milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

27 MAY 2012 PAZ
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • "HULE KATLİAMI" ARAP BİRLİĞİ ACİL TOPLANACAK
  • AFGAN YETKİLİLER: "NATO HAVA SALDIRISINDA 8 SİVİL ÖLDÜ"
  • KRONİK AĞRILARA MANUEL TERAPİ İLE BİRKAÇ DAKİKADA SON
  • DGS'YE BAŞVURULAR YARIN BAŞLIYOR
  • İSTANBUL DÜNYA KONGRE ŞEHİRLERİ SIRALAMASINDA İLK10'DA YERİNİ KORUDU
  • 'CEP JAM' ÖĞRENCİLERİN DERSE İLGİSİNİ ARTTIRIYOR

Akdeniz'in Yasemini Tunus'a ‘Kültür Turizm' Gezisi
Hannibal’ın Kartacası

2 08 MAYIS 2010
CMT 01:05

[-] Normal [+]
  • Özel Dosyalar
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Başkent Tunus gezimizi tamamladıktan sonra Tunus'un 3 bin yıllık tarihinin en büyük belirtisi olan Kartaca medeniyetinin kalıntılarını görmeye gidiyoruz yollarda sıklıkla üzüm bağlarına rastladık. Fransızların Tunus'un en verimli topraklarına şarap yapımında kullanmak için sıklıkla üzüm bağları oluşturduğunu böylelikle öğrenmiş olduk.

1881 yılında sömürge altına alınan Tunus'un 1956 yılında bağımsızlığını kazanmasını sağlayan Habib Burgiba, Osmanlı Beyi'nin inşa ettirdiği Sadikiye Üniversitesi'nde okumuş. Fransızları kovduktan sonra Türkiye'ye yönünü dönen Burgiba, o dönemde Türkiye'de yürürlüğe konulan Cumhuriyet sistemini ülkesine getirip laikliği ön planda tutmuştur. Ayrıca Atatürk'e beslediği hayranlığından dolayı 2. AtaTürk yakıştırması bile yapılmıştır. Sadece yazı değişikliğini gerçekleştirmemiş. Bu yönüyle Osmanlı'ya bağlılığının olduğunu söyleyen Tunuslular, Burgiba'nın bu tutumunu "eğer o dönemin Türkiyesinde Osmanlı sistemi devam etseydi, Burgiba Osmanlı sistemini ülkemize getirecekti." diyorlar. Türkiye'ye karşı olan sevgisinin sonucudur ki, Tunus bayrağını Türk bayrağına benzetmiş. Hilal ve yıldızı tercih etmiştir. Bugün, bütün resmi dairelerde, otellerde, Osmanlı valilerinin (Beylerin) fotoğrafları ve yaşlıların evlerinin duvarlarında sultan Abdulhamit Han'ın fotoğrafını görmek mümkündür.

Tarihi Tunus Medine (eski kent)

Başkentte gördüğümüz Osmanlı yapısını andıran tarihi evlerin ilginç mimarisi bizi şaşırttı. Hatta Osmanlı valisinin (Bey) sarayı dahi Osmanlı mimarisini andırıyor olsa da farklı bir şekilde inşa edilmiş. Bunu Tunus tarihini iyi bilen Tunus Turizm Bakanlığı Müsteşarı Muhammet Beşşar Bey'den dinliyoruz. Osmanlı, Tunus'ta inşa ettiği yapıları, sadece Osmanlı mimarisi üzerinden yapmamış; o dönemde ülkede mevcut olan mimariyle harmanlayıp yeni bir mimari ortaya çıkarmış. Beşşar Bey, bu durumun, Osmanlı devletinin sömürgeci bir devlet olmadığının en büyük kanıtı olduğunu vurguluyor. Osmanlı mimari tarzının bütün özelliklerinin hakim olduğu en önemli eserde dönenimin Bey'i Yusuf Sahibul Taba'nın yaptırdığı camii, Bey'in türbesi de camii avlusunun bir köşesinde bulunmaktadır.

Müslüman yerleşim şehri eski şehir olan Medine tam bir müze. Burada Bardo Müzesi'nin yanı sıra 9. yüzyılda inşa edilmiş olan büyük Ez-Zeytuniye cami. Caminin çevresindeki Sukul Türki, Sukul Bey, Sukul el-Attarini (parfümcüler çarşısı) gibi Osmanlı izlerini taşıyan çarşılar zamana meydan okurcasına ayakta durmakta ve Tunus turizmine hizmet etmektedirler.

Zeytuniye Camii'nin güneydoğusunda yer alan Kitapçılar çarşısı dünyanın dört bir yanından öğrencilerin geldikleri 18. yüzyıldan kalma medresesiyle görülmeye değer: Palmiye Medresesi, Bakiye Medresesi ve Süleymaniye Medresesi.

Ayrıca Medine'nin her tarafı yerli halkın ve turistlerin oturduğu küçük şirin kahveler, el yapımı çeşit çeşit parfümler, rengarenk kıyafetlerin, hamur işi tatlıların satıldığı dükkanlarla doludur. Suklar da halen elde üretilen şapkalar, fesler ve daha pek çok şey bulunuyor. Öğle yemeğini otantik bir Tunus balık restoranında yiyiyoruz.

Medine'de Tunus'un 6 kapısı bulunmaktadır. Babul Sadun da bu kapılardan birisi. Bu kapıdan çıktıktan sonra bir anda kendimizi yeniden Burgiba caddesinde buluyoruz. Burgiba caddesi üzerinde gezinmeye devam ederken saat kulesinin önünde durduk. Çevresini saran kaldırım üzerinde oturan insanlarla sohbet ederken, bu saat kulesinin aynısının Tunus'taki tüm şehirlerde yapıldığını ve Zeynel Abidin bin Ali bu saatleri yaptırdığında, bir konuşma yaparak "artık her yerde saatler gözünüzün önünde olacak, bizim için vakit çok önemli" dediğini öğreniyoruz.

Eğitime verilen önem

Tunus'un en önemli özelliklerinden birisi eğitime verilen önem olsa gerek. Sokaklarda sıklıkla öğrenci gruplarına rastlıyoruz. Tunus'ta 10 yaş üzeri okuma yazma oranı % 80'in üzerinde. Türkiye'de olduğu gibi çocukların okula kaydolması ise mecburi; kayıt yaptırmayan ailelere hapis cezası verilmesiyle birlikte, çocukların ailelerinden alınarak devlet tarafından yatılı okullarda eğitime devam etmeleri sağlanıyor. İlk öğretim 6 yaşından başlayarak 6 yıl sürer ve ücretsizdir. Orta öğretimin orta kısmı 3, lise kısmı 4 yıldır.

Eğitime verilen önemi daha iyi ifade edecek bir uygulama da eski devlet başkanı Habib Burgiba tarafından Tunus'un tüm mahallelerine kütüphane yaptırılmış olması.

Büyük düşünür İbn-i Haldun

Tunus caddelerini gezerken, şehrin orta yerine yapılmış koca bir heykel dikkatimizi çekiyor. 27 mayıs 1332 tarihinde Tunus'ta doğan, asıl adı Abdurrahman olan 14. yüzyılın büyük arap tarihçisi, Doğu ve Batı'daki ilk tarih filozofu, hatta sosyolojinin habercisi olarak tanınan İbn Haldun'un heykeli. Fransız sömürgesi döneminde yapılan kilisenin karşısına yerleştirilmiş heybetli heykeliyle âdete batı'ya meydan okuyor.

Yaseminlerle süslü Tunus'u çarşı pazar gezmeye devam ederken, bizlere hiç yabancı gelmeyen cadde ve sokak isimleriyle karşılaşıyoruz. Başkent'in ortasında bir pazar yeri, sırasıyla dizilmiş tezgâhlarla, bize yabancı olmayan halkın en alt tabakasından üst tabakalara kadar her kesimden insanın uğradığı pazar yeri: ekmekten yoğurta, elbiseden ayakkabıya her şeyi burada bulabilirsiniz. Önünden geçtiğimiz her esnaf nasıl olduğunu anlayamadığımız bir şekilde bizim Türk olduğumuzu fark ediyor ve hemen çay içmeye davet ediyor. Bazılarında konaklıyor sorular yöneltiyoruz, bazıları ise bizleri, Tunus'u Türklere iyi tanıtın, zira bizim için Türkiye'nin tarihte de şimdi de önemli bir yeri vardır diye sıkıştırıyor

Sömürgeciliğin simgesi

Başkent Tunus gezimizi tamamladıktan sonra Tunus'un 3 bin yıllık tarihinin en büyük belirtisi olan Kartaca medeniyetinin kalıntılarını görmeye gidiyoruz yollarda sıklıkla üzüm bağlarına rastladık. Fransızların Tunus'un en verimli topraklarına şarap yapımında kullanmak için sıklıkla üzüm bağları oluşturduğunu böylelikle öğrenmiş olduk. Kartaca'ya ulaştığımızda da büyük bir Fransız yapımı kilise karşımıza çıktı. Kimsenin ziyaret etmediği, neredeyse kapısına kilit vurulacak olan bu devasa yapı Tunus'ta sömürgeciliğin bir simgesi olarak anılıyor. Fransızların sömürgeci olarak gittikleri ülkelerde ilk önce kilise ve okul yaptırdıklarını, böylelikle dini ve dili değiştirdiklerini öğrenmiş olduk.

Tarihi 3 bin yıl öncesine dayanan Hannibal'in Kartacası Tunus'un en kuzeyinde kurulmuştur. Afrika'nın da tepesine kurulmuş, Palermo'ya gagasını gösteren bir şahin gibi denizi gözetliyor. Roma istilasından sonra yerle bir edilen Kartaca'ya Roma askerlerinin konaklama yerleriyle hamamları inşa edilmiş.

Tepeden bakıldığında Kartacalıların ticaret limanı ve sonradan yanına yapılmış olan askeri liman görülüyor. Busra tepesinde günümüze kalan küçük bir Kartaca mahallesi, st. Louis katedrali, şimdiki adıyla Kartaca müzesi, mimozaların süslediği doğal güzellikler arasından indiğimiz aşağıda ise Roma limanları, yine Romalıların yaptıkları dünyanın 3. büyük hamamı görülmeye değer yerler. Yeniden restore edilen Kartaca' daki Roma tiyatrosunda da temmuz, ağustos aylarında uluslararası festivaller düzenleniyor

Kartaca harabeleri UNESCO tarafından korumaya alınmış. Ünlü komutan Hannibal'in mezarı ise Türkiye'de Kocaeli'nin Gebze ilçesinde. Burgiba o dönemde Hannibal'in mezarını istemiş ancak savaş stratejilerini en ince ayrıntılarına kadar incelemiş olan Atatürk bu büyük komutanın mezarının götürülmesine izin vermeyerek adına Gebze'de anıt mezar inşa ettirmiş.

Sidi bou said

Kartaca sahillerinde yer alan bu küçük tarihi kasaba Akdeniz ülkesi olmanın özelliklerini taşımakta, bizim Bodrumumuz ile büyük benzerlik sergilemektedir. Kasabanın inşa edildiği yamaç ve beyaz ile mavinin hakım olduğu mimari tarzı mimoza ve yasemin kokan sokakları ayrı bir güzellik sergilemektedir. Bölgenin bozulmamış doğası ve deniz fenerine kadar uzanan büyüleyici manzarası görülmeye değer. Turistler ve kasabalılar akşam nane çaylarını müzik eşliğinde içmek için taraçalı kafeleri doldurmaktadırlar. Sokakları oldukça kalabalık olmasına karşın sessizliği insanı büyülemektedir.

İslâm Medeniyeti'nin Afrika'daki kapısı Kayrevan

Gezimizin ikinci gününde yol haritamızda el-Cem- Kayrevan ve Tozeur oluyor. Takriben 450 km'lik yol kat edeceğiz. Tunus'tan ayrılıp otoyolda el-Cem'e doğru ilerlerken geçmekte olduğumuz kasabaların ve köylerin levhalarını da izliyoruz. Bir anda tanıdık bir levha ile karşılaşıyoruz. Levhada Türkiye yazıyor. M. Adil Beye gösteriyorum diyor ki "evet yanlış görmedin burası Türkiye isimli şirin bir kasabadır. Yeşillikler içerisinde güzel villaları olan bir kasabamız. Yerli halkının hemen hemen tamamı da Türk asıllıdır,"

El-Cem zeytin ağaçlarıyla sarılmış bir düzlüğün ortasına kurulmuş. El-Cem'e girerken ilk göze çarpan tarihi yapı Roma amfiteatrı (arena). Kuzey Afrika'daki en büyük Roma anıtı olan ve büyüklüğüyle Roma'daki Colosseum'dan sonra gelen 3. yüzyıldan kalma amfiteatr 30 bin kişilik izleyici kapasitesine sahip, yapı aynı zamanda kentin o zaman ulaştığı refah düzeyini de yansıtıyor.

Tunus'un tarihi yapısı ve doğal güzelliği, yabancı sinemacıların dikkatinden kaçmamış. 2000 yılında vizyona giren, Ridley Scott'un yönettiği drama, aksiyon ve tarihi bir yapıt olan Gladyatör filminin en önemli aksiyon sahneleri bu Roma arenasında çekilir. İşte dünyada iki tane olan bu arenalardan biri neredeyse yıkılmış durumdayken, Tunus'ta bulunan arena hâlâ tarihe meydan okurcasına ziyaretçilerini ağırlıyor. Ülkemizde de geniş izleyici kitlesine ulaşan bu tarihi filmin çekimi el-Cem şehrindeki antik Roma arenasında çekilmiş. Bugün hâlâ araştırmalara devam edilerek arenanın yeni bölümlerinin ortaya çıkarılmasına çalışılıyor.

Oldukça büyük bir mimariye sahip olan bu yapı, filmde de gösterildiği gibi alt bölmelerinde savaşçı ve vahşi aslanların tutulduğu zindanları olan ve yukarda ölen savaşçıların cesetlerini yırtıcı hayvanlara atmak için büyük gözenekleri bulunan, içinde gezinen insana ürperti veren büyülü bir atmosfere sahip.

Akıncı üssü Kayrevan

El-Cem'Den İslam'ın kuzey Afrika'daki akıncı üssü olan şehre, el-Kayrevan'a gidiyoruz. Hatta yalnızca kuzey Afrika için değil, Endülüs'e açılan ilk kapıdır el-Kayrevan. Çünkü; Tarık bin Ziyad'ı gönderen İslam komutanı onu el-Kayrevan'dan göndermiş Endülüs'e. Kayrevan kenti kuzey Afrika'daki en önemli İslam mücevherlerinden birisi.

Güneye doğru inerken Tunus'un en zengin meyveliklerinin bulunduğu verimli arazilerden geçiyoruz. Zeytinlikler her yeri kaplamış. Tarlaların arasında yer yer rüzgâr perdesi gibi işlev gören mezarlık servisi sıraları var.

Sabırsızlıkla, İslam medeniyetinin kapılarını Afrika'ya açan bu kutsal şehri görmeyi arzu ediyoruz... Kayrevan'a girince üzerinizde manevi bir havanın baskınlığını hissedebiliyorsunuz. Çünkü Hz. Peygamberin sahabeleri, âlimler ve İslami ilimlerin verildiği medreseler bu şehirde toplanmış.

İslam tarihinin en önemli şehirlerinden biri olan Kayrevan bizi resmen büyüledi. Başkent Tunus'a 100 kilometre uzaktaki Kayrevan şehri, çöl bir alanda müslümanlar tarafından kurulmuş ve m.s. 670 yılında Afrika fatihi Ukbe bin Nafi tarafından İslamiyet kuzey Afrika'ya bu bölgeden yayılmış. Burayı fethettikten sonra boş durmayan Ukbe bin Nafi, Afrika'ya açılıyor ve Cezayir sınırları içerisinde vefat ediyor. Ama kurduğu ülke bugün de İslam medeniyetini temsil ettiği gibi şehir içindeki Ukbe bin Nafi camii 1300 yıldır hizmet veriyor. Kayrevan şehrinin orta yerine inşa edilen Nafi Camii, kimileri için Tunus'u ziyaret etmelerinin tek sebebi.

671 yılında yapımına başlanan Ukbe bin Nafi Camii, geniş bir avluyu içine alan surlarla çevrili. 365 sütun üzerinde duran cami içinde Roma ve Bizans başlıkları da bulunuyor. Babü'l lalla Rihana Camii'nin en güzel kapılarından. Cami ortasına müslüman bilim adamlarının müezzinler için ince ince işlediği güneş saati, İslam medeniyetinde ilmin son derece gelişmiş olduğunun bir göstergesi. Aynı zamanda, su ihtiyacının giderilmesi için caminin ortasına yapılan su arıtma sistemi ise turistlerin ilgisini çekiyor.

Şehir içindeki Hz. Muhammed'in ashabından Ebu Zaman el Belevi'nin türbesi de müslümanlar tarafından en çok ziyaret edilen bir yer. Ebu Zaman el Belevi, peygamber Efendimizin ilk sahabelerinden. Peygamber Efendimizin dostlarından olan Ebu Zaman el Belevi'nin, Kayrevan taraflarına Ukbe bin Nafi'den önce geldiği ve keşif yaptığı söylenir. Bununla birlikte Kayrevan şehrinin tarihi çarşısını gezmek bir ayrıcalık. Kale içindeki çarşıda zaman durmuş gibi, bir anda yüzlerce yıl geriye gidiyorsunuz. Halı ve kilim işçiliği ise bu bölgede oldukça ünlenmiş. Turistler bu kilimleri almak için Kayrevan'a kadar geliyor.

YARIN: Çöl kenti Tozeur

Akdeniz'in Yasemini Tunus'a ‘Kültür Turizm' Gezisi yazı dizisinin bölümleri

  • 1. bölüm : Akdeniz’in Yasemini Tunus’a 'Kültür Turizm' Gezisi07-05-2010
  • 2. bölüm : Hannibal’ın Kartacası08-05-2010
  • 3. bölüm : Çöl kenti Tozeur09-05-2010
Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Özel Dosyalar bölümü’nde 08.05.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • yer Kaynak: Ferhat Koç / Türkiye
  • tags Etiketler: tunus, hannibal, fransız, afrika, peygamber, ebdülüs, kayrevan, medrese, şehir, meyvelik,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.
shape
  • Özel Dosyalar

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Irak Kürtleri "Haşimi Olayıyla" Sünniliği hatırladı
    2. Bağımsızlık hakkımız ama kullanmak istemiyoruz
    3. "Mem û Zin Tower"de Happy Nawroz
    4. ÖGM, DGM'nin üniformasızı mı? Vesayeti yıkan yargı mı?
    5. Devlet Güvenlik Mahkemeleri
    6. İlk Özel Yetkili Mahkeme: Abdulhamid'in Yıldız Mahkemesi
    7. AVM'ler Mescitsiz toplum projesi mi?
    8. Bodrumlara sürgün edilen mescitler
    9. Panorama 2011
    10. Panorama 2011
    1. Bağımsızlık hakkımız ama kullanmak istemiyoruz
    2. Irak Kürtleri "Haşimi Olayıyla" Sünniliği hatırladı
    3. Devlet Güvenlik Mahkemeleri
    4. ÖGM, DGM'nin üniformasızı mı? Vesayeti yıkan yargı mı?
    5. İlk Özel Yetkili Mahkeme: Abdulhamid'in Yıldız Mahkemesi
    6. "Mem û Zin Tower"de Happy Nawroz
    1. "Mem û Zin Tower"de Happy Nawroz
    2. İlk Özel Yetkili Mahkeme: Abdulhamid'in Yıldız Mahkemesi
    3. Devlet Güvenlik Mahkemeleri
    4. ÖGM, DGM'nin üniformasızı mı? Vesayeti yıkan yargı mı?
    5. Bağımsızlık hakkımız ama kullanmak istemiyoruz
    6. Irak Kürtleri "Haşimi Olayıyla" Sünniliği hatırladı
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Yazı dizileri

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Kimse ile hesaplaşma derdimiz yok
    2. Nijer'in madenleri hâlâ sömürülüyor
    3. Nijer'de hayat yine de güzel
    4. Nijerlilerin 'Baharı' iş ve aş
    5. Para içinde yüzen bir adam
    6. Kültür başkenti Kuveyt
    7. Kongrede gözyaşlarımıza hakim olamadık
    8. Kuveyt Kalkınma Sandığı bölgenin can simidi
    9. Petrolle ilgili politikalar devletlerin siyasetleridir
    10. Erbakan'ın vefatı İslâm dünyası için büyük kayıp
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Röportajlar

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. İnsanlığın Saadeti İslam ile mümkündür
    2. Fetih Bir Başkaldırıdır
    3. Erbakan bir dünya lideriydi
    4. Batıdan alacağımız çözümler bize çare olamaz
    5. Dört ülkeyle aynı anda savaşa girebiliriz
    6. "IFRD'yle daha yaygın ve etkin yardım sağlanacak"
    7. Terör yerine başörtülü eşim takip edildi
    8. Batı, kendine demokrasi, bize diktatörlük istiyor
    9. Tek suçum tarihimi ve vatanımı sevmekti
    10. Doğu Anadolu'yu "uçuracak" proje
    1. Dört ülkeyle aynı anda savaşa girebiliriz
    2. Erbakan bir dünya lideriydi
    3. Sovyet döneminden beter durumdayız
    4. Tesettürde modanın kalbi Tekbir'le İstanbul'da atıyor
    5. Tek suçum tarihimi ve vatanımı sevmekti
    6. Erbakan’ın yerli oto çabasını unutmayız
    7. Batıdan alacağımız çözümler bize çare olamaz
    8. Mazlumun derdine ortak oluyoruz
    9. Yakın tarihin en hoşgörülü lideriydi
    10. Boşnak soykırımının boyutları ortaya çıkacak
    1. Erbakan’ın yerli oto çabasını unutmayız
    2. Mazlumun derdine ortak oluyoruz
    3. 1453 Hukuk Sistemine Göre Ayasofya...
    4. Yakın tarihin en hoşgörülü lideriydi
    5. Meğer Öcalan kadar tehlikeliymişiz
    6. Türkiye diplomasi gücünü yitirdi
    7. Tesettürde modanın kalbi Tekbir'le İstanbul'da atıyor
    8. Sovyet döneminden beter durumdayız
    9. Boşnak soykırımının boyutları ortaya çıkacak
    10. "İstanbul'daki deprem riski büyük"
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek