Şiddet ve terör olaylarıyla gündeme gelen Hakkari‘de vatandaşlar, son günlerde etkisini sürdüren huzur ortamının devam etmesini istiyor.

Kentin eski belediye başkanı ve aynı zamanda Silehi ailesinin ileri gelenlerinden Abdurrahman Keskin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dünyanın her yerinde insanların kendi yaşamlarıyla ilgili istemlerini, demokratik taleplerini yürüyüş, toplantı, miting ve basın açıklaması şeklinde ortaya koyduğunu belirtti.

Bu eylemlerin, çağdaş dünyada ve günümüz koşullarında her yerde gerçekleştiğini ifade eden Keskin, şunları söyledi:

‘‘Ancak okulların camlarının kırılması, iş yerlerinin camlarının kırılması, arabaların tahrip edilmesi beğenilir, kabul edilir bir eylem, bir demokratik talep değildir. Tahribata yönelen eylem ve hareketleri halkımız beğenmemektedir. Halk, birbirine yabancılaşmadan, sen Kürt müsün, Türk müsün? anlayışını ortadan kaldıran, barış ve kardeşlik içinde yaşayabileceği bir ortam istiyor. Halk artık huzursuzluğu, eylemi, taş atmayı, cam kırmayı, tahribatı, yürüyüşü istemiyor.‘‘

Hakkari Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ahmet Şen de, Hakkari‘nin de Türkiye‘nin bir parçası olduğunu vurgulayarak, sözlerine şöyle devam etti:

‘‘Kepenklerin kapanması, olayların ve şiddetin olması, Hakkari‘yi çok yordu. Biz bunları tekrar yaşamak istemiyoruz. Kan dökülmesini istemiyoruz. Artık Hakkari‘deki çocuğun huzur ve güven içinde yaşamasını istiyoruz. Öğrencilerin, rahat şekilde okula gidip gelmesini, insanların her türlü yaşam ve seyahat hakkını kullanmasını istiyoruz. Hakkari‘deki sorunlar elbette ki Türkiye‘deki bütün illerin de sorunudur. Bunu bir vücuda benzetmek lazım. Vücudun bir tarafında bir sıkıntı, hastalık varsa bütün vücut rahatsız olur. Hakkari‘de bir sorun varsa bütün illerin bunu paylaşması ve içinde hissetmesi lazım.‘‘

Türkiye‘de güzel gelişmelerin yaşandığına işaret eden Şen, ‘‘Toplumsal barışın sağlanması hepimiz için geçerlidir. Buna herkesin katkı sunması gerektiğine inanıyorum. İnşallah bundan sonra daha huzurlu ve mutlu günler yaşayacağımıza inanıyorum‘‘ dedi.

Hakkari‘de kepenklerin sık kapandığına da değinen Şen, ‘‘Esnafın ekonomisi zaten zayıf. Burada sadece memur maaşı ile geçinen bir esnaf topluluğu var. Şu anda esnafın yüzde 90‘ı banka kredisi ile ayakta duruyor. Bunda toplumsal olayların büyük etkisi vardır‘‘ diye konuştu.

Ahmet Şen, toplumsal olaylarda okul camlarının da kırıldığını, okulların tahrip edilmesinin kabul edilir bir tarafı bulunmadığını anlatarak, bu tür eylemlerin hiçbir şekilde kabul görmemesi gerektiğini söyledi.

Hakkari Milli Eğitim Müdürü Ömer Bulut da, kentte meydana gelen toplumsal olaylarda özellikle okul camlarının kırıldığına işaret ederek, ‘‘Sadece eylül ayı içerisinde kırılan 20 okulumuzun camını yenilemek için 8 bin lira harcadık‘‘ dedi.

Öğrenci velilerinden Cabbar Yakupoğlu ise eğitim yuvalarına zarar verilmesine anlam veremediğini belirterek, ‘‘Her cam kıran çocuk, kendi kalemini ve kafasını kırmış oluyor. Sonuçta kırılan camların parası cebimizden çıkıyor. İnsan doktor, mühendis, avukat, öğretmen ve benzeri mesleklere sahip olabilmek için eğitim gördüğü okulun camını nasıl kırar? Bunu çocuklarımıza anlatmalıyız‘‘ dedi.

Muhabir: Haber Merkezi