Çevremizdeki yetişkinlere bir bakalım.

Şayet ileride bu alana özel bir alaka göstermediler ise, kaç tanesi, senelerce maruz kaldıkları törensel bilgilenme süreçlerine karşın I. Meclisin niteliği hakkında, çok demiyorum, beş dakika bir konuşma yapabilir?  Mustafa Kemal dışında bu Meclis‘ten kaç kişinin adını söyleyebilirler?  Yetişkinlerden kaç kişi "demokrasi olmadan ulusal egemenlik ne demektir?" biraz da kışkırtıcı sorusuna anlamlı bir cevap üretebilir?  "23 Nisan bir egemenlik bayramı ise demokrasisiz milli egemenlik ne demektir?" aslında çok da aptalca bir soru pek değildir.  Gelelim 24 Nisan 1915 meselesine.  Kaç yetişkin bugün bile "tehcir" ya da jenosit kelimesinin ne anlama geldiğini bir çırpıda söyleyebilmektedir?  Bugün bütün dünyanın konuştuğu bu konuya bizim eğitim sistemimizde hiç değinilmemesini bugünün yetişkinleri acaba nasıl değerlendiriyorlar? Yakın tarihimizin çok önemli bir olayını, nasıl değerlendirir, adını nasıl koyarsanız koyun, yok sayarak mesafe alınabileceğini, bu yöntemle bu konunun da unutulacağını, özellikle dünyanın unutacağını acaba hangi altın beyinler düşündü ve uygulattırdı?  Eğitim sistemimizde olumlu küçük dönüşümler oluyor ama sistemin berbat ruhu hep orada.  Aynen Anayasamız gibi.

Muhabir: Haber Merkezi