybetmeye devam etti. Bir an önce toparlanmak isteyen Sivasspor'un en büyük şansızlığı ise bu sezonun iyi takımlarından Gençlerbirliği ile deplasmanında oynaması idi. Sivasspor'un bu karşılaşmayı unutup artık içerdeki tüm maçlardan galip ayrılması gerekiyor. Özellikle bu hafta oynayacakları Gaziantepspor karşılaşmasından alacakları puanlar Sivasspor'un biraz olsun kendine güvenini getirecek. Gaziantepspor da Fenerbahçe galibiyetiyle moral buldu. Sivasspor'un bu hafta da işi kolay olmayacak.
Tolunay Kafkas'lı Kayserispor yoluna tam gaz ilerlerken, sıkıntıyı da atlatmış gözüküyor. Sezon başında taraftarlarla yaşanan gerginlikler alınan galibiyetlerle unutulmuşa benziyor. Ankaragücü, Galatasaray galibiyetine rağmen henüz istediği havayı yakalayamadı. Yaşanan krizler, gelişen olaylar Ankaragücü'nün günü kurtarma çabaları, hiçbir fayda sağlamıyor.
İstanbul Büyükşehir Belediyespor yoluna dolu dizgin devam ediyor etmesine de bu hafta Manisaspor'un elinden ucuz kurtuldular. Kahe'nin şansız gününde olması Büyükşehir'in işine geldi. Kale önünde yaşanan karamboller vardı. Kahe'nin şutları direkten döndü. Üstüne üstlük attıkları iki gol ofsayt idi. Büyükşehir'in hanesine üç puan yazıldı ama bence Büyükşehir Belediye bu maçı hiç yaşanmamış gibi kabul etsin ve ona göre diğer maçlara konsantre olsun.
Haftanın takımı
Gaziantepspor
İnişli çıkışlı bir grafik çizerek son haftalardı sıkıntı yaşayan Gaziantepspor, 8 haftadır hiç yenilmemiş, lider Fenerbahçe'yi özellikle ikinci yarıda ortaya koydukları oyunla devirirken, hem rakibinin namağlupluk unvanını sonlandırdılar hem de ileriki haftalar için moral düzeylerini üst seviyelere taşıdılar. Ve haftanın takımı olmayı hak ettiler.
Haftanın teknikdirektörü
Jose Couceiro (Gaziantepspor)
Fenerbahçe gibi güçlü bir rakib karşısında 1-0 mağlup duruma düştükten sonra bile oyuncularını iyi motive eden, ikinci yarıda yaptığı oyuncu değişiklikleriyle Alman meslektaşına adeta ders veren Portekizli Jose Couceiro Gaziantepspor'un üç puan almasında çok büyük pay sahibi oldu.
Haftanın Golü
Julio Cesar (Gaziantepspor)
Tunkcell Süper Ligi'nde bu hafta birbirinden güzel gollere sahne oldu. İçlerinden en güzelini seçmek bizim için zor olsa da Julio Cesar'ın attığı gol hem çok değerliydi hem de görsel açıdan çok güzel bir goldü.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Kaynak: İlhami Yetiş (ilhamiyetis@gmail.com) / Türkiye
Etiketler:



