17 Ağustos 1999‘da meydana gelen Marmara Depreminin 12. yıldönümünde, depremde hayatını kaybedenler dualarla anıldı. Depremin etkilediği şehirlerde düzenlenen anma programları, binlerce kişinin katılımıyla gerçekleşti. Yakınlarını kaybeden vatandaşlar, okunan duaları dinlerken gözyaşlarına hâkim olamadı.
17 Ağustos 1999‘da meydana gelen Marmara Depreminin 12. yıldönümünde, depremde hayatını kaybedenler dualarla anıldı. Sakarya‘da, 17 Ağustos depreminde hayatını kaybedenler dualarla anıldı. Sakarya Büyükşehir Belediyesi‘nin Sakarya Kent Meydanında deprem şehitlerinin yakınlarına özel düzenlediği anma programı, binlerce kişinin katılımıyla gerçekleşti. Yakınlarını kaybeden vatandaşlar, okunan duaları dinlerken gözyaşlarına hâkim olamadı. İmam Adil Yıldız tarafından okunan Kur‘an-ı Kerim tilavetinin ardından depremde hayatını kaybedenler için dua edildi.
Yalova‘da da vatandaşlar, 17 Ağustos 1999‘da meydana gelen depremin yıl dönümü nedeniyle akşam saatlerinden itibaren, yıkılan binaların enkazı üzerine kurulan Deprem Anıtı‘nı ziyaret etti. Depremde hayatını kaybeden kişilerin isimlerinin yazılı olduğu beton bloklara çiçek bırakan vatandaşlar, anıt içindeki fotoğraf sergisini de gezdi. Gece geç saatlerden itibaren anıt çevresindeki kalabalık artarken bazı vatandaşlar gözyaşlarına hakim olmakta zorlandı.
İl Müftülüğü görevlileri tarafından Kur‘an-ı Kerim okundu, dualar edildi, ilahiler söylendi.
17 Ağustos 1999‘daki depremde Yalova‘da resmi rakamlara göre 34 bin 708 binanın hasar görmüş 2 bin 504 kişi yaşamını yitirmişti.
Yakınlarının mezarlarına koştular
Kocaeli‘nin Gölcük ilçesindeki vatandaşlar, Marmara Depremi‘nde hayatını kaybeden yakınlarına dua etmek için mezarlığa koştu. Sabahın erken saatlerinden itibaren 17 Ağustos Mezarlığı‘na gelen vatandaşlar, yakınlarının mezarları başına Kur‘an-ı Kerim okudu ve dua etti. Depremde yakını kaybedenler biri de İlyas Şentürk. Depremde 18 yaşındaki oğlunun yaşamını yitirdiğini belirten Şentürk, "O gün eşim ve oğlum enkaz altında kaldı. Oğlumu enkazdan çıkardım ve hastaneye götürdüm. Ancak hastanede kucağımda vefat etti." dedi. Şuanda da, o günü yaşadığını altını çizen Şentürk, vatandaşların yeteri kadar depremden ders almadığını kaydetti. Şentürk, "Vatandaşların depreme karşı biraz daha duyarlı olması gerekiyor. Çünkü İstanbul depremi var. Bu deprem de Gölcüklüleri etkileyecek." ifadelerini kullandı.
Depremde altı aylık hamile kızını kaybettiğini dile getiren Ayşe Şimşek de, her zaman mezarlığa gelerek dua ettiğini söyledi. Şimşek, mezarlığa gelince huzur bulduğuna dikkat çekerek, "Çünkü kızım burada beni bekliyor." diye konuştu.
Kaybettiği yakınlarını ziyaret ettiği esnada gözyaşlarına boğulan Cansu Kayıkçı ise şunları söyledi: "Ne söyleyebilirim ki, benim için çok kötü. Annemi, babamı, kardeşimi, yeğenimi ve evladımı kaybettim. Çok zor seneler yaşadım, hâlâ da yaşıyorum. Her şey ilk günkü gibi hiçbir şey fark etmiyor. Tek yapabildiğim mezarı başına gelip dua etmek."
21 yaşındaki kızımız vardı çeyizi oğlan evinde kaldı
Depremin acısını en çok hissedenlerden Cemile Ay da mezarlığa gelerek yakınları için dua etti. Ay, depremin üzerinden 12 yıl geçtiğini ancak hâlâ ilk günkü gibi acılarının taze olduğunu ifade etti. Mezarlığa gelmeyince hasta olduklarını belirten Ay, şunları kaydetti: "Depremden sonra hayatımız alt üst oldu. Bayramımız yok, hiç bir şeyimiz yok. Çünkü ailemin büyük fertleri gitti. Annem gitti, erkek kardeşlerim gitti. 21 yaşındaki kızımız vardı, çeyizi oğlan evinde kaldı. En büyük acımız da bu oldu zaten. 5 gün enkazda kaldı. Düğün günü enkazdan çıktı. Bizim acımız hiç dinmiyor. Eksiklerimizi hiç unutamıyoruz. Ağlaya ağlaya göz yaşlarımız kalmadı. Böyle acıyı Allah kimseye yaşatmasın."
Deprem Şehitliği‘nin içler acısı hali yürek burkuyor
Sakarya‘da 12 yıl önce depremde hayatını kaybedenlerin büyük bir çoğunluğunun toprağa verildiği Deprem Şehitliği‘nin bakımsız hali yürek burkuyor.
Bir köy mezarlığını andıran şehitlik, harabe görüntüsüyle dikkat çekiyor. Şehitliğin bakımsız hali daha girişte göze çarpıyor. Giriş kapısı olmasına rağmen şehitliğin kenar duvarları bulunmuyor. Geçici olarak yapılan tel örgü ve direklerinin çoğu devrilmiş halde duruyor. Mezarların sırayla ve düzenli bir şekilde kazılmaması sebebiyle mezarlar iç içe geçmiş durumda. Mezarların arasında yürümek neredeyse imkânsız hale geliyor. Aynı düzensizlik mezar çevirmelerinde de yaşanıyor. Karyola ve demir parçalarıyla mezarların çevrilmesi çirkin bir görüntü oluşturuyor. Mezarların içendeki pet şişe gibi çöpler ve şehitliğin yakınına dökülen moloz ve toprak yığınları çirkin örüntüyü artırıyor. Ayrıca şehitlikte kedi köpek gibi sokak hayvanları cirit atıyor. Sakarya Valiliği de şehitliğe bakım yaptırılması konusunda Sakarya Büyükşehir Belediyesi‘ni uyardı.
Şehitlikte eşi yatan Ali Acar, mezarın çok bakımsız olduğunu belirterek, "Mezarlıkla ilgili hiçbir çalışma yapılmıyor. Mezara doğru dürüst bakan yok. Sular patlıyor, mezarları bozuyor, otlar uzuyor. Deprem şehitlerine saygı için en azından mezarlığın çevresi güzelleştirilebilir. " diyerek tepki gösterdi. Sakarya Büyükşehir Belediyesi‘nden yapılan açıklamada ise mezarların Ramazan Bayramı‘ndan sonra bakıma alınacağı kaydedildi.





