milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • MEDYA
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

10 ŞUB 2012 CUM
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DERİN SAVAŞ
  • BİLMECE YUMAĞI
  • 'ORTADA SUÇ FALAN YOK'
  • DAVASININ ERİYDİ
  • TEZKEREYLE Mİ DÖNECEK?
  • FİDAN'I KİM HARCAMAK İSTİYOR ?
  • DIŞA BAĞIMLI OLARAK BÜYÜK DEVLET OLUNAMAZ
  • BİR ÜLKENİN BAŞBAKANI, EMPERYALİST PROJE İÇERİSİNDE YER ALABİLİR Mİ?
  • FATİH'İN KARADAN YÜRÜTTÜĞÜ GEMİLERİN BELGESİ BULUNDU
  • BÇG'Yİ DE GÖRÜN

GDO Yönetmeliği derhal durdurulsun

07 KASIM 2009
CMT 02:00

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanlığı görevinde bulunan Saadet Partisi GİK Üyesi Prof. Dr. Latif Öztek, GDO yönetmeliğinin aceleye getirilmesini eleştirdi.

  • GDO Yönetmeliği derhal durdurulsun -

Geç olmadan tedbir alınmalı

Saadet Partisi GİK Üyesi Prof. Dr. Latif Öztek, GDO'larla ilgili yönetmeliğin aceleye getirildiğini söyleyerek, "Bu yönetmelik, mutlaka durdurulmalıdır. Yeniden gözden geçirilmelidir. Zararlarını görmeden, tedbir almamız lazım. Gelecek neslimizde zararını gördükten sonra tedbir almanın bir anlamı yok" diye uyardı.

Saadet Partisi GİK Üyesi Prof. Dr. Latif Öztek, GDO'larla ilgili yönetmeliğin aceleye getirildiği söyleyerek, "Bu yönetmelik, mutlaka durdurulmalıdır. Yeniden gözden geçirilmelidir. Zararlarını görmeden, tedbir almamız lazım. Gelecek neslimizde, zararını gördükten sonra tedbir almanın bir anlamı yok" diye uyardı.

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanlığı görevinde bulunan Prof. Dr. Latif Öztek, belli başlı tohumculuk firmalarının dünyadaki nüfus artışını gerekçe göstererek, daha fazla ve kaliteli ürün elde etmek için Genetiği Değiştirilmiş Organizma'yı (GDO) teşvik ettiğini söyledi.

Öztek, " 150 senedir ileri sürdükleri teorileri ise şu: Gıda artışı 1,2,3,4... gibi aritmetik giderken, nüfus artışı 1,2,4,8...şeklinde geometrik yükseliyor. Bununla bugün olmasa bile gelecekte dünyayı bir açlık tehlikesi bekliyor. Bu nedenle, ürünü daha fazla artırmak zorundayız" dedi.

Tohumculuk firmaları arasında dünyada 4-5 tane büyük firmanın söz sahibi olduğunu kaydeden Öztek, "Geneli de ABD'lidir. Ve belli grupların elindedir. Daha fazla kazanma arzusuyla bunu piyasaya sunuyorlar" dedi.

Hangi genlerin değiştiği ticari sır

Ürünlerin verimini artırmada çevre ve genetik faktörlerin etkili olduğuna dikkat çeken Öztek,  bitkisel üretimde su, toprak, gübre, doğal afetlerin sayılabileceğini kaydetti. Öztek, "Mısır'ın verimini yükseltmek için kromozom üzerindeki bir geni alıp, yerine başka bir bitki veya hayvandan alınan geni koyuyor. Böceklere karşı korumak, hastalığa karşı dayanaklılığı artırmak için ayrı ayrı şekilde genler yerleştirilebiliyor. Bu genler, değişik canlılardan alınabiliyor. Asıl önemli olan konu, değiştirilen bu genleri sadece tohumculuk firmaları biliyor. Hepsi ticari sırdır. Kimseye, bunu söylemez. Söylerse herkes yapar çünkü" diye konuştu.

Elde edilen GDO'lu ürünün; bir yönüyle iyileştirilirken başka bir yönünün olumsuz etkilendiğini vurgulayan Latif Öztek, "Mesela verimi artırırken, insan sağlığına zararlı olabiliyor. Konu bilinmiyor. Pek çok araştırma var. Orta Amerika ülkelerinde, bu nedenle çok küçük yaşta çocukların ergenlik yaşına geldikleri ortaya çıktı. Ne ile oluyor? GDO'ları yiyince oluyor" dedi.

Yönetmelikte GDO'lu ürünlerin çocuklar için zararlı olduğu tespitine yer verildiğine dikkat çeken Öztek, "Çocuklar için zararlı olan, o çocuğun annesi için zararlı değil mi? Yine anne bu ürünleri yedi. Onun sütünden, dolaylı yoldan yine emzirdiği çocuğa geçecek. Netice değişmeyecek" diye sordu.

Domates, mısır, pamuk gibi ekonomik değeri fazla olan ürünlerdeki genetik etkinin o ürünlerden elde edilen mısır yağı, glikoz şurubu ve tatlandırıcıda da görüldüğünü kaydetti.

Avrupa'da niye yasak?

Fayda-zarar konusunda kimsenin net bir bilgiye sahip olmadığını dile getiren Öztek, "Eğer bu çok faydalıysa, gelişmiş ülkeler niye özellikle doğal gıdalara döndüler? Avrupa Birliği ülkelerinin büyük çoğunluğunda, bunlar yasak" diye konuştu.

Ürünlerin üzerine 'GDO'lu veya değil' ibaresinin yazılmasına karşı çıkılmasını da eleştiren Öztek, "Bu yazılsa, insanlar kendi tercihlerine göre alırlar veya almazlar. Ama ona da müsaade edilmiyor" dedi.

GDO'lu ürünlerin hepsinin mutlaka analiz edilmesi gerektiğini vurgulayan Öztek, "Mısır'ı aldın. Hayvan yemi olarak kullandın. O zaman hayvana geçiyor. Etinden, sütünden yine sana geçiyor. Nereden hangi etki yapacağını da kimse bilmiyor. Asıl sıkıntı bu" şeklinde konuştu.

Ayrıca tohumculuk yönünden de büyük zararları bulunduğunu kaydeden Öztek, "Orijinal tohumu alıp ekiyorsun. Verimli oluyor. Ancak onun tohumunu ekince aynı verimi alamıyorsun. Kısır oluyor. Aynı kısırlığın, hayvanlar üzerindeki deneylerde ortaya çıkıyor. Hayvanların iç organlarının gelişmediğine dair, sonuçlar var" diye konuştu.

Latif Öztek, "Bu konu, aceleye getirilmemeliydi. Kanun tasarısı, Bakanlar Kurulu'nda imzaya açılmıştı. Biyogüvenlik Yasası çıkmış olsaydı, bütün düzenlemeler onun içinde yapılabilirdi. Bu aceleciliğin sebebini anlamakta zorlanıyoruz. Kanun çıkması gerekirken niçin bu yönetmelik çıkarıldı?" şeklinde konuştu.

Domateslerde tat kalmadı!

Latif Öztek,  "Türkiye, dünyanın büyük gen merkezlerinden birisidir. Çok büyük bir potansiyele sahiptir. Gelişmiş ülkeler, gen potansiyelini muhafaza edebilmek için Norveç'te büyük bir laboratuar kurdular. Bütün bitkilerin genlerini, orada muhafaza edecekler. Ama Türkiye'ye gelip, bitkilerin genini değiştirmek istiyor" şeklinde konuştu.

Gen değişikliğinin domateslerde rahatça görülebileceğini söyleyen Öztek, "Kime sorarsanız sorun. Eskiden domateslerin tadı çok daha güzeldi. Şimdi görünüm güzel. Ama lezzet yok. Aynı durum, birçok üründe böyle" dedi.

GDO'ların etkisinin yapılacak deneylerde 25-30 yıl sonra ortaya çıkabileceğini ifade eden Öztek, "Bir anda ortaya çıkmaz. Çernobil'in ilk andaki etkisiyle, şu andaki etkisi bir mi? Karadeniz bölgesindeki kanser hastalığının hala yüksek seviyelerde olması ne ile açıklanabilir?" dedi.

GDO'lu üretime geçmek için iyi bir araştırma yapılması gerektiğine işaret eden Öztek, "Bu konu aceleye getirilmiştir. Tam olarak bilinmediği içinde toplumda tartışmaya neden olmuştur. Kamuoyunun önüne çıkıp, karşı çıktıklarını söyleyenlerin hepsi haklıdır. Çünkü, daha ne etki yapacağı bilinmiyor. Olumsuz bir sonuç çıkarsa, bizim neslimiz gidecek. Tabiri caizse, bizim insanımızı deney materyali olarak kullanıyorlar" dedi.

GDO'lu ürünün aynı zamanda toprağı da kirlettiğini söyleyen Öztek, "Ayrıca o genler, toprağa da geçiyor. Çünkü bitkilerde değiştirilen genlerin, aynısı kökünde de var. Kökünden de, toprağa geçiyor ve değiştiriyor" dedi.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 07.11.2009 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • yer Kaynak: Ebubekir Gülüm / Türkiye
  • tags Etiketler: gdo, kabak, karpuz, gıda, türkiye, tohum, tüketici, mısır, danıştay, sağlıksen, mehdi eker,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.
shape
  • Gündem

    1. Böyle bir dayatmaya muhalefet olarak kesinlikle boyun eğmeyeceğiz
    2. Cübbeli Ahmet Hoca'yı Kamalak savunacak
    3. İrtica.org kuradan çıktı
    4. 'Sanki savaşa gidermiş gibi konuşuyor'
    5. Darbecilerin kıydığı hayatlar
    6. MHP'li vekil, Bahçeli'nin disipline sevkini istiyor
    7. Görevimiz Meclisi çalıştırmak
    8. İktidar savaşı
    9. Doğan'a göre dava yanlışlıkla açıldı
    10. Tarihçi Yılmaz Öztuna vefat etti
  • Diğer

    1. Öğretmenlere yüksek lisans imkanı
    2. Halep'teki patlamalar: "25 ölü, 175 yaralı"
    3. Suriyeli muhaliflerin sınır dışı edilmesine tepki
    4. Kampta İslam dinine saygısızlık had safhada
    5. ''Mobil'' aile hekimlerinin iş yükü hafifleyecek
    6. 881 yıldır ezan sesi yükselen cami
    7. Kazakistan'dan Kaşagan uyarısı
    8. Su kuşlarının sığınağı: Mogan
    9. RİDA, Afrika ve Türkiye'de 4 binden fazla yetime ulaştı
    10. ''Arama kurtarmadan sonra ilk yardım müdahalesi çok önemlidir''
  • Çok Okunanlar

    1. Gün ortasında camileri yaktılar
    2. Fidan'ı kim harcamak istiyor ?
    3. “AKP’nin dindar nesli böyledir!”
    4. Tezkereyle mi dönecek?
    5. Fatih'in karadan yürüttüğü gemilerin belgesi bulundu
    6. BÇG'yi de görün
    7. Derin savaş
    8. Mersin'de muhteşem Milli Gazete gecesi
    9. Cübbeli Ahmet Hoca'yı Kamalak savunacak
    10. Bir ülkenin başbakanı, emperyalist proje içerisinde yer alabilir mi?
  • Çok Yorumlanan

    1. Fidan'ı kim harcamak istiyor ?
    2. Cübbeli Ahmet Hoca'yı Kamalak savunacak
    3. Türkiye tohum üretim ve ihracatında rekor kırdı
    4. Haniye İran'a gidiyor
    5. İstifa eden başkana tutuklama
    6. Uluslararası Af Örgütü endişeli
    7. Sinemanın Ankara'sı
    8. Humus'ta kan durmuyor
    9. Sahabe sadece inandık demekle yetinmemişti...
    10. Polonya'da 62 ölü var!
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Haberler | Bisiklet Mağazası | Bebek Mağazası | ticaretmerkezi.com.tr | Kombi | Bebek Ürünleri

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek