17 Ekim 2010 tarihinde yapılan olağanüstü kongrede genel idare kurulu üyesi seçildikten ve ardından da başkanlık divanı üyeliği ile genel sekreterliğe seçilen Saadet Partisi Genel Sekreteri Tacettin Çetinkaya ile Saadet Partisi‘ni ve kendisinin deruhte ettiği genel sekreterlik çalışmaları hakkında konuştuk.
Yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi veren Çetinkaya, Saadet Partisi ile ilgini güzel çalışmalar ve gelişmeler olduğu müjdesini de verdi. Türk siyasi tarihinde Milli Görüş hareketinin önemli çığır açtığını ve bu ülkede bütün dünyaya örnek olabilecek
güzel çalışmalar yaparak, halkı ve vatanı için büyük çalışmalar ortaya koyduğunu dile getiren Saadet Partisi Genel Sekreteri Tacettin Çetinkaya, Önümüzdeki seçimlerde halkının karşısına alnının akıyla çıkacak ve kendisini hiç zorlanmadan ifade edecek tek partinin Saadet Partisi olduğunu kaydetti. Bu ülkede ve bütün dünya da Milli Görüşü temsil eden bir tek parti bulunduğunu bildiren Çetinkaya, bunun da Saadet Partisi olduğuna dikkat çekti. Çetinkaya ile yaptığımız röportajla siz okuyucularımızı baş başa bırakıyoruz.
17 Ekim 2010 tarihinde yapılan bir genel kurulda Saadet partisi GİK Üyesi ve ardından da Genel Merkezde Başkanlık Divanı Üyesi olarak genel sekreterlik görevini yüklendiniz. Allah hayırlı etsin, inşallah görevinizde muvaffak olursunuz.
Bu iyi dilek ve temennileriniz için teşekkür ederim, Allah Razı olsun. Ancak bir teşekkürde daha bulunmam gerekiyor. O da Millî Gazete ve çalışanlarınadır. Öncelikle doğru haberin kaynağı Millî Gazete‘ye ve Millî Gazete‘nin yöneticileri ve muhabirleri başta olmak üzere, milli ve manevi değerlere sahip çıkan, haksızlıklar karşısında asla eğilmeyen, milletin sesi olan bu gazeteye emeği geçen herkese teşekkür etmek istiyorum. Gelişen dünya olayları karşısında her zaman doğru haber vermeyi ve Müslümanca tavır koymayı, yorum yapmayı yayın politikası haline getirmiş olması; Millî Gazete‘yi kendimizi bildik bileli okuma ve takip etme nedenimizdir. Millî Gazete‘yi yalnızca iş yerlerimize değil evlerimize de alıyor ve bütün aile fertlerimizin faydalanmasını sağlamaya çalışıyoruz. Millî Gazete‘nin evimize gelmediği günlerde büyük eksiklik hissediyoruz ve hemen temin ederek o günün dünya ve Türkiye gündemine ilişkin bakış açımızı Millî Gazete‘nin yazdığı haberler ve yayınladığı yorumlar doğrultusunda Müslümanca ortaya koymaya, yorumlamaya çalışıyoruz. Müslüman‘ın derdiyle dertlenen, dünyanın neresinde bir haksızlık ve zulüm varsa ona karşı çıkan, sesini yükselten, mazlumun, mağdurun sesi olan ve hakkını dile getiren Millî Gazete‘nin bütün bunlardan dolayı her çalışanına, emeğini bu gazeteye verenlerine teşekkür etmek istiyorum.
Saadet Partimizin 17 Ekim 2010 tarihinde yapılan büyük kongresinden sonra Genel İdare Kurulu (GİK) toplantıları yapıldı. Başkanlık divanının belirlenmesi noktasında herkes kanaatlerini ifade etti. Bu müzakereler ve görüşmelerin ardından Erbakan Hocamızın yıllardan buyana Özel Kalem Müdürlüğünü yürüten ve aynı zamanda GİK Üyemiz olan Mehmet Karaman Bey beni arayarak çıkan neticede benim Partinin Genel Sekreteri olarak belirlendiğimi haber verdiler. Kısa öz geçmişimi anlatırken üzerimize aldığımız ve gerektiği gibi yerine getirdiğimize inandığımız görev ve sorumlulukların hiçbirisini kendimiz talep etmedik. ‘Görev istenmez verilir‘ anlayışıyla hareket ettik ve verilen görevleri inşallah hakkıyla yerine getirdik. Saadet Partisi‘ne Genel Sekreter olmak gibi bir görev de yine bize Hocamız tarafından verildi. Erbakan Hocamızın bizzat kendilerinin Genel başkanlık yaptığı bir dönemde Saadet Partisi‘nin Genel Sekreterlik görevine layık görülmek ve bu görevi yürütmek, böyle bir siyasi çalışma içerisinde olmak büyük bir şereftir bizim için.
Millî Görüş‘ün 42 yıllık hafızasını ve arşivini oluşturuyoruz
Peki Efendim, Genel Sekreterliğin yapmış olduğu işler hakkında bilgi verebilir misiniz?
Tabi bu göreve getirildiğimiz dönemde CHP‘de de büyük bir Genel Sekreter krizi yaşanıyordu. Bahsettiğimiz sorunlar CHP‘de genel sekreterlik görevinin ne kadar etkili ve büyük bir görev olduğunu ortaya koyuyordu. Tabi şunu söylemeye çalışıyorum. Her partide genel sekreterin görev ve etkinliği farklıdır. Genel sekreterliğin bizim partimizdeki konumu ve görev alanı ise parti genel merkezimizin bütün işlerinin ve organizasyonlarının alt yapısını hazırlayıp genel merkezin yönetimini sağlamaktır. Yani bir anlamda belediyelerin alt yapı hizmetlerine benziyor vazifemiz. Eğer bir belediye alt yapıyı hazırlamamışsa, çalışma sistematiğini oluşturmamışsa, yapılması gereken mevzuat çalışmalarını yapmamışsa diğer birimler de rantabl bir şekilde çalışamaz. Bizim vazifemiz de öyle. Parti çalışmalarında yapılacak olan işlerin, çalışmaların alt yapısını oluşturuyoruz, çalışma metodunu oluşturuyoruz, takip edilmesi gereken mevzuatları takip ve yazışmaları sağlıyoruz. Bu görevin tevdi edilmesinin akabinde Hocamla yaptığımız görüşmede Hocam bana; "Partideki bütün işlerin alt yapısının oluşturulmasında ve yapılmasının sağlanmasında, Saadet Partisi‘nin bütün işlerinden siz sorumlu olacaksınız. Parti Genel Merkezimize gelen herkes çok iyi ağırlanacak, binamızın her ihtiyacının karşılanmasını sağlayacaksınız ve binamızın güzel olmasını da temin edeceksiniz, çalışanların hepsi size bağlı olacak ve onların çalışmalarının sağlanması ve yaptıkları işlerin denetimi de size bağlı olacak. Bütün işlerin muntazam ve düzgün olmasını sağlayacaksınız. Partilerle ilişkileri siz kuracak, organize edeceksiniz. Bizim dışarıya dönük bütün veçhemizi siz sağlayacaksınız." diye emir buyurdular, iltifat ettiler.
Biz de Hocamızın verdiği talimatlar doğrultusunda, bize görevi tevdi ettiği ve bildirdiği vazifelerimiz doğrultusunda görevimizi ifa etmeye çalışıyoruz. Resmi kurumlarla olan ilişkilerimizdeki yazışmaları yapıyoruz, siyasi partilerle ilişkilerin sağlanması noktasında gerekli işleri yürütüyoruz. Yapmamız gereken işleri titizlik içerisinde, büyük itina göstererek yerine getirmeye çalışıyoruz. Yapılan çalışmaların kayıtlarının tutulması, evrakların belli düzen içerisinde saklanıp arşivlerinin tutulması, Başkanlık Divanı karalarının takiplerinin yapılması ve neticelendirilmesi, konularının yerine getirilmesini sağlamaya çalışıyoruz. Ayrıca Genel Merkezimizin idari işleri, yönetimi, tertip ve düzeninin en iyi şekilde yapılması görevini de hassasiyetle yerine getirmeye çalışıyoruz. İdare amirimizi atadık ve çok iyi bir şekilde görevlerimizi inşallah yerine getireceğiz..
Bir şeyi daha burada söylemeden geçemeyeceğim. Her partinin veya siyasi düşüncenin mutlaka bir hafızası var. Milli Görüş siyasi hareketinin ve fikriyatının da elbette ki 42 yıllık bir geçmişi var ve önemli bir hafızası var. İşte bu 42 yıllık geçmişimizin, çalışmalarımızın sağlıklı bir şekilde belge altına alınarak tutulması gerekiyor. Milli Görüş Hareketinin arşivinin oluşturulması için de bir çalışma başlattık. Önce bir komisyon oluşturduk ve bu komisyonun çalışmalarını sağlıklı yapabilmesi için gerekli alt yapıyı da oluşturduk. Partilerimizle ilgili yayınlamış olduğumuz bütün yayınları, ses ve görüntü kayıtlarını bir araya getirerek tasnif edilmesi çalışmalarını başlattık. Eksik kalan taraflarımızı da milli görüşçü kardeşlerimizin ellerindeki dokümanlarla tamamlıyoruz. Ellerinde her türlü doküman bulunan kardeşlerimiz, ağabeylerimiz de ellerindekilerini çeşitli yollarla bizlere ulaştırıyorlar. Bütün kayıtlarımızı, evraklarımızı, belge niteliği taşıyan ve geleceğe aktarılması gereken veya araştırmacılara ışık tutacak, Milli Görüş tarihini yazmak isteyen bilim adamlarına yardımcı olacak, araştırmalarında kullanabilecekleri belge, bilgi ve her türlü dokümanların kayıt altına alınarak sağlıklı bir hafıza oluşturulması çalışmalarımız bittiği zaman inşallah Türkiye‘nin en iyi korunmuş ve düzenli bir şekilde oluşturulmuş siyasi arşivi ortaya çıkacak.
İnşallah bu görevimizi yerine getirirken şu üç şeyi gerçekleştireceğiz.
1- Milli Görüş Arşivi oluşturacağız.
2- Milli Görüş Kütüphanesi oluşturacağız.
3- Milli Görüş Müzesi oluşturacağız.
Milli Görüş hareketinin başlangıcından bu yana yaptıklarının gelecek kuşaklara bütün belge, bilgi, yazılı ve görsel dokümanlarla aktarılmasını sağlamak da partimiz Genel Sekreterliğinin görev alanı içerisinde olduğu için bunları yapacağız İnşallah.
Aslında, Saadet Partisi Genel Sekreteri, Saadet Partisi‘nin bütün çalışmalarını tabir caizse kitabına uygun olarak yürümesini sağlamakla görevli kişidir. Bu kitap üç tanedir: "Saadet Partisi Tüzüğü" kitapçığı, "Saadet Parti Programı" kitapçığı ve temel esaslarımızla çalışma usullerimizi belirten "Teşkilat Rehberi" kitabıdır.
Genel sekreterlik, yapılacak siyasi çalışmaların alt yapısını oluşturuyor
Partinin diğer bütün birimleri ile koordineli olarak çalışıyorsunuz...
Genel Sekreterlik birimi bütün birimlerle koordineli çalışmak durumundadır. Çünkü bütün birimlerin çalışmalarının koordine edilmesi ve alt yapılarının oluşturulması görevi bizim birimimiz tarafından gerçekleştiriliyor. Bütün birimlerin bir aylık çalışma programları bize önceden geliyor. Biz yapılacak çalışmaları icmal ediyoruz. Başkanlık Divanı çalışmaları bu program üzerinden takip ediyor.
Teşkilatlara ilişkin pilot çalışmaların tamamını teşkilat başkanlığımız yürütüyor. Kongrenin hemen ardından hızlı hareket edilerek arazi çalışmaları için ülkenin en ücra köşelerine kadar ulaşıldı. Bütün il, ilçe ve beldelerde, hatta onun da ötesinde pek çok köye de gidilerek önemli bir tarama gerçekleştirildi. Kasım ayı içerisinde il başkanları tespit edildi. İlin en müstesna insanları olarak tespit ettiğimiz il başkan adayları gerekli istişareler yapılarak çok titiz çalışmalar neticesinde belirlendi. Ardından Aralık ayı içerisinde Hocamızın da katıldığı bir Trabzon İl Kongresi tertip edilerek ülke genelinde partimizin yeniden tanıtılması ve anlatılması hamlesi başlattık.
Ocak ayı içerisinde 957 ilçede ilçe divan toplantıları yapıldı. Bu ilçe divanları genel merkez görevlendirmeli genel merkez yöneticisi veya il müfettişi veya il hatibi katılımıyla gerçekleştirildi. Bu çalışmanın da şu ana kadar yüzde 95‘i tamamlandı. İnşallah önümüzdeki günlerde bunların hepsi tamamlanarak iyi bir çalışma ortaya konmuş olacak.
Önümüzdeki iki aylık çalışma hedefim ise müşahit ve baş müşahit çalışmalarını yaparak, hiçbir sandığı müşahit veya baş müşahitsiz bırakmamaktır. Sandık çalışmaları tamamlandığında çelikleşme hamlemiz tamamlanmış olacaktır.
Yaptığımız çalışmalar neticesinde gördük ki Saadet partisi Türkiye genelinde gerçekten büyük bir ilgi ve alaka görüyor. Önceden il başkanlığı, ilçe başkanlığı, belde başkanlığı, mahalle veya köy temsilcisi görevi tevdi etmekte zorlandığımız yerlerde dahi sandık müşahit ve baş müşahitliği de dâhil her anlamda büyük taleplerle karşılaşıyoruz. İnşallah çelikleşme hamlemizi tamamladıktan sonra seçime en hazır parti olacağız.
Tabi bu çalışmaları yapmak direkt olarak Genel sekreterliğin görevi değil. Gayret tamamen Teşkilat Başkanı‘nın yönettiği ekiple yürütülüyor. Ancak yapılacak bütün çalışmaların alt yapısını oluşturmak, çalışmaların sağlıklı yürütülmesini sağlamak ve neticelerini takip etmek görevini yürütüyoruz. Yani yapılan çalışmalarda en üst düzeyde verim alınabilmesi için bütün birimlerle koordineli çalışarak ve gerekli alt yapıları sağlamakla görevliyiz. Bunun için de elimizden geleni yapıyoruz.
Temiz ve sade bir üslup kullanacağız
İnşallah yürüttüğünüz bu çalışmalar Saadet Partisi‘ni, Milli Görüşü iktidara taşıyacak.
İnşallah esas hedefimiz iktidar. Çünkü siyasi partiler diğer sivil toplum örgütleri gibi, vakıflar, dernekler, sendikalar gibi değildir. Bütün siyasi partilerin hedeflerinde iktidar olmak vardır. Biz de yaptığımız çalışmalar neticesinde iktidara geleceğimize ve bundan önceki Milli Görüş iktidarlarında olduğu gibi vatanımıza, milletimize, hatta bütün İslam ve insanlık âlemine hizmet edeceğimize inanıyoruz.
Seçimlere çok az bir vakit kaldı. Saadet Partisi‘nin de Genel Sekreterisiniz. Seçimlerde meydanlara çıkacaksınız. Nasıl bir üslup kullanacaksınız. Kendini ifade ederken nasıl bir üslup takip edeceksiniz?
Milli Görüş partilerinin bu hareket başladığı günden beri katıldığı bütün seçimlerde olduğu gibi yine temiz ve sade bir üslup kullanacağız kendimizi öyle anlattık bugüne kadar, bundan sonra da böyle devam edeceğiz İnşallah. Agresif değiliz. Kindar, hasmane tutum ve davranışlar bize göre değil. İnsanları hor ve hakir gören, hakaretamiz sözlerden uzak, son derece ağır başlı, yumuşak, sade ve temiz bir üslupla halkımıza kendimizi anlatacağız, iktidara geldiğimizde yapacağımız hizmetleri anlatacağız İnşallah. Zaten biz Milli Görüş hareketi olarak bütün insanlara ve siyasi rakiplerimize yaklaşımımızda sade ve temiz bir üslup kullanmışızdır her daim. Yine öyle olacak. Anketlerde ‘Hangi siyasi partiye kesinlikle oy vermezsiniz?‘sorusuna "AKP ve CHP" oranı yüksek. Saadet Partisi‘ne karşı böyle bir tavır yok. Bu da bizim toplumun her kesimine gösterdiğimiz insani ve şefkatli yaklaşımdan kaynaklanıyor. Bu tür anketler bizim kullandığımız üslubun ve siyaset tarzımızın ne kadar doğru olduğunu ortaya koymaktadır. Daha önceki siyasi partilerimizin iktidar olduğu dönemlerde ortaya koyduğumuz, bu millet ve ülke için yaptıklarımız da zaten unutulmamış. İnsanlar artık ‘Neredesiniz? Sizi bekliyoruz.‘ diyorlar.
Bu bahsettiğim üslubu siyasi muhataplarımıza karşı da göstereceğiz. Şu an televizyonları açtığınız zaman siyasi parti liderlerinin birbirlerine karşı ağza alınmaz hakaretler içeren ifadeler görüyoruz. Öyle ki artık birbirleri hakkında yaptıkları konuşmalar, sarf ettikleri sözler aile ortamında izlenmeyecek boyutlarda. Hani televizyonlarda sansürlü kelimeler zzzıt.. diye geçiştiriliyor ya. Başbakan‘ın ve Ana muhalefet liderinin de birbirlerine söyledikleri ifadelere de böyle sansür konmalı. Sergilediğimiz üsluptan ders alsınlar. Siyasi nezaketin nasıl olduğunu öğrensinler. Siyasi muhataplarımıza karşı da üslubumuz; ithamdan uzak, kişilik haklarını rencide etmeyen, özel hayata dokunmayan ve ortaya koyduğumuz söylemlerle onlara tavsiye niteliğinde olan yapıcı eleştiriler şeklinde olacaktır.
Halkın karşısına alnının akıyla çıkacak tek partiyiz
1970‘li yıllarda ve 1996-97 yıllarındaki Milli Görüş iktidarları döneminde yapmış olduğunuz hizmetler nedeniyle halkın karşısına hiçbir sıkıntı çekmeden çıkabilen, alnının akıyla yaptıkları millet ve memleket menfaatine hizmetleri anlatabilen ve halk tarafından takdirle karşılanan tek parti Saadet Partisi. Bunun da rahatlığı var. Sanırım önümüzdeki seçimlerde kendini halka karşı en rahat anlatacak parti de Saadet Partisi. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Biz Milli Görüşçüler olarak, Saadet Partililer olarak, halkın karşısına mahcubiyet içerisinde çıkmıyoruz. Geçmişimizde bu millete karşı utanç duyacak hiçbir icraatımız olmadığı için alnımızın akıyla çıkıyoruz halkımızın karşısına. Zaten çıkıp anlattığımız zaman kimsenin de bu konuda bizi suçlayan veya bize karşı tavır alan bir durumu da söz konusu olmuyor. Aksine bizi öven ve geçmişte yaptığımız icraatları destansı ifadelerle dile getiriyorlar. Meydanlara çıkarken, kendimize son derece büyük bir güven içerisinde alnımızın akıyla çıkıyoruz. Çünkü biliyoruz ki biz halkımıza asla ve asla kötülük getirecek bir icraatta bulunmadık. Biz bu ülkede iyi şeyler yaptık, güzel şeyler kazandırdık insanlarımıza ve yaptıklarımız bütün dünyada takdir toplamıştır.
Milli Görüş partileri çeşitli dönemlerde iktidara gelmiş her ne kadar koalisyon hükümetleri de olsa bu millete tek partinin iktidar olduğu hükümetlerin binlerce kez daha ilerisinde hizmet etmiştir. Bu ülkede bir toplu iğne üretilemezken 1970‘li yıllarda Milli Görüş partilerinin içerisinde bulunduğu iktidarlar döneminde ağır sanayi hamlelerini gerçekleştirmiş ve yüzlerce sanayi kuruluşunun temellerini atmışız. Büyük bir kısmını ise bitirerek bu milletin hizmetine açmışız. Ancak bizim kurduğumuz hem de stratejik öneme haiz kuruluşları daha sonra iktidara gelenler yabancılara satılmıştır. Başbakan şimdi işadamlarına seslenerek diyor ki; "Otomobil üretin." Adama "Günaydın" derler. Dokuz yıldır iktidardasınız. Otomotiv endüstrisini kuramamışsınız. Daha önce montaj sanayi vardı, siz onu bile öldürmüşsünüz, gümrük duvarlarını kaldırarak otomotivi doğrudan ithal ediyorsunuz. Türkiye sayenizde Uzak doğudan tutun uzak batıya kadar bütün ülkelerden otomotiv ithal ediyor. Kalitesiz, düşük teknoloji ürünlerle ülke kısa sürede sanayi çöplüğüne döndü.
"Önce Ahlak ve Maneviyat" hamlesi de Milli Görüş‘ün iktidarında gerçekleştirildi.
İkinci Şahlanış Döneminde de içerde bu milletin imkânlarını, parasını, kaynağını faize vermeyip kurulan havuz sisteminde değerlendirilmiş, ilk defa denk bütçe gerçekleştirilmişti. Dışa yönelik olarak da "Teni Bir Dünya"nın kuruluşuna öncülük ederek D-8 kurulmuştur. 54. Erbakan Hükümeti‘ne karşı bütün karşı faaliyetlerin temelinde bu iki önemli icraat vardır. Bu icraatlar ırkçı emperyalizmi ve içimizdeki uzantılarını korkutmuştur. Yani en büyük hizmetler, bu millet için, insanlık için yapılan hizmetler hala milletimiz tarafından unutulmamıştır. Elbette ki bu halkın karşısına hiçbir kuşku ve endişe duymadan, göğsünü gere gere, alnının akıyla çıkabilecek tek parti Saadet Partisidir, tek görüş ise Milli Görüş‘tür.
Milli Görüş‘ün tek partisi Saadet Partisi‘dir
Yaptığınız açıklamalardan dolayı teşekkür ederiz. Son olarak vermek istediğiniz mesajınız var mıdır?
Son olarak şunları söyleyebilirim. Saadet Partisi; Milli Görüşün yegâne partisidir. Dolayısıyla bu milletinde yegâne temsilcisidir. Yani Saadet Partisi‘nin dışında Milli Görüşü temsil eden bir başka parti yoktur. Saadet Partisi, Milli Görüş; bu milletin kimliğidir, özüdür. 42 yıllık süreç içerisinde Milli Görüş kadroları milletimize ve ülkemize çok büyük hizmetler yaptılar. Bu kadrolar milletimizin özünden gelen kadrolardı ve o nedenle de milletimizin layık olduğu hizmetleri yapmışlardır. Yapılmak istenen her türlü tahribatı yaptıkları icraatlarla, çalışmalarla önlediler. Ülkemiz ve milletimiz üzerinden oynanmak istenen ırkçı emperyalist bütün planları bozdular. Küresel aktörlerin emrine girmeden yalnızca ve yalnızca milletimizin hizmetinde oldular. Hedefimiz; "Yeniden Büyük Türkiye"yi kurmaktır, "Yeni Bir Dünya"yı kurmaktır. Bunları yapabilecek yegâne siyasi fikir; Milli Görüştür, yegâne siyasi parti ise Milli Görüş‘ün tek temsilcisi olan Saadet Partisidir.
Sayın Çetinkaya, bize vakit ayırdığınız için teşekkür ederim.
Ben de size teşekkür ederim. Çünkü bizi ve fikirlerimizi okurlarımızla buluşturuyorsunuz.




