milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

27 MAY 2012 PAZ
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • PASAPORT İÇİN 1 AY ÖNCEDEN BAŞVURULMALI
  • ELMA ALZHEİMER VE PARKİNSON HASTALIĞININ İLERLEMESİNİ ENGELLİYOR
  • "ATIK" DEYİP GEÇMEYİN
  • BEDENSEL ENGELLİLER İÇİN PANTOLON ÜRETTİLER
  • GÖZ AMELİYATLARINDA UYUMAYA SON
  • İSTANBUL'DA NATO BORU HATTINDAN HIRSIZLIK

Götürmek kolay değil

31 TEMMUZ 2011
PAZ 03:10

[-] Normal [+]
  • Değmesin Yağlı Boya
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

İlk ihtilal yılında yayımlanan bu karikatür, bugüne nasıl gelidğimizi anlatan güzel vesikalardan biridir. İlk ihtilalle yurt demokrasiye götürülmüştür. Meclis götürülmüştür.

  • Götürmek kolay değil -

Bir başbakan ve iki bakanı götürülmüştür.

Götürülmüş efendim, götürülmüştür.

Babıâli'den geçirilerek götürülmüştür.

Babıali sakinleri, yani zamane lisanıyla söylersek bilumum medya mensupları yazarlar, çizerler, maaş alanlar, para ödeyenler, program yapanlar, köşe tutanlar çok memnundur bu gidişattan.

Demokrasi bayraklı ihtilal arabasının içi ihtilalcili olarak Babıali'den yani üzerlerinden geçmesinden o kadar mutlu olmuşlarki, o gün bu resmi yaptırıp  hem sevinmişler, hem kayıt altına almışlar.

Bu yurt demokrasiye kolay götürülmedi.

Babıali'den geçirilerek götürüldü.

Sincan'dan geçirilerek götürüldü.

İNSAN MI, HABER Mİ?

Sanki bir el bu ülkede cinayet haberleri çok olsun istiyor.

Nerden mi çıktı şimdi bu?

Cinayetleri yazan gazetelerin haberlerinden. Şu başlığa bir bakın: "Boşandığı eşini sokak ortasında öldürdü!"

Burada vurgu nereye yapılıyor? Cinayete mi, ölen eşe mi? Yoksa mekana mı?

Cinayet, sokak ortasında olmazsa cinayet olmayacak mı? Sokak ortasında olması mı ayıplama sebebi?

Sokak ortasında olmasaydı, bu haber yazılmayacaktı, öyle mi? Boşanmış olmak, gerekçe gibi gösterilecek..

İTİRAFA DİKKAT

Ekonomik kriz tartışmaları sürerken, teğet bile geçmeyeceğini iddia eden başbakanımızdan sonra Merkez Bankası Başkanımız da benzer bir iddiayı seslendirmiş.

"Krizin geleceği varsa, göreceği de var!"

Bu efelenme durumundan gelmeye niyet eden kriz etkilenip vaz geçer mi, biz bilemeyiz. Bizim muhatabamız, Merkez Bankası Başkanımızın muhatap aldığı kriz değil. Kim mi? Bizim muhatabımız gerek başbakanın, gerekse Merkez Bankası başkanının söylediklerini duyup, sevincinden oturup kalanlara.

Ne mi diyoruz?

Bir hikayemiz var onlara.

Bir başka ülkenin Merkez Bankası Başkanı da aynı kahramanlığı yapmış bir zamanlar. Geleceği varsa, göreceği de var demiş.

Sonra ne mi olmuş?

Kriz gelmiş, o ülkeden geriye birkaç  parça bir şey kalmış.

Sonra bulmuşlar o Merkez Bankası başkanını? Sormuşlar: Bu hal ne haldir?

Başkan pişkin ve keramet göstermişcesine rahat.

Ben aynen bunu demiştim. Göreceğini gördü işte.

BUGÜN BÖYLE

"2004'te başkan seçildiğimde, Beyoğlu'nda sadece 800 eğlence mekanı vardı. Şimdi 3 bin. 2 bin 200'üne ruhsatı ben verdim."

Bunları demiş AKP'nin Beyoğlu Belediye Başkanı, sokaklardaki sandalyeleri toplattığında çıkan tartışmalar üzerine.

Verdiği ruhsatlar övüncü olabilir.

Biz babasını biliriz o sayın belediye başkanının.

28 Şubat öncesi günlerde Diyanet İşleri Başkanlığı'nın müftülere ve resmen devletten maaşlı/görevli hocaefendilere birer tas çorba vermesini uygun bulmamış ve fetva/ruhsat vermemişti. TV kanallarını dolaşarak, ilan etmişti bu görüşünü.

Zaman böyle geçiyor işte!

ÖT KUŞ ÖT

CHP'nin lideri Kılıçdaroğlu milletvekillerinin seçmenleri ile tek tek görüşerek,yaptıkları eylemlerin (yemin etmeme, Silivri ziyareti vesaire..) haklılığını anlatmalarını istemiş.

Halbuki eskiden medya kuşları yapardı bu işi.

Lakin şimdi o kuşları başkaları besliyor.

Sizin de bildiğiniz ve resimden gördüğünüz gibi.

HAKEMLER VE DÜDÜKLERİ

Futbolumuzda şike soruşturması sürüyor. Birinci dalga, ikinci dalga derken, kaçıncı dalganın anaforunda kıvrandığımızı unuttuk.

Ressamımız bizzat ve şahsen izlediği bir maçta gördüklerini resmetmiş. Sahada bir yıldız futbolcu ve onunla uğraşan üç hakem vardı. O futbolcunun gol atmaması için neler yaptıklarını bir ben gördüm, diye anlatmıştı

Biz ressamımıza inanıyoruz ve soruyoruz: O hakemler nerde? Hani onların dalgası?

SİLİVRİ KARPUZU BUNLAR

Bu ülkede CHP için hep şüpheleri olmuştur insanlarımızın. Baraj altında kaldıkları seçim hariç, her seçimde yüzde yirmi civarında oy alan CHP daha çok takip edilir bu ülkenin insanlarınca.

Acaba ne yapacaklar?

Seçim öncesinde kim tahmin edebilirdi yemincilik oynayacaklarını mesela. Ama oynadılar ve bir kere daha şaşırttılar/yanılttılar kendilerine oy verenleri de, vermeyenleri de.

Baskıcılıktan, özgürlüklerin kısıtlanmasından seçim öncesinde şikayet eden CHP'nin, listesine ikna odacıları ve onların adamlarını koymasını bu ülkenin yüzde yirmisi önemsemez ve yine de yüzde seksenin beklediği olgunluğu bekler seçim sonrasında.

Meclis'te "olgun" bir CHP görmek ister bu ülkenin insanları.

İşte size ispatı. Hem de 50 yıl öncesinden. Kabak yok, diyor pazarcı.

Günümüzün pazarcısı yani CHP medyacıları da şimdi bu kadar iddialı olabilirler mi?

Kabak yok, hepsi olgun diyebilirler mi?

YAVRUM MESUT VE THE ŞAPGALI BABA

Bugünleri mi görecekti

- Alo! The Şapgalı baba, nerdesin yahu? Gördüm, gördüm!

- Dur bağırma avaz avaz. Binaenaleyh neyi gördün a yaramaz! İlk okulda okuduğum bir şiirden fevkalade esinlemiş oldum. Fırat'ın debisini de bilirim.

- Hafıza sorunu yok görüntüsünü bana anlatma the şapgalı Baba. Sana gördüm diyorum yahu.

- Neyi gördün? Tankları gördün, binaenaleyh başbakan oldun. Şimdi ne gördün, büyüyünce ne göreceksin? Ben fevkalade şeyler gördüm.

- Ben de gördüm the şapgalı Baba. İstifa ettiklerini gördüm yahu.

- Kim etmiş neden etmiş? Binaenaleyh şapgasını alıp mı gitmiş? Beni taklit etmek, benim fevkalade akıllı olduğumun ispatıdır, sağlamasıdır, şahadetnamesidir.

- Kimse seni taklit etmiyor the şapgalı Baba. Neler oluyor, sen de öğren yahu.

- Önce ne olmuşsa, şimdi de o olacak yavrum Mesut. Binaenaleyh şapgasını alıp giden, şapgasını alıp gelecek.

- İstifa ettiler diyorum sana the şapgalı Baba. Sen o gidip gelme hikayelerini külahıma anlat yahu.

- Ne külahı yavrum Mesut. Binaenaleyh içinden tavşan çıkan külah mı geçirdin başına? Sana fevkalade yakışmıştır.

- Başına çuval geçirilen babanın yavrusunun başındaki külahı çok görme the şapgalı Baba. Kalk bir bak, neler olduğunu gör yahu.

- 9. Senfoni çalarken çağdaş Türkiye'yi gördüm. Binaaenaleyh Bin Ali'yi grödüm, Hüsnü'yü mübarek bildim. Seni fevkalade şaşırmış gördüm Yavrum Mesut.  Artık vazgeç şu omuzbaşı işareti yapıp durmaktan. Binaenaleyh sana Kemal'i işaret ediyorum. Git biraz da o babalık yapsın sana.

- Sen gitmişsin the şapgalı Baba. Şapgan elinde, ardına bakma yahu.

KORUYUCU DEDİĞİN

Bu ülkenin ünlü gazetecilerinden birinin çalıştığı gazeteden istifa ettiğini bizzat ve şahsen kendisinin açıkladığı gün, ülke komutanların istifaları ile çalkalanmış.

En büyük AKP, başka büyük yok türü yazılarıyla ünlenen bu ülkenin yeni yetme, gömleksizde bitme yazarlarından biri ağabeyini yanlış günde istifa ettin, diye uyaracağına; bakın, ne demiş de dövmüş dizlerini.

Benim ağabeyimin istifasını gölgede bırakmak için olmuş, olmasın bütün bunlar.

İTİRAZ YOK

76 kişiyi öldüren Norveçli Breivik'in haberlerini verirken, bizim ülkemize de geldiği söylendi/yazıldı bir ara.

Olamaz!

Bu ülkeye bühtandır bu.

Bizim ülkemize böyle bir fikirle gelseydi, kafasının içindeki o fikirden utanmış olarak dönerdi.

e-mail:  info@necatituncer.com

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Değmesin Yağlı Boya bölümü’nde 31.07.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: demirel, mesut yılmaz, akp, siyaset, kemal kılıçdaroğlu, norveç, breivik,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.
shape
  • Değmesin Yağlı Boya

    1. 27 Mayıs: Bir CHP imalatıdır
    2. Bush montlu Özal günlerinden
    3. Nisan Mayıs ayları
    4. Sen neden oradasın?
    5. Bir cami elli lira
    6. Adı malzemedir
    7. Bir sıçrarsın Çevik
    8. Hesaplaşma başlasın
    9. Sakal, cübbe, sarık=Sanık
    10. 28 Şubat: 32 kısım tekmili birden
  • Diğer

    1. "Hule katliamı" Arap Birliği acil toplanacak
    2. Afgan yetkililer: "NATO hava saldırısında 8 sivil öldü"
    3. Kronik ağrılara manuel terapi ile birkaç dakikada son
    4. DGS'ye başvurular yarın başlıyor
    5. İstanbul dünya kongre şehirleri sıralamasında ilk10'da yerini korudu
    6. 'Cep Jam' öğrencilerin derse ilgisini arttırıyor
    7. Fetih namazı
    8. Fethimiz mübarek olsun!
    9. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    10. Milli Görüş barışın dilidir
  • Çok Okunanlar

    1. Iskarta tanka 500 milyon avro
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Bu kadarını Deli Dumrul bile yapmadı
    5. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    6. Nefes yolları rahatsızlıklarına, Sinirli Ot
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Regaip Geceniz mübarek olsun
    10. Fetih namazı
  • Çok Yorumlanan

    1. Nefes yolları rahatsızlıklarına, Sinirli Ot
    2. Böbrek taşına karşı ,kuşkonmaz
    3. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    4. Üstad Necip Fazıl anılıyor
    5. Zamma toplu savunma!
    6. Vefatının 30. yılında Hamid Aytaç
    7. Fırçasıyla gönül köprüleri inşa ediyor
    8. Cepheden Haber Var oyunu izleyenleri duygulandırdı
    9. Mourinho, İstanbul'a geliyor
    10. Fenerbahçe'den 5 ayda 27 şampiyonluk
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek