Beraberindeki bir heyetle deprem bölgesinde incelemelerde bulunmak için Elazığ'a giden Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Devlet Eski Bakanı Lütfi Esengün, "Depremler takdiri ilahidir, ancak insanlara, yöneticilere ve devlete düşen sorumluluklar vardır. Devlet bu tür felaketlerde büyük can kayıpları yaşanmaması için üzerine düşeni yapmalıdır" dedi.
Depremlerin taktiri İlahi olduğunu belirten Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Devlet Eski Bakanı Lütfi Esengün, "Depremler taktiri ilahidir, ancak insanlara, yöneticilere ve devlete düşen sorumluluklar vardır. Devlet bu tür felaketlerde büyük can kayıpları yaşanmaması için üzerine düşeni yapmalıdır" dedi. Beraberinde Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mücahit yanılmaz, Devlet Eski Bakanı Ahmet Cemil Tunç ve Saadet Partisi Elazığ Eski Milletvekili Prof. Dr. Latif Öztek'le birlikte Elazığ'da deprem felaketinin vurduğu bölgeleri gezen Lütfü Esengün, gördüğü manzaranın dehşet verici olduğunu söyledi. Kerpiç yapıların tamamına yakınının yerle bir olduğunu ve içinde yaşayan 51 insanımızın hayatını kaybetmesinin de büyük bir felaket olduğunu kaydeden Esengün, ancak Kızılay ve diğer yardım kuruluşlarının depremin yaralarını sarması için anında müdahale etmesinin acıları hafiflettiğini söyledi.
Kurtulmuş'un taziye ve geçmiş olsun dileğini iletti
Saadet Partisi Elazığ teşkilatının da olayın hemen ardından harekete geçtiğini bildiren Esengün, yapılabilecek her türlü müdahalede bulunduklarını söyledi. Vali ile diğer mülki amir ve idarecilerle de görüştüklerini belirten Esengün, deprem felaketi sonrasında hayatta kalanların daha hızlı bir şekilde toparlanmaları için devletin üzerine düşeni yapması yönünde yetkililere seslendi.
Deprem felaketinin meydana geldiği bütün köyleri ziyaret eden Esengün, Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş'un da taziye ve geçmiş olsun dileklerini dile getirerek şunları söyledi: "Depremler takdiri ilahidir, ancak insanlara, yöneticilere ve devlete düşen sorumluluklar vardır. Devlet bu tür felaketlerde büyük can kayıpları yaşanmaması için üzerine düşeni yapmalıdır. Deprem felaketlerinde ülkemizin manzarası geri kalmış üçüncü dünya ülkelerini andırmaktadır. Her deprem felaketi mutlaka çok sayıda can kaybına yol açmaktadır. Her depremden sonra alınması gereken önlemler, yapılması gerekenler dile getirilmesine rağmen, depremin üzerinden bir müddet zaman geçtikten sonra ise herkes söylediğini unutmakta, insanlarımız acılarıyla baş başa bırakılmaktadır. Depremin Elazığ'ın köylerinde meydana getirdiği hasar birkaç gün içerisinde tespit edilerek evleri, ahırları yıkılan köylülerimizin, vatandaşlarımızın mağduriyetleri süratle giderilmelidir.
Yeniden inşa edilmeli
Önümüz bahar ve yaz mevsimleridir. Bir iki hafta içerisinde evlerini kaybeden veya içerisinde oturulamayacak duruma gelen evlerin yerine derhal deprem konutları inşa edilerek herhangi bir ücret talep etmeden veya çok çok düşük, sembolik ücretlerle vatandaşlarımıza verilmelidir. Kimse aç ve açıkta bırakılmamalıdır. Tabi önemli bir diğer husus ise; özellikle doğu ve güneydoğudaki köylerimizin bir başka afete maruz kalmadan yeniden inşasına bir an evvel başlanmalıdır, insanca bir yaşam sağlayacak konutların inşası için daha büyük felaketler beklenmemelidir, tedbirler bu son deprem milat kabul edilerek derhal alınmalıdır. TOKİ gerekli konut çalışmalarını başlatarak, insanlarımız, toş ve topraktan imal edilmiş, depreme karşı hiçbir dayanıklılığı olmayan bu kerpiç evlerden kurtarılmalıdır. Ülkemizin en büyük zenginlik kaynağı olan vatandaşlarımız ve iş gücümüz böyle felaketlerden kurtarılmalıdır, korunmalıdır."


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Kaynak: Ramazan Kaya / Elazığ
Etiketler:



