Üçüncü kere Cansuyu Derneği‘nin Kurban Kesim Kampanyası‘na ekip başkanı olarak katılan Abdullah Tayyip Tarım‘la kampanya dönüşü yaptığımız röportajı sunuyoruz:

Bir Batı Afrika ülkesi olan Mali‘ye Kurban Kesim kampanyası münasebetiyle gittiniz. Bu programın altyapısını anlatır mısınız?

Teşekkür ederim. Suriye‘nin başkenti Şam‘da 3.5 sene Arapça dil eğitimi aldım. Arapça bilmem sebebiyle Cansuyu Derneği, 2009 Kurban Kampanyası için göreve çağırdı. Cansuyu Derneği, her sene Türkiye, Balkanlar, Türki Cumhuriyetler, Afrika ve Hindistan‘a kadar uzanan geniş bir coğrafyada, ekipleriyle giderek Türkiye‘deki vatandaşlarımızdan aldıkları kurban kesme vekaletini en güzel şekilde yerine getirmek üzere, Kurban Kesim Kampanyası düzenliyor. Daha önce iki kere bu kampanyalara katılmıştım. Bu sene de aynı teklif gelince Afrika‘nın çilekeş insanlarıyla birlikte olmak istedim. Mali‘ye gitmemi uygun gördüler. TV 5‘ten İlhan Boz, Siyaset Bilimi üzerinde öğrenim gören Erdem Yavuz ve benimle birlikte üç kişilik ekiple İstanbul‘dan uçakla yola çıktık. Fas-Kazablanka Havaalanı‘ndan aktarmalı olarak toplam 8.5 saatte Mali‘nin başkenti Bamako‘ya ulaştık.

Kardeşliğimiz pekişti

Mali uzak bir Afrika ülkesi. Okuyucularımıza bu ülkeyi biraz tanıtır mısınız?

Mali‘ye Fransa‘nın müdahalesi çok belirgin. Resmi dil Fransızca. Televizyon Fransızca yayın yapıyor. Halk yerel Afrika dilini konuşuyor. Altın, uranyum, tuz gibi yer altı kaynaklarını Fransızlar işletiyor. Fransa, müslümanların siyasi alanda varlık göstermesinin önüne büyük engeller koymuş. Eğitim, sağlık gibi temel sosyal konulara da müdahalesi açık. Nijer ırmağı, Mali‘nin ortasından geçiyor. Balıkçılık, çiftçilik, hayvancılık temel geçim kaynakları. 1.240.000 km.kare yüzölçümü ve 12 milyonluk nüfusa sahip. Cezayir, Nijer, Burkina Faso, Fildişi Sahili, Gine, Senegal ve Moritanya‘nın sınır komşusu olan Mali‘nin başkenti Bamako. Bamako, "timsah nehri" -Nijer ırmağı kastediliyor- anlamında.

Peki, bu kadar uzak bir ülkede kurbanlık satın alma ve kesme işini nasıl gerçekleştiriyorsunuz?

Bu sene bayramdan iki gün önce Mali‘ye ulaştık. Partner kuruluşumuzu temsilen oradaki bir lisede müdür statüsünde görev yapan AMCS Pour la Culture et la Solidarité (AMCS) -Kültür ve Dayanışma Derneği- Başkanı Osman Diarra kardeşimiz üç arkadaşı ile birlikte bizi havaalanında karşıladı. Bu iki günde piyasa araştırması yapıp bize vekalet veren 280 kişi adına 40 adet büyükbaş hayvan satın aldık. Orada, bir büyükbaş hayvan 300-400 dolar civarında. Bayram günü camide Mali‘li Müslüman kardeşlerimizle bayramlaştık. Türkiye‘deki Müslüman kardeşlerimizin selamlarını ilettik. Türkiye ile Mali arasında dostluk ve kardeşlik köprüsü kuruldu. Namaz bitiminde kurban kesimi için ayrılmış yerlerde kurbanlarımızı kestik. Etlerini parçaladık. 3‘er-4‘er kg.lık poşetler haline getirdik. Partner kuruluşumuzun önceden belirleyip fiş verdiği 1500 kadar kişiye kurban etlerini ulaştırdık. Bizim refakatçı olarak bulunduğumuz bu çalışmada, 20-30 kadar Mali‘li kardeşimiz bizimle birlikte çalıştı.

Erbakan bizim de Hocamız

Kurban Kesim Kampanyası‘nın Mali halkı üzerindeki yansıması nasıl oldu?

Kurban eti alsın almasın, tüm Mali‘li kardeşlerimiz,bayramda onlarla olmamızdan dolayı çok memnun oldular. Mali‘de, kurban kesme imkanına sahip insan oranı yüzde 5‘i geçmiyor. Aylarca eli hiç para görmeyen pek çok insan var. Et, lüks bir gıda maddesi. Kurban eti alanların sevinç ve mutlulukları bizi de sevindirdi. Türkiye‘deki kardeşlerine dualar ettiler. Onların yanlarında olduğumuzu hissettirmemiz,onlara moral ve cesaret verdi. Özellikle öğrenim görmüş ve dünyadan az çok haberdar olanlar Erbakan Hoca‘yı çok iyi tanıyorlar. "Hocamızın ve Türkiye‘deki Müslümanların selamını getirdik" deyince gözleri doluyor ve "Erbakan sadece sizin değil, bizim de hocamız" diyorlar. Erbakan Hoca‘nın Müslümanların bağımsızlık mücadelesi için yola çıktığını çok iyi biliyorlar.

Varlık içinde yokluk yaşıyorlar

Mali‘de eğitim, sağlık, ekonomi ve sosyal durumla ilgili gözlemlerinizi bizimle paylaşır mısınız?

Orada bulunduğumuz sırada Mısır asıllı bir öğretmen grup bizi evlerine davet etti. İkramlarda bulundu. Onlarla fikir alışverişi yaptık. Türkiye‘den, özellikle Milli Görüşçü‘lerden çok beklentileri var. Başkent Bamako‘da bir miktar güzel yapılmış, sağlıklı ve kullanışlı evler gördük. Bunlar oranın varlıklı insanlarına ait. Ancak, özellikle taşradaki evler toprak yapı, derme çatma, sağlıksız ve kullanışsız. Çoğuna ev demek oldukça zor. Hayret ettim. Yine de burada yaşayanlar hayatlarından memnunlar. Yüzleri gülüyor. Allah‘a tevekkülleri tam. Halkın yüzde 95‘inin sağlığa ayıracak paraları yok. Pekçok yerde çamurlu su içiliyor. Cansuyu Derneği gibi kuruluşlar orada "su kuyusu" açmaya çalışıyorlar. Çöl güneşinin etkisiyle halkın çoğu katarakt hastası. Türkiye ve diğer İslam ülkelerinden bazı gönüllü doktorlar buraya gelerek hastaları tedavi ediyorlar. Bu yöntemle herkese ulaşmak mümkün olmadığı için, burada hastane açmaya gayret eden IHH gibi yardım kuruluşları var. İnşaallah bu çalışmalar meyvesini verir de, diğer kardeşlerimiz de tedavi imkanı bulur. İlaç ve gıdasızlıktan ölen insanlardan söz edildi. Mali‘ye eğitim konusunda da rehberlik edilip bu çilekeş insanların cehaletten kurtarılması gerekiyor. Yeraltı kaynakları zengin ama Fransızlar bu imkanları sömürüyor. Nijer ırmağı ve yer altı kaynakları sebebiyle zengin olması gereken bu ülke, maalesef varlık içinde yokluk yaşıyor.

Su, sağlık ve eğitim ihtiyaçlarının giderilmesini istiyorlar

Mali‘de bulunduğunuz sırada, sizi çok etkileyen unutamayacağınız bir hatıranız oldu mu?

Olmaz olur mu? Hem de o kadar çok ki... Bir tanesi şöyle: Türkiye‘den oraya bir miktar şeker götürmüştüm. Oradaki çocuklara dağıttıktan sonra öylesine seviniyorlardı ki... Hem de uçarcasına... Topu topu bir şeker... Manzarayı bizimle birlikte görev yapan ekibe anlattığımda, bir Mali‘li kardeşim şöyle demişti: "Bu çocukların çoğu ilk defa şeker yemiş oldular." Yine, İçişleri Bakanlığı‘na bağlı Mali Dernekler Müdürlüğü‘ne ziyaret etmiştik. Müdür bey, çalışmamız için teşekkür ettikten sonra "Türkiye bizim kardeşimiz. Binlerce kilometre uzakta bulunan Mali‘deki kardeşlerinizi yalnız bırakmadınız. Bu kadar yol kat ederek bizimle birlikte oldunuz. Bu ihtiyaçlarımızın dışında, su kuyusu açılması, okul, hastane gibi temel konularda da halkımızın büyük ihtiyacı bulunduğunu kardeşlerimize ulaştırırsanız memnun oluruz." diyerek taleplerini iletmişti. Mali‘ye en geniş anlamda yardım etmenin yolunun da, üzerine musallat olan sömürü hortumlarını kesmek olsa gerek, diye düşünüyorum.

Bizi, kısa süreliğine de olsa bir Afrika yolculuğu yaptırdığınız için Millî Gazete olarak teşekkürlerimizi iletiyoruz.

Afrika‘daki kardeşlerimizin sesine tercüman olup orada gördüklerimi anlatma fırsatı verdiğiniz için ben de teşekkür ediyorum.

Muhabir: Haber Merkezi