Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü OECD'nin "2009 bir bakışta eğitim" raporuna göre, Türkiye'deki öğretmenler Avrupa'daki meslektaşlarına göre daha çok çalışıyor, ancak çok daha az ücret alıyor.
Maaş Avrupa'nın yarısı
Zorunlu çalışma saati ortalamasının 1652 olduğu OECD üyesi ülkeler arasında Türkiye'de bu saat 1832'ye çıkıyor. Çalışma saatleri İskoçya'da 1365, İspanya'da 1425 ve Portekiz'de ise 1432. Rapora göre, Almanya ve Hollanda'da öğretmenler 35 bin ile 70 bin dolar arasında değişen ücretler alıyor. Türkiye'de yeni başlamış bir öğretmen yılda toplam 14 bin 63 dolar, en üst derece öğretmen 17 bin 515 dolar alırken, bu ücretler OECD ortalamasında 28 bin dolar ile 54 bin dolar arasında değişiyor.
Tıp'ta görev yapıyorlar
2008-2009 akademik yılı verilerine göre üniversitelerde 40 bin 861'i kadın, 59 bin 643'ü erkek toplam 100 bin 504 öğretim elemanı görev yapıyor. En fazla öğretim elemanı ise tıp fakültelerinde görev alıyor. Okul öncesi ve ilköğretimde kadın öğretmenler, genel, mesleki ve teknik eğitim liselerinde ise erkek öğretmenler çoğunlukta. 2010 yılı programına göre, öğretmen başına ilköğretimde 23, Ortaöğretimde 17, genel lisede 18, mesleki ve teknik eğitimde 16, yükseköğretimde 18 öğrenci düşüyor.
OECD'nin 2009 yılı için hazırladığı rapora göre, Türkiye'deki öğretmenler, diğer Avrupa ülkelerindeki meslektaşlarına göre daha fazla çalışıyor. OECD'nin ''2009 Bir Bakışta Eğitim Raporu''nda, öğretmenlerin çalışma saatlerine, öğretmen başına düşen öğrenci sayısına, maaşlarına ilişkin veriler yer alıyor.
Buna göre, OECD üyesi ülkelerden seçilen 11 ülke arasında yıllık toplam en yüksek çalışma saatlerine sahip ülkeler arasında Türkiye ve Macaristan bulunuyor. Zorunlu çalışma saati ortalamasının 1652 olduğu OECD üye ülkeler arasında Türkiye'de bu saat 1832'ye çıkıyor. Çalışma saatleri İskoçya'da 1365, İspanya'da 1425 ve Portekiz'de ise 1432. ''Çalışma saati'' kavramı, bir yıl boyunca girilen toplam dersin süresine velilerle görüşme, sınavlar için hazırlık yapılması, ders hazırlığı, sınav kağıtlarının hazırlanması ve okunması, öğrencilere danışmanlık, okulla ilgili genel görevler ve personel toplantısı gibi faaliyetlerin eklenmesiyle hesaplanıyor. Rapora göre, Almanya ve Hollanda'da öğretmenler 35 bin ile 70 bin dolar arasında değişen ücretler alıyor. Türkiye'de ilköğretime veya liseye yeni başlamış bir öğretmen yılda toplam 14 bin 63 dolar, en üst derece öğretmen 17 bin 515 dolar alırken, bu ücretler OECD ortalamasında 28 bin dolar ile 54 bin dolar arasında değişiyor.
Raporda öğretmenlerin göreve başladıkları tarihten görevde en üst kademeye ulaştıkları tarihe kadar maaşlarında yaşanan artış oranlarına da yer veriliyor. Buna göre, ilköğretimde bir öğretmenin göreve başlayıp meslekte en üst kademeye ulaştığında başlangıçtaki maaşına göre artış Almanya'da yüzde 33, İrlanda'da yüzde 88, Portekiz'de yüzde 157, OECD ortalamasında yüzde 71 iken, Türkiye'de ise bu oran yüzde 25.
MEB'in verileri
Milli Eğitim Bakanlığının 2008-2009 eğitim-öğretim yılı verilerinden yaptığı derlemelere göre, okulöncesi eğitimde bin 644'ü erkek, 27 bin 698'i kadın toplam 29 bin 342 öğretmen görev yapıyor. Bu öğretmenlerin, 28 bin 8487i kadrolu, 494'ü sözleşmeli olarak çalışıyor. Ayrıca okul öncesi eğitimde 18 bin 291 usta öğretici de bulunuyor. İlköğretimde 224 bin 644'ü erkek, 228 bin 674'ü kadın toplam 453 bin 318 öğretmen çalışıyor. Bu öğretmenlerin 419 bin 340'ı kadrolu, 33 bin 978'i ise sözleşmeli orak görev yapıyor. Erkek öğretmenlerin 217 bin 429'u devlette, 7 bin 215'i özel okullarda, kadın öğretmenlerin 211 bini devlette, 17 bin 647'ü ise özel okullarda bulunuyor.
Ortaöğretimde 115 bin 30'u erkek, 81 bin 683'ü kadın toplam 196 bin 713 öğretmen görev yapıyor.
Ortaöğretimdeki öğretmenlerin ise 193 bin 255 kadrolu, 3 bin 458'i sözleşmeli. Genel liselerde ise 61 bin 801'i erkek, 45 bin 988'i kadın toplam 107 bin 789 öğretmen çalışıyor. Öğretmenlerin 106 bin 138'i kadrolu, 1651'i sözleşmeli kadrosunda yer alıyor. Devlet okullarında 54 bin 800 erkek, 38 bin 273 kadın toplam 93 bin 73, özel okullarda 7 bin 1 erkek, 7 bin 715 kadın toplam 14 bin 716 öğretmen çalışıyor. Mesleki ve teknik liselerde ise 53 bin 229 erkek, 35 bin 695 kadın toplam 88 bin 924 öğretmen bulunuyor.
2010 Yılı Programı'nda yer verilen bilgilere göre, 2008-2009 yılları arasında ilköğretimde derslik başına 32, öğretmen başına 23 öğrenci, ortaöğretimde derslik başına 31, öğretmen başına 17 öğrenci düşerken, genel lisede derslik başına 29, öğretmen başına 18, mesleki ve teknik eğitimde ise derslik başına 33, öğretmen başına 16 öğrenci düşüyor.
Görmeyen gözleriyle ışık oluyor
Öğretmenlik mesleğinde çeyrek asrı geride bırakan görme engelli Yusuf Sanigil, azmi ile kendisi gibi göremeyen öğrencilerine örnek oluyor. Sanigil, çok büyük zihinsel engeli olmayan her çocuğa öğretebileceğini söylüyor.
Sekiz yaşında bir gözünü kaybeden Yusuf Sanigil, bir yıl sonra da ikinci gözünü kaybetmiş. Babasının yönlendirmesi ile eğitimine Gaziantep'teki görme engelliler okulunda devam eden Sanigil, bu okulda kaygılarının daha azaldığını ifade ediyor.
Öğretmenlik mesleğinde çeyrek asrı geride bırakan görme engelli Yusuf Sanigil, azmi ile kendisi gibi göremeyen öğrencilerine örnek oluyor. Sanigil, çok büyük zihinsel engeli olmayan her çocuğa öğretebileceğini söylüyor. Arkadaşının sapanla attığı taşla 8 yaşında bir gözünü kaybeden Yusuf Sanigil, bir yıl sonra da ikinci gözünü kaybetmiş. Babası ve ilkokul öğretmeninin yönlendirmesi ile eğitimine Gazitantep'teki görme engelliler okulunda devam eden Sanigil, bu okulda kaygılarının daha azaldığını ifade ediyor. Dünyayı tanıma arzusunda olan Sanigil, "Göremiyorum ama öğrenebilirim." düşüncesi ile üniversite sınavlarında coğrafya bölümünü tercih ettiğini anlatıyor. 1979 yılında Atatürk Üniversitesi Coğrafya Fakültesi'nden birincilik ile mezun olan Sanigil, özellikle öğrenim hayatı boyunca kız arkadaşlarının kendisine destek olduğunu anlatıyor. Sanigil, kendi isteği ile baba ocağı Erzurum'da başladığı öğretmenlik hayatında, uzun yıllar normal okullarda, engeli olmayan öğrencilere ders vermiş. Göreve ilk başladığı bazı okullarda, okul müdürlerinden velilere kadar pek çok kişide 'acaba öğretmenlik yapabilir mi' şeklinde tereddütler oluştuğunu anlatan Sanigil, zamanla bu sorunu aşarak güven kazandığını aktarıyor.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



