milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

26 MAY 2012 CMT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • ÜŞÜTMEYE KARŞI ETKİLİ (CİĞEROTU)
  • BU OLACAK AYASOFYA!
  • TERÖR DEHŞETİ
  • KAHRAMAN POLİS CAN KAYBINI ÖNLEDİ
  • ŞOK DETAY
  • YELKENLER İNDİRİLDİ
  • SAADET PARTİSİ GAZZE'DE YETİMHANE İNŞA EDECEK
  • İKTİDARDA FİGÜRAN ÇATLAĞI
  • HALKIMIZ GÖSTERİLENE DEĞİL, GİZLENENE BAKSIN
  • YASA GERİ ÇEKİLSİN

Ebu Zerr, Peygamber’den nasihat istiyor!

30 MAYIS 2009
CMT 00:05

[-] Normal [+]
  • Aile Hayat
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Hz. İbrahim'in sahifeleri nelerdi? Ebu Zerr (ra) şöyle anlatıyor: Hz. Peygamber'e: "Ey Allah'ın Resûlü! İbrahim (as)'ın sahifeleri nelerdi?" diye sordum. "Nasihatten ibaretti" diyerek şu örnekleri verdiler:

  • Ebu Zerr, Peygamber’den nasihat istiyor! -

"Ey kullarıma musallat olup da gurura kapılan kral! Seni dünya malı toplayıp da bunları üst üste yığman için göndermedim; mazlumların hakkını alman ve onların beddualarının bana gelmesini engellemen (yani onlara zulmedilmesini önlemen) için gönderdim. Çünkü ben kâfir de olsa mazlumun bedduasını geri çevirmem. Akıllı bir insan zamanını Rabb'ine yalvarmak, nefsini hesaba çekmek, Allah'ın yarattıklarını ve sanatını tefekkür etmek, geçimini ve ihtiyaçlarını temin için çalışmakla geçirir. Akıllı insan ahireti, geçimi ve haram olmayan arzu ve lezzetleri temin için çalışır. Akıllı kişi zamanının kıymetini bilir, işlerini ona göre ayarlar, dilini korur. Konuşmasını amellerinden sayan insan kendisini ilgilendirmeyen konularda dilini tutar"

Hz. Peygamber'in anlattığı kıssa

Hz. Peygamber bir gün sahabilerine: "Herhangi birinizin ailesi, malı ve amelleriyle neye benzediğini biliyor musunuz?" diye sordular. Sahabiler de: "Allah ve O'nun Resûlü daha iyi bilir" dediler.  Bunun üzerine Hz. Peygamber şöyle buyurdu: "Sizin herhangi birinizin malı, ailesi ve amelleriyle olan meselesi şu üç kardeşli adamın meselesine benzer: Adamın birinin üç kardeşi vardı. Bu kişi vefat edeceği sırada kardeşlerinden birini çağırarak; "Gördüğün gibi artık ölüyorum. Aramızda bu kadar senelik bir kardeşlik vardır. Peki, söyle bakalım bu kardeşlik gereği benim için ne yapacaksın?" dedi. Kardeşi de şunları söyledi: "Hastalığın süresince sana bakar ve seni hiç yalnız bırakmam. Öldüğünde de seni yıkar, kefenler, kabrine varıncaya kadar tabutunu taşırım. Daha sonra da seni hayırla yâd eder ve soranlara methederim." Bu kardeş, o kişinin ailesidir. Söyleyin bakalım bu kardeşi nasıl buluyorsunuz? ."

Sahabiler: "Ey Allah'ın Resûlü! Onu pek yararlı biri olarak görmüyoruz" dediler. Bunun üzerine Hz. Peygamber sözlerini şöyle sürdürdü: "Ölüm döşeğinde yatmakta olan o kişi, ikinci kardeşini çağırarak ona: "Benim ölmek üzere olduğumu görüyorsun. Aramızda bunca senelik kardeşlik ve hukuk vardır. Bunun gereği olarak benim için ne yapacaksın?" dedi.

O da: "Sana ancak diriler arasında bulunduğun sürece herhangi bir faydam dokunabilir. Öldüğünde yollarımız ayrılacak, sen başka bense daha başka bir yola gideceğiz. Bu durumda senin için ne yapabilirim?" cevabını verdi. İşte bu kardeşi de onun malıdır. Bu kardeşi nasıl buluyorsunuz? ."

Sahabiler: "Ey Allah'ın Resûlü! Biz bunu da pek yararlı biri olarak görmüyoruz" dediler.  Hz. Peygamber de devamla şunları söylediler: "Ölüm döşeğindeki adam üçüncü kardeşine "Görüyorsun ki ölüyorum. Ailemin ve sahip olduğum malımın verdikleri cevabı da duydun. Peki, sen kardeşlik gereği benim için ne yapacaksın?" dedi. Üçüncü kardeş de şunları söyledi: "Ben onlara benzemem. Kabre girdiğinde ve tek başına kaldığında sana yoldaşlık yaparım. Tartı ve hesap gününde terazinin hasenat (iyilikler) kefesini ağırlaştırırım." Sahabiler buna: "Ey Allah'ın Resûlü! O güzel bir kardeş ve iyi bir arkadaştır" karşılığını verdiler. Bunun üzerine Hz. Peygamber: "İşte gerçek kardeş budur" buyurdular. O zaman Abdullah bin Kürz adlı sahabi kalkarak: "Ey Allah'ın Resûlü! İzin verirseniz bu anlattıklarınızı şiirleştireyim" dedi.

Hz. Peygamber de: "İzin veriyorum" buyurdular. Abdullah bin Kürz o geceyi evinde geçirerek ertesi gün o Hz. Peygamber'in huzuruna çıktı. Sahabiler de oraya topladılar. Abdullah şu şiiri okudu: "Ben, ailesi, malı ve elleriyle yaptığı ameller olmak üzere üç kardeşi olan ve öleceği sırada onları çağırarak kendilerine şöyle diyen kişi gibiyim: "Bugün başıma gelen şu çetin günde bana yardımcı olunuz. Bu gün çok uzun ve korkunç bir ayrılığın başlangıcıdır. Bu konuda bana ne gibi bir yardımda bulunabilirsiniz?"

Bunun üzerine kardeşlerden biri şöyle dedi: "Ben, hayatta olduğun sürece sana itaat eder ve her dediğini yaparım. Fakat ayrılık vakti geldiğinde senin için hiç bir şey yapamam. Eğer benden bir şey isteyeceksen şimdi istemelisin. Çünkü seninle birlikte gelecek olsam birçok tehlikelere atılmış olurum. Eğer gidecek olursan sakın beni arkanda bırakma. Ölmeden önce beni, halini ıslah etmek için harcamalısın." İkinci kardeşse şunları söyledi: "Ben seni cidden sever ve fazilet bakımından diğerlerinden üstün tutarım. Senin için yorulur ve sana nasihat ederim. Ancak ölüm geldiğinde senin için ona karşı koyamam; bu konuda elimden ağlamaktan başka bir şey gelmez. Evet, vefat ettiğinde hıçkıra hıçkıra ağlar, soran olduğunda seni överim. Cenazene katılıp diğerleriyle birlikte seni son ikametgâhına kadar taşırım. Oraya yerleştiğinde evime geri dönerek sanki hiç bir şey olmamışçasına ve seninle aramızda dostluk ve kardeşlik yokmuşçasına işimin başına geçerim."

İşte bu kardeş o kişinin ailesidir, birincisi ise onun malıydı. Bu ikisinin ölen kişiye en ufak bir faydaları dokunmadı. Sıra üçüncü kardeşe geldiğinde o şunları söyledi: "Ben senin için gerçek bir kardeşimdir. Korkunç ve tehlikeli anlarında benim gibi bir dost ve kardeş bulamazsın. Kabrinde seni yalnız bırakmam ve her türlü tehlikeye karşı savunurum. Kıyamet gününde hesaplar görülürken hasenatını artırmak için terazinin kefesine otururum. Bunun için de sakın beni unutma ve kıymetimi bil. Çünkü ben senin için daima şefkatli ve seni hiç bir zaman mahcup etmeyecek bir nasihatçiyim."

İşte bu kardeş de insanın kendisi için önden gönderdiği salih amelleridir. İnsan yaptığı iyilikleri ahirette bulacaktır."

Bu şiiri dinleyen Hz. Peygamber ve onunla birlikte, orada bulunan sahabiler ağladılar. Daha sonraları Müslümanlar Abdullah'ı yanlarına çağırtıp ona bu şiiri okutarak ağlarlardı. [Hayatü's-Sahabe

Hz. Musa'nın sahifeleri nelerdi?

Bunun üzerine: "Ey Allah'ın Resûlü! Musa (ra)'ın sahifeleri nasıldı?" diye sordum. "İbret verici şeylerden ibaretti. İşte ondan bir parça: 'Ölüme yüzde yüz inanan bir insanın, nasıl sevinebildiğine hayret ediyorum. Cehenneme kesinkes inanan bir kişinin gülebilmesine hayret ediyorum. Kadere inandığı halde rızkı için kendisini yoranlara hayret ediyorum. Hiç kimseye yar olmadığını gördüğü halde dünyaya bel bağlayan kimselere hayret ediyorum. Kıyametteki hesaba inanıp da hazırlık yapmayan kimselere hayret ediyorum."

Ey Allah'ın Resulü! Bana tavsiyede bulununuz!

Bu kez: "Ey Allah'ın Resûlü! Bana tavsiyede bulununuz" dedim. "Sana Allah korkusunu (takvayı) tavsiye ederim; çünkü o her şeyin başıdır, temelidir" buyurdular.

"Ey Allah'ın Resûlü! Biraz daha" dedim. Bunun üzerine: "Kur'ân okumayı ve Allah'ı zikretmeyi hiç bir zaman ihmal etmemeni tavsiye ederim. Çünkü bu senin için yeryüzünde bir nur, göklerde ise zahire ve azıktır" dediler. Ben biraz daha artırmalarını istediğimde de: "Çok gülme; çünkü bu kalbi öldürür ve yüzdeki nuru giderir" buyurdular.

Ben yine daha fazlasını istedim. Bu kez: "Cihadı asla terk etme; Çünkü bu ümmetimin ruhbanlığıdır" dediler. "Ey Allah'ın Resûlü! Daha fazla nasihat ediniz!" dedim. "Uzun süre sükût edip konuşmamaya kendini alıştır; çünkü bu, şeytanı kovar ve dinini koruma hususunda sana yardımcı olur" buyurdular. Bir kez daha: "Ey Allah'ın Resûlü! Nasihatinizi artırınız!" dedim.

"Fakirleri sev ve onlarla oturup kalkmayı sürdür" buyurdular. "Ey Allah'ın Resûlü! Biraz daha" dedim. "Daima senden aşağılara bak; sakın senden daha üstün olanlara bakma! Çünkü Allah Teâlâ'nın üzerindeki nimetlerini küçümseyip hiçe sayman doğru değildir". Biraz daha nasihat etmelerini istediğimde: "Acı da olsa daima hakkı söyle" buyurdular. Ben yine artırmalarını istedim. Bu kez: "Sende bulunan ayıplardan dolayı başkalarına atıp tutma. Senin işlediklerini işleyenlere buğzetme. Çünkü sende bulunan ayıpları görmeyip de aynı ayıplardan dolayı başkalarını kötülemen, işlediğin bir suçtan dolayı başkalarına kızman ayıp olarak sana kâfidir" buyurdular.  Sonra da mübarek elleriyle göğsüme vurarak şunları söylediler: "Ey Ebâ Zerr! Tedbir gibi akıl, yasaklardan sakınmak gibi takva ve güzel ahlak gibi şeref yoktur." [Ebu Nuaym, Kenz]

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Aile Hayat bölümü’nde 30.05.2009 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: peygamberimiz, nasihat, fakir,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.
shape
  • Aile Hayat

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    3. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    4. Gençlerde çatışma
    5. Çalışan kadınlar
    6. "Sentetik şeker beyne zarar verebilir"
    7. Cinselliği tetikliyor
    8. Abdurrahman Bin Avf
    9. Bel ağrısı neyin habercisi?
    10. Hazreti Peygamber'in tavsiyeleri
  • Diğer

    1. Memurlar ile hükümet arasındaki toplu sözleşme görüşmeleri
    2. ''Herkes İçin Engelsiz Dönüşüm Projesi''
    3. Dustur: "Mübarek'in Başbakanı Mısır'a cumhurbaşkanı mı olacak?"
    4. Niyet varsa bir hafta içinde bile anlaşılabilir.
    5. Ölü sayısı 30'a yükseldi
    6. BM gözlemcileri Hula'ya gidiyor
    7. Eşşebab örgütünden, daha yoğun savaşma tehdidi
    8. Davutoğlu, Malmström ile vize muafiyetini görüştü
    9. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Yıldırım İtalya'ya geldi
    10. Otomobil satış noktalarımız bizim halka dönük yüzümüz
  • Çok Okunanlar

    1. Iskarta tanka 500 milyon avro
    2. Midyat'a Vatikan kolonisi!
    3. Yelkenler indirildi
    4. Bu olacak Ayasofya!
    5. Memura yüzde 3,5 Cargill'e yüzde 35
    6. Bu kadarını Deli Dumrul bile yapmadı
    7. Üşütmeye Karşı Etkili (Ciğerotu)
    8. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    9. Aynı aşk ve heyecanla
    10. Nefes yolları rahatsızlıklarına, Sinirli Ot
  • Çok Yorumlanan

    1. Nefes yolları rahatsızlıklarına, Sinirli Ot
    2. Böbrek taşına karşı ,kuşkonmaz
    3. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    4. Dedem döneminde dini kitap toplatılmış
    5. Saraybosna Film Festivali Çocuklar'la açılacak
    6. Yarım yüzyılda Burhan Doğançay
    7. İmamların oynadığı tiyatro ayakta alkışlandı
    8. Toz Kanatlı Kelebek Necip Fazıl Kısakürek
    9. Dünyanın hazinesi Türkiye kütüphanelerinde
    10. Çin'den Pentagon'un raporuna tepki
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek