Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, Salim Uslu ve arkadaşlarını ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduklarını söyleyerek, "Türkiye'de kimsenin sömürülmediği, emeğinin değerinin yükseldiği, herkesin hakkını aldığı, herkesin karnının doyduğu Yeniden Büyük Türkiye'yi kurmak için hep birlikte mücadelemize canla başka devam edeceğiz" dedi.
Hak-İş Genel Başkanı Salim Uslu ise "Saadet Partisi, toplumda son dönemde çok sağlıklı bir şekilde iletişim kurmayı başarabilmiş, sayın genel başkanının bunu sağlamada önemli bir katkısı olmuştur" dedi.
Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, olağanüstü kongre nedeniyle hayırlı olsun ziyaretinde bulunan Hak-İş Genel Başkanı Salim Uslum ve Konfederasyon yöneticilerini parti genel merkezinde kabul etti. Kurtulmuş, Uslu'nun getirdiği hediye paketindeki çikolatayı açıp önce kendisine sonra da gazetecilere ikram etti.
İktidara alternatifiz
Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş kabulde yaptığı konuşmada, Uslu ve arkadaşlarını ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduklarını söyleyerek, " Saadet Partisi, Türkiye'nin iktidar alternatifi haline gelmiştir. Bu kongre ve sonrasındaki gelişmeler de, bunu çok açık bir şekilde ortaya koymaktadır" dedi. Saadet Partisi'nin 26 Ekim 2008 kongresinden sonra özellikle toplumun bütün kesimlerinin sorunlarına duyarlı, siyaseti fildişi kulede yapmayan ve sürekli sorunların içinde olan bir anlayışta olduğunu söyleyen Kurtulmuş, sorunları çözmek için ise kamplaşma ve kutuplaşma üzerinden değil, memleketin hayrına neyi biliyorsa onu açık bir şekilde kamuoyu ile paylaştığını, bunları da yazılı bir şekilde rapor halinde ilgili yerlere sunduğunu kaydetti.
Bu anlayışın toplumun büyük kesimi tarafından ilgiyle takip edildiğini vurgulayan Kurtulmuş, "Bu siyaset üslubuna devam edeceğiz. Türkiye'nin kamplaştıran, bölen, dağıtan, parçalayan ve kavga eden bir siyaset üslubuna değil, tam tersine muhalefette bile olsa bütün meselelere sanki iktidardaymış gibi elini taşın altına koyarak çözüm üretmeye çalışan bir siyasete ihtiyacı vardır" dedi.
Saadet Partisi'nin ekonomi, işsizlik, gelir dağılımı adaletsizliği, çalışma hayatının sorunları gibi alanlarda görüşlerini net bir şekilde ortaya koyduğunu vurgulayan Kurtulmuş, " Bunu yaparken dikkat ettiğimiz bir husus da, ilgili sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği ve koordinasyon içinde olmaktır. Her platformda bunu yapıyoruz. Geçtiğimiz kongre süreçleri öncesinde olduğu gibi, Türkiye'nin yüzlerce sivil toplum kuruluşunu dinlemek, görüşlerini almak gibi bir yolu tercih ettik. Bu yolda siyaset yapmaya da devam edeceğiz" dedi.
Kabul sonrası gazetecilerin sorularına da cevap veren Numan Kurtulmuş, bir köşe yazarının 'Tayyip Erdoğan'ın Köşke, Kurtulmuş'un başbakanlığa geleceği' yönündeki iddiaları içeren yazısına ilişkin değerlendirilmesinin sorulması üzerine, "Biz de tabi bu yazıyı okuduk. Bugüne kadar benim ve partim hakkında yazılmış, yüzlerce makale var. Bu makalelerde, kimin hangi amaçla, hangi bilgiye dayanarak ne yazdığını bilmiyorum. Ve hiçbir yazarın görüşüne, hatta hiçbir habere karşı şimdiye kadar bir şey söylemedim. Tamamen bir spekülasyon. Ve bu anlamda, değerli yazarımızın kendi görüşlerini serdettiği bir makalesidir" diye konuştu.
Düğüne gitmek doğal bir vazife
Bir köşe yazarının Davutoğlu'nun düğününe katılması ve burada gösterilen ilgi çerçevesinde muhtemelen bir koalisyon düşüncesine ilişkin görüşlerinin sorulması üzerine de cevap veren Kurtulmuş, "Hayat sadece politikadan ibaret değildir. Ahmet Davutoğlu, benim gençlik yıllarından beri tanıdığım bir arkadaşımızdır. Meymune Davutoğlu da, bebekliğini bildiğimiz bir evladımızdır. Dolayısıyla siyaseten görüşlerimiz çok farklı olabilir. Farklı partilerde bulunabiliriz. Ama sonuçta, hayatta bir dostluklar, arkadaşlıklar, ahbaplıklar var. Hepimizin sürdürdüğü gündelik bir hayatı var. Bu çerçevede çok eski bir arkadaşımızın, ahbabımızın düğününe gitmek, son derece doğal bir vesiledir. Meymune, bizim bir yerde yeğenimizdir. Onun düğününe gitmek doğal bir vazifedir. Orada önceden beri tanıdığımız birçok arkadaşla karşılaşmak da o düğünün icaplarından birisidir. Dolayısıyla çok normal ve sıradan bir işi abartıp, bundan politik sonuçlar çıkarmamak lazım" diye konuştu.
Konuşmadım, konuşmayacağım
Kurtulmuş, "11 Temmuz 2010 bizim için geride kalmış bir tarihtir. Biz Saadet Partisi'nin kongresini yaptık. Gerçekten bu sıcakta 10 binlerce insanın katıldığı muhteşem bir kongre oldu. Ve kongre sonrasında da gördük, Türkiye kamuoyunun bugün bile bir numaralı gündem maddesi olmaya devam ediyor. Dünyanın yüzde 5 oy almış bir partiyle, ne medya mensupları ne de siyaset çevreleri ilgilenir. Saadet Partisi bir önceki seçimde yüzde 5.5 oy almasına rağmen bu kadar gündeme geliyorsa, bunun bir tane karşılığı vardır: Bundan sonra Türkiye'nin iktidar alternatifi Saadet Partisidir. Herkes gözünü Saadet Partisi'ni dikmiştir. Bundan sonra nasıl çevrileceğini, nasıl gelişme göstereceğini takip etmektedir. Dolayısıyla benim bakış açım 11 Temmuz değil, bundan sonraki Türkiye'dir. Yeniden Büyük Türkiye'yi nasıl kuracağız. Bunda da Saadet Partisi nasıl öncü rol oynayacaktır. Benim partinin genel başkanı olarak vazifem budur" dedi.
Kıbrıs Barış Harekatı'na övgü
Kıbrıs Barış Harekatı geç gerçekleştirilmiş olsaydı Kıbrıs'ta bir Müslüman nüfusun varlığından bahsetmenin mümkün olmayacağını ifade eden Kurtulmuş, "Büyük bir mücadele verildi. ABD ve Avrupa karşımıza alındı. Türkiye İstiklal harbinden sonra ilk kez kendi sınırları dışında böyle bir mücadeleye girişti. ABD'ye ve Avrupa'ya karşı mücadele verdi. Bu zaferin mimarı olan dönemin Başbakan Yardımcısı Prof. Dr. Necmettin Erbakan'a teşekkür ediyoruz" diye konuştu.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:




