Kendisi hakkında "Bana hocaların hocası diyorlar" diyen sayın Nevzat Yalçıntaş bir TV kanalında başbakanıErdoğan'a karşı çıkarak SüleymanDemirel'i savunmuş.
"Demirel'in yaşını, başını dile getirmek ayıptır" demiş.
El-hak doğru demiş.
Bu ülke insanlarının ve özellikle başbakan Erdoğan'ın Demirel'in yaşından önce konuşması, hesabını sorması gereken çok icraatı vardır.
Mesela şöyle bir soru sorulabilir: İcraatın başında otururken, devlet durup dururken cinayet işlemez, demiştiniz. Peki şimdi durup dururken arkadaşlarınızın mahkeme önüne çıkarıldığını mı sanıyorsunuz? Cinayetler için sebep bulduğunu iddia ettiğiniz devlet, nasıl bir devletti, gibi..
Demirel'e sorulacak çok soru, çok hesap var. Lakin biz şimdi içinde Nevzat Yalçıntaş geçen Demirel'li yıllardan biraz anlatalım.
Demirel, AP'nin başında şapgasını almış, gitmiş gelmiş. Fakat seçmenleri gelişattan(!) memnun değil. Başta Tercüman gazetesi, alternatif arayışlar seslendirilmeye başlanıyor.
Demirel'in yerini kim alabilir?
Ortaya salınan isimlerden biri de Nevzat Yalçıntaş ismidir. Zekidir, çalışkandır, hukuk bilir, ekonomiden anlar; başarırsa ancak o başarır. Yani malum cilalama hareketleri..
Derken TRTGenel Müdürlüğü'ne atayıverir sayın Yalçıntaş'ı, Demirel.
Yerime uygun gördüğünüz kişiyi burada görün. Bakalım başarabilecek mi? Demirel'in, sayın Yalçıntaş'ın başarılı olmamasını istemesi normal değil mi?
Nitekim öyle de olur. TRT GenelMüdürlüğü yolculuğu ancak birkaç ay sürer sayın Yalçıntaş'ın.
Belki bunlar konuşulmalı idi. Demirel'in yaşı değil.
Sayın Yalçıntaş Hoca'nın da anlatmak istediği bu olmasın?
HAVALANMA TELLİ TURNAM
Kılıçdaroğlu, R.Tayyip Erdoğan'a gönderme yapıyor:
"Bakanların dürüst olduğumuzu sen söyle diye bana yalvarıyorlar."
Yapma Kılıçdaroğlu, atma!
Sen "dürüstler" dersen, bu ülkenin insanları sana inanacaklar mı?
Sadece CHP Genel Başkanı olduğunu unutma!
Hatırlatalım, dedik!
TARAKTA BEZ
KılıçdaroĞlu bey övünüyor: "AKP'nin bakanları bana geliyorlar."
Niçin geliyorlarmış AKP'li bakanlar? Başka gidecek yerleri yok mu imiş?
Yolsuzlukla bir ilgilerinin olup olmadığını öğrenmek için..
Peki, neden Kılıçdaroğlu?
İşin uzmanı o! Yolsuzluktan en iyi yolsuzlukla içli dışlı olanlar anlar, hesabı..
TEHDİT Mİ?
Kılıçdaroğlu, hükümet yandaşı gazetecileri Yüce Divana gönderecekmiş!
Ne zaman?
İktidara geldiğinde..
Yani bugünün hükümet yandaşlarına, Kılıçdaroğlu hükümeti yandaşı olma hakkı tanımıyor..
Ne demektir bu?
Herkesin yandaşı kendine. Benimki dünden hazır..
AZAR AZAR GİDİYORLAR
AKP hükümetinin Sağlık Bakanı kendisiyle konuşmak isteyen bu ülkenin bir görme engelli çocuğunu azarlamış.
Sayın Akdağ'ın bu alışkanlığı ancak yeni görüldü.
Halbuki yıllardır eczacıları, doktorları, sağlık presonelini azarlayıp duruyordu.
II
Azarlayan Sağlık Bakanı geleneği oluştu son yıllarda bu ülkede.
Hatırlayın, MHP'nin "erkek" iddialı iktidar yıllarında, Sağlık Bakanları Osman Durmuş bey naklen yayın doktor/başhekim azarlaması yaparak erkeklik gösterisinde bulunuyordu.
Sonra ne oldu, gördük, yaşadık..
Demekki AKP'nin Sağlık Bakanı Akdağ bey, MHP'li selefinin gömleğini giymiş.
Tam uymuş, tam uymuş!
MEYVE VERMEYEN ÇİÇEK
Günümüzün ünlü AKP'li çiçeklerden Cemil Çiçek bey bir TV kanalında barajı savunuyor.
Barajı yüzde beş yapsak, yüzde dört alan şikayetçi olmayacak mı?
Mantık, çiçek açmış.
Hiç baraj olmasa, olmaz mı, diye soramıyor, uygun soru sormakla görevlendirilen televizyoncu. Şikayetleri azaltmak gibi bir göreviniz yok mu, diye de soramıyor. Ve hatta, siz bu barajı koyan T.Özal'ın adamlarından idiniz. Sahi, şimdi nerede Özal ve partisi? Sorularını da soramıyor.
Varsın sorulmasın bu sorular AKP'nin çiçeklerine.
Cevabı, seçimlerde baraj bentlerini yıkan bu ülkenin insanları verecek.
KILICIMI ÇALDIM TAŞA
Bir seçmen soruyor, merak etmiş.
"MHP geçtiğimiz seçimde Bozkut'lu nutuklar atmamıştı. Bugün neden iki laflarından birinde bozkurt var?"
CHP'nin yüzünden..
Onlar Kılıçdaroğlu'nu başkan yapıp, sokaklarda kılıç şapırtılı kasap havası, pardon kesip/biçme havası çalıyorlar ya..
Eee!
E si, kılıç/kalkan sesi bozkurtları uyandırdı.
11 Mayıs 1960 tarihli bir mizah dergisinden aldık bu esprili notu.
İhtilal gerekçelerini görün ve borçlar konusunda bir kıyaslama yapın istedik.
YAVRUM MESUT VE THE ŞAPGALI BABA
Yeni gömlekli kimin gömleklisi
-Alo, The şapgalı baba, ne yapıyorsun? Oturuyormusun yoksa?
- Hayır, oturamıyorum yavrum Mesut. Binealeyh benim bu halde oturmam fevkalade hatadır, ayıptır, günahtır.
-Altından su mu çıktı the şapgalı baba?Ayakta mı ölmek istiyorsun yahu?
-Sana öleceğimi kim söyledi yavrum Mesut? Binaenaleyh biz kimin ne zaman öleceğini biliriz, unuttun mu?Göreceğimiz fevkalade ihtilaller var daha.
-Ben tankları göremiyorum the şapgalı baba? İhtilalleri ayakta mı karşılayacaksın yahu?
-Parlaklığın biraz da zekana yansısaydı yavrum Mesut. Binaenaleyh benim oturmamam memleket içindir, devlet içindir, derin devlet içindir.
-Yani ne yapıyorsun the şapgalı baba. Ne işe yarıyorsun yahu?
-Karıştırıyorum yavrum Mesut karıştırıyorum. Binaenaleyh seni de bir yerlere karıştırayım. Fevkalade gözcü olursun, tankları gözlersin.
-Ekibi mi topluyorsun the şapgalı baba. Beni karıştırma yahu.
-Ekip tamam yavrum Mesut. Benim Kemalim, benim Mehmet'im, benim İlhan'ım, benim Deniz'im.. Binaenaleyh bir sen eksik kaldın yavrum Mesut.
-Korkuyorum the şapgalı baba. Ben oraya gelirsem kimin gömleğini giyeceğim yahu.
-Biraz önce senin zekan hakkında yanlış cümle kurduğum için özür dilerim yavrum Mesut? Binanaleyh aferin sana. Tedbirli olmak fevkalade elzemdir, lazımdır, lüzumludur.
-Yani ben çelik yelek mi giyeceğim the şapgalı baba yahu?
-Hayır yavrum Mesut. Sen kendi gömleğini giyeceksin. Binaenaleyh çamura çok oturduğundan fevkalade çamurlu ama, olsun. Koskotas dosyalarından gömlek biçmeye vaktimiz yok yavrum Mesut.
-Senİsmet Paşa'nın gömleğini giyiyorsun the şapgalı baba. Haksızlık ama bu. Ben de bir paşa gömleği istiyorum yahu.
-Elimde fazla paşa gömleği yok yavrum Mesut. Binaenaleyh bir Cemal Paşa gömleği var. Kılıçdaroğlu'na fevkalade yakışacak.
-Çamurlu gömlekle herkes beni tanır the şapgalı baba. Yeni ünlü olmak istiyorum yahu.
-Araya karışırsan, dikkat çekmezsin yavrum Mesut? Binaenaleyh kılıç taşıyacak fevkalade yiğitler lazım.
-Sehpayı kim taşıyacak, urganı kim taşıyacak the şapgalı baba? Sonra nerede oturup, paylaşacağız?
-Aklın fikrin oturmakta. Binaenaleyh gel aramıza karış yavrum Mesut. Yandaşlarara karşı paydaş olmak fekalade iyidir. Paydaş olalım, paylaşalım. Binaenaleyh haydi gel yavrum Mesut.
Oyunu Saadet'e ver,
Ülkemin saadetine onay ver.
Kirli oyunlar dönüyor.
Sen, oy'unu kirlendirme.
Saadet Partisi'ne ver.
Temiz ülke, temiz siyaset
Sana yakışan budur!
Bu ülkenin Hoca'sı Erbakan'ı sevenler,
Hatırını saydım da
Üstüne yar tutmadım,
diyorlar.
Anketlerden varsın onlar birinci çıksın.
Sen sandıktan Saadet'i birinci çıkar.
AB'nin, ABD'nin, İsrail'in değil
Bu ülkenin çıkarı için.
Necati Tuncer
e-mail: info@necatituncer.com


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



