Rektör Prof. Dr. Ayşegül Jale Saraç da Diyarbakır'ın tarihi boyunca kültür, medeniyet şehri olduğunu belirtti. Diyarbakır'daki 7 peygamber kabri, 3 peygamber mekanı ile 541 sahabeden çoğu insanın haberdar olmadığını vurgulayan Saraç, "Burası Osmanlı döneminde gözde bir şehirdi.
Kültür, medeniyet ve tarih şehri Diyarbakır önemli bir sempozyuma ev sahipliği yapıyor. Bu yıl ikincisi düzenlenen 'Uluslararası Nebiler, Sahabiler, Azizler ve Krallar Kenti Diyarbakır' Sempozyumu, Dicle Üniversitesi'nde başladı. Diyarbakır'ın tarihi, kültürel ve dini değerlerinin ele alındığı sempozyumda 5'i yabancı, 51 akademisyen ve araştırması sunum yapıyor. Bilim adamları, Anadolu'nun zengin kültürel mirasını bünyesinde barındıran, tarih boyunca onlarca medeniyete ev sahipliği yapan Diyarbakır'ın bu yönünü ön plana çıkararak gözler önüne seriyor.
Diyarbakır'ın bilinmeyen yönlerinin ele alındığı sempozyumun bu yıl ikincisi yapılıyor. Dicle Üniversitesi (DÜ) Konferans Salonu'nda başlayan ve üç gün sürecek sempozyumun açılış konuşmasını Diyarbakır Valisi Hüseyin Avni Mutlu ve DÜ Rektörü Prof. Dr. Ayşegül Jale Saraç yaptı. Vali Mutlu, sempozyumu Diyarbakır'ın kültürüne ve inancına sahip çıkmak için yaptıklarını dile getirdi. Diyarbakır'da yaşayan herkesin bu şehre borçlu olduğunu belirten Mutlu, Türkiye'de üzerine şiir yazılacak şehirlerin başında Diyarbakır'ın geldiğini söyledi. 2,5 yıldır görev yaptığı şehrin her yerinde sevgi ve aşk olduğunu ifade eden Mutlu, şöyle konuştu:
"İsterseniz 27 şehit sahabenin bulunduğu Hz. Süleyman Camii'nin yanından geçin, isterseniz surların üzerindeki havayı teneffüs edin. Ya da bir sabah vakti Ulu Camii'de ezan-i Muhammed'i dinleyin. Veya Eğil'e, Ergani'ye gidin. Kaç yaşında olursanız olun kendinizi 8 bin yıl öncesinde hissedeceksiniz. Bu şehir sizi nasıl kucaklıyorsa siz de öyle kucaklayın. Ne yazık ki iyi sahip çıkamadık. Hoşgörüsüne, aşkına, inancına sahip çıkamadık. Diyarbakırlılar da artık bunun farkında. Her yeri tarih ve kültür olan şehri, medeniyet şehri yapmaya artık istekli olduklarını görüyorum."
Saraç: Diyarbakır'daki peygamberlerden habersiziz
Rektör Prof. Dr. Ayşegül Jale Saraç da Diyarbakır'ın tarihi boyunca kültür, medeniyet şehri olduğunu belirtti. Selahaddin Eyyübi döneminde, Diyarbakır'daki Zinciriye Medresesi'nde bir milyondan fazla kitap bulunduğunu anlatan Saraç, "Mısır'daki El Ezher Üniversitesi'nde o zaman 150 bin kitap vardı. Buradaki kitaplar develerle taşındı ve El Ezher'in temeli atıldı." dedi. Diyarbakır'daki 7 peygamber kabri, 3 peygamber mekanı ile 541 sahabeden çoğu insanın haberdar olmadığını vurgulayan Saraç, "Burası Osmanlı döneminde gözde bir şehirdi. Yakın zamana kadar manevi bir havası vardı. Kiliseler, sinegoglar, İncil'de adı geçen kutsal şehir Silvan ve bir çok değer. Bunlar hiç gündeme gelmedi, şehre hak etmediği tanımlamalar yakıştırıldı. Buradaki esas amacımız bu güzellikleri herkese duyurabilmektir." ifadelerini kullandı.
Açılış konuşmalarının ardından Prof. Dr. Kenan Haspolat, 'Osmanlı Salnameleri'nde Diyarbakır'ın Manevi Envanteri' başlıklı bir sunum yaptı. Haspolat, Diyarbakır'ın sahabeler açısından en zengin şehirlerden biri olduğunu dile getirdi. Diyarbakır'ın zengin bir peygamber mekânı olduğunu anlatan Haspolat şöyle devam etti: "İnanç ve kültür turizminde Diyarbakır'ın bünyesinde bulunan potansiyelin ortaya çıkarılması halinde büyük bir turizm yaşanabilir. Çok farklı din, dil, ırk ve mezhepten insanların yüzyıllar boyunca bu topraklarda barış ve hoşgörü içinde yaşadığı ve hala yaşamakta olduğu ve bu özelliği ile Diyarbakır'ın bir sevgi ve hoşgörü kenti olma özelliğini tarihi bir miras olarak gelecek nesillere aktarılması gerekiyor."
Sempozyum Prof. Dr. Abdulkerim Ünalan'ın oturum başkanlığıyla devam etti. İlk oturumda Diyarbakır'da medfun peygamberlerin toplumsal etkilerini öğretim üyesi Yard. Doç. Dr. Mehmet Karaca anlattı. Doç. Dr. İlhan Kaya ise azınlıklar, çok kültürlülük ve Diyarbakır'ı ele aldı. Halid Bin Velid ve Diyarbakır'ın Fethi'ni ise Dicle Üniversitesi İslam Tarihi ve Sanatları Bölümü Başkanı Prof. Dr. Abdurrahman Acar anlattı. Acar, Diyarbakır'ı da kapsayan El Cezire bölgesinin İslam açısından fethinin önemi üzerinde durdu. Halid Bin Velid'in hayatından kesitler aktaran Acar, "Halid Bin Velid 17 yaşına geldiğinde ordulara kumandalık yapmış, asker olarak yetişmiş biriydi. İslam ordularına sayısız kez kumandanlık etmiş, Diyarbakır fethinde ise İyaz Bin Ğanm komutasındaki orduda görev yapmıştır." dedi. Sempozyuma Diyarbakır'daki belediye başkanlarının yanı sıra milletvekillerinin katılmaması dikkat çekti.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



