milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

27 MAY 2012 PAZ
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • İSTANBUL'DA NATO BORU HATTINDAN HIRSIZLIK
  • AFRİKA'DA AKIL HASTALARININ ÇARESİZLİĞİ
  • FİRMALARIN 'HELAL GIDA SERTİFİKASI'NA TELEBİ ARTIYOR
  • 1. SINIFTA ÇOCUKLARIN 2 AYDA OKUMA YAZMAYA GEÇMESİ MAHARET DEĞİL
  • CEP TELEFONU İLE BEYİN TÜMÖRÜ ARASINDAKİ İLİŞKİ
  • STK'LAR: DİYARBAKIR'IN TANITIMI KARPUZLA DEĞİL SAHABELERLE YAPILMALI

Gitmesini bileceksin

06 ŞUBAT 2011
PAZ 00:15

[-] Normal [+]
  • Değmesin Yağlı Boya
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Git denmeden gitmesini bileceksin. Binaenaleyh ben öyle yaptım. Üstelik gittiğimi meydanlarda ilan ettim. Ne dedim? Şapgamı alıp gittim, dedim. Fevkalade malzeme verdim onlara. Şapgasını alıp gitti, dediler.

  • Gitmesini bileceksin -

Binaenaleyh onu ben dedim. Polis kayıtlarındaki itirafımdır bu benim. Düşünmediler ki gittiğine göre gelecek. Güldürmeyin beni, diye gazetelere manşetlik demeçler verdiler. Binaenaleyh ne oldu? Fevkalade yanıldılar. Şapgamla birlikte yine ben geldim.

Hâlâ tartışıyorlar: Şapgasını alıp gitmeseydi, muhtıraya karşı direnseydi... Sonra ne olacaktı? Bana yazık olacaktı. Neden olacaktı? Adam kafasına koymuş bir kere, muhtırayla götüremezse beni, tankla götürecekti, süngü ile götürecekti, uçağa bindirip götürecekti. Ben gittim, kurtuldum. Binaenaleyh olan millete oldu? Olabilir. Millet kurtarılırken, fevkalede telefatın olması mukadderdir. Binaenaleyh ben kurtarıcı olmadığım için beni mesul tutamaz sınız.

Kurtarıcı da olduk, binaenaleyh fakat sonra. Her zaman düz gelmek olmaz. Bazen fevkalade farklı olacaksın ki, gelmen gerektiğine inansın herkes. Sormazlar mı adama: Kurtarmaya gelmiyorsan, niye geleceksin? Binaenaleyh haddinden fazla zaten yiyicisi var bu işlerin.

Bir şapgalı geldik, bir kurtarıcı olarak geldik. Buraya kadar iki gidiş, iki geliş demek hatadır, ayıptır, günahtır. Evveli var evveli.

Menderes gelmiş, on sene gitmemiş. Binaenaleyh ne yaptılar? Bir geceyarısı bastılar, Yassıada'da astılar! Sonra toplananlar, "Su Müdürü" sen de gel dediler. Gittim. İsmet Paşa'nın partisine baka baka gittim. Ben ışmarı ordan bekliyordum. Binaenaleyh hayranlığım, meyilim, mailim oraya idi. Görmediler demek fevkalade yakışıksız olur. Eşraf çocuğu değilsin, ağa çocuğu değilsin, istiklal mahkemesi hakimleriyle bir akrabalığın yok... Binaenaleyh iç tüzüklerine, geleneklerine aykırısın yani. Sebebi iyi bilmek lazım.

Evvelini anlatıyordum. Binaenaleyh gel dediler, gittim. Toplandık konuşuyoruz. Dışarıdan fevkalade gürültüler geliyor: Bağırıp, çağırıyorlar! İsmet Paşa'dan başkasına yönettirmeyiz. Binaenaleyh benim içimdeki de o. Kalktım gittim. Gidersen git, demediler. Fevkalade yalvar yakar oldular. Bu iş sensiz olmaz, dediler. Halbuki memlekette adam yok demek, bu memlekete bühtandır, günahtır.

Benim kıymetimi gitmem artıyor. Binaenaleyh ilk gittiğimde anladım bunu. Sonraları da fevkalade kullandım. Misal vereyim. Zincirbozan'a gönülsüz gittiğimi mi sanıyorsun? Fevkalade yanılıyorsun. Anarşi bir sath-ı maildir, yamaçtır, eğik düzlemdir. Akan kanın nerede duracağını bilemezsin. Paçalarımız fevkalade ıslanmaya başlamıştı. Binaenaleyh niye emekli etmedim de görevini sürekli uzattım konseyin başının. Fevkalade bir şey yapsın diye. Nitekim 12 Eylül'de yaptı. Biz de tatile çıktık Zincirbozan'a. Sonra geldim. Ne diye gelmiştim? Binaenaleyh kurtarıcı olarak gelmiştim. Kimden kurtaracaktım? Tayinini bizzat ve şahsen kendi yaptığım general heyetinden. Başka? Planlamada gün olur lazım olur diye tuttuğum memurumdan.

Kurtarıcı olarak geldim. Binaenaleyh başka ne özelliğim vardı? Mazlum olmuştum, mağdur edilmiştim. Tapulu arazisine sahip çıkmaya çalışan bir kahraman. Fevkalade yediler.

Zincirbozan'a gitmeyi boşuna mı planladık? Binaenaleyh ben 11 Eylül'de emrimdeki o adamlara anarşi neden bitmiyor, diye sormadım? Lakin ne zaman sordum? Geldiğimde sordum. Binaenaleyh bigünah-mış havasında sordum: 11 Eylül'de bitmeyen anarşi, ne oldu da 13 Eylül'de bitti?

Geldik, oturduk. Binaenaleyh kimse halinden memnun değil. Beşyüz gün dolmuş, ikinci beşyüz günden gün almaya başlamışız. Beşyüze giren bir üniversitemiz yok. Binaenaleyh ikinci beşyüz de şüpheli. İkna odalarıyla donatmışız, kamusal alan parçalarına ayırmışız ülkeyi, lakin işler fevkalade kesat. Yani benim gitme vaktim geldi. Binaenaleyh gidersem, ne olarak geleceğim? Fevkalade zor bir mesele.

Bu ülkenin hangi sokağında topal karınca var, bilirim. Binaenaleyh başka ne bilirim? Kimin ne zaman öleceğini. Lakin bunu herkese söylemem.

Sonrasını siz de biliyorsunuz. Çankaya boşaldı. Gittim ama Çankaya'ya gittim. Binaenaleyh ardıma bakmam dedim, ardımı fevkalade yıktım, çökerttim. Bir daha gelecek değildim ki. Çankaya'ya giderken ne dedim? İsmet Paşa hayranıyım, dedim. Binaenaleyh tedbir almak lazım. Oradayken Bin Ali olsaydım, daha mı iyi idi. Fevkalade tedbir almak lazım.

Bin Ali neden öyle gitti? Mübarek neden öyle gidiyor? Binaenaleyh ben niye onlar gibi gitmedim? Onlardan az mı yaptım? Değil! Ben arasıra gitmesini bildim. Binaenaleyh gidersen, gelmek fevkalade kolay oluyor.

Yavrum Mesut ve The Şapgalı Baba

Maşallah diyene bak!

- Alo the şapgalı baba nasılsın? Mısır'ın Mübarek'ine de maşaallah demiş mi idin yahu?

- O ne biçim soru yavrum Mesut? Binaenaleyh ben kimsenin mübarekine, kutsalına, azizine, psikoposuna, Obama'sına maşallah demem. Fevkalade laik bir ülkenin Güniz sokağında oturuyorum.

- Bin Ali'ye maşaallah demişsin ama... Hani onun ayağına gittiğinizde yahu.

- Gitmişsek gitmişizdir. Binaenaleyh ben bir uçağa bindim mi yirmi ülkenin başbakanına gidebilirim yavrum Mesut.

- Yirmi deme the Şapgalı Baba. Bin Ali ile Mübarek'i sayma. Geriye onsekiz kaldı yahu. Onlara da maşallah demediysen tabi.

- Sen ne demek istiyorsun yavrum Mesut? Binaenaleyh protestocular Güniz sokağa mı geliyor?

- Telaşlanma yahu.Sıranı bekleyeceksin the Şapgalı Baba. Bin Ali diyormuşki...

- Bin Ali neredeymiş, nerde diyormuş, ne diyormuş, kime diyormuş? Binaenaleyh ben ona ne demişim?

- Geldi, bana maşallah dedi, demiş senin için yahu.

- Demişsem demişimdir. Binaenaleyh yasaklarını görünce demişimdir. Fevkalade yasaklı bir ülkesi vardı. Binaenaleyh biz öyle yapamadık.

- Tamam işte the Şapgalı Baba. Şimdi diyormuş ki Bin Ali: Nerden bilebilirdim onun maşallah dediğinin fazla yaşamadığını, kaçmaya mecbur kalacağını..

- Sen ne diyorsun yavrum Mesut? Yedi, içti, kaçtı binaenaleyh suçlu biz olduk öyle mi? Karşıma bir çıksın, fevkalade sorarım ona: Bin midir, beş yüz müdür?

- Mısır'dakiler merak ediyorlar the Şapgalı Baba. Haydi söyle yahu. Mübarek'lerine de maşallah demiş mi idin?

DP'lileri astırmaya yeminli CHP medyasına mensup bir dergide yayınlanan bu karikatürlerin tarihleri sırasıyla 17 Aralık 1959-7 Ocak 1960-17 Mart 1960.

Bu karikatürlerden ne anlaşılıyor?

1960 yılı bütçesi ve bütçe  mimarının başarılı olduğu, değil mi?

Peki sonra ne oldu?

27 Mayıs 1960 ihtilali..

Rekor kıran ve sihirbaz denilen Maliye Bakanı Hasan Polatkan'ın sıfatı ihtilalcilerin astığı bakan oldu.

CHP ile yakınlık kurmayı arttıran MHP'ne dikkat çekmek için yayınlamadık bu eski karikatürleri. 27 Mayıs'a CHP ile birlikte MHP'nin banisi ve Kırşehir'in ünlü milletvekilinin, (Oğlu şimdi MHP sıralarında oturuyor) emek verdiğini hatırlatmak için yani yakınlaşmanın çok eskilere dayandığını da söylemek istemiyoruz.

Gard nasıl alınacak? Polatkan nasıl gard alacaktı? Bir bilenler/çok bilenler deyiversinler hele.

"Gard"Asını aldığıma bak

"Cumhuriyet tarihinde hep suçu Batı'ya attılar.Siyonistler şöyle yaptı, böyle yaptı diye. Sen ne yaptın? Gardını alsana. Sen adam değil misin? Senin gardın düşmüş, o geldi vurdu, bu geldi vurdu."

Başbakan beyimiz böyle buyurmuşlar.

İki sorum olacak zat-ı devletlerine, cevabını istediğim iki soru.

Bir: Diyelim ki siyonistler "Ali Kalkancı, Müslüm Gündüz, Fadime Şahin" deyip vuruyorken, siz nerede idiniz? Oturduğunuz saray, Saraçhanebaşı'nda idi. Uçan hoca reklamı ile ünlendirilen Kalkancı'ya ikiyüz metre ötede idiniz. Neden bir gard alma ihtiyacı hissetmediniz? Çok mu zordu oyunu o günlerde bozmak? Yoksa tezgahın size çalıştığına mı inandırılmıştınız? Not: Biz öyle biliyoruz.

İki: O ünlü akşam yemeğinde ünlü yol arkadaşınız neden bir gard alma ihtiyacı hissetmedi de başını önüne eğiverdi? Kaddafi çadırında da aynı tavrı takınması tesadüf değildi elbette.

Yani o gelip vururken, bu gelip vururken sizler nerede idiniz? Kimi/kimleri alkışlıyordunuz gizli gizli...

Hz. Ali efendimize sormuşlar: Neden senin devrinde oldu bunlar.

Cevabı hâlâ ve hep içimizi yakar efendimizin.

- Hz. Ebubekir'in yanında Hz. Ömer vardı, Hz. Osman vardı, ben vardım. Hz. Ömer'in yanında Hz. Osman vardı, ben vardım. Hz. Osman'ın yanında ben vardım. Benim yanımda da sizler varsınız.

Sayıyorlar: Darbe yerler, Hakları kısıtlanır, kazanımlarını kaybederler, 28 Şubat (ya da 27 Mayıs) olur, siyonistler yaptı/yaptırdı derler.

Soruyorlar: Sen ne yaptın? Gardını alsana. Sen adam değil misin?

Bu ülkede ihtilallerin ertesi günü "asılacaklar listesi" yayınlayan (geçen hafta belgesini koyduk bu sayfaya) medya varken, uydurulmuş bir başbakan olmasına rağmen soluğu medya patronunun yanında, gözü medya patronunun elinde olan Mesut Yılmaz türü politikacılar varken, gardını alsana demenin ne mânâya geldiğini de açıklamamılar  o sorgucular.

Kan görme zevklerine, siyonistlere karşı duran bu ülke insanları asla prim vermeyeceklerdir/alet olmayacaklardır. Bilmiyorlar mı?

Kaşıyanlar ve kaşınanlar

Seyretmediğim için duymadım. Lakin söylediler. Bir kartel TV programında anketler tartışılırken, AKP oylarının yüzde 50 gösterilmesine itiraz etmiş bu ülkenin komik (!) lerinden biri. A. Nesin kriterine göre yüzde 60 çıkmalıydı, demiş.

Yazık!

Bu ülke insanlarının yüzde 60'ına aptal diyen A.Nesin'e inanıyorsan/katılıyorsan bu ülkede nasıl yaşıyorsun? Ayrı gettolar, semtler mi kurdunuz?

Dahası sen yüzde 60 haricine nasıl attın kendini?

1980 sonrasında bu ülke solunun ürettiği ve sürekli tekrarladığı bir de kaşıma/kaşınma problemleri var; yarı aptal ülke insanı olmayı kabul ettiklerinden beri...

O nereden çıkmıştı? Anlatalım.

28 Şubat'tan sonra başbakan yapılan Mesut Yılmaz'ın ilk yaptığı iş ne idi? Kartel medyası patronuna koşmak. Hatırlayın o "ihlas" görüntülerini. Başbakan yapılmış Mesut Yılmaz'ı karşılayan kartel medyası patronu eli pijamasının içinde (Kemerli pantolon, diyor kendileri. Varsın öyle olsun.) karıştırma işi yapmıyor mu idi? Ve o görüntülerden sonra sürdürmedi mi tetikçilerden biri "göbeğinin altını kaşıyan adam" demeyi bu ülke insanlarına?

İşte o görüntünün baş kahramanı Mesut Yılmaz konuşmuş: 28 Şubat'a Erbakan karşı çıkmadı, ben dik durdum, demiş. Diyebilir. Lakin sormak gerek. Dik durdu isen kartel medyası patronu ile neyi paylaşacaktın ki soluğu onun yanında aldın. Özlemiştin gittin, diyelim. Dik duran halin öyle idiyse dik durmaya halin de ne olacaktı?

Bu noktada bir de hâlâ hayatta ve ayakta olan kartel medyası patronunun diğer tetikçilerine bir hatırlatmada bulunalım.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Değmesin Yağlı Boya bölümü’nde 06.02.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • yer Kaynak: Necati Tuncer / Türkiye
  • tags Etiketler: yeni, bütçe, değmesin, yağlıboya,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.
shape
  • Değmesin Yağlı Boya

    1. 27 Mayıs: Bir CHP imalatıdır
    2. Bush montlu Özal günlerinden
    3. Nisan Mayıs ayları
    4. Sen neden oradasın?
    5. Bir cami elli lira
    6. Adı malzemedir
    7. Bir sıçrarsın Çevik
    8. Hesaplaşma başlasın
    9. Sakal, cübbe, sarık=Sanık
    10. 28 Şubat: 32 kısım tekmili birden
  • Diğer

    1. "Hule katliamı" Arap Birliği acil toplanacak
    2. Afgan yetkililer: "NATO hava saldırısında 8 sivil öldü"
    3. Kronik ağrılara manuel terapi ile birkaç dakikada son
    4. DGS'ye başvurular yarın başlıyor
    5. İstanbul dünya kongre şehirleri sıralamasında ilk10'da yerini korudu
    6. 'Cep Jam' öğrencilerin derse ilgisini arttırıyor
    7. Fetih namazı
    8. Fethimiz mübarek olsun!
    9. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    10. Milli Görüş barışın dilidir
  • Çok Okunanlar

    1. Iskarta tanka 500 milyon avro
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Bu kadarını Deli Dumrul bile yapmadı
    5. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    6. Nefes yolları rahatsızlıklarına, Sinirli Ot
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Regaip Geceniz mübarek olsun
    10. Fetih namazı
  • Çok Yorumlanan

    1. Nefes yolları rahatsızlıklarına, Sinirli Ot
    2. Böbrek taşına karşı ,kuşkonmaz
    3. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    4. Üstad Necip Fazıl anılıyor
    5. Zamma toplu savunma!
    6. Vefatının 30. yılında Hamid Aytaç
    7. Fırçasıyla gönül köprüleri inşa ediyor
    8. Cepheden Haber Var oyunu izleyenleri duygulandırdı
    9. Mourinho, İstanbul'a geliyor
    10. Fenerbahçe'den 5 ayda 27 şampiyonluk
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek