Türkiye'de engelli bireylerin ulaşım ve erişim olanaklarını engelleyen pek çok unsur var. Bu unsurlarla, köprüler de, yollar da, kamu binaların da park ve bahçeler de ulaşım araçları ve daha birçok kamuya açık yerde karşılaşmak mümkün. Sözde kamuya açık olan bu yerlerin büyük çoğunluğu engelli vatandaşlar tarafından kullanılamıyor.
Üst Geçit işkencesi
Kentlerde yaya dolaşımını kısıtlayan, taşıtlara öncelik tanıyan, taşıt trafiğini hızlandırmayı amaçlayan uygulamalar öncelik almakta, ışıklı yaya geçitleri kaldırılarak üst geçitler yapılıyor. İnşa edilen alt ve üst geçitler ise engelli vatandaşlara göre tasarlanmıyor ve bu geçitlerin çoğunda asansör bulunmuyor. Anadolu yakasının en önlemli bağlantı yerlerinden biri olan Metrobüs Altunizade durağı bu sorunun yaşandığı yerlerden biri.Vatandaşlar adeta köprü işkencesi yaşıyor. 1 dakikada geçilecek köprü ayrı ayrı 3 köprü olmasından dolayı 5 dakika da ancak geçiliyor. İşin en vahim tarafı ise engelli vatandaşların bu köprüden geçmesinin imkânsız olması. Engelli asansörünün olmaması vatandaşlar tarafından büyük bir tepki alıyor. Mimarların ise böyle bir eksikliği görmemesi ve bu zamana kadar olumlu bir uygulama yapılmaması da merak uyandırıyor.
Engelliler için tedbir alınmıyor
Bozuk yüzeyli yollar, çok yüksek kaldırımlar, gerekli düzenlemeler sesli ve görsel uyarıcılar olmadığı için özürlülere hizmet edemeyen ulaşım sistem ve araçları, kent ulaşımı ve yaşamında yoğun olarak karşılanan engellerden sadece bazıları. Standartlara uygun olmayan rampalar gibi. Yapılan bazı hatalı uygulamalar, değil kolaylık sunmak aksine özürlü sayısını arttırıcı nitelikler gösteriyor.
Köprüde ne bir engelli yolu ne de bir asansör var
Metrobüse binerek Avrupa yakası Zincirlikuyu'dan Anadolu yakasına geçmek isteyen engelli bir vatandaş Altunizade köprüsünde büyük bir engelle karşılaşıyor. Çünkü 3 büyük köprüden geçmesi imkânsız. Köprüde ne yazık ki ne bir engelli yolu ne de bir asansör var. Merdivenlerin de oldukça yüksek olması insanı çaresiz bırakıyor. Bazı vatandaşlar ise bu kadar merdiveni kim çıkacak diyerek bariyerlerden atlayarak soğuk bir kanlılıkla otobanın ortasından geçiyor ve hem kendi hayatını hem de başkalarının hayatını tehlikeye sokuyor.
Tek başıma dışarı çıkmaya korkuyorum
Türkiye nüfusunun yüzde 29'unu oluşturan özürlülerden biri olan Ali Yasin Zengin küçük yaşlarda arkadaşının elinde patlayan bir silahla tekerlekli sandalyeye mahkûm oldu. Devletin engelli politikasını daha da geliştirmesini isteyen Zengin, belediyelerin bütün yaptığı çalışmaların içerisinde engellilerinde düşünmesi gerektiğini söyledi. Zengin, "Kısaca kendi işimi kendim görmek istiyorum. Tek başıma tekerlekli sandalyeyle dışarı çıktığım da çok zorlanıyorum. Kaldırımlarda engelli yokuşlarının olmaması ve köprülerde engelli asansörünün bulunmaması benim tek başıma dışarı çıkmamı engelliyor." dedi.
Hep ikinci planda kalıyoruz
Zengin, "Çoğu kamu binalarında ve üst Geçitlerde ne bir engelli rampası ne de bir asansör bulunuyor. Belediyelerin engellileri düşünmemesi yaşantımı ve sosyal aktivitemi oldukça etkiliyor. Bütün devlet dairelerinde, okullarda, üst Geçitlerde, AVM'de en başta engelli yokuşu ve asansörün olması lazım, çünkü biz kendi başımıza bir yere gittiğimizde illa bir kişiden destek almak zorunda kalıyoruz. Engelliler hep ikinci planda tutuluyor. Belediyelerden biran önce engelliler için çalışmalarının başlatılmasını istiyoruz. Benim en büyük sorunlarımdan biri ulaşım problemi, özellikle de çevredeki yollar, kaldırımlar vb. aşılması güç engellerden biri. Bununla birlikte çevre, engelli koşullarına özelliklerine ve gereksinimlerine göre uygun yapılmıyor. Bugün sokağa çıktığımızda bile, kaldırımda hareket edebilmek gibi sınırlı aktiviteler için bile çok sayıda engel bulunuyor. Yapıların çoğu engelliler için erişilemez durumda." diye konuştu.
Belediyelerin engellilere karşı daha duyarlı olması lazım
Belediyelerin engellilere daha duyarlı olması gerektiğini söyleyen Yüksel, "Kaldırımlarda bile doğru düzgün engelli yokuşları yok. Aslında en çok zorladığımız konulardan biride bu. Çünkü sosyal yaşantımızda en çok yaya yollarını kullandığımız için buralarda çok zorlanıyoruz. Mimarlar engellileri hiç mi hiç düşünmüyorlar. Çünkü bazı yaya yollarının ortasına elektrik direği veya durak kabini koyarak yolu daraltıyorlar. Bu da bizim yaya yolunu kullanmamızı imkânsız hale getiriyor. Bazı yerlerde ise yaya yollarının bir başına engelli yokuşu koyuyorlar inecek yer koymuyorlar. Bu hangi akla hizmet anlamıyorum. Bu yetkililer hiç mi düşünmüyorlar hiç mi engellilerin bir önemi yok. Belediye yetkililerinin yaptığı çalışmalarda engellilere biraz daha duyarlı olmasını istiyoruz." şeklinde konuştu.
Köprüde ne bir engelli yolu ne debir asansör var
Metrobüse binerek Avrupa yakası Zincirlikuyu'dan Anadolu yakasına geçmek isteyen engelli bir vatandaş Altunizade köprüsünde büyük bir engelle karşılaşıyor. Çünkü 3 büyük köprüden geçmesi imkânsız. Köprüde ne yazık ki ne bir engelli yolu ne de bir asansör var. Merdivenlerin de oldukça yüksek olması insanı çaresiz bırakıyor. Bazı vatandaşlar ise bu kadar merdiveni kim çıkacak diyerek bariyerlerden atlayarak soğuk bir kanlılıkla otobanın ortasından geçiyor ve hem kendi hayatını hem de başkalarının hayatını tehlikeye sokuyor.
Üst geçitler engelliler tarafından kullanılamaz halde
Bedensel Engelliler Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Sosyal İşler Sorumlusu Çetin Yüksel de gazetemize yaptığı açıklamada: "Belediyelerin yapmış olduğu bütün çalışmalarda engelliler ikinci plana bırakılıyor. Köprülerde, otobüslerde, yaya yollarında çok büyük eksiklikler var. Bunların düzeltilmesi için herhangi bir çalışma yapıldığını da görmüyoruz.Asıl üzücü olan bu " dedi.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Kaynak: Fatih Yedier / Türkiye
Etiketler:



