Edebiyatın itibarını koruyan ve yaşatan dergilere bir yenisi daha eklendi. 1 Ekim 2011'de okuruyla buluşan İtibar dergisinin yayın yönetmenliğini 1990 Kuşağı'nın öncü şairlerinden İbrahim Tenekeci yapıyor.
Edebiyatın itibarını koruyan ve yaşatan dergilere bir yenisi daha eklendi. 1 Ekim 2011'de okuruyla buluşan İtibar dergisinin yayın yönetmenliğini 1990 Kuşağı'nın öncü şairlerinden İbrahim Tenekeci yapıyor. Derginin ilk sayfalarında Başlarken bölümünde niçin çıktığına dair şu gerekçe ve görüşlere yer veriliyor: "İmam-ı Azam'ın görüşlerinin anlatıldığı El İhtiyar'da, İtibar Ortaklığı başlığı altında bir bölüm var. Burada, sermayeleri olmayan insanların, sırf itibarlarına dayanarak kurdukları işten, ortaklıktan bahsedilir. Ve son olarak şu söylenir: Bu ortaklıkta, her ortak, diğer ortağın vekili olur."
"İtibar dergisi heves değil, zorunluluk neticesinde ortaya çıkmıştır" gerekçesi vurgulanan dergide, günümüz edebiyat dünyasını meydana getiren isimlerin hepsinin ismi geçiyor. Bazı isimler dergide ürünleriyle yer alırken bazı isimler de bu ürünlerin (yazıların) içinde güzel bir şekilde adı geçiyor. Bu, edebiyat dünyamızda yapılmayan bir şeydir. Dergi çıkaranlar genelde birine hakaret eder, bunun karşılığında birilerini göklere çıkarır (neredeyse o gök) ama İtibar'da edebiyatta itibar edilen bütün isimler güzel bir şekilde anılmış.
Süleyman Çobanoğlu'nun Sarı Damar'ı
Yayımlanan ürünlerde niteliği ilke edinen İtibar'da; şiirden, denemeye, hikâyeden fotoğrafa geniş bir yelpaze var. Dergi, 1990 Kuşağı şiirimizin 'hece ustası' Süleyman Çobanoğlu'nun Sarı Damar başlıklı on kıta şiiriyle açılıyor. Süleyman Çobanoğlu Sarı Damar'da adeta kendi istiklal marşını yazmış. Şiir 14'lü hece ölçüsüyle kaleme alınmış. Sarı Damar'ın son kıtası şöyle; "burası benimdurur! yalnayağa kalmadık! / ocağı nefeslidir; atmadamlı, ak huğlu / parmağımı ıslatıp, ahada bir kenara / atmış yedi, İshaklı- Süleyman Çobanoğlu"
İtibar'da Abdullah Harmancı, Fatma Barbarosoğlu ve Kamil Yeşil hikâyeleriyle katılıyor kervana. Kuşağının öne çıkan hikâyecisi Abdullah Harmancı, dergide, Dergilerde Hikâyeler başlığı altında hikâyenin akışına odaklanıyor. Ali Emre, 1990 kuşağı şiirine odaklanırken 2000 Kuşağı şiirinin önemli isimlerini de anıyor. Mustafa Akar ise Koma Şiir ile Türk şiirinin damar tıkanıklığını açan 2000 Kuşağı'nın yaslandığı şiirin köklerine uzanıyor. Mustafa Akar'ın İkinbin Kuşağı'na dair tespitleri ve tanımlamaları edebiyat camiasında sevgiyle karşılandı. Suavi Kemal Yazgıç, Türk şiirinin yaşayan en yaşlı şairi Sedat Umran'ın şiir dünyasına kısa bir giriş yaparak; "Onun şiirine verilecek mesai ziyan olmaz, yeter ki emek vermeyi göz alalım" diyerek Sedat Umran şiiri üzerine çalışmalara devam edeceğinin işaretini veriyor.
"Bir şiirde iki kere yıkanılmaz"
Osman Konuk ile bir söyleşi gerçekleştiren Ali Görkem Userin, eleştirmen kimliğinin de verdiği titizlikle cesur sorular yöneltiyor 1980 Kuşağı'nın önemli şairi Osman Konuk'a. "Aynı şiirde iki kere yıkanılmaz" diyerek söze başlayan Osman Konuk; "Şiirin yazılı olmayan kriterleri o kadar yüksek ki, hiçbir iş pozisyonunda bu kadar kalite aranmaz" diyor. Ayrıca, Osman Konuk, Küllük takipçileriyle artık İtibar'da buluşuyor. Ayrıca, İtibar'da İbrahim Gökburun, Türk edebiyatında kendine özgü bir deneme kuran Ali Çolak denemesi üzerinde konaklıyor.
İtibar, harika tasarımıyla da göz dolduruyor. İtibar'ı okuyalım, okumayanı da uyaralım.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



