milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

26 MAY 2012 CMT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • ÜŞÜTMEYE KARŞI ETKİLİ (CİĞEROTU)
  • BU OLACAK AYASOFYA!
  • TERÖR DEHŞETİ
  • KAHRAMAN POLİS CAN KAYBINI ÖNLEDİ
  • ŞOK DETAY
  • YELKENLER İNDİRİLDİ
  • SAADET PARTİSİ GAZZE'DE YETİMHANE İNŞA EDECEK
  • İKTİDARDA FİGÜRAN ÇATLAĞI
  • HALKIMIZ GÖSTERİLENE DEĞİL, GİZLENENE BAKSIN
  • YASA GERİ ÇEKİLSİN

Demirel, bir hatadır

05 HAZİRAN 2011
PAZ 00:05

[-] Normal [+]
  • Değmesin Yağlı Boya
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Sen gül diyarının yapma gülüsün" mısraıyla başlayan "Süleymanname" şiirini önüne alıp bir daha okusun bu ülkenin insanları. Rahmetli üstad Necip Fazıl'ın 1971 yılında yayımladığı bu şiir bir muhakeme, bir hesaplaşma ve siyasi bir yol göstermedir. Lakin gölgede kaldı, gereği yerine getirilmedi bu şiirin.

  • Demirel, bir hatadır -

Yazıldığı tarihe tekrar bakınız. "Gitme"lere yeni başladığı bir zamandır Demirel'in. Onu gönderenlerin sözcüsü konumundaki birinin(İsmail Arar) Demirel tekrar döner mi, sorusuna "Güldürmeyin beni!"cevabını verdiği günlerde rahmetli üstad tehlikenin büyüklüğünü bir zirve şiirle ilan ediyordu bu ülkede. Farkı görüyor musunuz? Yahut üstad'ın büyüklüğünü...

"Büzülmüş susarken mahsun hakikat,

Davuldan ziyade gümbürtülüsün!"

Parçadan, bölüntüden yana güdülü birinin; problemlerin en müşkülü, cüceler sirkinin baş herkülü, hüzün bahçesinin şen bülbülü olduğunu haykıran rahmetli üstad Necip Fazıl'a bütün kalbleriyle, vücutlarıyla, oylarıyla inansaydı bu ülkenin insanları, "Bir felaketsin ki, binbir türlüsün!" dediğinin bir daha bir daha gelmesine müsaade ederler mi idi? Sonuç ortada!

MTTB'nin sekreter odasında genç üniversiteli cesaretimle sormuştum rahmetli üstad'a: "Ya Demirel değişirse?"Birkaç kişi idik o küçük odada. Üstad'a böyle bir soru nasıl sorulur bakışları arasında-ki bugün ülkemin yönetiminde söz sahibi bir arkadaşımız da vardı orada,- üstad, beynime kazıdığım o cevabı vermişti: "Muhal! Olmayacak şey! O benim anlattığım gibidir ve değişmez, değişemez!"

O gün inandığım Necip Fazıl haklılığına bugün daha fazla üzülüyorum. Neden Üstad'ın feryadını gönüllere ulaştırmak için daha fazla gayret etmedik, çalışmadık?

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nin bir profesörler toplantısında, Demirel'in Çankaya'ya çıktığı o gri günlerdeki bir toplantıda rahmetli Ayhan Songar hoca der ki: "Bu ülkenin insanları Demirel'i şimdi tanıyacaklar, Demirel'in gerçek yüzünü..."

İtirazları susturur Ayhan Songar hoca. Bekleyin ve görün der. İnsan profesörüdür ve Necip Fazıl'ın da arkadaşıdır. Fark burada!

Önemsenmesi gereken bir politikacı mı idi Demirel? Hayır! Necip Fazıl işte bunu anlatmak istemişti. Kim anladı dersiniz?

"Fikir dağlar boyu kocaman kitap;

Sen de o kocaman kitabın bir virgülüsün!"

İki yıl önceki bugünlerde yayımlanmıştı bu yazımız gazetemizde. Niçin mi hatırlattık? Meydanlarda Demirel, Demirel diye inleyen başbakan Erdoğan'ın olayın neresinde durduğunu gözler önüne sermek için, tarihe bir kez daha not düşmek için..

Demirel'in can havliyle CHP içine adaylar koyup, CHP'ye oy bulmaya çalışmasını anlamakta niçin zorluk çekiyor AKP lideri Erdoğan?

Demirel, 1971 yılında Necip Fazıl şiirini yazaken ne idiyse, 2011 yılında da o'dur.

Necip Fazıl'ın "Sakarya" şiirini kalabalıklar karşısında okuyarak ünlenen R. Tayyip Erdoğan, o günlerde veya sonrasında, mesela İstanbul belediyesine başkan olmasına Demirel'in hazımsızlık gösterdiği günlerde, "Süleymanname"nin farkında olsaydı, bugün meydanlarda onu anarak masumlaştırmaya çalışmazdı. Demirel'i yanına almakla övünen ve bir iş yaptığını sanan Kılıçdaroğlu'na da "Biz onu cüceler sirkinin baş herkülü" ilan etmiştik kırk yıl önce. Sirki dağılmış, cüceleri kaybolmuştu. Acaba ne buldu, CHP'de ve Kılıçdaroğlu'nda? Diyebilirdi.

Lakin yok... Sayın Erdoğan da bu espri ve performans yok. Varlığını ve durduğu yeri borçlu olduğu Sakarya şiiri de katılmış olmasın Erdoğan'ın unuttukları arasına?

Satanı satmak ya da almamak

12 Haziran seçimlerine Türkiye'nin sadece AKP, CHP ve MHP ile girdiğini sanan ve buna duygusal olarak kendini inandıran kartel medyasına göre sonuçlar çoktan belli imiş.

AKPbirinci parti ama kıraç yerlerden gelen haberlere göre birinciliği CHP ile ortak. MHP mi?O da Meclis'te canım. Kasetler tepiştiğinden..

Satmıyoruz, diyerek bu ülkenin insanlarını suçlayan kartel medyası, seçimden sonraki günlerde hiç satmıyoruz, diyeceği günlere erecek.

ELBİLİR-SEÇMENİBİLMEZ

Önceki seçimlerde AKP'yi destekleyen The Economist CHP'ye oy verin diye yazmış.

AKP'liler kızgın. Ama neden?

Nedeni şu demiş, The Economist'ciler:Gördük ki siz CHP gibi yapıyorsunuz/davranıyorsunuz. Biz ise gibi olanı istemiyoruz.

YILDIZ

Saadet Partisi'nin milletvekili adayları birer yıldızdır. TV-5'de katıldıkları programlarda dinlerken onları, bu ülkenin insanlarında umutlar artıyor, güven duyguları tavan yapıyor. Normal zeka düzeyine ara sıra çıkabilen kartel kalemşorları da yapabilirler bu gözlemi; patronları müsaade ederse tabi.

Yozgat adayımız Ramazan Yıldız'ı dinliyoruz. R.Tayyip Erdoğan'ın "One Munite" ile ünlendiği o toplantıyı anlatıyor.

İsrail Cumhurbaşkanına diyor ki: Senin başbakanların bana anlattılar:Gazze'ye tankların üstünde girdiklerinde yaşadıkları mutluluğu.. Başbakan Erdoğan böyle diyor o toplantıda. İnsan utanır, sıkılır, üzülür.. Niçin sana anlattıklarını bir düşünür. Sevinçlerini seninle paylaştıklarından mı, seni kendilerine çok yakın bulduklarından mı?

Gözlerden kaçmış bu ayrıntıyı dahi farkeden bir adayları olduğu için övünmeli Yozgatlılar. Ve bizim Yıldız'ımız var, Saadet Partisi'nin yıldızları var demeliler.

Haydi terapiye

Kılıçdaroğlu'nun bir çocukla yaptığı yanlış sohbeti tenkit eden muhaliflere kızıyor kartel medyasının CHP etiketli tetikçileri.

Malzeme buldunuz, durmayın diyorlar.

Ona, buna kızmakla kendinize ziyan vereceğinize, Kılıçdaroğlu'nu eğitmeye çalışın. Bir çocukla karşılaştığında ona neler sorması gerektiğini öğretin.

Derslerini sorsun, okulunu sorsun, hayallerini sorsun mesela..

Kasetli sorular çıksın kafasından.

Yani seçim öncesi bari unutsun; bir kaset dolayısıyla genel başkan olduğunu.

Kılıçdaroğlu, kendisiyle fotoğraf çektirmek isteyen ilköğretim 8.sınıf öğrencisi Burak Dursun ile ilginç bir diyalog yaşadı.

Burak isminin anlamını soran Kılıçdaroğlu, öğrenciden "bilirem" cevabını alınca tebessüm etti. Burak'a kız arkadaşının olup olmadığını soran ve "çok" yanıtını alan Kılıçdaroğlu, bu sefer de "Sen çapkın bir erkeksin o zaman. Dikkatli ol kasedin çıkmasın sonra" dedi.

ÇİFTLİK AKP'Yİ SAVUNUYOR

Çok değil, bir ay önceki bir haberle öğrendi bu ülkenin insanları; zinanın suç olmaktan çıkarıldığını.

Adam yatak odasında birinin varlığını öğrenince/hissedince karakola telefon ediyor: Müdahale edin. Hayır, diyor ilgililer. Zina artık suç değil.

Onuru çiğnenmiş adam, evimde hırsız var, ihbarını yapmakta buluyor çareyi. Hırsız mı var, gidip bakalım. Evde polisleri gören zina edici adamın rahatsızlık duyması ve evi terketmesi, gazetelerde yer alan bu haberin devamı idi.

Okudukları bu haberle, bu ülkede hangi kanunların korumasında nasıl yaşandığını öğrenen bu ülkenin insanları oy toplama turlarına çıkan AKP'lilere sordular bunu.

Neden? Ve neden bize bilgi vermediniz?

AKP'li oy toplayıcılar rahatsız. Fakat Sayın Erdoğan Kılıçdaroğlu'na laf yetiştirmekten bu konuya cevap vermeye fırsat bulamıyor. Öyleyse bu görev kartel medyasına düşer. Hemen yetişsinler AKP'nin imdadına. Hem zaten onlar istemişti böyle bir kanunu..

Bir kartelTV dizisi var. Adı Çiftlik olan. İşte orada işlendi konu, işte orada savunuldu zinanın suç olmaktan çıkarılması kanunu. Bravo senaristlere..

Yan yana oturup duran bir kadın ve bir erkeği tutukluyor jandarma: Hakkınızda ihbar var. Zina yapıyorsunuz, yan yana böyle oturduğunuza göre..

Kadın (eski çiftlik ağasının dul karısı) ve adam (kadının mahalle arkadaşı/bir nevi eski nişanlısı) yürek parçalayacak şekilde yalvarıyor, ağlıyorlar: Biz bir şey yapmadık. Önceki yaptıklarımız bu ihbara girmediğine göre..

İşte tam bu noktada AKP'liler seviniyorlar. Seyirci tam hazırlandı. İyiki kalkmış diyecekler bu zina yasası. Biz de kurtulacağız, neden yaptınız sorularından?

Bu ülkeyi birkaç medya patronu ile ortak yönettiğini sanan AKP'liler böyle düşünmekle/yapmakla haklı değiller mi? Çünkü onlar mazurdurlar. Gömlekleri yok. Başka bir şey mi yapmalarını bekliyordunuz?

İTİRAF YA DA ÇANAK TUTMA HALLERİ

Mehmet Ali Birand'ın "Darbecilik genlerimizde var" itirafına üzülen, itiraz edenler var bu ülkede.

"MehmetAli'yi bilmem ama, benim genlerimde Genelkurmay'ı Meclis'ten üstün görmek, geçmişte darbelere çanak tutmak diye bir kepazelik yok."

Böyle diyor Hürriyet yazarlarından Yalçın Doğan bey. Rahmetli dayısı Tarık Buğra'nın, olaylara bir de karşı tarafın gözüyle bakmaya çalış, onları anlamaya çalış, diyerek ufkunu genişletmeye çabaladığı Yalçın Doğan'a inanmak isteriz biz de.

Fakat bir şartımız var.

Bağlı bulunduğu medyanın yangında kullanılacak körük ürettiği o 28 Şubat günlerinde, RPve Erbakan için "İmam-Hatipler bizim arka bahçemizdir", dediler dedikodusunu (söylenmemiş sözünü) niçin üretmişlerdi?

Her yiğidin bir yoğurt yiyişi ve yoğurt yediği çanağı tutuşu vardır.

YAVRUM MESUT VE THE ŞAPGALI BABA

KOÇ BURCU/KARGA BURCU

-Alo, the şapgalı baba nerdesin yahu?

-Burdayım yavrum Mesut?Binaenaleyh başka yerde olma şansım mı var? Fevkalade oturuyorum.

-Kalkamadığın için mi oturuyorsun the şapgalı baba? Kasetim çıkar diye mi korkuyorsun yahu.

-Sen ne diyosun yavrum Mesut? Binaenaleyh yanıma senden başka gelen mi var? Bana kaset mi getirdin?

-Kasetler ters tepmiş yahu!

-Kime tepmişler, nerde tepmişler, nasıl tepmişler? Binaenaleyh bizim kırat kaset mi olmuş? Fevkalade ayıptır, yazıktır, günahtır.

-Sizin kırat'tan sucuk bile olmaz the şapgalı baba. Sen Kemal'e bak yahu.

-Ne olmuş benim Kemal'ime?Binaenaleyh kılıcını mı elinden almışlar, yalnız mı kalmış?Koçun çobanları fevkalade destek vermemiş mi?

-Nerden biliyorsun bunları the şapgalı baba?Senden korkulur yahu.

-Şimdi de korkuluk mu oldum yavrum Mesut? Binaenaleyh şapgamıza kargalar mı kondu? Fevkalade kovala onları yavrum Mesut. Kargaları kovalamak tarihtir, coğrafyadır, yurttaşlık bilgisidir. Haydi durma yavrum Mesut.

ZAYIFA DESTEK

Kılıçdaroğlu'nu CHP'nin başına kim düşünmüşse, iyi düşünmüş. İlk günlerde itirazlar Kılıçdaroğlu'nun zayıf kalacağı üstüne idi. Hesap zaten bu zayıflık üstüne yapılmış; İnan Kıraç'ın açık desteğinden sonra ancak anlaşılabildi bu.

Vehbi Koç'un kapalı destek CHP günlerinden, İnan Kıraç'tan açık destek günlerine..

Sanki zayıf kalan Kılıçdaroğlu'ndan başka kuvvetli görünecek adayı mı vardı CHP'nin? sorusu bir yana, İnanç Kıraç'a açık destek konuşmasını kim yaptırabilirdi?

e-mail:  info@necatituncer.com

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Değmesin Yağlı Boya bölümü’nde 05.06.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: demirel, mesut yılmaz, akp, siyaset, kemal kılıçdaroğlu,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.
shape
  • Değmesin Yağlı Boya

    1. Bush montlu Özal günlerinden
    2. Nisan Mayıs ayları
    3. Sen neden oradasın?
    4. Bir cami elli lira
    5. Adı malzemedir
    6. Bir sıçrarsın Çevik
    7. Hesaplaşma başlasın
    8. Sakal, cübbe, sarık=Sanık
    9. 28 Şubat: 32 kısım tekmili birden
    10. Katil varsa cinayet vardır
  • Diğer

    1. Memurlar ile hükümet arasındaki toplu sözleşme görüşmeleri
    2. ''Herkes İçin Engelsiz Dönüşüm Projesi''
    3. Dustur: "Mübarek'in Başbakanı Mısır'a cumhurbaşkanı mı olacak?"
    4. Niyet varsa bir hafta içinde bile anlaşılabilir.
    5. Ölü sayısı 30'a yükseldi
    6. BM gözlemcileri Hula'ya gidiyor
    7. Eşşebab örgütünden, daha yoğun savaşma tehdidi
    8. Davutoğlu, Malmström ile vize muafiyetini görüştü
    9. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Yıldırım İtalya'ya geldi
    10. Otomobil satış noktalarımız bizim halka dönük yüzümüz
  • Çok Okunanlar

    1. Iskarta tanka 500 milyon avro
    2. Midyat'a Vatikan kolonisi!
    3. Yelkenler indirildi
    4. Bu olacak Ayasofya!
    5. Memura yüzde 3,5 Cargill'e yüzde 35
    6. Bu kadarını Deli Dumrul bile yapmadı
    7. Üşütmeye Karşı Etkili (Ciğerotu)
    8. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    9. Aynı aşk ve heyecanla
    10. Nefes yolları rahatsızlıklarına, Sinirli Ot
  • Çok Yorumlanan

    1. Nefes yolları rahatsızlıklarına, Sinirli Ot
    2. Böbrek taşına karşı ,kuşkonmaz
    3. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    4. Dedem döneminde dini kitap toplatılmış
    5. Saraybosna Film Festivali Çocuklar'la açılacak
    6. Yarım yüzyılda Burhan Doğançay
    7. İmamların oynadığı tiyatro ayakta alkışlandı
    8. Toz Kanatlı Kelebek Necip Fazıl Kısakürek
    9. Dünyanın hazinesi Türkiye kütüphanelerinde
    10. Çin'den Pentagon'un raporuna tepki
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek