Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, demokratik açılım konusunda iktidar ve muhalefet partilerinin izlediği gerilim politikasını eleştirerek, "Neredeyse beyler, bırakacaklar dağdakileri; kendileri ellerine silah alıp, birbirlerine kurşun sıkacaklar" diye konuştu. Kurtulmuş, çatışmacı, kamplaştırıcı, kavgacı siyaset tarzının kimseye bir şey kazandırmayacağı uyarısında bulundu.

Çirkin siyaset zarar verir

Kurtulmuş, Ankara İl Teşkilatı‘nın Kızılcahamam‘daki Asya Termal Otel‘de gerçekleştirdiği eğitim programında yaptığı konuşmada, demokratik açılım konusunda izlenen gerilim siyasetine dikkat çekti. Saadet Lideri, "Çatışma, bu memleketin sorunlarını bitirmek istemeyenlerin siyaset tarzıdır. Son demokratik açılım konusunda gördük. Bir kelime söylemeden, her gün birbirbirleriyle kavga etmeyi başardılar" diye konuştu.

Milli Görüş‘ün 3 alameti

Milli Görüş‘ün üç alameti bulunduğunu söyleyen Kurtulmuş, "Maneviyatçı olmak. Yeniden Büyük Türkiye. Yeni ve adil bir dünya. Bu üçü, bizim temel direğimizdir" diye konuştu.  Saadet Partisi‘nin hiçbir zaman vehimlerle, karşıtlıklarla ve düşmanlıkla konuşmayacağını kaydeden Kurtulmuş, "Bilgiye dayalı siyaset yapıyoruz. Çünkü 21. yüzyılda en güçlü ve en çok silahı olan değil, bilgiye sahip olan ayakta kalacak" diye konuştu.

Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, demokratik açılım konusunda iktidar ve muhalefet partilerinin izlediği gerilim politikasını eleştirerek, "Neredeyse beyler, bırakacaklar dağdakileri; kendileri ellerine silah alıp, birbirlerine kurşun sıkacaklar" diye konuştu. Kurtulmuş, çatışmacı, kamplaştırıcı, kavgacı siyaset tarzının kimseye bir şey kazandırmayacağı uyarısında bulundu.

Kurtulmuş, Ankara İl Teşkilatı‘nın Kızılcahamam‘daki Asya Termal Otel‘de gerçekleştirdiği eğitim programında yaptığı konuşmada, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Özellikle demokratik açılım konusunda izlenen gerilim siyasetine dikkat çeken Kurtulmuş, "Çatışma, bu memleketin sorunlarını bitirmek istemeyenlerin siyaset tarzıdır. Son demokratik açılım konusunda gördük. Bir kelime söylemeden, her gün bir birbirleriyle kavga etmeyi başardılar. Hikmete dayalı üslup, asla bu beylerin üslubu ve siyaset tarzı değildir" diye konuştu.

Halkı bölerek siyaset yapılıyor

Partilerin halkı bölerek siyaset yapmaya çalıştığını vurgulayan Kurtulmuş, " Gerilim üzerinden, siyaset yapılıyor. Neredeyse beyler, bırakacaklar dağdakileri; kendileri ellerine silah alıp birbirlerine kurşun sıkacaklar" dedi. Bu tür bir siyaset tarzını asla benimsemediklerini kaydeden Kurtulmuş, " Bizim siyasetimiz bu değil. Asla kamplaşma üzerinden siyaset yapmayacağız. Bildiğimizi çok net şekilde ortaya koyacağız" dedi. Partilerin aksine halkta herhangi bir kamplaşma olmadığını kaydeden Kurtulmuş, "Türkiye‘de dört temel konuda, laik-dindar, Alevi-Sünni, Türk-Kürt, asker-sünni ayrımı üzerinden karşıtlık siyaseti yapılıyor. Ancak siz hiç, iki komşunun sen çok dindarsın ben az, sen alevisin ben sünniyim, sen Türksün ben Kürdüm, sen asker kökenlisin ben sivil kökenliyim diye kavga ettiğini gördünüz mü?" diye sordu.

Kurtulmuş siyaset ilkelerini anlattı

Kurtulmuş programda, Saadet Partisi‘nin siyasetteki temel ilkelerini 9 maddede özetledi. Öncelikle ‘niçin siyaset yapıyoruz?‘ sorusuna cevap veren Kurtulmuş, "Yüksek idealler uğruna, büyük bir gaye ve hedef için siyaset yapıyoruz" dedi. Milli Görüş‘e gönül verenlerin sebatla, inatla yıllarca rüzgara karşı mücadele ettiğini kaydeden Kurtulmuş, " 40 yıldır, yeryüzünde adil bir sistemin kurulması, kendi medeniyetimizi ihya ve inşa için çalışıyoruz Başbakanlık, bakanlık, meclis üyeliği, milletvekilliği için değil. Bu dargın giden arkadaşlar, o koltuklarda yeteri kadar oturdular biraz da biz oturalım diye siyaset yapmıyoruz. Öyle olsaydı, şimdiye kadar on kere o koltuklara otururduk" dedi.

Kurtulmuş, "Siyasetimizin niteliği, medeniyetimizi temsildir. Sadece Saadet Partisini iktidara getirmek değil, bir medeniyet mücadelesinin adı ve adresiyiz. Kendi medeniyet değerlerimizle yükseliriz, diyen bir görüşün temsilciyiz" dedi.  Çözümün ise sadece Türkiye ve İslam dünyası için değil bütün dünyadaki haksızlıkları ortadan kaldırmaya dönük olduğunu vurgulayan Kurtulmuş,  "Bütün insanlığın derdini çözecek bir çözüm ortaya koymalıyız. Bu da siyaseti basit bir anlayışla değil medeniyet mücadelesi olarak görmekle mümkündür" dedi. Kurtulmuş, "Eğer böyle görmüyorsak, IMF karşısında ayaklarımız titrer, AB‘nin bekleme kapısında terleriz. BOP eşbaşkanı olmayı reel politiğin bir sonucu olarak kabul ederiz" diye konuştu.

2500 yılında da anısını söyleyeceğiz

Siyasette fikri sürekliliğin önemine dikkat çeken Kurtulmuş, "Hiçbir toplum, dün söyledikleriyle bugün çelişenlerin arkasından gitmez. Bu nedenle, doğruları her zaman söylemeye devam edeceğiz. Fakat bugünkü ihtiyaçlara uygun ama farklı şekilde söyleyeceğiz. Yalnız, bu ideallerden,  2010 yılında da, 2100 yılında da, 2500 yılında da vazgeçmeyeceğiz. Neden? Çünkü bugün dünyada 3.5 milyar insan günlük 2 dolar ile geçinmek zorunda kalıyor. Bu adaletsiz bölüşümü ortadan kaldırmak için, yeni bir dünya kurulması gerekir" diye konuştu. Milli Görüş‘ün üç alameti bulunduğunu söyleyen Kurtulmuş, " Maneviyatçı olmak. Yeniden Büyük Türkiye. Yeni ve adil bir dünya. Bu üçü, bizim olmazsa olmaz temel direğimizdir" diye konuştu. Saadet Partisi‘nin hiçbir zaman vehimlerle, karşıtlıklarla ve düşmanlıkla konuşmayacağını kaydeden Kurtulmuş, "Bilgiye dayalı siyaset yapar. Çünkü 21.yüzyılda en güçlü ve en çok silahı olan değil bilgiye sahip olan ayakta kalacak" diye konuştu.

Saadet‘in siyaset tarzının ise politik çıkarlar için kendi toplulukları içinde kavga yapan bir parti olmadığını kaydeden Kurtulmuş, "Asla, bölücü, kamplaştırıcı, çatıştırıcı, kavgacı siyasetin içinde olmayacağız. Saadet Partisi,  derleyici, toparlayıcı, bütünleştirici, bütün Türkiye‘yi kuşatan bir parti olacak. Biz bu topraklarda yaşayan herkesi yaradan da ötürü severiz. Bu topraklarda yaşayan herkesi eşit ve özgür vatandaşlar olarak görürüz" diye konuştu.  Siyasetteki üslubun önemine de işaret eden Kurtulmuş, "Her insan kalbindeki ortaya koyar. Bizim üslubumuz hikmet dolu olmalıdır. Hikmet nedir? Doğru sözü, doğru zamanda, doğru bir şekilde, doğru adamlara anlatmaktır" dedi.

Fikir, Eylem ve tanıtım birliği

Partisinin reaksiyoner değil aksiyoner olduğunu kaydeden Numan Kurtulmuş, "Milli Görüş, karşıtlık siyaseti değildir. Biz hiçbir gruba, camiaya; kimsenin, şahsına, fikrine, düşüncesine karşı değiliz. Biz ancak zalimlere, düşmanlık ederiz. Bundan da, asla geri dönmeyiz. Kim zulmediyorsa, onun karşısına dikiliriz" diye konuştu. Çalışma stratejilerini de anlatan Kurtulmuş, "Zor bir döneme giriyoruz. Saadet Partisi dikkatle izleniyor. İnsanlar Saadet Partili olmaya yatkın vaziyettedir. Ama sesimizin ulaşması engelleniyor. Bu nedenle teşkilatlarımızla birlikte çalışacağız. İnsan, imkan ve zaman, bulacağız. Ayrıca çalışırken de, eylem, fikir ve tanıtım birliği içinde olacağız.  Genel merkezdeki yönetici ile mahalle temsilcisi aynı şeyi söylemelidir" dedi.  Son olarak Saadet Partisi‘nin siyaseti yeniden formatladığını kaydeden Kurtulmuş, "Bugün, siyasetin eski tanımları kalmamıştır. Sağcı, solcu liberal, milliyetçi kim? Bunların hiçbirisinin anlamı kalmadı. Artık siyasete yeniden format atmak lazım. Ama bunu günübirlikte partiler atamaz. Bunu atmak için sağlam bir zemin ve parti olması lazım. Bu nedenle, bu görev Saadet Partisi‘ne düşüyor" diye konuştu.

Minare yasağı Ortaçağ‘a dönüş işareti

İsviçre‘deki minare yasağını da eleştiren Numan Kurtulmuş, minare krizinin siyasal ve ekonomik krize giren batı medeniyetinin çöküşüne işaret olduğunu kaydederek, "Yıllardır İslam dünyasına ve doğu dünyasına dönüp, siz eşitlikten ve insan haklarına saygıdan ne anlarsınız, siz inançlara saygı konusunda gelişme gösterin diyen batı dünyasındaki en medeni ülke gösterilen İsviçre, en temel hak olan, inandığı şekilde yaşamak ve inancının gereği olarak yaptığı mescide, bir mimari tercih olarak minareyi yasaklı hale getiriyor. Bu batı zihniyetinin, iflas ettiğinin işaretidir" diye konuştu. Müslüman doğu medeniyetlerinin, barış içinde yaşamayı bildiğini kaydeden Kurtulmuş, "Ama Modern batı medeniyetinde, birlikte ve barış içinde yaşama kültürü yoktur. Ortaçağ Avrupası, Yüzyıl Savaşları, Birinci ve İkinci Dünya Savaşları bunun en önemli ispatıdır. Bırakın dışarıdan farklı dinleri, kendi içindeki mezhep farklılıklarını bile kabul etmeyen bir gelenekten geliyorlar. İşte Avrupa; İsviçre‘deki minare kriziyle, aslında yeniden Ortaçağa dönme sinyallerini vermektedir" dedi.

İlçe Başkanlarına teşşekkür belgesi

Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, program sonunda il teşkilatı tarafından; eğitime katılan ilçe teşkilatlarına verilen teşekkür belgelerini ilçe başkanlarına tek tek takdim etti. Ankara il kadın kolları adına küçük bir kız Kurtulmuş‘a çiçek takdim ederken, Kurtulmuş teşekkür ederek kız çocuğunun elini öptü.

Muhabir: Haber Merkezi