IFRI araştırma merkezi Türkiye uzmanı Prof. Dr. Dorothe Schmid'in verdiği bilgiye göre, Fransa'da "Türkiye bölgesel bir rakip" olarak algılanıyor.
Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi (ORSAM) tarafından Fransa'da Türkiye algısı konulu çalışma, Fransızların Türkiye'yi "çatışma" kavramıyla birlikte algıladığını ortaya koydu. Çalışmaya göre Fransız diplomatlar, Suriye-İsrail arasındaki barış görüşmelerinde arabuluculuk yapan Türkiye'yi rakip ülke olarak görüyor, Türkiye'nin tarih boyunca Avrupa ülkelerinin sömürgesi haline getirilemeyen bir ülke olması ise AB'yi ürkütüyor.
ORSAM tarafından Fransa'da bir çok akademisyen ve uzmanla yapılan mülakatlar sonucu oluşturulan "Fransa'daki Türkiye Algısı: Türk dış politikası ve AB'ye tam üyelik süreci bağlamında bir analiz" başlıklı çalışmaya göre, AB'nin genişleme sürecinde söz sahibi ülkelerden Fransa'da kamuoyunu yönlendiren unsurlar arasında kimliksel ve tarihi algılamalar başta geliyor. Fransız kamuoyunu yönlendiren unsurlar arasında dinin gelmemesine rağmen, Hristiyanlık ve onun ötesinde Katoliklik, sıradan bir Fransızın kendini tanımlamasında başvurduğu bir olgu. Türkiye konusu gündeme geldiğinde ilk etapta dile getirilenin kimliksel farklılık olması dikkat çekiyor.
Fransızlar ön yargılı
Fransız kamuoyunda Türkiye'ye, Almanya ile karşılaştırıldığında, oldukça negatif sayılabilecek bir önyargıyla bakıldığı gözlemleniyor. Türkiye üzerine bilimsel ve akademik çalışmalar yürüten ve bu konuda birçok yazı yayımlayan kesimlerde bile bazı önyargıların bulunduğu belirtiliyor.
Türkiye'nin genel olarak "Müslümanların yaşadığı bir ülke" olarak tanımlandığı Fransa'da Türkiye'nin AB üyeliğini desteklemeyen bazı akademisyen ve yazarlar, özellikle Ermeni meselesi, Kıbrıs sorunu ve insan hakları ihlallerini dile getiriyor. Bu görüşe sahip kişiler arasında, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde görev alan bir yetkiliye sorulduğunda ise Türkiye'yi hiç ziyaret etmediğini ifade ediyor.
Strasbourg Üniversitesi Türkoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Paul Dumont'a göre, Fransızların genel Türkiye algısını anlayabilmek için bugüne değil tarihe bakılması gerekiyor. Yunanistan'ı da içine alan bölgeyi "Doğu" olarak algılayan Fransızların bu algısının oluşmasında, hem Haçlı seferleri hem de ondan öncesine giden çatışmalar etkili oluyor. Fransızların Türkiye'yi tarih boyunca "çatışma" kavramıyla birlikte algıladıklarını ifade eden Dumont, Fransa'daki Türkiye algısının değiştirilmesinde propaganda ve dinler arası işbirliği gibi unsurların etkisiz kaldığını, doğrudan sanatsal, kültürel ve toplumsal düzeyde bir işbirliği ve tanıtım çalışmasının başarılı olabileceğini kaydediyor.
Türkiye-AB ilişkileri
Türkiye'nin Ortadoğu başta olmak üzere Balkanlar ve eski SSCB topraklarında etkisini güçlendirdiğini kabul eden Fransızlar, genel olarak bu gelişmeler ile AB üyelik süreci arasında doğrudan bağ kurmuyor. Français des Relations Internationales (IFRI) araştırma merkezi Türkiye uzmanı Prof. Dr. Dorothe Schmid'in verdiği bilgiye göre, Fransa'da "Türkiye bölgesel bir rakip" olarak algılanıyor, Fransız diplomatların Suriye-İsrail arasındaki barış görüşmelerinde arabulucu rol oynama gibi konularda işbirliği yapmak yerine, Türkiye'yi rakip ülke olarak görmesi ise dikkat çekiyor. Türkiye'de ticari faaliyette bulunan Fransız firmalarının Türkiye'deki değişimi en hızlı algılayan kesim olduğunu, ancak bunların politikacılar üzerinde etkisinin istenilen düzeyde olmadığını belirten Schmid'e göre, sıradan bir Fransız ise Türkiye konusunda yeterince bilgiye sahip değil.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



