GDO'lu ürünlerin ithalat ve ihracatını serbest bırakacak Biyogüvenlik Yasa Tasarısı, Meclis gündeminde. Darbe, Balyoz planı, sözde Ermeni soykırımı tasarıları, Anayasa paketi gibi gündemlerin arkasında kalan GDO tasarısı; Türkiye kamuoyundan çok, uluslar arası şirketler tarafından yakından takip ediliyor. Dünyada GDO sektöründe öne çıkan ülkeler ABD, Kanada, Hindistan, Çin ve İsrail.
GDO'lu ürünlerin ithalat ve ihracatını serbest bırakacak Biyogüvenlik Yasa Tasarısı, Meclis gündeminde. Darbe, Balyoz planı, sözde Ermeni soykırımı tasarıları, Anayasa paketi gibi gündemlerin arkasında kalan GDO tasarısı; Türkiye kamuoyundan çok, uluslar arası şirketler tarafından yakından takip ediliyor. Dünyada GDO sektöründe öne çıkan ülkeler ABD, Kanada, Hindistan, Çin ve İsrail. GDO'lu üretim yapılan dört ürün ise, pamuk, soya, kanola ve mısır. O yüzden TBMM'deki bu tasarı; yurtiçinde değil yurtdışında daha fazla ilgiyle takip ediliyor.
Çoğu GDO'lu ürün serbest
Meclis Genel Kurul gündemindeki tasarı, GDO ve ürünlerinin, ithalatı, ihracatı, deneysel amaçlı serbest bırakılması, piyasaya sürülmesi ile genetiği değiştirilmiş mikroorganizmaların kapalı alanda kullanımına izin veriyor. Tasarıya karşı çıkan uzmanlar, insan sağlığını, biyolojik çeşitliliği, ekolojik yaşamı tehdit ettiği için GDO'lu ürünlerin üretimi, tüketimi, ithalat ve ihracatının durdurulmasını istiyor. Tasarı, GDO ve ürünleriyle ilgili olarak araştırma, geliştirme, işleme, piyasaya sürme, izleme, kullanma, ithalat, ihracat, nakil, taşıma, saklama, paketleme, etiketleme, depolama ve benzeri faaliyetlere dair hükümleri kapsıyor.
Hangi ülkeler?
25 ülke GDO'lu tarıma izin veriyor. Halen yetiştirilmekte olan GDO'lu ürünlerin yetiştirildiği ekim alanlarının yüzde 99'u; ABD, Arjantin, Kanada, Avustralya, Hindistan ve Çin'de yer alıyor. ABD'de işlenmiş gıdaların yüzde 75'i GDO'lu ürün içeriyor. Yapılan araştırmalarda, Amerikan vatandaşların çoğu GDO içeren ürünler hakkında resmi kuruluşlara güveniyor. Ancak İsrailli şirketler de bu alanda gelişme gösteriyor. Avrupa Birliği'nin 27 ülkesinden sadece 6'sı çok küçük bir alanda GDO tarımı yapıyor ve bu ülkelerin dışında Avrupa kıtasında bu tarımı yapan başka bir ülke de yok. Fransa 2008'de, Almanya'da 2009'da tarım ve insan sağlığına olumsuz etkileri nedeniyle GDO'lu üretimi yasakladı. Avrupa'da GDO'lu üretim hızla düşüyor.
Hangi ürünler?
GDO'lu üretim en çok dört üründe ön plana çıkıyor. Bunlar, pamuk, soya, kanola ve mısır. Bu ürünlerin doğrudan tüketilmesi bir yana bir yana, başka tüketim ürünlerinde de ana hammadde olarak kullanılıyor. GDO'lu soya; sucuk, salam, sosis gibi kırmızı etin kullanıldığı ürünlerde, etsuyu tabletlerde, fındık-fıstık ezmesi, çikolatalı ürünler, çeşitli unlu mamüller, süt tozu, hazır çorbalar ve hayvan yemlerinde kullanılıyor. GDO'lu mısırın kullanıldığı alanlarsa; nişasta bazlı tatlandırıcılar yoluyla gazoz, kola ve meyve suları, mısır yağı, bebek mamaları, hazır çorbalar ve hayvan yemleri. Tasarının yasalaşması halinde, bu tür ürünlerin Türkiye'ye girişi kolaylaşacak.
Hangi firmalar?
2008 rakamlarına göre GDO'lu ürün pazarı 33 milyar doları buluyor. GDO'lu üretim alanında öne çıkan belli başlı şirketler var. En önemlileri ise, Monsanto, DuPont, Syngenta, Dow, Archer, Daniels Midland ve Cargill. Dünyada GDO'lu tohum pazarının yüzde 90'ı bir ABD şirketi olan Monsanto'nun elinde. Yani GDO tohumlarının üretiminde dünyanın bir numaralı firması. 2008 cirosu 11.3 milyar dolar, kârı ise, 2 milyar civarında. 50 ülkede 21 bin 700 çalışanı bulunuyor. Bu şirketin halen Türkiye'de bazı büyükşehirlerde, 10'a yakın resmi temsilcisinin olduğu belirtiliyor.
5 vekile ABD daveti
Öte yandan ABD'nin geçtiğimiz yıl; Meclis'teki yasanın geçmesi için lobi çalışması yaptığı da ortaya çıkmıştı. AKP, MHP ve CHP'den 5 milletvekillini bir hafta boyunca ağırlayan ABD, Türk heyetinin Washington sonrasında St. Louis'e götürerek, burada Mısır Üreticileri Derneği ile Amerikan Soya Derneği tarafından düzenlenen toplantılara katılmalarını, çiftliklerde incelemelerde bulunmalarını sağlamıştı. En önemlisi, milletvekillerinin programında GDO üretiminde dünya devi olan Monsanto'yu ziyaret de dahil edilmişti.
ABD Tarım Bakanlığı'nın düzenlediği 'Modern Tarımsal Teknolojiler' toplantısının davetlisi olarak Amerika'ya giden heyette milletvekili olarak; CHP Mersin Milletvekili Vahap Seçer, AKP Denizli Milletvekili Mehmet Erdoğan, AKP Gaziantep Milletvekili Özlem Müftüoğlu, AKP Bursa Milletvekili Ali Koyuncu, MHP Afyonkarahisar Milletvekili Abdülkadir Akcan yer almıştı.
GİMDES: Tümüyle karşıyız
Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Denetleme ve Sertifikalama Araştırmaları Derneği (GİMDES) Başkanı Dr. Müh. Hüseyin Büyüközer, GDO'lu ürünlerin tümünü karşı olduklarını söyleyerek, "Dolayısıyla bu ürünlerin girişi veya çıkışıyla alakalı herhangi bir yasa veya ona bağlı izne de temelinden karşıyız" dedi.
Bu ürünler serbest bırakıldığı zaman Türkiye'deki ithalatçılar ve satıcıların ürünlerin etiketlerine 'Bu ürün GDO'ludur' diye yazmayacağını söyleyen Büyüközer, "Bu büyük bir problem oluşturacak. Böylece GDO'lu ürünler piyasada rahatça satılıp, tüketilecek. Onun için bu işin sıkı takibi gerekiyor. Böyle bir izin vermek yerine, GDO'lu ürünlerin girişi yasaklanmalıdır. Çünkü bu işin teferruatına takip etmek mümkün değil" diye konuştu.
Etiket yönetmeliği olmasına rağmen ürünün etiketi ile ürünün gerçek içeriğinin uyuşmadığını kaydeden Büyüközer, "Birçok örnek verebiliriz. Dolayısıyla böyle bir lava baliğin olduğu bir ülkede etikette bu bilgiler doğru şekilde yazılınca, sorun kalmayacak denmesi bir kere yanlıştır. GDO'lu ürünlerin serbest bırakılması olayını şu tedbirlerle kontrol altına alınacaktır denmesi yeterli değildir" dedi.
Şirketler dört gözle bekliyor
GDO'lu ürün üretiminde dünyada öne çıkan şirketlerden ABD'li Montanso'nun geldiğini söyleyen Büyüközer, "Birçok GDO şirketi, bu düzenlemeyi dört gözle bekliyorlar. Bugün Türkiye, İslam ülkelerine rahatlıkla girişin sağlandığı bir ülke. Çünkü İslam ülkeleri, bir ürün Türkiye'den giriş yaptı mı sempati ile bakıyorlar. Bu Müslümanların ülkesinden geliyor diye. Birçok yabancı firma, Türkiye'yi bu maksat için kullanmak istiyorlar" dedi. GDO'lu ürünlerin halk sağlığı açısından riskler taşıdığını anlatan Büyüközer, GDO'lu ürünlerin resmi literatüre giren üç önemli zararı bulunduğunu kaydederek, "Birincisi, GDO'lu ürünlerin alerjik olayları teşvik eden özellikler taşıdığı belirtiliyor. İkincisi, insanlardaki mikroba karşı antibiyotiğin özelliğini zayıflatıyor. Mikrobiyal bir hastalıkta, dozajların daha da artırılması gerekiyor. Üçüncüsü, GDO'lu tohumların ekildiği arazide; bu ürünlerin çiçek ve tozlarından diğer tarlalardaki ürünlere de zarar verdiği tespit ediliyor" diye konuştu.
Büyüközer, tasarının mutlaka yeniden alınması gerekitğini söyleyerek, "Esasında GDO'lu ürünleri bir takım serbestlikler sağlayacak, hangi türlü yasa olursa olsun bunlara karşı direnmek zorundayız. Çünkü hiçbir zaman bu yasa, yazıldığı gibi uygulamaya girmeyecek" dedi.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Kaynak: Ebubekir Gülüm / Türkiye
Etiketler:



