Türkiye‘nin dış kaynağa olan bağımlılığına dikkat çeken Vatan gazetesi yazarı Aydın Ayaydın, "Asıl dikkat çeken veri; yüzde 25‘lerde seyreden genç işsizler. Yani her dört gençten biri işsiz" diyerek başka bir tehlikeye dikkat çekiyor. Bu gidişle kemerdeki  delik  sayısı daha da çoğalacağa benziyor...

Döviz yükümlülükleri büyüyor. Merkez Bankası‘nın açıkladığı verilere göre Türkiye‘nin uluslararası yükümlülükleri varlıklarından daha hızlı artıyor. Doğal olarak da yükümlülüklerle varlıklar arasındaki net fark Türkiye‘nin aleyhine gelişiyor. 2009 sonuna göre, yükümlülükler 450 milyar dolar, varlıklar ise 171 milyar dolar olmuş. 2002‘de 85 milyar dolar olan fark, 2009‘da 279 milyar dolara yükselmiş. Yükümlülükler arasında başlıca; doğrudan yatırımlar, portföy yatırımları, krediler, ticari krediler gibi kalemler yer alıyor.

Krediler 169 milyar dolar ile ilk sırada. İkinci sırada 119 milyar dolar ile doğrudan yatırımlar var. Portföy yatırımları 91 milyar dolar ile üçüncü sırada. Kredilerin 99 milyar dolarlık bölümü banka dışı kesimlere, 34 milyar dolarlık bölümü ise bankalara ait. Hükümet‘in kullandığı krediler ise 35 milyar dolar düzeyinde.

Dış varlıklar içinde ilk sırada 75 milyar dolar ile rezerv varlıklar yer alıyor. 64 milyar dolarlık kısmı yabancı para cinsinden tutulan menkul kıymetler. İkinci sırada 66 milyar dolar tutarındaki mevduat var. Yerleşiklerin yurtdışındaki doğrudan yabancı sermaye yatırımları ise 14 milyar dolar olmuş.  Bu veriler de gösteriyor ki; Türkiye‘nin dış kaynağa olan bağımlılığı oldukça yüksek.(...) Sürprizlere hazır olmakta yarar var.

Geçen yılın sonunda işsizlik oranı 3 puan artarak yüzde 14‘e ulaştı. Dolayısıyla daralmanın faturası da işsizliğe kesildi. İşgücü 943 bin kişi artarken sadece 83 bin kişiye iş bulunmuş. Böylece 3.5 milyon kişi resmen işsizler ordusuna katılmış.

Asıl dikkat çeken veri; yüzde 25‘lerde seyreden genç işsizler. Yani her dört gençten biri işsiz. Bence hükümetin en çok başını ağrıtacak olumsuz gelişme işsizliğin önlenememesi ve buna çare bulunamamasıdır.

Gündemi işgal eden konulara, politikacıların gündemine ve söylemlerine bakınca, sorunun kısa sürede çözüleceğine ilişkin beklentileri güçlendirecek bir sinyal alamıyoruz.

Hani çok önem verdiğiniz Anayasa değişikliğinde uzlaşamadığınızı halka anlattınız diyelim, işsizliğin azaltılmasında neden uzlaşamadığınızı nasıl izah edersiniz?

Muhabir: Haber Merkezi