Memorial Hastanesi Klinik Laboratuarlar Koordinatörü Doç. Dr. Kenan Keskin, domuz gribinin en çok sonbahar ve kış mevsiminde görüldüğünü belirterek, domuz gribine yakalanan insanlarda belirtisiz enfeksiyondan, ölümcül olabilen ağır akciğer tutulumuna (zatürree) kadar değişebilen klinik tabloların görülebildiğini söyledi.
Domuz Gribi hakkında bilgiler veren Doç. Dr. Kenan Keskin, "Domuz gribi, bir tür "influenza virusü"nun (influenza A) yol açtığı, domuzlarda görülen ve solunum sistemini tutan, yüksek düzeyde bulaşıcılığa sahip bir enfeksiyon hastalığıdır. Domuzlar arasında, hastalandırıcılığı yüksek olmakla birlikte öldürücülüğü (yüzde 1-4) nispeten düşüktür. Hastalık domuzlar arasında solunum yoluyla ve virüs bulaşmış parçacıkların solunmasıyla yayılmaktadır. En çok sonbahar ve kış mevsiminde olmakla birlikte bütün yıl boyunca görülmektedir. Pek çok ülkede domuzlara, rutin olarak uygulanan bir aşı bulunmaktadır. Domuz influenza virüsleri normalde türe özgü olup yalnızca domuzlara bulaşabilmekle birlikte bazen insandaki bariyerleri aşarak bulaşabilmekte ve insanlarda da hastalık oluşturabilmektedir. Bu durum, daha çok domuz bünyesinde, insan grip virüsü ve domuz grip virüsü gibi farklı türden virüslerin aynı anda enfeksiyon yapması sonucu iki tür arasında genetik materyal alışverişi sonucunda meydana gelen yeni ve melez virüslerle olmaktadır" diye konuştu. Doç. Dr. Kenan Keskin, domuz gribi etkeni ile oluşan etkenlerin genel olarak normal griptekine benzediğini belirterek, "Domuz gribine yakalanan insanlarda belirtisiz enfeksiyondan, ölümcül olabilen ağır akciğer tutulumuna (zatürre) kadar değişebilen klinik tablolar görülebilmektedir. Belirtiler bu kadar birbirine benzerlik gösterdiği için, hastalığın insanlar arasındaki yaygınlığını doğru biçimde tespit etmek kolay değildir. İçinde bulunduğumuz ay içerisinde, Meksika‘da başlayan bir salgında şimdiye kadar 100‘ün üzerinde insan hayatını kaybetmiş bulunmakta, bu sayı giderek de artmaktadır. Ayrıca bu salgın şu anda başka ülkelere de yayılmaktadır" dedi. İnsanların bu hastalığı, genel olarak virüs taşıyan domuzlardan aldığını ifade eden Doç. Dr. Kenan Keskin, ancak bazı insan vakalarında domuzlarla veya domuzların yaşadığı ortamla temas öyküsü bulunmadığını söyledi. Keskin, "İnsandan insana bulaşma söz konusu olmakla birlikte yalnızca yakın ilişki halinde gerçekleştiği bilinmektedir. Dünya sağlık örgütü, bu virüsün daha önce başka bir yerde izole edilmediğini bildirmektedir. İlk defa içinde bulunduğumuz ay içerisinde Meksika‘da insan enfeksiyonlarına yol açan bu virüs, daha sonra başka ülkelere de sıçramış bulunuyor. Hastalık başka ülkelere sıçradığı gibi bizim ülkemize de yayılabilir. Bunun olmaması için ilgili kurumlar, gerekli tedbirleri almaktadır" açıklamasında bulundu. Keskin, iyi pişirilmiş ve iyi hazırlanmış domuz eti veya domuz eti ürünlerinin yenilmesiyle insana hastalık bulaşmayacağını kaydetti. Domuz influenza virüsünün 70 ?C veya daha yüksek sıcaklıkta pişirilme sırasında etkisiz hale gelebildiğini belirten Doç. Dr. Kenan Keskin, "İnsanların büyük bir kısmı, özellikle domuzlarla sık karşılaşmayan insanlar, domuz influenza virüsüne karşı koruyucu bağışıklığa sahip değildirler. Eğer şu anda dolanan virüs insandan insana bulaşma yeteneğine sahip bir virüs ise dünya çapında büyük bir salgına yol açabilir. Böyle bir salgının ne derecede etkili olacağını kestirmek çok zordur. Çünkü bu etki, salgın yapan virüsun bulaşıcılığı, insanların bağışıklık durumu, bildiğimiz grip virüsüne karşı toplumda zaten var olan antikorların çapraz koruyuculuğunun olup olmaması ve kişisel faktörlerle yakından ilişkilidir" ifadelerini kullandı.
"Savaştan da yıkıcı"
Uzak Doğu‘dan kaynaklanan ve hala ölümlere neden olan kuş gribi salgının ardından önce Meksika‘da görülen ve bazı ülkelere de yayılan Domuz gribi salgını büyük korku yaratırken, salgın hastalıkların, tarihsel süreçte toplumların bile ortadan kalkmasına neden olduğu bildirildi. Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Süleyman Çiğdem, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yazılı belgelerde Anadolu‘daki yer alan en eski salgının Hitit Krallığı‘nda yaşandığı ifade etti. Salgın hastalıkların toplu ölümlere yol açtığını anlatan Doç. Dr. Çiğdem, "salgın hastalıklar en erken tarihlerde bile toplu ölümlere yol açtığı için insan toplulukların ortadan kalkmasına neden olmuş, insanlar için en büyük korkuların başında gelmiştir" şeklinde konuştu.
Salgınlar hep var oldu
Sıtma, veba, frengi gibi bulaşıcı ve salgın hastalıkların geçmişte büyük acıların yaşanmasına neden olduğu biliniyor. Tarih boyunca milyonlarca insanın ölümüne yol açan sıtma parazitlerinin insanlık tarihinin başladığı zamandan beri var olduğu biliniyor. Birçok orduyu etkileyen sıtma hastalığının tarihin büyük komutanlarından
Grip tarihin yakın dönemlerinde de milyonlarca kişinin yaşamını yitirmesine neden oldu. Çin‘de 1918‘de başlayan ve dünyaya yayılan İspanyol gribi 40 milyon, Asya gribi (1957) 70 bin, Hong Kong gribi (1968) 700 bin, İngiliz gribi 30 bin kişinin ölümüne yol açtı.
Gümrük kapılarına dikkat!
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Hakan Leblebicioğlu, "Türkiye‘ye giriş yapanlara gümrük kapılarında domuz gribi virüsü testi uygulanmalı" dedi. Leblebicioğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Meksika‘da ortaya çıkan ve yaklaşık 100 kişinin ölümüne neden olan, ABD‘de de 10 kadar vakaya rastlanılan domuz gribiyle ilgili Türkiye‘nin acil tedbir alması gerektiğini belirtti. Normal gribal enfeksiyonların neden olduğu sendromları bulunan hastalığa karşı Türkiye‘de tedbir amaçlı önlemlerin alınmasının önemli olduğunu belirten Leblebicioğlu, Türkiye‘nin birinci derece tehlike altında olmadığını, ancak tedbiri de elden bırakmamak gerektiğini vurguladı. Domuz gribi virüsünün görüldüğü ülkelere gidecek olan insanların dikkatli olmaları gerektiğini ifade eden Leblebicioğlu, şunları kaydetti: "Domuz gribi virüsünün insandan insana bulaşarak yayılmasından endişe edilmektedir. Bu nedenle, özellikle bu virüsün görüldüğü ülkelere giden insanlarımız kalabalık ortamlara girmemelidirler. Eğer girmeleri gerekiyorsa da mutlaka maske takmalıdırlar. Ellerini sürekli yıkamaları ve hijyen kurallarına uymaları gerekir. Ayrıca Türkiye‘ye giriş yapan insanlara gümrük kapılarında domuz gribi virüsü testi uygulanmalıdır. Uluslararası havaalanlarında ve gümrük kapılarında oluşturulacak sağlık üniteleriyle domuz gribi virüsü semptomlarının olup olmadığına dair testler ve sağlık kontrolleri yapılmalıdır."
"Tedbirimizi aldık"
İlk kez Meksika‘da görülen ve dünyada panik uyandıran "domuz gribi" Atatürk Havalimanı‘nda da tedbirlerin arttırılmasına sebep oldu. Havalimanı Sağlık Denetleme ve Hudut Sahillerinde Sağlık Denetme Merkezi Baştabibi Aykut Cengiz Kavak, hastalığın görüldüğü ülkelerden Türkiye‘ye direkt uçuş olmadığını kaydederek, bir risk değerlendirmesi yaptıklarını ve olası bir vakaya karşı tüm önlemlerin alındığını kaydetti. Kavak, "Daha evvel ‘kuş gribinde‘ gösterdiğimiz başarılı çalışmaları domuz gribi salgınında da göstermek için bütün önlemleri aldık. Tüm sağlık ekipleri karantina odaları ve gerekli ekipmanlarıyla hazır vaziyette bekliyorlar. Gribin görüldüğü bölgeden bize direkt uçuş olmadığı için şu anda sadece risk değerlendirmesi yapıyoruz. O bölgelerden Avrupa‘ya gelip, Avrupa‘dan bize gelecek yolcularla ilgili uçuş personeli tarafından bize bir ihbar olursa gerekli değerlendirmeler yapıldıktan sonra karantina tedbirleri uygulanarak, ilgili hastaneye sevkini sağlayacağız." dedi.



