Sultan İkinci Osman'ın 19 Mayıs 1622 Perşembe günü tahttan indirilmesi ve hemen ertesi günü şehid edilmesi, tarihe "Hâile-i Osmaniye" olarak geçmiştir. Bu senenin 18 Mayıs günü, çeşitli çevrelerin tahrik ettiği asker ayaklanmış, birçok olaydan sonra 19 Mayıs günü Genç Osman tahttan indirilerek, 20 Mayıs günü Yedikule zindanına götürülmüş ve o gece on cellâd tarafından şehid edilmiştir.
Babasının yanına defnedildi
Sultan II. Osman'ın cenazesi, 20 Mayıs gecesi Topkapı Sarayı'na nakledilmiş ve 21 Mayıs Cumartesi günü sabahı kılınan cenaze namazından sonra Sultanahmet Camii bahçesinde bulunan babası Birinci Ahmed'in türbesine defnedilmiştir.
Osmanlı tarihinde katledilen ilk padişah olan Sultan ikinci Osman 10 cellâda kolay teslim olmamış, üç cellâdı yumrukla yere sermesi üzerine, diğerleri geri çekilip bu yiğidi silâhsız katledemeyeceklerini anlayıp, balta ile hücum etmişler ve bir omuzunu yaraladıktan sonra kemend atıp Genç Osman'ı şehid etmişlerdir!.
"Yok olsun!."
Genç Osman'ın katlinde Yeniçeri Ocağı'nın 65. ortası (Taburu)'nın etkisi büyüktür. Osmanlı'da büyük üzüntüye sebep olan bu olaydan sonra Yeniçeri'nin bu taburu kaldırılmış, bulundukları kışla da ahır olarak tahsis edilmiştir. Yeniçeri Ocağı'nın kaldırıldığı güne kadar 65. orta boş bırakılmıştır. Osmanlı'da askere ve bâzı memurlara her üç ayda bir "ulufe" adıyla maaş verilirdi. Bu maaş tevzii için bir divân kurulur, divâna "Ulufe Divânı" denilirdi. Çok gösterişli olan bu merasimde her ortanın adı okunur, alınan "Burada" cevabı üzerine, ulufeleri verilir ve maaşını alan asker kışlasına dönerdi.
Sultan İkinci Osman'ı yukarıda anlattığımız gibi Yedikule zindanında katledenlerin 65. ortaya mensup olmaları hasebiyle ulufe tevziinde yine bu bu ortanın adı okunur, birinci ve ikinci defasında cevap verilmez, üçüncü defa okunuşunda Yeniçeri Başçavuşu "Yoktur!." derdi.
Başçavuşun "Yoktur!." cevabına o sırada orada bulunan bütün askerler "Yok olsun!." sözüyle katılır, böylece katiller kınanırdı.
Mahpeyker Kösem Sultan
Kocası Birinci Ahmed, oğulları Dördüncü Murad ve Sultan İbrahim'le torunu Dördüncü Mehmed devirlerinde elli yıla yakın, kınalı parmaklarını kendi menfaati için devlet işlerine sokmasını becerebilen bu Mâhpeyker Kösem Sultan, bir Rum papazının kızıdır. Adının Anastasya veya Nasya olduğundan bahsedilen bu Rum kızı, küçük yaşta yetim kalıp Bosna Beylerbeyi tarafından saraya takdim edilmiş, Haremdeki tahsil ve terbiyesini müteâkib, Üçüncü Mehmed'in oğlu Birinci Ahmed'e haseki olmuş ve Birinci Ahmed'in 21 Aralık 1603 Pazar günkü cülusundan hemen yirmi gün sonra Venedikli Safiye-Sultan'm Topkapı Sarayı'ndan şimdiki Üniversite Merkez binasının bulunduğu yerdeki Es-ki-Saray'a naklini (ki saltanat değişikliklerinde bu nakil âdettir) müteâkib Harem-i Hümâyun'a hâkim olmuş, böylece Safîye Valide-Sultan'm melanetleri son bulurken, Kösem Sultan korkunç icraata başlamıştır!.
Mâhpeyker Kösem Sultan'ın korkunç icraatı üzerinde dikkatle durulmalı, bu Rum dönmesi kadının saraydaki hâkimiyetiyle devlet işlerine müdahalesinin nelere mal olduğu iyice tedkik edilmelidir. Gerçek tarih tedkik edildiğinde görülecektir ki, Sultan Birinci Ahmed'in vefatında Yeniçeri zorbalarına dayanarak kanun-ı kadîme mugayir bir bid'at ile veraset usulünü değiştirip, hastalığı dolayısıyla şer'an saltanat ve hilâfeti caiz olmayan Birinci Mustafa'yı tahta çıkartan bu Kösem Sultan'dır!. Bilâhare aklî muvazenesizliği dolayısıyla hal' edilen Birinci Mustafa'nın yerine ikinci Osman hakkı olan saltanatı elde etmişse de, Genç Osman, Kösem Sultân'dan değil, Mâhfîrûze Sultan'dan doğduğundan, Kösem Sultan, kendi oğullarından Dördüncü Murad'a taht yolunu açabilmek için nice oyunla Genç Osman'ın başını yemiş, tarihimize "Hâile-i Osmaniyye" diye geçen meşhur vak'a ile Genç Osman'ın katlini gerçekleştirmiştir!.
Genç Osman'ın şehâdetini müteakip yine Yeniçeri zorbaları marifetiyle Birinci Mustafa'yı ikinci defa tahta çıkartan, böylece oğlu Dördüncü Murad'm cülusu için vakit kazanan Kösem Sultan, 10 Eylül 1623'te Dördüncü Murad'ın tahta çıkmasıyla Valide-Sultan payesini kazanıp saltanat nâibesi olmuştur!. Sultan Dördüncü Murad Hân'ın saltanatının ilk sekiz sene, sekiz ay, yirmi sekiz günü, anası Kösem Sultan'ın saltanat nâibeliğiyle geçmiştir!. 1632 yılının 11 Mart Cuma günü patlak veren bir isyanı bastıran Dördüncü Murad, bu tarihte anasının vesayetinden de kurtulmuştur. Dördüncü Murad'ın vefatını müteâkib, Sultan İbrarhim tahta çıkmış ve Kösem Sultan bu oğlunun saltanatında tekrar siyaset sahasına atılarak mel'anetlerini devam ettirmiştir!. Tarihimize yanlış olarak "deli" diye geçen Sultan İbrahim'in sekiz buçuk sene kadar devam eden saltanatında, devlet idaresine hâkim olan Kösem Sultan, bu oğlunun hal'i ile torunu Dördüncü Mehmed'in cülusunda da rol oynamış ve yedi yaşının içinde tahta çıkan torunu devrinde de saltanat nâibeliği yapmıştır!.
Ancak, Dördüncü Mehmed devrinde pâdişâhın anası Turhan Hatice Sultan'la Kösem Sultan arasındaki mücadele Turhan Hatice Sultan'ın galibiyetiyle neticelenmiş ve Kösem Sultan, 1651 yılının 2/3 Eylül Cumartesi/Pazar gecesi, Turhan Hatice Sultan'ın taraftarlarınca boğulmuştur.
Mustafa Müftüoğlu / Tarihi Gerçekler / Birinci Cilt / Sayfa: 108-109-110
KRONOLOJİ
1 Şubat: Ayasofya Camii'nin Müze Oluşu (1935).
2 Şubat: İbrahim Paşa Komutasındaki Mısır Ordusunun Kütahya'ya ilerlemesi (1833).
3 Şubat Kıbrıs Türk Havayolları'nın, Türkiye-Kıbrıs Seferin Başlaması (1975).İlk Uzay Gemisi'nin Ay'a İnişi (1966). Yaser Arafat'ın Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) Liderliğine Getirilişi (1969). II. Murat'ın Ölümü (1451).
4 Şubat Balkan Paktı'nın İmzalanması (1934).
5 Şubat Teşkilat-ı Esasiye Kanunu (Anayasa)'nın İkinci Maddesinde Değişiklik Yapılarak Altı Ok'un Konulması (1937).
6 Şubat Sultan II. Ahmet'in Ölümü ve Şehzade II. Mustafa'nın Osmanlı Hükümdarı Olarak Tahta Çıkması (1695).
8 Şubat Sultan 4. Murat'ın Ölümü ve Sultan İbrahim'in Tahta Çıkması (1640).
9 Şubat Avusturya'nın Osmanlı Devleti'ne Savaş İlan Etmesi (1788).
10 Şubat Sultan 2. Abdülhamit'in Ölümü (1918).
13 Şubat Kıbrıs Türk Federe Devleti'nin Kuruluşu (1975).
14 Şubat Telefonun İcadı (1876).Yeni Balkan Paktı Ankara'da İmzalandı (1953).
16 Şubat Terör Örgütü PKK'nın Elebaşı Abdullah Öcalan, Kenya'nın Başkenti Nairobi'de Yakalanarak Türkiye'ye Getirildi (1999).
17 Şubat "Türk Medeni Kanunu"nun Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Kabulü (1926).
18 Şubat Fatih Sultan Mehmet'in Tahta Çıkması (1451). Türkiye'nin NATO'ya Girişi (1952). Petrol Ofisi'nin Kuruluşu (1940). Yunanistan'ın NATO'ya Girişi (1952).
19 Şubat Kıbrıs'ın Bağımsızlığına İlişkin Türk - Yunan Konferansı (1959). 20 Şubat Boğaziçi Köprüsü'nün Temel Atma Töreni (1970).
22 Şubat Harp Okulu Komutanı Albay Talat Aydemir ve Arkadaşları Hükümet Darbesine Kalkıştılar. (1962).
24 Şubat Napolyon Bonapart'ın Gazze'yi İşgali ve Akka'yı Kuşatması (1798). Şehzade Cem'in Ölümü (1495). Türkiye-Irak arasında "Bağdat Paktı"nın İmzalanması (CENTO), daha Sonra İngiltere, İran ve Pakistan Üye Olarak, ABD'de Gözlemci Olarak Katıldı (1955).
25 Şubat Rusların Osmanlılara Karşı Savaş İlan Etmesi (1711).
26 Şubat II. Osman'ın Saltanat Tahtına Çıkması (1618).
28 Şubat Islahat Fermanı'nın İlan Edilmesi (1856).Körfez'de Ateşkes İlanı (1991). Darbe heveslilerinin, seçilmiş hükümete müdahale etmeye kalkışması (1997)
Mazlum ve zalim
Osmanlı tarihinin acı olaylarından birinin kahramanı Sultan İkinci Osman'ın tahta çıkışının yıldönümü vesilesiyle hazırladığımız bu ayki sayfamızda, iktidar hırsıyla hareket eden bazı zevatı anlatmaya çalıştık. Tarihin çok acı sahnelerinin yaşandığı o günlerden akıllarda kalen iki isim var. Biri genç yaşta tahta çıkarılan Sultan İkinci Osman, diğeri Mahpeyker Kösem Sultan'dır.
Bugün Genç Osman, rahmetle anılırken, Mahpeyker Kösem Sultan ise lanetle anılmaktadır. Her iki isim de bırakın devlet yönetimini, gündelik yaşamımızda bile mazlum ve zalimin sonu ile ilgili örnekler sunmaktadır.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Kaynak: Ayhan Kaya / Türkiye
Etiketler:



