Atılgan Bayar Akşam‘daki ‘Aydın cehaleti‘ yazısında, kendisini aydın zannedip, halkın duygu ve düşüncelerini umursamayan bir kesimin hallerini dile getirmiş:

"Adına ‘aydın‘ denilen bir orta sınıf kesiti var Türkiye‘de.

Katiyen dünyada ‘entelektüel‘ diye adlandırılan ve düşünce üretmekle maruf profille ilgi ve alakaları bulunmaz. Bunlar 200-300 kitaplık bir liste ile ‘aydınlatılmış‘ ve halkı bu ‘yüksek bilgi   ‘ ile aydınlatmaya programlanmış ‘medeniyet melekleri‘dir.

Halkın duyguları, düşünceleri asla ve kat‘a umurlarında değildir ve bütün pozitivist söylemlerine karşın, dünyanın bütün ‘gizli bilgi‘sinin okudukları o 300 ciltlik kütüphane içinde bulunduğu gibi bir mistik hezeyanla malullerdir. (...)

Her şeyi bilen bu adamlar, beş dakikada Beşiktaş bir arabesk tarihi de yazarlar gazetelerinde ve bu tarihe göre arabeskin kurucusu elbette Orhan Gencebay‘dır...

Sizin ağzınızdan, ‘Malatyalı Fahri‘yi hatırlar mısınız‘ sözleri çıktığı zaman, ‘evet anayasa değişikliğinde kayısı üreticisinin sorunlarına çözüm yok. O zaman anayasa değişikliğine hayır‘ da diyebilirler.

Nihayetinde, CHP lideri Malatya‘da böyle bir söz söylemiş midir, söylemiştir.

Olayın ‘quel alaka‘ olması, elbette aydınların değil, bizim sorunumuzdur. Siz abarttığımı düşünebilirsiniz ama büyük bir çoğunluğu dinsel olan klasik müziği bir ‘laiklik sembolü‘ olarak yükseltmeye çalışan da bunlar değil midir?

Konçertonun kilise çıkışlı bir tür, Bach dahil birçok bestecinin kilise orgcusu olduğunu öğrendiğinde dudakları uçuklayacak bu zevata göre...

Tasavvuf müziği , Türk Sanat Musikisi ve Türk Halk Müziği şüphesiz gerici ve fakat kilise müziği, ne sandınız, ilerici ve fevkalade devrimcidir. (...) Söz konusu olan halk müziği olduğunda da, bizimki muhakkak surette kötü, başkalarınınki muhakkak surette iyidir.

Atatürkçü dediğin ise, üç senfoni, iki konçerto adı bilmemesine; oratoryo ne demek, diye sorduğunuzda apışıp kalmasına rağmen ‘ben klasik müzik dinlerim‘ diyen adamdır bunlara göre. (...)"

Muhabir: Haber Merkezi