İstanbul Üniversitesi'nde 16 Mart 1978 günü gerçekleşen ve 7 öğrencinin hayatını kaybettiği, 50'den fazla kişinin yaralandığı saldırıyla ilgili dikkat çekici ayrıntılar ortaya çıktı.
Ufak ufak mermiler
Dönemin Cumhuriyet Savcısı Muhittin Cenkdağ, olayı şöyle anlatıyor: "Bunlar tertibat alıyorlar, çocuklar çıkarken nasıl bir bomba belki 100 parçaya bölünüyor. Şarapnel de değil. Mermi. Ufak ufak mermiler, bir vücuttan belki 50 tane çıkardılar. Yani Türkiye'de amatörce yapılan bir şey." Polis memuru Yahya Gergin ise "Biz devamlı okulun önünde göreve geldiğimiz zamanlarda burada okulun kapısının önünde 30-40 kişilik bir polis kuvveti burada güvenliği sağlamakla mükellefti. O gün için göreve geldiğimizde 9 kişilik bizim sadece kendi grubumuz vardı. Diğer grupların polis memurlarını göremeyince okulun önünde bir gariplik olduğunu hissettik..." diyor. Aşağı yukarı birkaç dakika silah sesleri ateş edildikten sonra kesildiğini ve kendilerinin arkalarından kaçan kişileri kovalamaya başladıklarını dile getiren Gergin, bunların 4-5 kişi olduklarını ve belli bir yere kadar kovaladıklarını söylüyor.
Yakalayamadıklarını belirten Gergin, "Geri geldiğimizde, biz kaçanları arkasından kovalarken arkamızdan bir tanesi, geri dönün, gitmeyin diye bağırmıştı, bunun kim olduğunu öğrenmek için sordum arkadaşlara, orada kalan arkadaşlara, bunun komiser muavini Reşat Altay olduğunu söylediler. Reşat Altay olduğunu söyledikten sonra benim garibime gitti. Çünkü daha evvel kendisi de bizimle beraber orada koruma görevini sağlayan kişilerinden, birlik amirlerinden birisiydi." diye konuşuyor.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



