1. Dostlarla dil şakası yapmak:
Dostlarla dil şakası yapmak ve onların ihtiyaçlarını gidermek konusunda Enes İbn Malik (ra) Peygamber (sav) Efendimizin şöyle buyurduğunu aktarmıştır: "Bir kimse, bir mü‘mine iltifatta bulunur ve onun küçük ya da büyük dünyevi bir ihtiyacını giderirse, kıyamet gününde Allah da, onun emrine bir hizmetçi vermeyi kendisine bir borç bilir." [Feyzü‘lKadir, C. 6, S. 8]
2. Kötülüğe, iyilikle karşılık vermek:
Kötülüğe kötülükle karşılık vermeyi ve onu cezalandırmayı bırakarak kötülüğe iyilikle karşılık verme konusunda Ebü‘lAhvas babasından şöyle aktarır; babası der ki: Peygamber (sav) Efendimize: "Ey Allah‘ın elçisi! Kendisine uğradığım ve bir ihtiyacımı gidermesini istediğim bir adam benim ihtiyacımı gidermez de bana uğrayıp aynı şekilde bir ihtiyacını gidermemi isterse, kendisine aynı şekilde davranabilir miyim?" diye sordum. Peygamber Efendimiz: "Hayır" cevabını verdiler.
3. Dostların kusurlarını araştırmaktan vazgeçmek:
Dostların kusurlarını araştırmaktan vazgeçme konusunda Hz. Muaviye şöyle der: Resûlullah (sav) şöyle buyurdular: "Eğer Müslümanların kusurlarını ve gizli yanlarını araştırırsan onların bozulmalarına ya da bozulmaya yüz tutmalarına neden olursun." [Ebu Davud, İbn Hibban]
4. Güvendiğin kimsenin evine davetsiz gitmek:
Güvendiniz kimsenin evine davetsiz gitmek konusunda Ebû Hüreyre (ra) şöyle der: Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer (ra) oturuyorlardı, o sırada Peygamber (sav) Efendimiz yanlarına çıkageldiler ve onlara: "Sizi burada oturtan neden nedir ?" diye sordular. Onlar da: "Ey Allah‘ın elçisi! Seni hak peygamber olarak gönderen Allah‘a yemin ederiz ki, bizi burada oturtan neden açlıktır" cevabını verdiler. Peygamber de:
"Nefsim kudret elinde olan Allah‘a yemin ederim ki, beni dışarı çıkartan da açlıktan başka bir şey değildir" buyurdular ve eklediler: "Siz falanın evine gidiniz" [Müslim]
5. İkram edilen yemeğe kusur bulmak-tan vazgeçmek
İkram edilen yemeğe kusur bulmaktan vazgeçmek konusunda Ebû Hüreyre (ra) şöyle der: Resûlullah (sav) hiç bir yemeğe kusur bulmamıştır. İştahı çekerse yer, iştahı çekmezse yemezdi. [Ebu Hureyre]
6. Ahlâkın güzelliklerini benimsemek:
AHLAK‘IN güzelliklerini benimsemek gerekir. Çünkü böyle yapmak cennetliklerin işlerin-dendir. Enes (ra)‘dan aktarıldığına göre o bir keresinde hastalanmıştı, dostlarından bazıları ziyaretine geldiler. Bunun üzerine hizmetçisi olan hanıma dedi ki: "Bir ekmek parçası da dostlarıma ver." Zira ben Resûlullah (sav)‘ın şöyle buyurduğunu işittim: "Ahlâkın güzelliklerini benimsemek cennetliklerin davranışlarındandır." [Taberani]
7. Sünnet olan bazı güzel davranışlar:
İbn Ömer (ra)‘nın Peygamber (sav) Efendimizden aktardığına göre O, şöyle buyurmuştur:
"Ahlâkın güzelliklerinden birisi, Allah için ziyaretleşmektir. Ziyaret edilene düşen de Müslüman kardeşine kolayca bulabileceği bir şeyler ikram etmektir. Yanında bir yudum su dışında bir şey olmasa da onu ikram etmelidir. Eğer kolayca bulabildiği bir şeyi Müslüman kardeşine ikram etmekten çekinirse, o gün ve gece boyunca sürekli Allah‘ın öfkesiyle karşı karşıya kalır."
8. Dostlarla kaynaşmak:
Dostlarla kay-naşmak konusunda Câbir (ra)‘nın aktardığına göre Peygamber (sav) Efendimiz şöyle buyur-muşlardır: "Mü‘min, kendisiyle kaynaşılan, çev-resine sıcak ve samimi duygularla yaklaşan kimsedir. Kaynaşmayan ve kaynaşılmayan kimsede hayır yoktur. İnsanların en hayırlısı, insanlara en faydalı olanıdır." [Sahih, Feyzü‘l-Kadir, C.3, 5.36]
9. Eli açıklık:
Eli açıklık konusunda Hz. Aişe (ra)‘dan rivayet edildiğine göre o şöyle der: Resûlullah (sav) şöyle buyurdular: "Cennet, cömertlerin yurdudur." [Sahih, Feyzü‘l-Kadir, C.3, 5.36]
10. Eski dostluğu korumak:
Bu konuda Hz. Aişe (ra)‘dan rivayet edildiğine göre o şöyle der: Resûlullah (sav) şöyle buyurdular: "Allah, eski dostluğu korumayı sever."
11. Sofra adabına uygun davranmak:
Sofra adabına uygun davranma konusunda Ebû Hüreyre (ra) şöyle der Peygamber (sav) Efendimiz buyurdular ki: "Hiç biriniz Müslüman kardeşinin lokmasına göz dikmesin."
12. Dine aykırı düşmedikçe dostları kırmamak:
Bu konuda İbn Abbas (ra) şöyle der: Resûlullah (sav) şöyle buyurdular: "İmandan sonra aklın başı; hakk‘ı terk etme sınırına girmeyen konularda halkı kırmamaktır." [Feyzü‘l-Kadir, C.4, S.3]
13. Dostlarla yardımlaşmak:
Dostlarla yardımlaşma konusunda Ebû Saîd el‘-Hudrî şöyle anlatır: Bir adam Peygamber (sav) Efendimize bir yemek yaptı, O‘nu ve arkadaşlarını yemeğe davet etti. Yemek sofraya konulunca topluluktan birisi: "Ben oruçluyum" dedi. Bunun üzerine Peygamber (sav) Efendimiz şöyle buyurdular: "Kardeşiniz sizi yemeğe davet etti ve zahmete katlandı. İstersen orucunu şimdi ye, daha sonra yerine bir gün tut." [Beyhaki]
14. Acıma konusunda ailesini bırakıp arkadaşlarına öncelik tanımak:
Bu konuda Hz. Ali‘nin (ra) anlattığına göre Peygamber (sav) Efendimizin kızı Hz. Fatıma (ra), babasından bir hizmetçi ister. Bunun üzerine Hz. Peygamber: "Soffa‘da barınanları karınları açlıktan içine göçmüş halde bırakayım da sana bir hizmetçi tahsis edeyim öyle mi ?" buyururlar. [Müsned]
Müslüman kardeşlerinin, malını kendi malları gibi kullanmalarına izin vermek:
Bu konuda Zühri‘nin ibn Müseyyeb‘den aktardığına göre Rasûlüllah (sav) Ebû Bekir (ra)‘ın malını kendi malı gibi kullanırdı.
15. Misafir Ağırlamayı Sevmek:
Misafir ağırlamaktan hoşlanma konusunda Akaba ibn Amir‘in şöyle dediği rivayet edilmiştir: Peygamber (sav) Efendimiz buyurdular ki; "Kendilerine misafir gelmeyen ve misafir ağırlamayan topluluk, kötü bir topluluktur." [Beyhaki, Taberani]
Yine aynı kanaldan gelen rivayete göre Peygamber (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurdular:
"Misafir kabul etmeyen kimsede hayır yoktur"
[Not: Bu metin, Ebu Abdurrahman Es-Sülemi‘nin ‘Gençlik Ahlakı ve Fütüvvet‘ adlı kitabından derlenmiştir]



