TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, G-20 Ülkeleri Parlamento Başkanları Toplantısı‘nın artık kurumsal bir yapıya dönüştüğünü ve etkinliğinin artacağını düşündüğünü söyledi.

G-20 Ülkeleri Parlamento Başkanları 2. Toplantısı sona erdi.

Şahin, kapanışta tüm parlamento başkanları adına yaptığı konuşmada, güzel organizasyon dolayısıyla Kore Cumhuriyet Parlamentosu ve Başkanı Park Hee-Tae‘ye teşekkür etti.

Artık bu toplantıların kurumsal bir yapıya dönüştüğünü belirten Şahin, ‘‘Parlamentolar olarak dünyada olup bitenlere seyirci kalmayacağımızı, bizim de tavrımızın olacağını göstermiş olduk ve bundan sonra da göstereceğiz‘‘ dedi.

Şahin, ‘‘Ortak bir barış, refah için bir araya geldik. İnsanlığın daha huzurlu bir dünyada yaşamasına katkıda bulunmak için bir araya geldik ve çok iyi intibalarla bu güzel ülkeden ayrılacağız. Bu heyecanı, güzellikleri kendi ülkelerimize taşıyacağımız için mutluyuz‘‘ diye konuştu.

Şahin, toplantının ardından gazetecilere yaptığı kısa açıklamada da ikincisi gerçekleştirilen toplantının çok başarılı geçtiğini ifade etti.

Dünyada olup bitenlere artık G-20 ülkelerinin parlamentolarının da müdahil olmaya ve gelişmelere duyarsız kalmamaya karar verdiğini belirten Şahin, ‘‘Bunu son derece önemsiyorum‘‘ dedi.

Parlamentoların her ne kadar yasama organı olsa artık parlamenter diplomasinin geliştiği günümüzde bu tür çalışmalara büyük ihtiyaç olduğunu ifade eden Şahin, ‘‘G-20 Ülkeleri Parlamento Başkanları Toplantısı artık kurumsal bir yapıya dönüşüyor. Etkinliğinin giderek artacağını düşünüyorum‘‘ dedi.

Toplantının ardından yayımlanan ortak bildiride, günümüzde insanlığın, ekonomik kriz ve toplumsal sonuçları da dahil olmak üzere doğal afetler, nükleer kazalar, iklim değişikliği, terör, sınır aşan organize suç ve diğer insani sorunlar gibi muhtelif ve karmaşık tehlikelerle karşı karşıya olduğuna işaret edildi.

Toplumsal ve ekonomik kalkınmayı, küresel güvenliği ve toplum refahını tehdit eden bu tehlikelere etkili bir şekilde karşı durabilmek için G-20 ülkelerinin daha güçlü bir işbirliği tesis etmelerinin zorunlu olduğu vurgulanan bildirgede, şunları kaydedildi:

‘‘Şu anda çok sıklıkla artan doğal afetlere tanık olmaktayız ve iklim değişikliğinin sonuçlarıyla birlikte bu durum dünya güvenliği için giderek daha büyük bir tehlike arz etmeye başlamıştır. Afet önleme ve yardım çabalarına yönelik kolektif bir sistemin kurulmasına ihtiyaç vardır.

Kısa bir süre önce Japonya;da, daha önce eşi benzeri görülmemiş olan depreme bağlı tsunami sonrası meydana gelen nükleer santral kazası, uluslararası topluluk için mevcut nükleer güvenlik standartlarını tekrar gözden geçirme yönünde bir çağrı niteliğindedir. G-20 Ülkelerinin parlamentoları, mümkün olan en yüksek standartlara ulaşmak ve nükleer güvenlik hususunda iş birliğini, bilgi paylaşımını, kapasite artırımını ve acil durum sistemlerini güçlendirmek maksadıyla nükleer güvenliğe yönelik düzenlemeler konusuna odaklanmalıdır.

İklim değişikliğinin sebep olduğu tehlikeleri tespit etmenin bütün ülkelerin önceliği olduğunun farkındayız ve bu bağlamda uluslararası topluluğu 2010 yılında BM İklim Değişikliği Zirvesi‘nde kabul edilen ilkeleri pekiştirecek biçimde, halen devam etmekte olan Birleşmiş Milletler iklim değişikliği müzakerelerine katılım ve en kısa zamanda sonuçlandırma konusunda uyarıyoruz.‘‘

Bildirgede, terörizmin, insanın en tabii hakkı olan yaşama hakkına yönelik en büyük suç olduğu belirtilerek, ‘‘Biz her ne biçimde ve ilkede olursa olsun, kim tarafından, nerede ve ne amaçla olursa olsun terörün her türünü lanetlemekteyiz. Terörle mücadele konusunda ve güvenliğe yeni tehdit oluşturan korsanlık dahil diğer sorunlarla mücadelede Birleşmiş Milletlerin ilkeleri ve mekanizmaları temelinde küresel bir uzlaşıya dayalı uluslararası eş güdüm çabalarının sarf edilmesini teşvik ediyoruz‘‘ görüşü yer aldı.

Dünyanın muhtelif bölgelerinde halen süregelen çatışmaların dünya barışını ciddi biçimde tehdit ettiğine dikkat çekilen bildirgede, Parlamentolararası Birliğin (IPU) ve parlamenter demokrasinin küresel barış ve istikrara katkı sağlayacak önemli bir rol taşıdığı hususunda hemfikir olunduğu bildirildi.

Bildirgede ayrıca şu hususlar yer aldı:

‘‘Ayrıca, kalkınma boşluğunun küresel dengesizliklerin nedenlerinden biri olduğuna ve yakın zamanda yaşanan küresel mali kriz sonrasında küresel ekonominin ‘insanlık için ortak büyüme‘ yönünde ilerlemesi gerektiğine inanıyoruz. Gelecekte yaşanacak sorunlar için önleyici mekanizmaların geliştirilmesi gerektiğine inanıyoruz.

İnsanlığın günümüzde karşı karşıya olduğu, yoksulluğun ve işsizliğin artması gibi ve yakın zamanda yaşanan ekonomik ve mali krizlerden kaynaklanan çeşitli ve karmaşık krizlere karşı ülkelerin münferit risk yönetimi yaklaşımının ötesine geçerek uluslararası iş birliğini ve eş güdümü bölgesel ve küresel ölçekte kuvvetlendirmeleri gerektiğine inanıyoruz.‘‘

2012 yılında G-20 Parlamento Başkanları Toplantısı Suudi Arabistan‘da yapılacak.

Muhabir: Haber Merkezi