milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

27 MAY 2012 PAZ
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • FETİH NAMAZI
  • FETHİMİZ MÜBAREK OLSUN!
  • FETHİN ERLERİ HOCASIYLA BULUŞTU
  • MİLLİ GÖRÜŞ BARIŞIN DİLİDİR
  • İSTANBUL, İSLAM DÜNYASININ LİDERLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
  • ÜŞÜTMEYE KARŞI ETKİLİ (CİĞEROTU)
  • BU OLACAK AYASOFYA!
  • TERÖR DEHŞETİ
  • KAHRAMAN POLİS CAN KAYBINI ÖNLEDİ
  • ŞOK DETAY

Yelkenler Altındaki Kuveyt’ten Burçlar Altındaki Kuveyt’e
Erbakan'ın vefatı İslâm dünyası için büyük kayıp

2 14 HAZİRAN 2011
SAL 01:10

[-] Normal [+]
  • Yazı Dizisi
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

"Muhterem Erbakan kardeşimle tanışma imkânı bulan çok yakın dostlarım var. Ne kadar büyük bir devlet adamı olduğunu ve fikirlerini onlardan duymuştum. Sayın Erbakan'la ilgili olarak duyduklarım ışığında değerlendirecek olursam gerçekten Erbakan'ın vefatı Türkiye ve İslam âlemi için büyük bir kayıptır."

Kuveyt'teki görüşmelerimize, Kuveyt tarihi hakkında çalışmaların yapıldığı Kuveyt arşivinden başlıyoruz. Körfez krizi sırasında Saddam Kuveyt üzerinde iddialarını güçlendirmek amacıyla Kuveyt'in tarihi belgelerini bir çok dokümanı ve kayıtları, yakmış ve yok etmiş. Kuveyt yönetimi kriz sonrasında kolları sıvayarak kaybolan ve yakılan belgeleri, dökümanları toplamaya başlamış. Bu amaçla 1992 yılında bu Merkezi kurmuşlar. Merkezin genel direktörü Şeyh Süleyman Abdullah ile merkezde görüşüyoruz.

Şeyh Süleyman Abdullah: Irak bütün kayıtları imha etti. İmha edilen belgeleri geri toplama çalışmasına girdik. Türkiye, Hollanda, Almanya, İngiliz belgelerinden Kuveyt'le ilgili  olanları topladık. Kitaplarla birlikte 500 bin vesika inceledik.

Türk halkının ve liderlerinin ve basınının bizimle beraber, bizim yanımızda yer almaları elbette ki çok anlamlıdır. Ve bütün Kuveytliler olarak bu durumdan son derece memnunuz.

Bundan sonra, Kuveyt'te bulduğumuz Irak belgelerinden sonra Kuveyt'in petrol kuyuları acaba nasıl yakıldı? Ve Kuveyt direnişi nasıl oldu? Kuveyt nasıl gasp edildi veya çalındı? Şu an içerisinde bulunduğumuz merkezimizin kurulmasında bu sorular ve cevapları çok büyük ve en önemli etken olmuştur. Merkezimiz, daha sonraki dönemlerde de daha çok Kuveyt'i ilgilendiren değişik konularda da araştırmalara başladı. Bu konulardan tabiat ve çevreyi araştırma, denizlerdeki su altı ve su üstü ekolojik dengeye varıncaya kadar topraklarımızda yaşamakta olan canlılar, kuşlar, balıklar, kaplumbağalar, Kuveyt'in eski folklorü, Kuveyt'in önemli şahsiyetleri, onların hayatları, biyografileri, Kuveyt'e tesiri olan etkenler ve şahsiyetler, Kuveyt'in modern tarihinde etkisi olan Şeyh Mübarek Sabah gibi liderleri de araştırma konusu yaptık. Ve bu araştırmalarını kitaplaştırarak, yayınlarını 10 ayrı dilde neşretmiş tek kuruluşuz.

Biz Türkiye ile yapılacak her türlü dayanışmayı, arzularız, alkışlarız, destekleriz. Çünkü Türkiye arşivleri başkanı merkezimizi ziyaret ettiklerinde Türkiye'ye ilişkin belgelerin araştırılması için bir kişiyi görevlendirmelerini talep ettik. Onlar da dediler ki; 'Osmanlı Arşivlerinde araştırılması gereken 20 milyon tarihi evrak var.'

"Türkiye ile her türlü yardımlaşmaya hazırız"

Millî Gazete: Bu anlattıklarınızdan haberdarız. Osmanlı arşivlerinde başta komşuları ilgilendiren pek çok tarihi evrak var. Ve şu anda bu arşivde araştırma yapan onlarca araştırmacı görev yapmakta. Osmanlı gerçekten bu anlamda çok güzel çalışmalar yaparak her şeyi kayıt altına almış. Birçok evrakın üzerindeki tozları dahi kaldırılamadı. Şu an ülkemizde bulunan Osmanlı arşivlerinde yapılan çalışmalar evrakların tasniflenmesine yöneliktir. Bu evraklar tasnif edilerek dijital ortama da aktarılıyor. Tasnif edilen evraklar üzerinde araştırma görevlileri ve akademik kariyer yapmakta olanlar tez araştırmaları yapıyorlar.

Şeyh Süleyman Abdullah: Bu dediklerinizi ülkemizi ve merkezimizi ziyaret etmiş olan arşivler başkanınız da zikretmişti. Pek çok arkadaşımız bu konuda çalışma yapmak için Türkiye'ye gittiler. Yaptıkları araştırmalar neticesinde Kuveyt'i ilgilendiren bazı evraklara ulaşabildiler. Elbette ki bütün arşiv elden geçirilemediği için bütün evraklara ulaşıldığını söylemek mümkün değildir. Bu anlamda Türkiye ile her türlü yardımlaşmaya hazırız. Özellikle Kuveyt'i ilgilendiren evrakların incelenmesinde ne tür yardım isteniyorsa biz her an hazırız. Kuveyt'in tarihine baktığımız zaman, bizden önce yaşayanlar balıkçılıkla ve inci çıkarmakla meşgul olmuşlar. Elde etmiş olduğumuz tarihi vesikalar eşliğinde çeşitli tarihi haritalarla birlikte bunları çok iyi yapılan araştırmaların ardından bir kitap haline getirerek neşrettik. Yani 1990 yılında Irak tarafından topraklarımızın işgal edilmesine gerekçe olarak gösterildiği gibi geçmişte Kuveyt Irak'ın bir parçası değildi ve hiçbir zaman da olmamıştı.

"Arapların tarihi Osmanlı arşivlerinde kayıtlı"

Millî Gazete: Osmanlı her konuda çok güzel, her şeyi olduğu gibi gösteren ve tarihi hiçbir zaman yanıltmayacak tarihi evraklar bırakmışlar. Bakıldığında o günkü şartlar içerisinde hiçbir ülkenin yapamayacağı çok önemli arşiv çalışmaları yapmışlar. Osmanlılar, yetkililer, ordu her nereye gitmiş ise yanlarında mutlaka yaşananları tarihe kaydedecek bir tarihçi, vakanüvisler götürmüşler ve yaşananları hiç çarpıtmadan olduğu gibi tarihe kaydetmişlerdir. Yapılan seyahatlerin ardından mutlaka geçmiş tarihe ışık tutacak seyahatnameler yazılmıştır. Ayrıca devletten bağımsız olarak sivil tarihçi diyebileceğimiz ve özel olarak tarih yazanlar var. Bütün bu evraklara baktığınız zaman gerçek tarih ortaya çıkıyor. Bizlere ise yalnızca tozlu arşivlere girerek bu belgeler üzerinde çalışarak doğruyu bulmak düşüyor.

Şeyh Süleyman Abdullah: Kesinlikle doğru söylüyorsunuz. Bütün dünya çok iyi bilir ki Türkiye gerçekten arşivler noktasında son derece zengin bir arşive sahiptir. Buyurduğunuz gibi her olayda baktığınız zaman dönemin en iyi eğitimlerini almış tarihçiler mutlaka oralarda bulunduruluyordu. Tarihin doğru yazılması için de bu şarttır. Tarih sadece ve sadece yapılan anlaşmaların kayıt altına alınarak muhafaza edilmesinden ibaret değildir. Aynı zamanda yapılan seyahatlerin, yapılan görüşmelerin, hatta devlet adamlarının her alandaki ilgilerinin ve günlük yaşantılarının da tarihin aydınlanmasında çok önemli olduğunu artık bütün dünya çok iyi biliyor. Türkiye'deki Osmanlı arşivleri bu konuda dünyanın en zengin ve gerçek tarihe ışık tutacak arşivleridir. Araplar uzun bir müddet Osmanlı yönetimi altında bulunduğu için tarihlerinin büyük bir kısmını da yine Osmanlı arşivlerinde görmek mümkündür.

"Türkiye'nin tarihi misyonu bölge için çok önemli"

Millî Gazete: O dönemde Osmanlının tarihini tutan tarihçiler emin insanlardı ve yanlış yazılacak bir tek kelimenin bile tarihin okunması bakımından önemli sapmalara sebep olacağını bildikleri için kelime hatası dahi yapmıyorlardı. Ancak şimdi baktığımızda tarihi, gazeteciler tutuyorlar. Bu da elbette ki büyük hatalara ve yanlışlara sebep olabiliyor. Çünkü doğruyu yazmak yerine herkes bakış açısına, ideolojik anlayışına ve kendi doğrularına göre tarihi tutuyor. Tarihi olduğu gibi net bir şekilde yazan yoktur. Bu da günümüzde yazılan tarihin gelecek nesle sağlıklı bilgiler taşıma noktasında yeterli olmayacağını gösteriyor.

Şeyh Süleyman Abdullah: Sizin bu konuda söyledikleriniz gerçekten çok doğru. Söylediklerinize katılıyorum. Gazeteciler başta olmak üzere tarihi her kimler yazıyorsa veya yazacaksa gerçekleri aynı olduğu gibi yazmalı, onun yorumunu ise ancak gelecek nesiller yapmalıdır. Olaylar ve yaşananlar mutlaka çıplak gözle görüldüğü gibi veya günümüz şartlarında görsel olarak kayıt altına alındığı gibi veya duyulduğu şekliyle yazılmalıdır. Ancak taraf olacak kişiler söz konusu ise her farklı tarafın fikirleri de kayıt altına alınarak tarihe kaydedilmelidir. Böylesine doğru bir tarihi yazmak başta gazeteciler ve tarihçilerin görevidir. Bizim dinimiz, inancımız olan İslam da bizlere bunu emrediyor. Yani dosdoğru olmamızı istiyor. Olan bir hadiseye kendimizden herhangi bir şeyi eklememizi veya çıkartmamızı istemiyor. Her şeyi olduğu gibi nakletmemizi istiyor.

Ben birkaç defa Türkiye'ye gitme fırsatını buldum. Ülkenizi ve halkınızı yakından tanıdım. Ve gerçekten çok güzel ülkeniz, çok cömert ve güzel bir halkınız var. Türkiye ve Kuveyt halkları arasındaki yakınlaşma daha ileri safhalarda olmalıdır. Bu da iki ülke arasında yapılacak olan işbirliği ve dayanışma ile ancak mümkün olacaktır. Ben iki halkın yakınlaşması, dayanışması ve birlikte hareket etmesi noktasında daha güçlü olacaklarına inanıyorum. Merkezimiz yaptığı bütün araştırmaları kitaplaştırarak neşretmektedir. Yaptığımız bütün çalışmalar aynı zamanda dijital ortama da kaydedilmektedir. Merkezimiz aynı zamanda halkımızın elinde bulunmakta olan tarihi belgelerin de toplanması noktasında büyük ve güzel çalışmalar ortaya koyuyor. Kuveyt'te yaşayan köklü aileler var ve bu ailelerin elinde çok güzel tarihi belgeler bulunabiliyor. Yaptığımız çalışmalar neticesinde bu ailelerin hemen hepsi ellerinde bulunan belgeleri getirip merkezimize bağışladılar. Biz de bu evrakları tasnif ederek yapılması gereken çalışmaları yapıyoruz. Türkiye'den gelerek merkezimizde bulunan arşivler üzerinde çalışmalar yapmak isteyen bütün Türk araştırmacılara da kapımız açıktır. Kendilerine bu konuda yardımcı olabiliriz. İnternet ortamında yaptığımız çalışmalar en ince detaylarına kadar mevcuttur. Dilerlerse çalışmalarını buradan da yürütebilirler.

Türkiye ile Kuveyt arasındaki her alanda yapılacak ilişkilerin her iki ülke için de dünyadaki yerini almasında son derece önemli etkisi olacağına inanıyorum. Çünkü Türkiye ve Kuveyt'in dünyadaki istikrar için büyük katkıları olabilir. Türkiye'nin bulunduğu coğrafik konumun ve tarihi misyonunun da çok büyük önemi vardır. Türkiye'de ki güvenin ve asayişin bütün dünya için önemi büyüktür. Türkiye ve Kuveyt ne kadar güçlü olursa bölge ülkeleri de o kadar güçlü olacaktır.

Süleyman Bey konuşmasını Erbakan Hocam ile ilgili düşüncelerini ifade ederek tamamlıyor. "İnşallah Allah Teâlâ Erbakan'ı rahmetiyle kuşatsın ve İnşallah geniş cennetlerine alsın. Maalesef benim kendileriyle tanışma fırsatım hiç olmadı. Benim çalışma alanımın farklılığı onunla tanışma fırsatını bana vermedi. Ancak Muhterem Erbakan kardeşimle tanışma imkânı bulan çok yakın dostlarım var. Ne kadar büyük bir devlet adamı olduğunu ve fikirlerini onlardan duymuştum. Sayın Erbakan'la ilgili olarak duyduklarım ışığında değerlendirecek olursam gerçekten Erbakan'ın vefatı Türkiye ve İslam âlemi için büyük bir kayıptır.

Kuveyt'in tarihi

Basra Körfezi'nin üst kısmında 17.818 km2lik bir alanı kaplayan bağımsız bir Arap devleti. Kuzeyinde ve batısında Irak, doğusunda Basra Körfezi, güneyinde Suudi Arabistan bulunur. On sekizinci yüzyıl başlarında, Arabistan Yarımadasının iç bölgelerindeki Anizah kabilesinden birçok âilenin göçebelikten vazgeçip, Basra Körfezi kıyılarına yerleşmesi Kuveyt şehrinin, buna bağlı olarak da devletin temelini teşkil etmiştir. 1756'da halk, as-Sabah soyundan bir şeyh seçti. Böylece, bağımsız Kuveyt Emirliği kurulmuş oldu. On dokuzuncu yüzyılın sonralarından itibâren, Rusya ve zamanın diğer güçlü devletleri Kuveyt'le ilgilenmeye başladı. O târihlerde Almanya, Berlin-Bağdat demiryolu hattını Kuveyt limanına kadar uzatmanın yollarını arıyordu. İngiltere'nin menfaatlerine ters düştüğü için Almanya'nın emellerine karşı çıkmaktaydı. Osmanlı Devletine karşı olan zamanın Kuveyt Emiri 1899'da dış ilişkilerinin kontrolunu İngiltere'ye devreden bir antlaşmayı imzâladı. İngiltere 1914'te Osmanlı Devletiyle harbe girdikten sonra Kuveyt'i himâyesine aldı.

Kuveyt'in Necd'le (yâni daha sonraki Suudi Arabistan'la) arasında meydana gelen meseleleri, 1922'de el-Ukayr Antlaşmasıyla çözümlendi. Bu antlaşmayla tarafsız bir bölge kuruldu. Irak'la olan kuzey sınırı, 1923'te belirlendi. 19 Haziran 1961'de İngiltere hükûmeti, emirliğin tam bağımsızlığını tanıdığını ilân etti. Altı gün sonra Irak Başbakanı Kuveyt'in Irak'ın ayrılmaz bir parçası olduğunu iddiâ etti. İddiâya göre; "Kuveyt, Osmanlı Devletinin bir parçasıydı. Etnik, coğrafî ve sosyal yapı bakımından Kuveyt ve Irak bütün bir ülkeydi, İngilizler tarafından geçici olarak bölünmüştü. İşgal tehlikesiyle karşılaşınca Kuveyt Emiri, askerî yardım almak maksadıyla İngiltere'ye yanaşmıştı." Haziran başlarında Irak tehlikesine karşı İngilizler Kuveyt'e asker çıkardı. 20 Haziran'da Arap zirvesi Kuveyt Emirliği'ni üyesi olarak kabul etti. Böylece bağımsızlığını tanımış ve Irak'ın iddiâlarını reddetmiş oluyordu. Yaklaşık iki sene sonra 14 Mayıs 1963'te Kuveyt, Birleşmiş Milletlere üye oldu. Bu arada Irak'la olan anlaşmazlıkları hallolmaya başladı ve 1963 Ekiminde Irak, Kuveyt'in bağımsızlığını tanıdı. 1990'a kadar bağımsız olarak kalan Kuveyt, Ağustos 1990'da Irak birlikleri tarafından işgâl edildi. Bütün müeyyidelere rağmen Irak, Kuveyt'i boşaltmayınca, 15 Ocak 1991'de Müttefik Birlikler, Kuveyt topraklarını kısa süren harekâttan sonra işgalden kurtardılar.

Yelkenler Altındaki Kuveyt’ten Burçlar Altındaki Kuveyt’e yazı dizisinin bölümleri

  • 1. bölüm : Körfez'in incisi Kuveyt13-06-2011
  • 2. bölüm : Erbakan'ın vefatı İslâm dünyası için büyük kayıp14-06-2011
  • 3. bölüm : Petrolle ilgili politikalar devletlerin siyasetleridir15-06-2011
  • 4. bölüm : Kuveyt Kalkınma Sandığı bölgenin can simidi16-06-2011
  • 5. bölüm : Kongrede gözyaşlarımıza hakim olamadık17-06-2011
  • 6. bölüm : Kültür başkenti Kuveyt18-06-2011
Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Yazı Dizisi bölümü’nde 14.06.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • yer Kaynak: Yazı: Ferhat KOÇ - Fotoğraflar: Ramazan KAYA / Türkiye
  • tags Etiketler: kaddafi, libya, nato, asker, tunus, yemen, mısır, suriye, bin ali, hamid el ahmar, ali abdullah salih, afrika birliği, çin, erbakan, islam alemi,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.
shape
  • Yazı dizileri

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Kimse ile hesaplaşma derdimiz yok
    2. Nijer'in madenleri hâlâ sömürülüyor
    3. Nijer'de hayat yine de güzel
    4. Nijerlilerin 'Baharı' iş ve aş
    5. Para içinde yüzen bir adam
    6. Kültür başkenti Kuveyt
    7. Kongrede gözyaşlarımıza hakim olamadık
    8. Kuveyt Kalkınma Sandığı bölgenin can simidi
    9. Petrolle ilgili politikalar devletlerin siyasetleridir
    10. Erbakan'ın vefatı İslâm dünyası için büyük kayıp
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Özel Dosyalar

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Irak Kürtleri "Haşimi Olayıyla" Sünniliği hatırladı
    2. Bağımsızlık hakkımız ama kullanmak istemiyoruz
    3. "Mem û Zin Tower"de Happy Nawroz
    4. ÖGM, DGM'nin üniformasızı mı? Vesayeti yıkan yargı mı?
    5. Devlet Güvenlik Mahkemeleri
    6. İlk Özel Yetkili Mahkeme: Abdulhamid'in Yıldız Mahkemesi
    7. AVM'ler Mescitsiz toplum projesi mi?
    8. Bodrumlara sürgün edilen mescitler
    9. Panorama 2011
    10. Panorama 2011
    1. Bağımsızlık hakkımız ama kullanmak istemiyoruz
    2. Irak Kürtleri "Haşimi Olayıyla" Sünniliği hatırladı
    3. Devlet Güvenlik Mahkemeleri
    4. ÖGM, DGM'nin üniformasızı mı? Vesayeti yıkan yargı mı?
    5. İlk Özel Yetkili Mahkeme: Abdulhamid'in Yıldız Mahkemesi
    6. "Mem û Zin Tower"de Happy Nawroz
    1. "Mem û Zin Tower"de Happy Nawroz
    2. İlk Özel Yetkili Mahkeme: Abdulhamid'in Yıldız Mahkemesi
    3. Devlet Güvenlik Mahkemeleri
    4. ÖGM, DGM'nin üniformasızı mı? Vesayeti yıkan yargı mı?
    5. Bağımsızlık hakkımız ama kullanmak istemiyoruz
    6. Irak Kürtleri "Haşimi Olayıyla" Sünniliği hatırladı
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Röportajlar

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. İnsanlığın Saadeti İslam ile mümkündür
    2. Fetih Bir Başkaldırıdır
    3. Erbakan bir dünya lideriydi
    4. Batıdan alacağımız çözümler bize çare olamaz
    5. Dört ülkeyle aynı anda savaşa girebiliriz
    6. "IFRD'yle daha yaygın ve etkin yardım sağlanacak"
    7. Terör yerine başörtülü eşim takip edildi
    8. Batı, kendine demokrasi, bize diktatörlük istiyor
    9. Tek suçum tarihimi ve vatanımı sevmekti
    10. Doğu Anadolu'yu "uçuracak" proje
    1. Dört ülkeyle aynı anda savaşa girebiliriz
    2. Erbakan bir dünya lideriydi
    3. Sovyet döneminden beter durumdayız
    4. Tesettürde modanın kalbi Tekbir'le İstanbul'da atıyor
    5. Tek suçum tarihimi ve vatanımı sevmekti
    6. Erbakan’ın yerli oto çabasını unutmayız
    7. Batıdan alacağımız çözümler bize çare olamaz
    8. Mazlumun derdine ortak oluyoruz
    9. Yakın tarihin en hoşgörülü lideriydi
    10. Boşnak soykırımının boyutları ortaya çıkacak
    1. Erbakan’ın yerli oto çabasını unutmayız
    2. Mazlumun derdine ortak oluyoruz
    3. 1453 Hukuk Sistemine Göre Ayasofya...
    4. Yakın tarihin en hoşgörülü lideriydi
    5. Meğer Öcalan kadar tehlikeliymişiz
    6. Türkiye diplomasi gücünü yitirdi
    7. Tesettürde modanın kalbi Tekbir'le İstanbul'da atıyor
    8. Sovyet döneminden beter durumdayız
    9. Boşnak soykırımının boyutları ortaya çıkacak
    10. "İstanbul'daki deprem riski büyük"
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek