Ramazan geldi, gidiyor. Bu satırlar yazılırken, son oruç günlerini yaşıyoruz. Henüz "merhaba" bile demeden bir de bakmışız ki, Ramazan bize "elveda" diyor. Önümüzdeki haftayı Rabbim sabrımıza mükafat olarak bahşettiği bu bayramı 2 milyara yakın İslam alemi ile birlikte, aynı duygu ve inanç titreşimi içinde idrak edeceğiz.
Ne büyük kazanç! Peygamber Efendimizin, "İbadetlerin Allah‘a karşı en sevimli olanı, az da olsa devamlı olarak yapılanıdır" buyurduğu gibi bu Ramazan boyunca sergilenen fazilet ve güzellikler, insan ve toplum ilişkileri açısından çok önemli izler bıraktı. Özellikle duyarlılığımızdan kaynaklanan hassasiyetimizle Afrika‘da kuraklık ve açlık yaşayan insanlara gönderilen yardımın haddi hesabı yoktu.
Kişisel olarak da bu Ramazan‘ı dolu dolu geçirdik. İftar, Sahur ve kitap fuarları arasında mekik dokuduk. Evet, "Ramazan" dinlenmek, yenilenmek demek... Dinlenemedik belki ama yenilendik!
Bu Ramazan ayında depdebeli iftar programları yerine sade ve aşırılıktan kaçılmış organizasyonlar göze çarptı. Belediyeler özellikle kendi beldelerinde masalar kurarak dev iftar sofraları kurdu. Afrika‘ya yardım toplandı. Görebildiğim kadarıyla organizasyonlarda sıfır hata payı vardı.
İcabet ettiğimiz programlarda yine dostluk, kaynaşma ön plandaydı
Türkiye Yazarlar Birliği‘nin iftarında edebiyatçı-yazar dost ve büyüklerimizle birlikteydik. Sohbetin ana konusu Yazarlar Birliği‘nin faaliyeti ve kitaplardı. Dünya Radyo‘nun çağrısı üzerine toplanan radyo programcıları iftarında, yine gündem Somali‘ydi. Programcıların katılımıyla gerçekleşen Afrika gezisinde yaşanan dram konuklara hatırlatıldı. Tıpkı Gönüllüler Derneği‘nin davetinde konuklara hatırlatıldığı gibi... Hatta misafirler, Afrika‘ya doğrudan yardım göndererek bir "ilk"i gerçekleştirdi.
Başakşehir Belediyesi ve Yeni Asya Vakfı tarafından gerçekleşen organizasyonda, basının gücü hatırlatılırken, Dr. Hakan Yalman iftar organizasyonlarında Afrika‘daki aç insanların varlığının unutulmaması gerektiğine işaret etti. Yazar Vehbi Horasan‘da TSK‘dan atılan subaylarla ilgili düşüncelerini aktardı.
7‘den 70‘e hizmet anlayışıyla Risale-i Nur
Risalehaber.com‘un iftarında Risale-i Nur hizmetlerinde bulunan grupların temsilcileriyle bir araya geldik. Bediüzzaman Said Nursi hazretlerinin hizmetinde bulunmuş değerli "saff-ı evvel" ağabeylerin katılımıyla gerçekleşen iftar programında hatıralar tazelendi. Yeni hizmetlerden bahsedildi. Çeşitli dillerde basılan Risale-i Nur‘un bütün dünya ülkelerindeki yansımaları dile getirildi. Gönüller bir kez daha Risale-i Nur eksenli çalışmalara odaklandı. 7‘den 70‘e hizmet anlayışıyla Risale-i Nur‘a gönül vermiş erlerin, uhuvvet, ihlas ve tesanüd vurgusu bir kez daha tazelendi.
Moral FM, Moral Dünyası Dergisi ve Moral Haber. Net‘in konuğu olarak gittiğimiz programda, değerli yazar ve çizerlerle birlikte dostluğumuzu pekiştirdik.
TV 5‘in geleneksel iftar yemeği de olabildiğince sadeydi... Program ve yöneticilerin bir arada bulunduğu organizasyonda geleceğe dair projelerden bahsedildi.
Yeni Dünya Dergisi, Seyr Fm ve Safa Vakfı‘nın ortaklaşa düzenlediği iftar programında da "yeni projeler" dile getirildi. Görünen o ki, iftar programları aynı zamanda yenilenmenin bir basamağı bir bahanesi gibi.
Ya sahur programları?
Yeni Dünya Dergisi Yayın Koordinatörü Mahmut Bıyıklı‘yla birlikte hazırladığımız ve Seyr FM‘de yayınlanan "Eve Gelen Sahur" programımız dolu dolu geçti. İstanbul kazan biz kepçe, her sahur programı yazar, çizer, akademisyen, gazeteci ve radyocu dostlarımızın evine giderek canlı yayın gerçekleştirdik.
İlk bölümünü Eyüp Sultan Camii‘n avlusundan gerçekleştirdiğimiz yayının bir sonraki bölümleri oldukça bereketli geçti diyebilirim.
Kah Eyüp Sultan‘da, kah Beşiktaş‘tan yayın yaptık. Kimi zaman Üsküdar Dudullu, kimi zaman Beylükdüzü‘ndeydik. Esenler Yüzyıl‘dan, Fatih‘in arka sokaklarına kadar gitmediğimiz semt kalmadı gibi. Zaman zaman arabamız yolda kaldı. Ama her ne pahasına olursa olsun, yılmadan, bıkmadan canlı yayını gerçekleştirdik.
Konuk olduğumuz ve onları programa konuk ettiğimiz listeye baktığımızda kimler yoktu ki:
Araştırmacı/Yazar Ahmet Nidayi Sevim‘le mezar taşların gizemini konuştuk. Kitap kurdu ve araştırmacı Gökçen Tanrısever‘le kitap üzerine söyleşi yaptık.
Şair/Yazar Ali Hakkoymaz‘ın evinde boğaza nazır bir manzara bizi bekliyordu. Şiirler havada uçuştu. Satır satır ve her kelimenin üstüne basarak şiir tadında bir sohbet gerçekleştirdik. Müzisyen Ammar Acarlıoğlu‘nun evinde de "ezgi" yüklü sohbete tanık olduk.
Çizgi Film Yönetmeni Animatör aziz dostum Nedim Poladoğlu‘yla ekrana gelen çizgi filmin karakterlerindeki şifreleri çözmeye çalıştık.
Cafcaf Dergisi Yayın Yönetmeni Asım Gültekin‘le edebiyatı, mizahı ve genç mizahçılar üzerine söyleşi yaptık.
Karikatürist İbrahim Özdabak‘la her telden konuştuk. Gazetecilik, dergicilik, kitap ve nihayet karikatür konusunu gündeme getirdik.
Gazeteci Yazar Faruk Çakır ayağının tozuyla Balkanlarda yaşanan Ramazan‘ı bize sıcağı sıcağına aktardı.
Sırbistan‘daki İslami uyanışa dikkat çekti.
Konuk olduğumuz sadece yazar çizer takımı değil, aynı zamanda Seyr FM dinleyicileriyle de buluştuk. Onların ayağına giderek hem nabız tuttuk, hem de programla ilgili düşüncelerini birebir almış olduk.
Yahyalılı Hacı Hasan Efendi‘nin yanında hizmette bulunmuş olan çok değerli Mahmut ve Mustafa Ağbi‘nin de evlerine konuk olduk. Bize Yahyalılı Hacı Hasan Efendi‘nin hususi dünyalarını büyük bir heyecanla aktardılar.
"Eve Gelen Sahur"
Radyocularla birlikte gerçekleştirdiğimiz programlar da ayrı bir keyifti. Özellikle Moral FM ve Seyr FM‘den gerçekleştirdiğimiz ortak yayında "Eve Gelen Sahur" ekibi olarak biz de aynı zamanda Selahattin Kocaarslan ve İsmail Tongar‘ın konuğu olduk.
Şiir yorumculuğuyla tanınan ve şiire aşık Meçhul Kaptan‘ın evine konuk olduğumuzda bizi bir sürpriz bekliyordu. Bizi evin bir odasını tamamen çevirdiği stüdyoda ağırladı. Canlı yayını burada gerçekleştirdik. Böylelikle mesleğine olan düşkünlüğünü gözlemledik Meçhul Kaptan‘ın.
Bizim Radyo Yayın Müdürü Mehmet Yaşar ve Psikolog Banu Yaşar‘ın evine konuk olduğumuzda da konu ister istemez radyoculuk üzerine oldu. Psikolog Banu Yaşar hanımefendi de Ramazan‘ın insan psikolojisine olumlu etkilerinden bahsetti. Kızı Eslem ise bize sürpriz yaparak, program dinleyenlerine gitarıyla bir ilahi dinletisi sundu. Yetmedi, bir de canlı yayında karikatür sergisi gerçekleştirdi. Böylelikle bir "ilk"e imza atarak, bir radyo programında canlı yayında karikatür sergisi gerçekleştirmiş olduk. Kendisine buradan başarılar diliyorum.
Bunlar bir çırpıda hatırlayabildiğim isimler. Unuttuğum isimler varsa, bağışlasınlar.
Ramazan "yanmak" demek
Ramazan biliyorsunuz "yanmak" demek... Bu aya Ramazan denmesinin bir sebebinin bu ayın günahları yaktığıdır. Açlık, susuzluk hararetinden ızdırap çekilir veyahut oruç hararetinden günahlar yakılır.
Ramazan aynı zamanda "yağmur" demek... Bu yağmur yeryüzünü yıkadığı gibi şehr-i Ramazan da ehl-i imanı günahlardan yıkayıp kalplerini temizler.
İnşallah günahlarımız bu Ramazan ayında çatır çatır yanmış, yine bu ayda da günahlarımızdan yıkanıp kirlerden arınmış olalım.
Kıymetli okuyucularımızın bayramını en içten duygularla kutluyor, Rabbim daha nice Bayramlara bizi kavuştursun diye dua ediyorum.


