Bahçeşehir Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nilüfer Narlı, son iki yıldır Türkiye‘de kaybolan yaklaşık bin çocuğa hiçbir şekilde ulaşılamadığını söyledi.

Prof. Dr. Narlı, 2007‘den bugüne rakamlara bakıldığında, her yıl Türkiye‘de yaklaşık 6 bin civarında çocuğun kaybolduğunu anımsattı.Son günlerde Türkiye‘de kaçırılan çocuklar ilgili sıkça haberler yapılmaya başlandığına işaret eden Narlı, şöyle konuştu:

‘‘Burada bir geç kalınmışlık söz konusu. Çünkü 2007‘den bugüne olan rakamlara baktığımızda, her yıl Türkiye‘de yaklaşık 6 bin civarında çocuğun kaybolduğunu görüyoruz. Bu çok büyük bir rakam. Ancak bu çocukların bir kısmı daha sonra bulunuyor. Bazıları evden kaçıyor ve tekrar eve dönüyor. Ama 2008 yılından bu yana kaybolan bu çocuklardan, 500‘ü hiçbir şekilde bulunamadı. Bu rakam 2009 yılında da arttı. Kaçırılan, evden kaçan, kaybolan ve hiçbir şekilde bulunamayan çocukların sayısı 2009‘da ilk defa ikiye katlanarak bini buldu.‘‘ Bu sorunun birçok insanı düşündürmeye başladığını ifade eden Narlı, artık birçok kişinin ‘‘Bu çocuklara ne oluyor? Çocuklar neden hiçbir şekilde bulunamıyor ve bu çocukların izlerine rastlanmıyor?‘‘ diye sorular sormaya başladığını ifade etti.

Çocuklar ne için kaçırılıyor?

Çocukların bir takım çeteler tarafından kaçırılabileceğine değinen Prof. Dr. Narlı, şöyle devam etti: ‘‘Bu çocuklar çeteler tarafından kaçırılıp dilencilikte mi kullanıyorlar? Giderek sayısı artan, fuhuşta çocukların cinsel ticari istismarı konusu var. Bu da bir sorun. Buradaki rakamların arttığını görüyoruz. Bu tür çeteler tarafından mı kullanılıyor, yoksa organ mafyası mı? Fakat şimdiye kadar organ mafyasıyla ilgili herhangi bir vaka tespit edilmedi. Yani çocukların kaçırılıp da organlarının alındığına dair herhangi bir adli vaka tespit edilmedi.‘‘

"Ailelere destek sunulmalı"

Türkiye‘de çocuğu kaçırılan ailelere yeterli desteğin verilmediğini bildiren Prof. Dr. Narlı, bu tür ailelere psikolojik desteğin sunulması gerektiğini vurgulayarak şöyle konuştu:

‘‘Şöyle bir sorunda görüyoruz. Bir ailenin çocuğu ortadan kaybolduğunda, aile çocuğu bulmak için kendi imkanlarıyla çocuğun resimlerini bastırıyor, haberler yaptırıyor. Bunların hepsi aile için büyük bir mali külfet. Her aile bunları yapamaz. Bu yüzden yeni bir takım mekanizmaların yaratılması gerekiyor. Avrupa‘da bir çocuk kaybolduğunda, o çocukla ilgili bilgi, gerekli kurumların, bu konuyla ilgili hizmet veren kuruluşların ve kişilerin cep telefonlarına ulaşıyor. Bilbordlarda bu çocuklarla ilgili haber çıkabiliyor. Dolayısıyla çocuklarla ilgili aramalar çok daha hızlı yapılabiliyor.‘‘ Bunun için Türkiye‘de yeni bir takım mekanizmaların kurulması ve ailelere psikolojik destek sağlanması gerektiğini belirten Narlı, çocuğu kaybolan ailelerin perişan olduğunu, bunun Kayseri kaybolan çocuklar ve Tatvan‘da kaçırılan 2 günlük bebek olayında yakından görüldüğünü dile getirdi.

Çocuk kaçırma ve kaybolma olayları araştırılsın

CHP, çocuk kaçırma, kaybolma olaylarının nedenlerinin belirlenmesi ve bu olayların önlenmesi için Meclis Araştırması açılmasını istedi. CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman ve arkadaşlarının imzasıyla TBMM Başkanlığına sunulan önergenin gerekçesinde, son yıllarda tüm dünyada, az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde, çocuk kaçırma ve çocuk kaybolması olaylarında ciddi artışlar görüldüğü belirtildi. Türkiye‘de de bu artışın görüldüğü, kaybolan ve kaçırılan çocukların çoğunun bulunamamasının da konunun diğer bir vahim boyutunu oluşturduğu kaydedilen gerekçede, bu durumun toplumda derin tedirginliğe, güvensizliğe yol açtığı vurgulandı. Çocukların kaybolma nedenleri, bulunma oranları, bulunma süreleri gibi konularda yeterli veri çalışmasının yapılmadığına işaret edilen gerekçede, kayıp ve kaçırılan çocuklara yönelik veri tabanları oluşturulması istendi.

Muhabir: Haber Merkezi