"Dilinin uçkuruna hâkim olmak" deyimini kendi penceresin kutsayarak "vatan, millet edebiyatı"na soyunan Hürriyet gazetesi yazarı Ertuğrul Özkök‘e meşhur olan farklı bir deyimle yaklaşmayacağız. Fakat Özkök‘ün kaleme aldığı bu yazı "vatan sevgisi"ne törpülemekten ziyade, "dil uçkuru" polemiğine kapı aralamak üzere yazılmış. Özkök gibi tuzu kuruların başka ne derdi olabilir ki....
Sonra Başbakan. Davos fatihiymiş, Gazze mücahidiymiş, one minute‘müş, şuymuş, buymuş... Tamam; güzel; aslansın, kahramansın. Ama önce işimize bakacağız. Kendi işimize. Ne diyorlar üç yıldan beri. "Asker sussun, sivil konuşsun." Buyurun mikrofon sizin. İktidar da sizin. Meclis‘te siz varsınız, Mahkeme‘de, Maliye‘de siz. YÖK de elinizde, RTÜK de. İktidar deseniz Allahı sizde. Eksik olan ne? Demokrasi. Şimdi onu kurmanın zamanı. Önce şu korkuyu kaldıracaksınız, millet homurdanabilecek, gazeteci yazabilecek, işadamı konuşabilecek, karikatürist çizebilecek. Herkes korkusuzca içindekini dökebilecek ki; burası ortak vatan olsun, bir araya gelelim, el ele verelim. Birlik olalım, üstüne gidelim...
Sonra muhalefet. Elbette onlar da gereğini yapacak. Hesap sormaksa, seçim yakın. Ama bu kan var ya, oluk oluk akan bu kan, bu sel. Hepimizi götürür. Ha babam maraza çıkaran, her gün memleketi orasından burasından "taşerona", "candaşa" bölen Başbakan‘a çok mu kızıyorsun? Çare yok, erteleyeceksin. Sakin olacaksın, işi sandığa bırakacaksın. "Bu kan onu götürsün" hesabı olan varsa, hesaba bir daha bakacak. Bu kan onu götürse de seni getirmez arkadaş; getirse de orada tutmaz.
Sonra biz. Benim gibiler, gazeteciler, aydınlar. Yandaşa diyeceğim yok, çünkü umudum da yok. Ya ben, biz? Hiç saklamam, öfkeyse, bende var. Kızgınlık, küskünlük, ziyadesiyle. Ama bende akıl var. Bir de vatan sevgisi. Memleketim, anavatanım, bana gidecek başka hiçbir yer bırakmayan bu son durağım... İşte orası benim için kutsal. Bendini aşmış öfke de, içimde kor halinde duran ateş de, o da bu da... Vız gelir tırıs gider. O belagat denen şey şehvete dönmüşse nefsime hâkim olurum, dilimin uçkurunu çözmem. Diyorum ya, bugün o gün değildir. Herkesin dilinin uçkuruna sahip çıkma günüdür. Başlaması benden.





