Çocuk akşam babaya yaklaşır ve "babacığım ben büyüyünce çok zengin olacağım, insanlar benden çok korkacaklar" der. Baba oğlunun başını okşar ve "aferin oğlum, büyüyünce çok zengin ol ki, kimse seni ezemesin, herkes önünde saygıyla eğilsin..." diye karşılık verir ve oğlunun başını okşar. Bir okurumuz yeğeniyle erkek kardeşi arasında geçen bu konuşmanın kritiğini yapmış ve ebeveynlerin çocuklarını para kazanmaya teşvik ederken onlara İslami değerleri, helal para kazanmanın önemine vurgu yapmıyorlar" diye eklemiş.
Müslüman toplumları, çalışmayı sevmeyen dünya işlerini ciddiye almayan aciz kimseler olarak lanse etmeye çalışsalar da, dinimizin paraya değil, parayı Allah‘ın rızasına uygun kullanmamaya karşı çıktığını biliyoruz, İnancımız maddi olarak kalkınmaya meşru yollardan izin verirken yoksulların gözetilmesini emreder. Tabi paranın helal yollardan elde edilmiş olması da büyük önem arz eder. Yani alın teri ve emek önemlidir. Bu nedenle ailelerin çocuklarına küçük yaştan itibaren helal para kazanmanın önemini anlatmaları gerekir. Kur‘an-ı Kerim insanları helal ve temiz şeylerden yemeğe çağırmakta ve hak etmediği halde bir şeye sahip olanların eksik ölçüp tartarak veya meşru olmayan yollardan para kazananların vay haline diyerek onları uyarmaktadır. O nedenle çocuklarımıza sadece para kazanmayı değil aynı zamanda kazandığı paranın helal kazanç olmasının da önemli olduğunu telkin etmeliyiz.
Ebeveynlerin bu konuda çocuğu bilgilendirmemeleri ve yanlış yönlendirmeleri neticesinde çocuklar ileride helal haram sınırlarını gözetmeksizin kendilerini sadece para kazanmaya adıyorlar. Küçük yaştan itibaren evde şans oyunlarına izin verilmesi ve internet aracılığıyla oynanan bu tür oyunların doğal karşılanması ileride çocuğun haksız kazancı doğal karşılamasına neden olabiliyor. Anne babalar şunu unutmamalıdırlar ki, oyunlar çocuğun kimlik oluşumunda etkilidir. Ve burada çocuk oyunlar aracığıyla haksız kazanç edinmeyi öğreniyor. Biliyorsunuz bu tür oyunlarda emek yok, alın teri yok sadece şans var... Kişi işi şansa bırakarak hak etmediği parayı alıyor. Peki kendini bu tür oyunlardan alamayan bir çocuk büyüdüğü zaman onun adil ve dürüst biri olabileceğine emin miyiz? Pek sanmıyorum.
Çocuğa helal-haram sınırlarını izah etmeli
Çocuklar kontrolsüz bir şekilde bu oyunları oynuyorlar. Akşam baba geldiğinde büyük bir heyecanla ne kadar kazandıklarını babalarına anlatıyorlar. Baba ise, "ne kadar güzel, bak kazanmışsın, bundan sonra zenginsin..." gibi yönlendirmelerle farkında olmadan çocuğu bu alana teşvik ediyor. Çünkü ebeveynlerin söyledikleri her söz ve yaptıkları her eylem çocuğun dünyasında önemli bir yere sahiptir.
Dolayısıyla kumar, şans oyunları, içki, sigara gibi kötü alışkanlıklara sahip olan babaların, aynı davranışları çocuklarına taşıma ihtimalleri oldukça yüksek. Burada ebeveynler her şeyden önce çocuğa helal haram sınırlarını izah etmeli ve haramdan uzak durmasını tavsiye etmelidir. Bu temel esaslar küçük yaştan itibaren çocuğa verilmelidir. Ebeveynler çocuğa hayatı anlatmalı ve helal haram sınırlarını öğretmelidirler:
Anne baba çocuğa alınterinin değerini anlatılmalıdırlar.
Anne baba çocuğuna haram helal sınırlarını izah etmeli ve helal para kazanmanın önemine vurgu yapmalıdırlar. Ebeveynler çocuklarına örnek olmalı ve aile içinde birbirlerine adil davranmalıdırlar.
Ebeveynler çocuklarını şans oyunlarına yönlendirmemeli burada elde edilen kazancın helal para olmadığını belirtmelidirler.
Ebeveynler, kendi yaşamlarında da helal kazanca önem vermelidirler.
Birkaç söz
Yalnızlık varlığınızın farkında olmamanızdır
Yalnızlığın temelinde, kişinin kendini es geçmesi, yani kendini hiç tanımaması vardır. Buna göre yalnızlık kişinin hayatında başkalarının olmaması değil aksine, hayatında kendisinin olmayışıdır. Ama o bunun farkında olmadığından sürekli başkalarını arıyor ve yalnızım diyor.




