Hazreti Ali‘yi kısaca izah etmek zor. Peygamber Efendimizin tabiri ile "İlim şehrinin kapısı"dır. 599‘da Mekke‘de, Kabe‘nin içinde doğdu. 661‘de Kufe‘de Abdurrahman Mülcem tarafından şehid edildi.
İslam Devleti‘ni 656-661 yılları arasında yöneten 4. İslam halifesi. Peygamber Efendimiz‘in Hz. Muhammed (sav)‘in amcasının oğlu, onun elinde büyüyen ilk çocuk, damadı ve ev halkındandır (Ehlibeyt). Cennetle Müjdelenen On Sahabe‘den (Aşere-i Mübeşşere) biri, Dört Büyük Halife‘den (Hulefa-i Raşidin) dördüncüsü ve sonuncusu. Babası Mekke‘nin Reisi olan Ebu Talib, annesi Fatıma binti Esed‘dir, bununla birlikte Hazreti Ali, Peygamber Efendimizin evinde ve onun gözetiminde büyümüş. Peygamber Efendimize ilk vahiy gelip de peygamberliğini ilan etti ve çaevresindeki insanları İslamiyet‘e davet etmeye başladığında, Hazreti Ali bu daveti kabul eden ikinci insandır.
1938‘de Sarıkamış‘ta doğdu.Ailesi 1950‘de Yozgat-Sarıkaya‘ya göçtü, 1953‘te Kayseri İmam Hatip Lisesi‘ne girdi; 1969‘da Erzurum‘da mezun oldu; aynı yıl İstanbul Yüksek İslam Enstitisü‘ne girdi ve 1964‘te mezun oldu. Diyarbakır, Erzincan, İzmit ve İstanbul‘daki İmam hatip liselerinde öğretmenlik yaptı, 1990‘da emekli oldu. Dünya İslamî Edebiyat Birliği üyesi olup bu cemiyetin Türkiye temsilcisidirİlk kitabı "Fetih" de 1975‘te... Millî Gazete, Yeni Devir, Vahdet Dergisi gibi süreli yayınlarda makaleleri neşredildi. Türkiye ve İslam dünyasının ilk bilim-kurgu romanı olan Uzay Çiftçileri kitabının da yazarıdır. Romanları Arapça‘ya çevrildi, İngilizce yayın yapan uluslararası edebiyat dergilerinde kitapları tahlil edildi; bazı piyesleri yüzlerce kez sahnelendi. Başlıca edebî telifleri arasında; Fetih, Koro, Muhtar Kafası (bu eser M.T.T.B ödüllü almıştır), Porselen Dişli Demokrat, Ezan Donanması, İki Sonsuzda Gerilim, Kan Denizi, Ortadoğu Günlüğü, Anadolu Günlüğü (bu eser. Yazarlar Birliği ödülü almıştır). Arılar Ülkesi, Uzay Çiftçileri sayılabilir. Dini ilmî telifleri arasında: Kırk Hadisle Müslüman Kimliği, Hicret, İlm-i Kelam Dersleri, Cep ilmihali ilk sırada yer alır. Arapça‘dan çevirdiği eserler: Necib el-Kiylani‘den Cakartalı Kız, Kuzey Kahramanları, Kara Gölge ve İlahî Nur‘u, A. Ahmed Bâkesir‘den Cihada Çağrı, Said Ramazan el-Bultî‘den Fıkhu‘s-Siyre, Akaid Risaleleri, Abdülmecid Zindanî‘den iman Yolu sayılabilir.
Hazreti Ali Efendimiz hakkında kısa bilgi verir misiniz?
Hazreti Ali‘yi kısaca izah etmek zor. Peygamber Efendimizin tabiri ile O ilim şehri, hazreti Ali, ilim şehrinin kapısıdır. 599‘da Mekke‘de, Kabe‘nin içinde doğdu. 661‘de Kufe‘de Abdurrahman Mülcem tarafından şehid edildi. İslam Devleti‘ni 656-661 yılları arasında yöneten 4. İslam halifesi. Peygamber Efendimiz‘in Hz. Muhammed (sav)‘in amcasının oğlu, onun elinde büyüyen ilk çocuk, damadı ve ev halkındandır (Ehlibeyt). Cennetle Müjdelenen On Sahabe‘den (Aşere-i Mübeşşere) biri, Dört Büyük Halife‘den (Hulefa-i Raşidin) dördüncüsü ve sonuncusu. Babası Mekke‘nin Reisi olan Ebu Talib, annesi Fatıma binti Esed‘dir, bununla birlikte Hazreti Ali, Peygamber Efendimizin evinde ve onun gözetiminde büyümüş. Peygamber Efendimize ilk vahiy gelip de peygamberliğini ilan etti ve çaevresindeki insanları İslamiyet‘e davet etmeye başladığında, Hazreti Ali bu daveti kabul eden ikinci insandır.
* Hazreti Ali efendimiz fedakar mıydı?
Fedakarlıkta zirve isim. Peygamber Efendimiz‘e hicret emri gelince, onun yatağına yatacak kadar, canını fedaya hazırdı. Önce Mekke‘lilerin emanetlerini dağıttı. Peygamber Efendimizden kısa bir süre sonra Medine‘ye ulaştı. Peygamber Efendimiz, Allah‘ın onu Fatıma‘ya layık gördüğünü bildirdi ve ikisini evlendirdi. Hz. Ali, Peygamber Efendimizin İslam ordusunda son derece aktif roller aldı; neredeyse tüm savaşlara katıldı, ordu komutanlığı, tebliğ elçiliği gibi görevleri icra etti.
Ne zaman halife seçildi?
İslam Devleti‘nin üçüncü halifesi Osman bin Affan‘ın bir suikast sonucu şehid edilmesiyle, halife seçilerek İslam Devleti‘nin başına geçti. Yönetimi sırasında Müslümanlar arasındaki ilk savaşlar (İlk Fitne) patlak verdi. Kufe‘de bir camide ibadet ederken Hariciler‘den Abdurrahman Mülcem tarafından saldırıya uğradı ve bir kaç gün sonra öldü. Kufe yakınlarında toprağa verildi.
Hazreti Ali‘nin hasletlerini sayar mısınız?
O kadar çok hasleti var ki, hangi birini sayayım. Hazreti Ali, İslam Dünya‘sının hemen her yerinde, imanı, adaleti, ülke yönetimi, dürüstlüğü, savaşçılığı, cesareti ve ilmi ile tanınır ve anılır. İslamTarikat‘larının hepsi, kökenleri olarak Ali‘yi gösterirler ve onun soyundan geldiklerini iddia ederler. Ali İslam tarihinde üzerinde en çok tartışılan şahsiyetlerden biridir.
Hazreti Ali Efendimizin ismini kim verdi?
İsim konusunda iki farklı görüş var; birincisi Ebu Talib‘e bu ismin ilham olduğu, daha çok kabul gören ikincisi ise bebeğe bu ismi Hz. Muhammed‘in (s.a.v.), yani peygamber Efendimizin verdiğidir. Annesi, Esed bin Haşim‘in kızıdır. Abdülmuttalib öldüğünde, öksüz ve yetim Hz. Muhammed‘e annelik eden onu koruyup kollayan ve İslam Peygamberi‘nin ilk eşi Hatice bint Hüveylid‘in ardından Müslüman olan ikinci kadındır. Hazreti Ali‘nin babası Ebu Talib bin Abdülmuttalib Kureyş‘in mutlak liderliğini babası Abdülmuttalib‘den (Şeybe bin Haşim) devralan Ebu Talib idi. Ebu Talib, dedesinin ölümü sonrası kimsesiz kalan Hz. Muhammed‘i himayesine aldı ve ölümüne dek (43 yıl) himaye etti.
Hazreti Ali‘nin çocukluğu hakkında bilgi verir misiniz?
Çocukluk dönemi, Peygamber efendimizin çocukluk döneminin geçtiği evde geçti. Her ikisi de Ebu Talib‘i bir baba ve yönetici olarak tanıyorlardı; Fatıma bint Esed‘e de anne diyorlardı. Bu ortamın, onun yetişmesinde çok önemli bir yeri oldu. Mekke‘de kuraklık varken, Peygamber Efendimiz amcasının yükünü hafifletmek için Hazreti Ali‘yi, amcası Abbas da Cafer‘i, büyütmek üzere yanlarına aldılar. Hz. Ali, sözlerinin ve emirlerinin toplandığı kitabı olan Nechül Belağa‘da o günleri şöyle anlatır: "Çocuktum henüz, o beni bağrına basar, yatağına alırdı, beni koklardı, lokmayı çiğner, ağzıma verir yedirirdi... Ben de her an, devenin yavrusu, nasıl anasının ardından giderse, onun ardından giderdim; o her gün bana huylarından birini öğretir ve ona uymamı buyururdu. Her yıl Hira Dağı‘na çekilir, kulluğa koyulurdu. Onu ben görürdüm, başkası görmezdi."
Ne zaman ve nasıl Müslüman oldu?
Hazreti Ali, Hz. Muhammed‘in (s.a.v.) eşi Hz. Hatice‘den (r.a.) sonra iman etmiş olup, ikinci müslümandır. Mekke‘lilerin Peygamber Efendimizi katletme kararı aldıkları hicret gecesinde Ali, canı pahasına, O‘nun yatağında yatmıştı. Müfessirlerinin görüşüne göre ‘Allah-u Teala bu fedakarlığı takdir ederek Bakara Suresi‘nin 207. ayetini nazil etti: "İnsanlardan öylesi de vardır ki, Allah‘ın rızasını arayıp kazanmak amacıyla canını satar." Hz. Muhammed (s.a.v.) bu sayede gizlice evden ayrılarak emniyet içerisinde Medine‘ye doğru yola koyulabildi. Peygamber efendimizin emri ile Mekke‘den Medine‘ye hicret etti. Hazreti Ali Medine‘de devamlı Peygamber Efendimiz ile birlikteydi. Müslümanlar arasında kardeşlik akdi okuttuğunda, Ali‘yi kendisine kardeşliğe layık gördü. Kızı Fatıma‘yı zevce olarak ona münasip gördü. Bir yıl sonra da ilk çocuğu olan Hasan dünyaya geldi.
Eşleri ve çocukları hakkında bilgi verir misiniz?
Hazreti Ali eşlerinden ve cariyelerinden olma 14 erkek çocuk, 18 kız çocuk sahibiydi. Fakat nesli, Hasan, Hüseyin, Muhammed (İbn-i Hanefiyye), Abbas ve Ömer adındaki oğullarıyla devam etti. Oğullarından çoğu Hicretin 60. Yılında Kerbela Savaşı‘nda hayatını kaybetti. Hazreti Ali‘nin ilk eşi; Peygamber Efendimizin kızı Fatıma‘dır. Ali, Fatıma vefat edene kadar başkasıyla evlenmez. Hazreti Fatıma‘dan Hasan, Hüseyin,Zeynep, Ümmü Gülsüm ve Muhsin isimli 5 çocuğu olur. Ümmü‘l-Benin bint-i Hizam‘dan Abbas, Cafer, Abdullah ve Osman adlarında 4 çocuğu olur. Leyla bint-i Mes‘ud‘dan Abdullah ve Ebû Bekir isimli 2 çocuğu olur. Esma bint-i Umeys‘den Yahya ve Muhammedul-Asgar (Küçük Muhammed) dünyaya gelir. Rebi‘nin kızı Ümâme‘den, Muhammedu‘l-Evsat (Ortanca Muhammed). Havle bint-i Cafer el-Hanefiyye isimli eşinden Muhammed Hanefi, Sahba bint-i Rabia adlı cariyeden Ömer ve Rukiyye adlı iki çocuğu olur.
Hz. Ali‘nin ismini tarihe yazdıran Hayber‘den bahseder misiniz?
Hayber Savaşı‘nda, ilk iki taarruzu yöneten Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer başarı sağlayamayınca Peygamber Efendimizin sancağı Hz. Ali‘ye verdiği, Hz. Ali‘nin de o gün büyük rol oynadığı rivayet edilir. Bu savaşta Ali Hayber kalesinin kapısını eli ile yıktığı ve bu kapıyı kendisi için kalkan olarak kullandığı söylenir. Hayber kalesinin alınmasıyla Şam Suriye ticaret yolunun güvenliği sağlanmış oldu.
Peygamber Efendimizi de Hz. Ali‘nin yıkadığı doğru mu?
Evet, Hz. Ali, Peygamber Efendimiz vefat ettiğinde 33 yaşındaydı. Peygamberimizin damadı ve amcaoğlu olması hasebiyle en yakın akrabası konumunda olduğundan defin hazırlıklarıyla ilgilendi. İslam kurallarına göre naaşın defin öncesi yıkanması ve kefenlenmesi işlemlerini bizzat kendisi yaptı.
Hazreti Ali Nasıl halife seçildi?
Üçüncü Halife Osman asiler tarafından öldürülünce halk Hz. Ali‘ye biat ederek onu hilafete seçti. Osman taraftarlarının bir kısmı onun katilini bulana kadar Ali‘yi halife olarak kabul etmeyeceklerini söylediler ve Müslüman toplumu ilk kez iç savaşa sürüklendi. İslam Devleti Hz. Ali ve Hz. Muaviye önderliğinde ikiye bölündü. Müslüman toplumunu ilk kez iç savaşa sürükleyen bu duruma İslam literatüründe "İlk Fitne" denir. Hz. Ali, 4 yıl 9 ay süren hilafet‘i müddetinde Peygamber Efendimizin siretine uyup, hilafet‘e inkılap ve kıyam ruhu verdi. Toplumda çeşitli ıslahlara baş vurdu.
Cemel Vakası ve Sıffin savaşı hakkında kısa bilgi verir misiniz?
Hz. Ali, çıkan karışıklıkları yatıştırmak için Basra yakınlarında ittifak kuran Peygamber efendimizin eşi Ayşe, Talha ve Zübeyr gibi İslamiyetin tanınmış simaları ile savaştı. Ali‘nin zaferi ile sonuçlanan savaşta Talha ve Zübeyr öldürüldü. Bu olay Hz. Ayşe‘nin devesinin etrafında gerçekleştiği için Arapça cemel (deve) kelimesine atfen Cemel Vakası adıyla bilinir. Sıffin Savaşı ve Şam sınırlarında Hz. Muaviye ile savaştı. Sıffin Savaşı olarak bilinen bu savaş bir buçuk yıl devam etti. Bu savaşta Ali tarafları öne geçtiği zaman Muaviye, Kur‘an yapraklarını yırtarak kendi askerlerinin mızraklarının ucuna taktırmış. Daha fazla kayıp vermemek ve Ali‘nin iyi bir Müslüman olmasından faydalanarak savaştan kaçmaya çalışmış.Böylece hakem olayı vuku bulur.
Şehadeti nasıl gerçekleşti?
Hariciler‘den üç kişi Mekke‘de Müslümanların siyasi durumları hakkında bazı müzakereler yaptıktan sonra Hz. Ali‘yi öldürmeyi kararlaştırdılar. Bunlardan Abdurrahman bin Mulcem, Hz. Ali‘yi öldürmeyi üstlendi. Kufe‘de bir camide namaz kılarken zehirli bir kılıç darbesi ile yaralandı. Bu saldırının amacı Nahrevan yenilgisinin intikamını almaktı. Halife Hz. Ali, Abdurrahman bin Mulcem‘in kılıç darbesinden sonra şöyle dedi: "Fuztu ve Rabb‘il Ka‘be!" (Kabe‘nin Rabbine andolsun ki, kurtuluşa erdim!). İki gün evinde yattıktan sonra, 661‘de Ramazan ayının 21. günü öldü Hz. Ali vefat edince, İslam Devleti ve hilafet, 20 yıllığına, uzun yıllar savaştığı I. Muaviye‘nin eline geçti.





