TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, "Haksızlık var burada. Devlet vatandaşına zulüm eder mi? Benim borcum olduğu zaman istediği en tepeden faizi, her türlü tehdidi yapacak, benim alacağım olduğu zaman diyecek ki ‘kusura bakma sana parayı ödeyemiyorum.‘ Böyle haksızlık olur mu?" dedi.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, "Eğer biz iç tüketimi canlı tutabilirsek, hiç olmazsa üretimi devam ettirebilecek, en büyük sorunumuzu çözebilecek bir noktada olabiliriz" dedi. Hisarcıklıoğlu, Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) ve TOBB tarafından düzenlenen Kartepe Ekonomi Zirvesinde, küresel krizin başlangıcından itibaren, sorunlarını aktarabilmek için cumhurbaşkanı, başbakan ve bakanlar ile tam 84 kez bir araya geldiklerini söyledi. Kendisinin de sorumluluğu bulunduğunu vurgulayan Hisarcıklıoğlu, "Eğer bir sorun varsa, yaratan bütün canlılara kendini koruma güdüsü vermiş. Ben çıksam desem ki ‘öldük, bittik, mahvolduk‘, iş daha da daralır. Bu ne olur? Kendi ayağımıza kurşun sıkmış gibi oluruz. Bağırarak, çağırarak çözebilir miyiz? Bu hepimizin ortak meselesi, bu siyasi mesele değil, açık söyleyeyim. Bunu biz siyaset olarak yapamayız. Nedir? Çözecek insanlara çözümleri alıp götürmem lazım. Benim işim çözüm yollarını bulmak, sadece sıkıntıyı götürmek değil. Akıllı insanlar onu yapar" diye konuştu.
İç talebi canlandırmak gerekiyor
Aktardıklarından bir kısmının son uygulamalarla yürürlüğe girmeye başladığını ve rahatlık verdiğini dile getiren Hisarcıklıoğlu, şöyle devam etti: "Çözüm yolları ne? Bir sefer iç talebi canlandırmamız lazım. Türkiye‘nin GSMH‘sinin yüzde 68‘i 72 milyonun tüketiminden oluşuyor. Eğer biz iç tüketimi canlı tutabilirsek, hiç olmazsa üretimi devam ettirebilecek, en büyük sorunumuzu çözebilecek bir noktada olabiliriz. Eğer krizin etkisini az hissetmek istiyorsak, yükleneceğimiz yer burası olması lazım. 72 milyona tükettirmek lazım.‘Kriz var ha, gideceksin, batacaksın, işsiz kalacaksın‘ dersen insanlar tüketmez ama tüketmeyince de ilk işimi kaybeden ben oluyorum. Herkes buna bağlı olarak kaybediyor. Kaybetmeyenler de var tabii biliyorsunuz." İnsanların tüketime devam edebilmesi için öncelikle önlerini görebilmesi, geleceğe yönelik belirsizliklerin ortadan kalkması gerektiğini vurgulayan Hisarcıklıoğlu, "Bunun için de inandırıcı, tutarlı bir programa ihtiyaç var. İstihdam teşviki ve sosyal yardımlar çok önemli" dedi.
Nakit dengesi yeniden kurulmalı
Şirketlerin de piyasa şartlarından dolayı bozulan nakit dengesinin yeniden kurulması gerektiğini ifade eden Hisarcıklıoğlu, bunun için öncelikle kamunun almış olduğu malların bedelini ödemesinin önemini vurguladı.
Devletin "alacağına şahin, borcuna karga" olduğunu ifade eden Hisarcıklıoğlu, "Haksızlık var burada. Devlet vatandaşına zulüm eder mi? Benim borcum olduğu zaman istediği en tepeden faizi, her türlü tehdidi yapacak, benim alacağım olduğu zaman diyecek ki ‘kusura bakma sana parayı ödeyemiyorum.‘ Böyle haksızlık olur mu?" dedi.
"Genel bir yaklaşım lazım"
Hisarcıklıoğlu, kredi ödemelerinde, yeniden yapılandırılmasına, yeni bir yaklaşıma ihtiyaç olduğunu ifade ederek, "Genel bir yaklaşım lazım. Kredi Garanti Fonu mekanizması gibi şirketlerin krediye ulaşması noktasında çok önemli, bunun gücünün artırılmasına ihtiyaç var. KOBİ‘lere yönelik Eximbank ve KOSGEB desteklerinin devamına ihtiyaç var bu devrede.
Özellikle piyasadaki likiditeye yönelik olarak da Merkez Bankası yerli ve yabancı para zorunlu karşılıklarını da önemli ölçüde düşürmesi lazım. Merkez Bankası tekrar reeskont kredi mekanizmasını devreye sokması lazım. Bu da bankaların özellikle kredi vermesini destekleyecek bir noktadır" şeklinde konuştu.
Yerli helikoptere ilgi artıyor
Rıfat Hisarcıklıoğlu, bütçe disiplininin de orta vadede yeniden tesis edilmesi gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti: "Bütçe disiplinine bakarsak, 2009 çok kötü, eğer böyle bırakırsak bu ileride kamunun borçlanmasındaki faiz oranlarını artıracaktır. Bunu artırmaması için çok yıllı bütçeye geçmemiz lazım. Yani kamunun borçlanmasındaki faizlerin artmasını istemiyorsak çok yıllı bütçe yapmamız lazım ki ileride bu bütçe dengesinin düzelebileceğini göstermemiz lazım. Yani iki yıllık, 3 yıllık bütçe yaparak bütçe açıklarının azalacağını gösterip kredimizin borçlanmamızın faizlerinin inebilmesi için, orta vadeli program ve orta vadeli mali programa ihtiyaç var."
"Kriz var, çıkış yolu da var"
Hisarcıklıoğlu, "Var, ama çıkış yolu da var arkadaş. Burada ben çıkıp ‘kriz yok her şey güllük gülistanlık‘ desem, kimseye inandırıcı olamam. ‘Var, öldük, bittik mahvolduk‘ desem de bu sefer sorumluluğumuz var. Daha beter içe kapanıyorlar. İçe kapanmak insanların tüketimde içe kapanması, onu ifade etmek istiyorum. Var olduğunu bileceğiz, akıllı insanlar da bunun çıkış yolunda, kafayı çalıştıracak yolu çıkartacak, bunu paylaşacak. Kimle neyi nasıl paylaşacağını da çok iyi bilecek" şeklinde konuştu.
"IMF‘nin de anlayışını değiştirmesi lazım"
Hisarcıklıoğlu, "IMF ile anlaşmamız lazım, IMF‘nin de anlayışını değiştirmesi lazım" diyerek, bir anekdot anlattı: "IMF son ziyaretinde tartıştık tartıştık sonunda dedim ki ‘Nasıl görüyorsunuz Türkiye‘yi?‘. ‘İki sektöre aman dikkat‘ dedi. ‘Hangi sektörler‘ dedim, ‘tarım ve tekstil‘ deyince benim göz böyle fal taşı gibi oldu. Yahu hani bunlardan çıkacaktık, bize böyle tavsiye ediyordunuz. ‘Aman bunlar istihdam deposu sektörler, bunlara iyi sahip olun‘ diyor. Herkesin anlayışı değişti. Bu enflasyon anlayışı, diğer tüm anlayışlar yıkıldı."




