Çağdışı yasakların hala sürdüğü ülkemizde başörtülüye yapılan zulüm de birçok alanda devam ediyor. Okuma hakları elinden alınan başörtülüler bu yetmezmiş gibi devletin herhangi bir kuruluşunda da çalıştırılmıyor ve ikinci sınıf vatandaş muamelesi görüyor. Başörtülüler artık öğretmen, hakim, doktor kısacası kamusal alanda olmak istiyor. Bunun için de her hafta yurdun dört bir köşesinde gösteriler düzenleniyor. Bu hafta da yüzlerce kişi kadın-erkek toplanıp haklarını istedi.
Kocaeli (Kartepe) İnsan Hakları ve Dayanışma Derneği başörtüsüne özgürlük basın açıklamalarının338.'sini İzmit (Sabri Yalım) İnsan hakları Parkında gerçekleştirdi. Basın açıklamasını Derneğin üyelerinden Behlül Metin yaptı. Metin açıklamasında "1997 yılına kadar 5 3 şeklinde olan eğitim sistemi, 1997 yılı 28 Şubatında hangi ihtiyaç gereği olarak uygulamaya konmuş ve eğitim sistemini sarsacak bir değişikliğe gidilmiştir?. Herkes şunu çok iyi bilmektedir ki, 8 Yıllık kesintisiz eğitim bir ihtiyaçtan doğmamıştır. Halk, Refah Partisini iktidar yapınca paniğe kapılan oligarşi, faturayı bu konuda en büyük pay sahibi gördüğü İmam Hatip okullarına kesmiştir. İmam Hatiplerin Lise kısımlarında okuyanlarının, katsayı adaletsizliği ile üniversiteye girmesine engel olunurken, orta kısımlarını da kapatıp, devre dışı bırakmak için, çağdışı Kesintisiz 8 Yılık Eğitim sistemi dayatılmıştır. Yapılması gereken şey, hiç bir bilimsel mantığı bulunmayan bu çağdışı eğitim sistemine son verip, en kısa sürede 5 3 gibi veya, 1 4 4 gibi bilimsel, çağdaş, pedagojiye uygun eğitim sistemine geçilmesidir. Çocuklarımızın ruh ve beden sağlığı için, sağlıklı nesiller yetiştirmek için, zararın neresinden dönülürse kârdır." diye konuştu.
Ribat Eğitim Vakfı Sakarya Şubesi Bahaeddin Kuruoğlu:
Mücadele azmimiz dinmeyecek
Başörtüsüne özgürlük isteyenlerin toplandığı bir başka yer de Sakarya'ydı. Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu adına konuşan Ribat Eğitim Vakfı Sakarya Şubesi Bahaeddin Kuruoğlu yaptığı açıklamada; "Yasaklar, mücadele azmimizi daha da kuvvetlendirmektedir. Dinimizin bize emrettiklerini korumak ve uğrunda mücadele etme hakkımızı kimse pasifize edemez. Yıllardır başörtüsü bağlamında tüm haksızlara ve ihlallere dikkat çektik, mücadelemizi sürdürdük ve sürdürme gayreti içinde olmaya da devam etmekteyiz. Keyfi ve yasal dayanaktan yoksun başörtüsü engelleri yeniden karşımıza çıkmaktadır. Mart 2010'da Yüksek Öğretim Kurumu'nun 'başörtülülerin sınıftan atılamayacağı, sadece haklarında tutanak tutulabileceğine dair genelgeye rağmen bazı üniversitelerde başörtüsü yasağının katı şekilde uygulamasının önüne geçilemediği görülmektedir. Bu keyfi yasakların bir an önce sonlandırılmasını talep ediyoruz." açıklamasını yaptı
Zulüm devam ediyor
Her hafta başörtüsüne özgürlük için toplanan Akyazı Adalet ve Özgürlükler Platformu yine geniş katılımlı bir gösteri düzenlendi. 244. kez toplanan kalabalık adına bir bildiri okundu. Bildiri de, 28 Şubat ürünü yasağın hala devam ettiğini söyleyen grup üyeleri; "28 Şubat sonrasının o Müslümanların üzerine adeta bir kâbus gibi çöktüğü dönemde önce başörtülü avına çıktılar. Başörtüsü yasağını sokağa kadar indirebilmenin denemelerini yaptılar. Başörtülü öğrenciler okullarından atıldı öğretmenlerin işlerine son verildi doktorlar sürgün edildi. Hatta hastalar dahi başlarını açmadıkları için rahmetli Medine Bircan'da hatırlayacağımız gibi ölüme terk edildi."
Başörtüsü tutanak nedeni oldu
Açıklamada, "Bugün de değişen fazla bir şey yok. Osmaniye'de başörtüleri ile okumak isteyen ilköğretim öğrencileri kapı dışarı ediliyorlar. Akdeniz Üniversitesinde yasak devam ediyor. Dicle Üniversitesi başörtülüleri okula almıyor. Seyhan ilçesinde 5.sınıf öğrencisi Büşra'nın başörtüsü tutanak sebebi oluyor. Çukurova Üniversitesinde Yeşim Mendi isimli öğretim görevlisi başörtülü öğrencileri açıkça tehdit ederek derse almayacağını söyleyebiliyor.
Sultangazi'de Tuba başörtülü olduğu için kaç gündür okuluna alınmıyor. Kısacası zulüm devam ediyor." ifadelerine yer verildi.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



