milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

27 MAY 2012 PAZ
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • FETİH NAMAZI
  • FETHİMİZ MÜBAREK OLSUN!
  • FETHİN ERLERİ HOCASIYLA BULUŞTU
  • MİLLİ GÖRÜŞ BARIŞIN DİLİDİR
  • İSTANBUL, İSLAM DÜNYASININ LİDERLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
  • ÜŞÜTMEYE KARŞI ETKİLİ (CİĞEROTU)
  • BU OLACAK AYASOFYA!
  • TERÖR DEHŞETİ
  • KAHRAMAN POLİS CAN KAYBINI ÖNLEDİ
  • ŞOK DETAY

Cansuyu Filistin'de
El Harbussâdis

2 18 AĞUSTOS 2006
CUM 11:09

[-] Normal [+]
  • Yazı Dizisi
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Önce İngiliz ve Fransızların, sonra da Amerika'nın tam desteğiyle oluşan İsrail silahlı kuvvetlerinin, savaş tarihinde Müslüman Araplara karşı yaptığı altıncı harp bu yıl başladı. 1948'de İsrail bir devlet olduğunu ilan edince onu ilk tanıyan Amerika oldu. Sonra da Müslüman Türk milleti değil, millete rağmen, hatta milletin arzu ve temayüllerine rağmen maalesef TC Dışişleri Bakanlığı İsraili devlet olarak tanıdı. Dışişleri milleti ve milletin okur-yazar aydınlarını da adam yerine koymadı. Bugün dahi Allah için, yetmiş beş milyonun tek ferdi Ortadoğu'nun teröristi İsrail'i devlet olarak tanımaz. Ancak cahiller, gaflet dalalet ve hatta hiyanet içinde olanlar için İsrail vazgeçilmez velinimettir.

Türkiye Cumhuriyeti'nin dış politikası Telaviv-Washington eksenine kilitlenmiştir. Dolayısıyla millet kimi seçerse seçsin, hangi siyasi partiyi iktidara taşırsa taşısın sosyalist-sosyal demokrat, dindar, muhafazakar veya laik - seküler fark etmez, hepsi de dış siyaset operasının-tiyatrosunun figüranları olacaktır. Meclistekiler verilen rolü oynamaya çalışan konu mankenleri veya bu oyunun aktörleridir.

Türk milli eğitimi ve özellikle üniversiteler müstemleke aydınlarından bir kuşak yetiştiriyor. Eğer özel gayretiyle kendini geliştirememişse, diplomalı cahiller yetiştiriyor. Bu eyyamcı sömürge aydınlarının dış güçlere kapıkulu ve işbirlikçiliği çok kolay olacaktır. Bu yangın nesilleri sorumluluktan sıyrılıp, tribünlere çıktılar, dünya nimetleri onlara yetti.

Yıllar önce Türk silahlı kuvvetlerinin iftiharı merhum General Cevat Rifat Atilhan, büyük bir gayretle kaleme almış ve Siyonizm tehlikesini okuyuculara duyurmuştu. Bu konuda çalışmalarını yoğunlaştıran yazarlardan Soner Yalçın ile Prof. Dr. Yalçın Küçük, İlk Hariciye nazırı Tevfik Rüştü Arastan, Emre Gönensay ve İsmail Cem İpekçi'ye kadar bütün dışişleri bakanlarının Yahudi kökenli Selanik dönmeleri olduğunu şecereleri ile anlattılar.

Sistem bir rezerv Yahudi devleti olarak yapılanmış. Dışişleri bakanlığı bütün yaptırımların ve kararların alındığı Türkiye'nin Pentagon'u. Şimdi Türkiye Takiyye tarihi, Yahudi dönmeleri ve Sebatayistleri özel bir araştırma konusu olarak yeniden yazılıyor.

Amman otelleri ve Telaviv

İki milyon nüfusuyla geniş bir alana yayılmış olan Amman şehrinin modern otellerinde iki haftadan beri iğne atsan yere düşmez. Mülteciler, Beyrut'tan aileleriyle en yakın ülkelerden biri olan Ürdün'e gelmişler. Otellerde yer kalmamış. Ancak Cerrehpaşa'da tıp eğitimini yapan ve gelip Amman'da muayenehane açan Dr. Caferi'nin torpiliyle kendimiz için üç kişiye bir oda bulabiliyoruz.

Lübnan'da İsrail bombardımanı başlayınca, evler, aparmanlar, köyler, şehirler ve hatta sığınaklar hedef gözetmeden bombalanmaya başlanınca paniğe kapılan halk, çocuklarının can güvenliği için Lübnan'dan kaçıp, Suriye, Türkiye ve Ürdün'e sığınmışlar. Otellerin lokantaları, kulisler, sokaklar ve odalar kalabalık ailelerle dolmuş. Harbin ikinci haftası bir milyon Lübnanlı insan ülkelerini terk etmek zorunda kalmışlar.

İsrail yakasında cesetler çoğalarak gelmeye başlayınca, ölen asker ebeveynleri ellerinde pankartlarla bağıra-çağıra sokaklara fırlamışlar. İsrail devletini artık savaşa son verip, bölgesel barış için çalışmaları talebiyle binlerce vatandaş da peşlerine katılmış. Savaş karşıtı izinsiz mitingler yapmaya başlamışlar.

Cepheden günde iki defa sıcak haber alabiliyoruz. Karşı taraf, yani İsrail'de daha büyük panik yaşanıyor. Zenginler Amerika ve Avrupa'ya kaçmaya başlamış. Hava alanlarında uçuş trafiği kilitlenmiş. İki yüz bin İsrail vatandaşı Telaviv'i terk etmek üzere hava alanlarına hücum etmişler. Çift uyruklu olan İsrail vatandaşları ile dış ülkelerde ve özellikle Romanya, Bulgaristan ve Makedonya gibi Balkan ülkelerinde ticari yatırımı olan iş adamları aileleriyle birlikte hava alanlarında sürekli rötar veren uçaklarının kalkış anonsunu bekliyorlar.

Merkezul Eytem El Bekaa

Bekaa Yetimler Merkezi, en fazla bu geniş vadide anası-babası katledilen ve kimsesiz kalan çocuklara bakılan bir merkez. Muhacirler kendi aralarında bütün muhtaçlara-kulli muhtacin- el uzatan hayır kurumları oluşturmuşlar. İlk nakdi yardımı yetimlere takdim ettik.

İki milyon nüfuslu başkent Amman'ı kuşatan ondört mülteci kampından en büyüğünü seçiyoruz. Hararet gölgede kırk derece. Temmuz sıcağında tere ve toza boğulmuşuz. Toptancıların kapı önlerinde tartma ve poşetlere doldurma işlemi saatlerce sürmüş. Nihayet kamyon ve kamyonetlerle şehrin altmış kilometre kuzey batısındaki bu kampa doğru yola çıkıp, gaza basıyoruz.

Ağzına kadar dolu vasıtalarımızdaki ilaç kolilerini sağlık ocağına bırakıyor ve hastaya çağrılan bir eve giriyoruz. Komşular bizi daha kapının önündeyken kırk yıllık dost gibi karşılayıp etrafımızı kuşatıyor.

- Ehlen ve sehlen ya şebeb!

- Me ahbar Ankara?

Şerreftum!

Vallahulazim Kulli Muslimin tetekellem Turkiyye!

Atikulafe!

Hayyekallah, Hayyakumullah !

Muzaharatul İstanbul kebir!

Keyf sahtek?

Cezekallahu hayrun!

Gecekondulardan oluşan yüzelli bin nüfuslu bir uydu kentin insanları çoluk-çocuk çevremizde toplanıyor, etrafımızı sarıyorlar.

Hazırlanan gıda poşetleri gecekondu, hayme, çardak ve çadırlara dağıtılıyor. Milletimizin bize tevdi ettiği ayni ve nakdi yardımları harp mağduru kardeşlerimize bırakıyoruz. Bekaa kampı sakinlerini Batı Şeria'dan sürgün edilenlerin oluşturduğu yörenin en büyük mülteci kampı. Bekaa vadisindeki Nablus, Baalbek ve civarı mezralardan kovulan ve can havliyle gelen kopuk ailelerden oluşuyor.

Karşımıza iki büklüm acılarla gelen ilk hastayı sırtüstü yatırmak mümkün olmuyor. Altmış bir yaşındaki Ahmet Abdusselam, intifadaya katıldığı suçlamasıyla binlerce genç Filistinliyle beraber önce onaltı sene Hayfa hapishanesinde yatmış. Tahliye olmadan bir hafta önce askerler tarafından çok dövülmüş, hırpalanmış ve beline sopa ile defalarca vurulmuş. Gösterilen röntgende, bel kemiğinde kırık fragmanları vardı.

Eline bir kağıt verip, pasaport ve kimlik cüzdanı olmaksızın sınırdan Ürdün yakasına doğru sürülmüş.

Sekiz kişinin bir odada yattığı kampa sünger yatak, gıda ve ilaç yardımlarını programladık. Gençler kolileri biz kampı henüz terketmeden taşımaya başladılar.

Bekaa göçmen kampında yirmi cami, bir kütüphane, onaltı sağlık ocağı, yetimhaneler, orta dereceli okullarda yaz ve kış Kur'an kursları, seyyar çarşı- pazarlarıyla çok geniş bir alana yayılmış olan kamp sakinleri bağış ve yardımlarla ayakta durabiliyor. Aileler kamptayken gönüllü eğitimden geçen gençler güney Lübnan cephesinde İsrail'e karşı hürriyet mücadelesi veriyor.

Kamp deyince çoğumuzun aklına birkaç gecekondu, haymeler, çadır kentler ve düzensiz çardaklar gelebilir. Burası farklı. İki adım ötede çatısı paslı teneke, duvarları da oluklu çinko ile kuşatılmış gecekondulara giriyoruz. Üçü çocuk, beş kişilik bir aile iki yıl önce El Halil'den kovulup gelmişler. Evin babası işsiz. Bir haftadan beri de kayıp, nerede olduğu bilinmiyor. Hasta çocukları muayeneden sonra bir aylık ihtiyaçlarını bırakıp ayrılıyoruz.

Yetimhanedeki gençler her gün Filistin marşını ayakta okuyor ve Kur'an eğitimine başlıyorlar. Erişkinler teyakuz halindeler.

- Biz buraya sürgün edildik. Ev, dükkan ve arsa almayacağız. Mal almaya kalkarsak buraya bağlanır kalırız. Biz burada çocuklarımızı iyi yetiştireceğiz ve koparılıp geldiğimiz memleketimize hür olarak geri döneceğiz inşallah!

Cansuyu'ndan yardım eli

Cansuyu huzurda Ma-i Hayat olarak tercüme ediliyor. Hayat suyu yahut da Ab-ı Hayat. Bizler de Cansuyu adına milletimizin Filistin halkına uzattığı yardım elini onlara sunuyoruz.

Filistin'de sınır girişinde çektiğimiz sıkıntılar dışında hangi kapıyı çalsak bize açılıyordu. Hangi sivil toplum örgütü lideriyle görüşmek icap etse kolayca buluşmayı Allah bize nasib ediyordu.

Büyükelçiliklerinden pasaportlarımıza üç aylık vize alarak geldiğimiz  ülkede ilk ziyaret mahallimiz TC Büyükelçiliğimiz oldu. Kançılarya, otelimize sadece yüz metre mesafedeydi. Penceremizden ay-yıldızlı bayrağımızın nazlı nazlı dalgalanışını  seyredebiliyorduk. Bu taş duvarlarla çevrili olan geniş bahçeli konak Türkiye'dir diyorduk.

Büyükelçi Hüseyin Diriözü ziyaretle çayını içip tavsiyelerinden yararlandık.

Aynı gün, telefonla görüştüğümüz Birleşmiş Milletler Amman Temsilcisi Usame Tubbak, lütfedip otel resepsiyonuna kadar geldi. Kendisiyle Ankara'dan Cansuyu adına bir görüşmemiz olmuştu. Bir fincan mırrayla başladı sözümüz. Mücahitler ve mültecilerin ihtiyaçlarını bize sınıflandırarak izah etti. Bizim bu insani ihtiyaçları Türkiye'den Tır'larla mı getirsek yoksa başkent Amman'ın toptancılarından, süpermerketlerinden mi alıp Filistin kamplarına ulaştırsak daha kolay ve çabuk olur? BM ile Türkiye arasında yılda altmış milyonluk ticaret hacmi var. Pilavlık bulgur, mercimek ve nohut gibi hububatları Türkiye'den pirinci ise Nil deltasından alıyorlar. Yardım konteynerleri üzerine bir Cansuyu ve bir de BM amlemi yapıştırıp Mersin'den Hayfa limanına mültecilere ulaştırılmak üzere taşıyabileceklerini söylüyor.

Yaşanmış tecrübeleri bize nakletmeye başlıyor. Bağlantılarımızı kuruyoruz.

Filistin Sağlık Bakanlığı

İhtisas verecek kadar gelişmiş Müsteşfe İslâmî vasıtasıyla Filistin Sağlık Bakanı Dr. Besim Naim'le buluşmamız mümkün oluyor. Birlikte klinikleri geziyoruz ve birlikte yemek yiyoruz. Geldiğimizden beri, belki görüşmelerimizin en faydalı olanı bakanla yapılan oluyor. Gıda ve ilacın abluka altına alınıp işgal edilen bölgelere, yani El Halil, Nablus, Cenin, Eriha'ya ve Ramallah'a  deniz yoluyla konteynerler içinde ulaştırılması üzerinde duruluyor. Bölge uzmanı ve eski parlamenter Mehmet Batuk  ile Anadolu Gençlik Derneği başkanlarından Ahmet Coşkun'la birlikte sağlık bakanı bizleri kabul ediyor. Aldığımız randevuları en yararlı şekle dönüştürmenin pratiğini yapıyorduk. Dr. Besim Naim çok önemli buluşmalarımızdan bir örnek oluyor. Türkiye mitinglerini El-Cezire vasıtasıyla, bazı bölgelerde uydu yayınlardan izlemişler. Cansuyu'nun tüm dünya Müslümanlarına ve mazlumlarına olan yakın ilgisini ve özellikle Filistin'de yaşanan insanlık dışı drama seyirci kalmadığını ona lisan-ı münasiple ifade ediyoruz. "Osmanlı çocukları zor günlerin dostudur. Ben mitingleri televizyonlardan takip ettim. Arap ülkelerinde kimse kılını kıpırdatmazken Türkiye ayağa kalkmıştı. Bütün Müslüman Türk kardeşlerime minnettarlığımı ve selamlarımı götürün lütfen!"

Cansuyu huzurda Ma-i Hayat olarak tercüme ediliyor. Hayat suyu yahut da Ab-ı Hayat. Bizler de Cansuyu adına milletimizin Filistin halkına uzattığı yardım elini onlara sunuyoruz.

Müsteşfel İslâmî, ihtisas veren en büyük hastanelerden biriydi. İlgili raporumuzu hazırlamaya başladık. Gazze ve Batı Şeria şehirlerinden gelen Hamas ve El Fetih mensubu yaralı gaziler ve kronik hastaların bu koğuşlarda tedavi altına alındığını gördük. Eksikleri tespit ettik. Müsteşfel İslâmî'nin imkanlarını aşan tıbbi cerrahi girişimlerin Cansuyu tarafından Türkiye'de mümkün olduğunu ve bizde gelişmiş tıp teknolojisinin bu hastaneye bağışlanabileceğini ifade etmemiz onu çok memnun etti. Nükleer tıp merkeziyle birlikte, Manyetik Rezonans, Tomografi, sintigrafi cihazlarına da acil ihtiyaçları olduğunu ifade ettiler.

Bakanla birlikte yaptığımız görüşmelere Hastane başhekimi ve yöneticileri de katıldılar.

Kudüs müftüleri

Halk arasında büyük itibarı olan Kudüs müftülerini ziyaret ediyoruz. Filistin'de sınır girişinde çektiğimiz sıkıntılar dışında hangi kapıyı çalsak bize açılıyordu. Kimle ve hangi sivil toplum örgütü lideriyle görüşmek icap etse kolayca buluşmayı Allah bize nasib ediyordu. Türkiye, İkrime Sabri'yi Diyarbakır mitinginde tanıdı. İsrail'i telin ve Filistin halkına destek için davetimiz üzere kalkıp Kudüs'ten Diyarbakır'a kadar geldi ve Atıf beyin yaptığı simultan tercümeyle dünya kamuoyuna tarihi konuşmasını yaptı. Onun feryadında sahipsiz Filistin halkı Diyarbakır meydanlarına taşınıverdi. Ateşli konuşmasını, ekranlardan bütün Türkiye ve Ortadoğu gözleri yaşarıp, yüreği kabararak dinlemişti.

Biz İkrime Sabri'yi havaalanından memleketine uğurladık. Dönüşünün ikinci gününde İsrailli yetkililer tarafından resmi görevinden alındı. Yerine Kudüs Müftülüğüne Muhammed Hüseyin atandı. Yeni Kudüs müftüsünü Mescidi Aksa'daki makamında ziyaret edip   tebriklerimizi sunduk. Her ikisi de ayrı ayrı ilk defa Türkiye'de başlatılan ve tüm dünya Müslümanlarına örnek olan İsrail karşıtı mitinglerden dolayı bizlere Türkiye Müslümanlarına iletilmek üzere kalbi selam ve dualarını gönderdiler.

Filistin'de bir halk kahramanı

Nihayet aradıklarımızdan birine daha ulaşabilmiştik. Bu yiğit insan Filistin halk kahramanlarından Raid Salah idi. Riayetul Aksa ve Mukaddesatul İslâmiyye lideri Raid beyle refakatleriyle birlikte kahvaltıda buluştuk. Batı Şeria'nın Cenin şehrinde iki dönem belediye başkanlığı yapan Raid Salah, Filistin gençlerini antiemperyalist direnişe hazırlayan ve eğiten bir lider. Üç yıldan beri hapishanedeydi. Çok işkence görmüş ve dövülmüştü. Halka cesaret veren, istiklal bilincini attıran ve gençleri yönlendiren biri olarak tanınıyor ve  seviliyor. Hapisten çıkmış ama İsrail emniyetince  yani Mossad tarafından yakın takibe alınmış, yurt dışına çıkması yasaklanmış bir halk kahramanı.

Birlikte cadde ve sokaklarda yürürken adım başı Kudüs esnafı tarafından önü kesilip ikram ve tezahurat yapılıyor. Dükkanlara davet ediyor ve ona Yahudi ve Hırıstıyan komşularının da işiteceği şekilde bağırarak dua ediyor ve desteklediklerini haykırıyorlar.  "Hasan Nasrallah ve sen ey Raid Salah, siz milletin umudusunuz, şerefi ve izzetisiniz. Sizinle zafere doğru koşuyoruz!"

Ortadoğu'nun Kuvay-ı Milliyesi

Hamas, olağanüstü şartların getirdiği bir sivil toplum örgütüdür. Orijinal açılımıyla Hamas: El Hareketul Mukavemetul İslâmî, yani İslâmî Direniş Hareketi. Gözlemcilerin huzurunda yapılan bir demokratik seçimle Filistin'de yönetime gelen bir siyasi parti.

Ancak uydurellezi bir mazeretle, her zamanki gibi siyonistlerin hedef gözetmeksizin yaptıkları bombardıman ve saldırılarla Gazze işgal ediliyor, elli kişi sorgusuz- sualsiz katlediliyor. Aralarında Hamaslı bakan ve milletvekillerin de bulunduğu altmış dört sivil tutuklanıp hapse atılıyor. Bir İsrail askerinin Hamas tarafından rehin alındığı çok ucuz bir bahanedir. Bir aylık saldırı ve çatışmalarda Müslümanlardan binin üzerinde sivil şehid edilirken, İsrail tarafından da yüz altmış asker ölüyor.

Hiç beklemediği bir direnişle karşılaşan İsrail, Amerika'nın verdiği kimyasal ve biyolojik silahları Müslüman siviller üzerinde denemeye başlıyor. Fosfor bombalarının düştüğü yerlerde insanların cadde ortasında  simsiyah kömür gibi yandığı ekranlara yansıyor.

Bu savaş bitmeyecek diyorlar. Yanan çocukların hukukunu sorgulayan yiğitler boşalan mevzileri dolduracak. Hizbullah bunlardan biri. Hamas gibi bu da halkın ihtiyaçlarından doğan bir siyasi parti. Yüz yirmi kişi olan Lübnan meclisinde  yirmi altı parlamenter görev yapıyor. Ayrıca halkın can güvenliği ve ülke barışı için de iyi eğitilmiş silahlı milisleri var.

Bizim Kurtuluş savaşında silaha sarılan Kuvayı milliyemize ne kadar benziyor!

Şimdi onların galibiyete doğru koşmaları, zalim Amerika'yla işbirliği yapanların uykularını kaçırıyor. Türkiye dahil, Amerika ve İsrail'le anlaşmalarla işbirliği içine giren diğer Arap ülkeleri yöneticilerinin halk nezdinde güvenilirlikleri ve prestijleri bitiyor.

Görünen köy

Sona doğru yaklaşan Filistin savaşında Arap ülkelerinde yaşayanlarla birlikte iki milyar Müslüman halkın, Dünya İslâm Birliğine açılan yolda büyük umutlar beslediği  yılları birlikte yaşıyoruz.

İster askeri anlaşmalar isterse de siyasi, kültürel ve ticari bağlantılar olsun, Siyonist İsrail'le işbirliğine giren yöneticileri zor günler bekliyor.

İsrail bugün, kayıplarla sarsılıyor. Daha harbin ilk haftasında yirmisekiz asker cesedi Telaviv'e gelmişti. Ondört tank yanarak tahrip olunca önce komuta heyeti paniğe kapıldı. Çünkü, klasik silahlarla göğüs göğüse yapılan harbi Müslüman direnişçiler kazanmıştı.

İsrail genelkurmay başkanı general Haketz mide kanamasıyla askeri hastaneye kaldırıldı. Kara harekatı iptal edildi. Yükselen direniş İsrail askerlerini çok korkuttu.

Güney Lübnan'dan yorgun ve yaralı dönen İsrail askerlerinin  isimlerini gizli tutmak şartıyla, yabancı muhabirlere anlattıklarını Nablus halkından dinliyoruz:

"....Hizbullah ustaca savaşıyor. İsabetli atışlar yapıyor. On gündür uykusuzum. Biz düzenli orduyuz, onlar gerilla savaşı yapıyor. Hücumun nereden geldiğini göremiyoruz. Roket fitilli bombalar üzerimizde patlıyor. Etrafımız ölü ve yaralılarla doldu. Hayatımız her an tehlikede. Kuytulara çekiliyoruz, bu sefer de Hizbullah havan topu kullanıyor."

Bütün İsrail  şehirlerde alarm düzeyi arttırıldı. Hayfa'ya düşen her roket için canavar düdükleri-sirenler çalıyor ve halk telaşla sığınaklara doğru koşuyor."

Sonuç

Halktan kopuk dışişlerimiz onu her ne kadar devlet olarak tanısa da, biz biliyoruz ki İsrail devlet gibi yapılanmaya çalışan bir terör örgütüdür. Amerikan emperyalizminin Ortadoğu'daki ileri karakoludur. Türkiye ile İsrail arasında bugüne kadar kırk anlaşma yapılmış. Çoğu TBMM  bypas edilerek, devre dışı bırakılarak yapılmış. Güvenlik, istihbarat, askeri ve stratejik anlaşmalarla gönüllü olarak Mossad'a yakamızı kaptırmışız.

O zaman kuruluşundan itibaren Türkiye bir rezerv Yahudi devletidir, diyen bilim adamları haklılık kazanmış. Siyonistler Türkiye'de İsrail'den daha rahat diyen araştırıcılar haklılık kazanmış.

Irak'a tonlarca bombayla  yüzkırk altıncı sortiyi yapan savaş uçaklarının İncirlik'ten kalktığından hangimiz haberdarız?

Lübnan'daki emzikli bebeklerin üzerine  bomba taşıyan Tırlar  İncirlik Amerikan üssünden Taşucu Limanı'na  doğru yola çıkıyorlar. Kimyasal ve biyolojik silahlar kullanmaya başlayan İsrail, sokaktaki gençleri kömüre çeviren fosfor bombalarını denemeye başlıyor. Siyonistler için savaş etiği yoktur. Hahamlar teşvik ediyor: 'Harp ahlâkı diye bir kavram yoktur, sivilleri de öldürebilirsiniz."

Sincan sokaklarında yürüttüğü tanklarla Demokrasiye balans ayarı vermiş olmakla övünen Çevik Bir, selefleri ve halefleriyle birlikte, ekonomik dar boğaza giren İsrail savunma sanayiini batmaktan kurtardılar. Onlar tank ve savaş uçaklarımızın modernizasyon ihalesini, Türkiye'de alternatif imkanlar olduğu halde İsrail'e verdiler ve bu iş için de üç milyar dolar ödeyerek  İsrail'e destek oldular.

Konya semalarında İsrail pilotlarının tatbikat yapmalarına kim ve hangi anlaşmalarla izin veriyor?

Uzun menzilli eğitim uçuşlarıyla Mossad pilotları, Anadolu coğrafyası üzerinde keşif yapıyor ve stratejik istihbarat topluyorlar.

Koca Osmanlı cihan devletinin  bakiyesi olan Türkiye Cumhuriyeti'ni dört milyon nüfuslu İsrail'e mahkum eden bir avuç eyalet valisi, militer ve sivil oligarşinin sorgulanacağı günler yaklaşıyor.

Yetmiş beş milyon Müslüman Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının arzu, ideal ve temayüllerine saygı duyulmalı, İsrail'le yapılan bütün anlaşmalar derhal iptal edilmelidir ve  Büyükelçiler derhal çekilmelidir.

Dünya İslâm Birliği D-8'le başlayan devrimle hayata yansıyacak ve  Türkiye dış politikasını Telaviv- Washington eksenine bağlayan kilitleri Müslüman Anadolu çocukları mutlaka kıracaktır.

Başta Türkiye olmak üzere Amerika'yla işbirliğine girip, ülkenin istikbaline ipotek koyan yönetimler iflas etmiştir.

Türkiye'yi ve Ortadoğu'yu güzel günler bekliyor.

Cansuyu Filistin'de yazı dizisinin bölümleri

  • 1. bölüm : Kudüs'teyiz ve bu gece "Regaip Kandili"...17-08-2006
  • 2. bölüm : El Harbussâdis18-08-2006
Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Yazı Dizisi bölümü’nde 18.08.2006 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: cansuyu, gazze, yetim, aile, yardım, balık, gana, kudüs, israil, islam birliği, otobüs, mescid-i aksa, lübnan, televizyon, amman, tel aviv,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.
shape
  • Yazı dizileri

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Kimse ile hesaplaşma derdimiz yok
    2. Nijer'in madenleri hâlâ sömürülüyor
    3. Nijer'de hayat yine de güzel
    4. Nijerlilerin 'Baharı' iş ve aş
    5. Para içinde yüzen bir adam
    6. Kültür başkenti Kuveyt
    7. Kongrede gözyaşlarımıza hakim olamadık
    8. Kuveyt Kalkınma Sandığı bölgenin can simidi
    9. Petrolle ilgili politikalar devletlerin siyasetleridir
    10. Erbakan'ın vefatı İslâm dünyası için büyük kayıp
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Özel Dosyalar

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Irak Kürtleri "Haşimi Olayıyla" Sünniliği hatırladı
    2. Bağımsızlık hakkımız ama kullanmak istemiyoruz
    3. "Mem û Zin Tower"de Happy Nawroz
    4. ÖGM, DGM'nin üniformasızı mı? Vesayeti yıkan yargı mı?
    5. Devlet Güvenlik Mahkemeleri
    6. İlk Özel Yetkili Mahkeme: Abdulhamid'in Yıldız Mahkemesi
    7. AVM'ler Mescitsiz toplum projesi mi?
    8. Bodrumlara sürgün edilen mescitler
    9. Panorama 2011
    10. Panorama 2011
    1. Bağımsızlık hakkımız ama kullanmak istemiyoruz
    2. Irak Kürtleri "Haşimi Olayıyla" Sünniliği hatırladı
    3. Devlet Güvenlik Mahkemeleri
    4. ÖGM, DGM'nin üniformasızı mı? Vesayeti yıkan yargı mı?
    5. İlk Özel Yetkili Mahkeme: Abdulhamid'in Yıldız Mahkemesi
    6. "Mem û Zin Tower"de Happy Nawroz
    1. "Mem û Zin Tower"de Happy Nawroz
    2. İlk Özel Yetkili Mahkeme: Abdulhamid'in Yıldız Mahkemesi
    3. Devlet Güvenlik Mahkemeleri
    4. ÖGM, DGM'nin üniformasızı mı? Vesayeti yıkan yargı mı?
    5. Bağımsızlık hakkımız ama kullanmak istemiyoruz
    6. Irak Kürtleri "Haşimi Olayıyla" Sünniliği hatırladı
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Röportajlar

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. İnsanlığın Saadeti İslam ile mümkündür
    2. Fetih Bir Başkaldırıdır
    3. Erbakan bir dünya lideriydi
    4. Batıdan alacağımız çözümler bize çare olamaz
    5. Dört ülkeyle aynı anda savaşa girebiliriz
    6. "IFRD'yle daha yaygın ve etkin yardım sağlanacak"
    7. Terör yerine başörtülü eşim takip edildi
    8. Batı, kendine demokrasi, bize diktatörlük istiyor
    9. Tek suçum tarihimi ve vatanımı sevmekti
    10. Doğu Anadolu'yu "uçuracak" proje
    1. Dört ülkeyle aynı anda savaşa girebiliriz
    2. Erbakan bir dünya lideriydi
    3. Sovyet döneminden beter durumdayız
    4. Tesettürde modanın kalbi Tekbir'le İstanbul'da atıyor
    5. Tek suçum tarihimi ve vatanımı sevmekti
    6. Erbakan’ın yerli oto çabasını unutmayız
    7. Batıdan alacağımız çözümler bize çare olamaz
    8. Mazlumun derdine ortak oluyoruz
    9. Yakın tarihin en hoşgörülü lideriydi
    10. Boşnak soykırımının boyutları ortaya çıkacak
    1. Erbakan’ın yerli oto çabasını unutmayız
    2. Mazlumun derdine ortak oluyoruz
    3. 1453 Hukuk Sistemine Göre Ayasofya...
    4. Yakın tarihin en hoşgörülü lideriydi
    5. Meğer Öcalan kadar tehlikeliymişiz
    6. Türkiye diplomasi gücünü yitirdi
    7. Tesettürde modanın kalbi Tekbir'le İstanbul'da atıyor
    8. Sovyet döneminden beter durumdayız
    9. Boşnak soykırımının boyutları ortaya çıkacak
    10. "İstanbul'daki deprem riski büyük"
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek