Selahattin Demirtaş kendisini PKK'nın mı, Öcalan'ın mı sözcüsü sayıyor? İkisinin sözcülüğünün birlikte olamayacağını anlamamışsa şimdiye kadar, hiçbir şey anlamamıştır!
Sayın Demirtaş önce şu sualin cevabını aramalıdır: Öcalan'ın ya da PKK'nın bulunacağı yerde, Demirtaş ne sıfat ve görevle oturacaktır? Kürtlerin herhangi bir hakkının görüşüldüğü yerde tek muhatap olacaksa o; aynı derecede güçlü nedenlerle muhatap olabileceklerin seçtikleri biri olmalıdır. Demirtaş Kürtlerin temsilci seçiminin kolay bir iş olduğunu sanıyor ve oturduğu koltukta oturuyorsa vah başımıza geleceklere!
Gelelim sayın Demirtaş'ın yeni anayasaya karşı çıkmasına: Mevcut Anayasa'nın bir maddesinin ya da hepsinin değişmesine karşı çıkanlar gerçekte, ilkel baskı belgesinin arkasında durmaktadırlar. Öneriyi düzeltmeye çalışmak başka, 'onu kabul ederim, sen de şunu kabul et' demek başkadır. O zaman senin sorunun insan hakları değil, 'sen'sin. Önce anayasa değişikliğine 'kabul' diye var gücünle bağıracaksın, sonra ne diyeceksen diyeceksin!
Demirtaş beyefendi, önce şunu bilmelisin; sorun 'sen' değilsin, sorun bu memlekette birlikte yaşamak isteyen herkesin demokrasi ve insan hakları sorunudur; anlatabildim mi acaba?
(TARHAN ERDEM / RADİKAL)


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



