milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • MEDYA
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

10 ŞUB 2012 CUM
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • ÖĞRETMENLERE YÜKSEK LİSANS İMKANI
  • HALEP'TEKİ PATLAMALAR: "25 ÖLÜ, 175 YARALI"
  • BÖYLE BİR DAYATMAYA MUHALEFET OLARAK KESİNLİKLE BOYUN EĞMEYECEĞİZ
  • SURİYELİ MUHALİFLERİN SINIR DIŞI EDİLMESİNE TEPKİ
  • KAMPTA İSLAM DİNİNE SAYGISIZLIK HAD SAFHADA
  • ''MOBİL'' AİLE HEKİMLERİNİN İŞ YÜKÜ HAFİFLEYECEK

Diyalog ve Ilımlı İslam nedir ?

12 AĞUSTOS 2009
ÇAR 10:36

[-] Normal [+]
  • Haber
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Milli Gazete köşe yazarlarından İlahiyatçı-Yazar Dr.Ebubekir Sifil Gazeteci-Yazar Selim Akduman'ın sorularını cevapladı. Dün 1.kısmını yayınladığımız röportajın ikinci bölümüde en az ilki kadar çarpıcı tespitleri içinde barındırıyor.

  • Diyalog ve Ilımlı İslam nedir ? -

Siz defalarca kaleme aldınız bu hususta da birçok tepki aldığını bir konu olan dinler arası diyalog konusuna değinmek istiyorum. Dinler arası diyalog ve Ilımlı İslam nedir? Yani dinler arası diyaloga bakış açınız nedir? Sizce böyle bir şeye ihtiyaç var mı?

Şimdi diyalog denilince artık dinler arası diyalog kastedilir hale geldi ama bu çok iyi bir gelişme değil. Diyalog insanların sadece dindar arasında değil, dindarlarla dinsizler, dindarların kendi aralarında, farklı dinlere mensup insanların kendi aralarında yapabilecekleri, hatta yerine, zamanına, durumuna göre yapmaları gereken bir faaliyet olabilir.

Dünyada küresel problemler yaşıyoruz. Bir küresel ısınma problemi var. Bütün insanlığı ilgilendiren. Efendim, ekonomik dengesizlikler uçurumlar var. Yeryüzünün kuzeyi ile güneyi arasında, doğusu ile batısı arasında, korkunç bir dengesizlik var. Dünyanın tabii kaynaklarının yüzde 80'ini insanların yüzde 20'si paylaşırken, geriye kalan yüzde 20'lik kaynağı yüzde 80'lik bir kısım bölüşmek zorunda kalıyor. Korkunç bir açlık, sefalet, savaş, ahlaksızlık var, alkol tüketimi var. Var var var...

Bütün bunlar küresel tehlikelerdir, tehditlerdir, problemlerdir ve hepimizi ilgilendiriyor. Sadece dindarları değil dinsizleri de ilgilendiriyor. Dolayısı ile bir Müslüman bu türlü problemlerle gerek bölgesel, gerekse küresel anlamda mücadele etmek için dinlilerle de, dinsizlerle de işbirliği yapmak zorundadır, yapmalıdır. Bu anlamda yapılan diyaloga aklı başında kimse itiraz edemez.

Bizim itiraz ettiğimiz ne? Bizim itiraz ettiğimiz bu türlü problemlerin çözümü için bir araya gelme görüntüsü altında, dinler arasında ortak noktalar teşkiline kadar uzanan, süreç. Biz buna itiraz ediyoruz.

Neden bu itiraz?

Çünkü bu dinler arasında ortak noktalar temin etmeye başladığınız zaman, bu belki Hıristiyan ve Yahudi için çok fazla bir ehemmiyet teşkil etmeye bilir ama bir Müslüman için Yahudilerin ve Hıristiyanların din anlayışına göre bir kaymaya sebebiyet verir. Verir diyorum çünkü tahmini bir şey değil, bu verdiğini görüyoruz. Nereden biliyorsunuz bunu?

Çünkü 1400 yıllık tarihimizde bizim bir insan Allah'a inansın, Ahiret gününe insansın, Salih amel işlesin cennete girer, diyen bir insan bir âlim görmedik. Bir tek İslam âlimi, hatta bidat mezhepler içinde de görmedik. Bu iddia bugün dile getiriliyor. Peygamber'e iman şart değil, Kur'an'a iman şart değil, bir insan Allah'a inanıyorum desin, Ahirete inanıyorum desin, birde  adam gibi adam olsun, savaşmasın, barış yanlısı olsun,  cennete gidebilir deniliyor. Bu dinler arası diyalog sürecinin Müslümanlara hediyesidir. Bunun için böyle diyoruz biz.

İbrahimi dinler diye bir kavram çıktı ortaya. Birinci bölümde de bahsettik kavramlardan. İbrahimi dinler diye bir şey yok bizim kavram dünyamızda. Tam aksine Kur'an Yahudilerin ve Hıristiyanların Hz. İbrahim'e aidiyet iddialarını kesin bir şekilde reddeder. Ne diyor:'İbrahim'e en yakın olanlar hayattayken ona inananlardır. Birde bu Ümmi Nebi'dir ve ona iman eden müminlerdir.' Dolayısı ile Hz. İbrahim'e sahih bir nisbet, sahihbir aidiyet münhasıran Ümmet-i Muhammed'dedir.

Peki, Hocam Dinler var mı?

Var tabiî ki Hak din var, Batıl din var. Bu anlamda diner var.

Yani Hıristiyanlığı ve Yahudiliği ilahi bir din olarak görmek mümkün müdür?

Hayır, ilahi kökenli ama şuan mevcut itibariyle ilahi bir din olmaktan çıkmıştır.

Yani ben şunu sormak istiyorum: 'Allah Hıristiyanlık diye bir din indirmiş midir?

Hayır Asla! Allah Teala Hz. Musa'ya da, Hz. İsa'ya da İslam ve Tevhid dinini indirmiştir. Onların tebliğle mükellef oldukları da İslam'dır. Yahudilik Hz. Musa'dan yüzyıllar sonra, Hıristiyanlık ise Hz. İsa terki dünya ettikten 20-30 yıl sonra ortaya çıkmış, uydurma dinlerdir. Birinin kurucusu Yahudi bir adamdır. Hıristiyanlığın kurucusu ise Pavlovs Kristilojosidir. Yani Yahudilik ve Hıristiyanlık hak din değil, Kur'an tarafından tanınan bir din değil, Peygamberlerin tebliğ ettikleri dinler değildir. Sonradan bu hakdinin tahrif edilmesiyle ortaya çıkmıştır. Bazen bizim dinler tarihi kitaplarımızda rastlanır. Konu ile ilgili yazanlar, çizenler söyler, işte Hak Hıristiyanlık, hak Yahudilik, diye. Böyle bir şey yok. Hıristiyanlık Pavlovs'un ortaya attığı bir din. İsa (A.S) ile hiçbir bağlantısı, alakası yok.

Dolayısı ile konuya dönersek, İbrahim (A.S)'a aidiyet ilişkisi münhasıran Müslümanlardadır. Kur'an'da birçok ayette te bu vurgulanmıştır. 'İbrahim Yahudi değildi, Hıristiyan değildi tam aksine hanif bir mümindi, Müşrikte değildi.' Şimdi peki dinler arası diyalog kavramının önümüze çıkardığı İbrahim'i dinler kavramını nereye koyacağız. Şimdi ağzını açan insanlar 3 semavi din, 3 ilahi din diye konuşmaya başlıyorlar. Bu Müslüman'ın kendi sahih, itikad ve dini zeminini bozuyor.

Peki, efendim bu cehaletten mi kaynaklanıyor? Yoksa kasıtlı bir dezenformasyon mu?

Diyalogun karşı tarafı diyelim. Yahudi ve Hıristiyan tarafı bunu bilinçli olarak yapıyorlar.  Biz onların çarpısına icabet ederek bu kervana sonradan dâhil olduk. Biz derken bu çalışmanın içerisinde olanları kastediyorum. Nasıl dâhil olduk? Onların kavramlarını, onların ön gördüğü süreçleri mekanizmaları kanıksadık. Bakın Vatikan İslam dünyasında dinler arası diyalog konusunu işleyen, Master, Doktora çalışmalarına, akademik çalışmalara, finansal destek veriyor. Bundan önceki papa döneminde birçok çalışma yapıldı. Arap dünyasında ve Türkiye'de de birçok çalışma yapıldı. Vatikan Finansal destekli birçok akademik çalışma yapıldı, kitaplar yazıldı. Bugün Türkiye'de bu konuda yazılmış bir çok kitaptan bir kısmı Vatikan tarafından finanse edildi.

Bununla ilgili yanılmıyorsam Papa'ya da bir mektup var. Van'da bir Dinler arası diyalog Üniversitesi açılması ile ilgili

Yani bütün bunlar Dinler arası diyalog faaliyetinin masum, insanlığın hayrına yönelik bir süreç olmadığının bir göstergesidir. Dinler arası diyalog süreci, stratejik, dini, siyasi hedefleri olan bir süreçtir.  Bizim itirazımızda bunadır.

Bu dinler arası diyalog uzun süre daha tartışılacağa benziyor. Şimdi bunun yanına birde Ilımlı İslam denen bir kavram daha eklendi. Belki bu ABD'nin ve emperyalist güçlerin oyunudur.  Ve son olarak CIA'nin hazırladığı bir raporda İslam dünyasının başına Ilımlı İslam modeline uygun bir halife atamaktan bahsediliyor. Sizce böyle bir şey mümkün olabilir mi? Böyle bir halife olursa İslam dünyası içerisinde barındıra bilecek mi?

Ilımlı İslam projesi halen şuanda da yürüyor. Türkiye'de de,  İslam dünyasının farklı yerlerinde de yürüyor. Gerek siyasi mekanizmalar, gerek sivil bir takım zeminler, kuruluşlar, kurumlar vasıtasıyla fiilen yürütülüyor. Bu projenin başarılı olabilmesi için, adına Hilafet diyin, adına İslam Birliği deyin. Ne derseniz deyin. Bu projenin başarıya ulaşması için Müslümanların tepkiyle karşılamayacağı, kabul edebileceği, bir dil, bir üslup, program, proje ve insan olması lazım. Tabi ki bunun içinde kurumlar ve mevcut zeminlerde var. Bir kere şunu mutlaka tespit etmemiz lazım. Müslümanlarla, Batıyla İslam dünyası arasında ki ilişki son dönemece girdi. Bu yeni dönemeçte artık, İslam batı karşıtlığı bizzat Müslümanlar eliyle üretilmiş projeler aracılığı ile azaltılmaya çalışılıyor. Şunu söylemeye çalışıyorum: Batılı değerleri, siyaset, itikad, ekonomi tarih anlamında batılı değerleri İslam dünyasının kalbine taşıma görevi, artık bugün namazlı niyazlı Müslümanlar tarafından yürütülüyor. Dolayısı ile eskiden Müslümanlar çok kolay tepki verebiliyordu. Laik kafalı, seküler kafalı birisi çıkıp İslam hakkında bir şey söylediği zaman, aykırı bir fikir ürettiği zaman, Müslümanlar çok kolay itiraz edebiliyordu.

Mesela Süleyman Demirel hatırlarsanız, Cumhurbaşkanıyken, Kuran'ın 256 ayeti yürürlüktedir, gerisi hükmünü yitirmiştir demişti. Türkiye'de ki İslami hareketlerin hemen hepsi koro halinde buna tepki göstermişti.

Ama şuanda aynı kelimelerle olmasa bile, Kavramlarla, aynı şeyler Namazlı Müslümanlar tarafından söyleniyor.  Ve fakat tepki göstermiyor. Çünkü Demirel Laik biriydi. Şuanda bunu söyleyen kadrolar, namazlı, oruçlu insanlar.

Aynı zamanda tepki verenleri de yadırgar hale geldik değimli hocam?

Tabi İşte ılımlı İslam projesinin en tehlikeli yanı budur. Yani Müslümanlar eliyle yürütülmesi. Mütedeyyin Müslümanlar eliyle yürütülmesi. En önemli sıkıntımız budur.

Buna Başörtüsü ve İmam Hatip meselesini de katabiliriz değil mi?

Yani bu projenin muhtelif ayakları var, monolog bir proje değil. Türkiye'de farklı, İslam dünyasının farklı bir bölgesinde farklı tezahürleri var. Türkiye'de olan projenin içerisinde tabiî ki buda var.

Batının hâkimiyetinde şekillenmiş bu dünyaya bir alternatif üretmeyecek, uyum içinde yaşayacak, sorun çıkarmayacak Müslüman makbul bir Müslüman'dır. Aykırı Müslüman ise, fikir üreten, her türlü kavram, kurum zemin neyse onlarla her türlü mücadele edilecek. Yeri geliyor ikna ediliyor, yeri geliyor konversiyonel yöntemler kullanılıyor. İslam dünyasının farklı bölgelerinde bugün gördüğümüz sıkıntılar yapılan bu mücadelenin bir tezahürüdür.

Hocam vaktinizi ayırdığınız için çok teşekkür ediyorum. İnşaallah biz çok istifade ettik okuyucularımızda istifade ederler. Ben tekrar çok teşekkür ediyorum.

Bende teşekkür ederim. Çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Allah muvaffak etsin...

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Haber bölümü’nde 12.08.2009 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • yer Kaynak: ajans5 / Türkiye
  • tags Etiketler: ebubekir, sifil, röp,
benimde söyleceklerim var

yorumcular

toplam 2 yorum|yorum rssrss

  • diyalog önemlidir

    Tabiki insanlar hangi dinden olursa olsunlar,birbirleriyle siyasi,iktisadi ve ahlaki ilişkilere girmeleri bir ihtiyaçtır.Fakat Dinsel bir diyalog tutmaz.Bu konuda müslümanların ufku daha geniştir fakat hristiyanlar ve yahudiler böyle değildir.Örneğin müslümanlar onların peygamberlerini hak peygamber olarak gördükleri halde onlar bizim peygamberimizi hak peygamber olarak tanımıyorlarken dinler arası diyalog yanlısı olmadıklarını zaten onlar böylece ortaya koymuşlarken hala böyle bir saçmalık nasıl dile getiriliyor anlamış değilim.

    bayram_43 | KatılıyorumKatılmıyorum (4.3/10 puan) | 12 Ağustos 2009 19:15

  • hoşgörü ve dialoğcu erkek adam aranıyor

    Kafirin tepkisine sebep olacak şeylerı dilendirme küfrünü hoş gör ondan sonra hakı tebliğ etmeden dialog kur diyorlar.Bir erkek çıksın kurana ve resullaha imana davet etsin isayı ve üzeri ilah tanımak küfür olduğunu bütün semavi dinler HZ.MUHAMMED A.S haber verdiğini şimdi bile kitaplarınra kalan kırıntılarla hüseyini cisri hz l00 den fazla ayetin peganberimizden haber verdiğini ayrıça 3000 yıllık barnabas incili açıkca tevhit inancını ve islamı ve peganberimizi ismi ile zikir ettiğini kuran ve tüm semavi hak kitapları kabul etmiyen hz.muhammedi kabul etmiyenin kafirolacağını söylesin varımı

    bulut | KatılıyorumKatılmıyorum (5.0/10 puan) | 12 Ağustos 2009 17:27

Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.
shape
  • Haber

    1. Öğretmenlere yüksek lisans imkanı
    2. Kampta İslam dinine saygısızlık had safhada
    3. 881 yıldır ezan sesi yükselen cami
    4. Su kuşlarının sığınağı: Mogan
    5. RİDA, Afrika ve Türkiye'de 4 binden fazla yetime ulaştı
    6. ''Arama kurtarmadan sonra ilk yardım müdahalesi çok önemlidir''
    7. "Veli öğretmen diyalogu öğrenciye başarı getirir"
    8. Türkiye'nin en büyük barajında tarihi rekor
    9. Kentsel dönüşüme nüfusun yoğun olduğu şehirlerden başlanacak
    10. PETA destek verdi, hayvanlar artık simülasyonla kesilecek
  • Diğer

    1. Halep'teki patlamalar: "25 ölü, 175 yaralı"
    2. Böyle bir dayatmaya muhalefet olarak kesinlikle boyun eğmeyeceğiz
    3. Suriyeli muhaliflerin sınır dışı edilmesine tepki
    4. ''Mobil'' aile hekimlerinin iş yükü hafifleyecek
    5. Kazakistan'dan Kaşagan uyarısı
    6. Avrupa donuyor, Avustralya yanıyor
    7. Türkiye tohum üretim ve ihracatında rekor kırdı
    8. Bebeklere en iyi ek besin tarhana çorbası
    9. Avro Bölgesi'nden yardım bekleyen Yunanistan'a kırmızı ışık
    10. Çay tansiyonu düşürüyor
  • Çok Okunanlar

    1. Gün ortasında camileri yaktılar
    2. Fidan'ı kim harcamak istiyor ?
    3. “AKP’nin dindar nesli böyledir!”
    4. Tezkereyle mi dönecek?
    5. Fatih'in karadan yürüttüğü gemilerin belgesi bulundu
    6. BÇG'yi de görün
    7. Derin savaş
    8. Mersin'de muhteşem Milli Gazete gecesi
    9. Bir ülkenin başbakanı, emperyalist proje içerisinde yer alabilir mi?
    10. Cübbeli Ahmet Hoca'yı Kamalak savunacak
  • Çok Yorumlanan

    1. Fidan'ı kim harcamak istiyor ?
    2. Cübbeli Ahmet Hoca'yı Kamalak savunacak
    3. Türkiye tohum üretim ve ihracatında rekor kırdı
    4. Haniye İran'a gidiyor
    5. İstifa eden başkana tutuklama
    6. Uluslararası Af Örgütü endişeli
    7. Sinemanın Ankara'sı
    8. Humus'ta kan durmuyor
    9. Sahabe sadece inandık demekle yetinmemişti...
    10. Polonya'da 62 ölü var!
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Haberler | Bisiklet Mağazası | Bebek Mağazası | ticaretmerkezi.com.tr | Kombi | Bebek Ürünleri

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek