BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve 5 arkadaşının hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan helikopter kazasını araştıran Meclis komisyonunda üye olarak görev yapan eski CHP Milletvekili Tacidar Seyhan, helikopterin düştüğü gün 16.55'te Jandarma Genel Komutanlığı'nda oluşturulan haritanın Meclis'in birinci araştırma komisyonundan da gizlendiğini söyledi.
BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve 5 arkadaşının hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan helikopter kazasını araştıran Meclis komisyonunda üye olarak görev yapan eski CHP Milletvekili Tacidar Seyhan, Cihan Haber Ajansı'na komisyon çalışmalarını anlattı. Seyhan, helikopterin düştüğü gün 16.55'te Jandarma Genel Komutanlığı'nda oluşturulan haritanın Meclis'in birinci araştırma komisyonundan da gizlendiğini söyledi.
Tacidar Seyhan, enkazın iki gün boyunca bulunamamasının beceriksizlik olduğunu belirterek, "Birinci gün bulunamadığında düşündüğüm ilk şey bunun imkânsız olduğu idi. Çünkü Türkiye teknolojik açıdan çok geri bir ülke değil. Elimizdeki araçlarla bulunabilmesi gerekirdi. Bunun hava kararmadan bulunamaması halinde, sabah bulunacak bir kaza olduğunu düşündüm. Çünkü karada gerçekleşmiş kazalarda uzun yıllardır bilinen tekniklerle araçlar bulunuyor. Enkazın ilk gün bulunamaması birtakım bilgilerin saklandığı yönündeki kuşkularımı artırdı. Yapılan çelişkili açıklamalar el altından servis edilen bir takım bilgilerin birileri tarafından yasa dışı dinleme yoluyla elde edildiği düşüncesini uyandırdı kafamda." dedi.
GSM bilgileriyle yer tespitine geçilememesi düşündürücü
Tacidar Seyhan, birinci derecede koruma altında olan bir siyasi parti genel başkanının içinde olduğu helikopterin yerinin GSM verileriyle tespit edilememesinin düşündürücü olduğunu vurguladı. Seyhan, "Helikopterin düşüşünden aşağı yukarı 20 dakika sonra bir telefon geliyor, yaralı konuşuyor. O yaralı konuşmasını dikkatle dinledim. İsmail arkadaşımız diyor ki 'helikopter düştü, yaralı var', yardım istiyor, yerini söyleyemiyor, kız da oyalayıp hatta tutmaya çalışıyor. Ama bu arada da birileriyle konuşuyor İsmail. 'Abi' diye sesleniyor. Diyalog var bu ses yansımış. Bu süre içinde yapılan konuşmalar dâhil yer mekân konum bilgileri GSM operatörlerince kaydediliyor. Servis istasyonu bu konuşmanın hangi baz istasyonundan yapıldığını biliyor. Büyük ihtimalle sinyal aldığı için yerini ve koordinatlarını da bilir. Telefonun açık kaldığı süreye de bakıyorsunuz. Turkcell için iki saate yakın süre söz konusu, AVEA hattı için gece yarısına kadar bu devam ediyor. Birinci derece koruma alması gereken bir siyasi parti genel başkanı içinde olduğu helikopterin düşme haberi geliyor. Peki, nasıl oluyor da kurtarmayla ilgili sorumlu kuruluşlar GSM bilgileriyle yer tespitine geçemiyor? Bu düşündürücü." diye konuştu.
Akdoğu haritayı okuyamadı
Kazanın olduğu gün dönemin Kayseri Valisi Mevlüt Bilici'ye gelen 'Muhsin Yazıcıoğlu yaşıyor, ayağı kırık' şeklindeki bilgi notuna da temas eden Tacidar Seyhan, bu bilginin jandarmadan elde edilmiş bir bilgi olduğunu vurguladı. Seyhan'ın konuyla ilgili tespiti şöyle: "Sayın Yazıcıoğlu'nun ayağının kırık olduğu diğerlerinin de yaralı olup hastaneye götürüldüğü söyleniyor. Bu açıklamayı kim yapıyor? Çevre ilin valisi. Uçuşu gerçekleştireceği yöndeki, yani helikopterin kalktığı yer, geçeceği yer, ineceği alan uçuştan sorumludur. Dolayısıyla kendi illerinden geçeceğini de düşünerek bu helikopterin, kendi bölgelerinde de araştırmayı sürdürüyor bu vali. Kısa süre sonra bu yalanlandı. İlginç olan Turkcell'in gönderdiği koordinatlar ile Kayseri Valisi'nin açıkladığı helikopterin düştüğü dediği yer, aynı yer. Sonra yok böyle bir bilgi, yanlış bir bilgiymiş denilen yer aynı yer."
Soruşturma komisyonu olmalıydı
Helikopterin düştüğü gün Turkcell'in enkaz bölgesini gösteren haritalarının koordinatlarının Meclis araştırma komisyonundan bile gizlendiğini söyleyen Seyhan, komisyonun araştırma değil, soruşturma komisyonu olarak çalışması gerektiğini vurguladı. Seyhan, şöyle devam etti: "Turkcel ve Avea'dan yer konum sinyal bilgileri alındı. Bu bilgiler hem merkez kriz masasına gönderiliyor, hem bölgede kurulan kriz masasına, hem de jandarmaya gönderiliyor. Konuşma dokümanlarından koordinatların bildirildiğini de anlıyoruz. O koordinat nasıl oldu da 3 ayrı kurum tarafından gözden kaçtı gitti. Kaldı ki gönderilen koordinatın 800 metrelik bir alanı gösterdiği aşikâr. Muhtemelen saat 18.00'de kalkan bir helikopterin yarım saat içinde o yaralıları alıp gelmesi gerekiyordu. Bunu anlamakta güçlük çekiyorum. Kazadan uzun zaman sonra kurulan ikinci komisyonda Turkcell'den böyle bir koordinat verilerinin elde edildiği evrakın geldiği ve kriz masasına diğer ilgili yerlere ulaştırıldığını anladık. Kaldı ki haritalar birinci komisyonda hiçbir milletvekilinin eline geçmedi. Savcılık dosyasındaki bilgiler hiçbir milletvekiline ulaştırılmadı."


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



