Sonunda bu da oldu. İzmir Büyükşehir Belediyesi 'koca şiddeti'ne karşı kadınlara nasihat listesi çıkardı:
'Dayaktan ölmemek için cenin pozisyonu alın.'
İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı Kadın Danışma Merkezi uzmanları, Manisa'da kocası tarafından öldürülen ve fotoğraflarıyla gündeme oturan Şefika Etik gibi kendilerine başvuran, fakat daha sonra kocalarının ikna etmesiyle evine geri dönmek isteyen kadınlar için şiddete maruz kalma halinde uygulayabilecekleri kişiye özel talimatnameler hazırladı.
Kocalarının yanında her an şiddet ve ölüm korkusuyla yaşayan kadınların, dayaktan en az zararla kurtulabilmelerini amaçladıklarını söyleyen Danışma Merkezi Sorumlusu Avukat Pelin Erda, 'Bizim, kurumumuza gelen hiçbir kadını, kendi isteği olmadan eşinden ayrılması ya da sığınma evine yerleştirilmesi konusunda yönlendirme yetkimiz yok. Bu yüzden bir kadın, daha önce şiddet görmesine rağmen evine dönmek istiyorsa, gitmeden önce bir takım bilgilendirmeler yapıyoruz. Kadının kendini korumayı öğrenmesini sağlıyoruz. Amacımız şiddetin cinayetle sonuçlanmasının önüne geçmek' diye konuştu.
Çanta hazırlayın
Doğal afetler için hazırlanan tedbirler listesine benzeyen o talimathaneden ilginç maddelerse şöyle:
- Evde şiddet sırasında saklanabileceğiniz güvenli bir yer belirleyip oraya kaçabilirsiniz.
- Şiddet esnasında çıkışı olmayan banyo, tuvalet ve tehlikeli alet bulunan mutfak gibi yerlerden kaçınmalısınız.
- Dayak anında cenin pozisyonu alıp başınızı darbelerden korumaya çalışmalısınız.
- Evden aniden ayrılmamız gerektiğinde kime sığınabileceğinizi önceden belirlemeli ve bu kişilerle önceden konuşup, önlem almalısınız.
- Komşularınızla anlaşıp, şiddet anında seslerinizi duyduklarında emniyet güçlerine ihbarda bulunmalarını sağlamalısınız. İsimsiz ihbarlar da kabul edilmektedir.
- Daha önceden belirlediğiniz ihtiyaçlarımızı ve belgelerinizi bir çanta içinde saklamalı ve çıkışa yakın kolayca ulaşılabilecek bir yerde tutmalısınız. Az da olsa bir miktar paranın da çantanızda bulunması iyi olur.
- Mümkün olduğu ilk anda; 183, 155 ve/veya 156 no'lu telefonları arayarak yardım istemelisiniz.
- Kimliklerinizin ve önemli belgelerinizin birer fotokopisini önceden bir yakınınıza vermelisiniz.
(Akşam)
Yaratılmışları Allah için sevmek
Sevgi dünya kökenli bir kavram değildir. Çünkü sevgi Allah'tan çağıldar ve Allah'ı sevmeyen, Allah'a inanmayan kişi sevgiyi tanıyamaz ve tanımlayamaz. "İnsanlar arasında Allah'ı bırakıp ona koştukları ortakları tanrı olarak benimseyenler ve onları Allah'ı severcesine sevenler vardır. İman edenlerin Allah'a karşı sevgileri ise her şeyden daha kuvvetlidir" Kulluğun, insanlığın temelinde mutlaka sevgi unsuru vardır. Ayeti Kerimede, "Sevgide mümin farkını ayeti kerime iman edenlerin Allah'a karşı sevgisi her şeyden kuvvetlidir şeklinde tespit etmektedir. "Allah onları sever onlar da Allahı sever" sevme ve tapınma duygusu insanda var. Kişi eğer bu duyguyu doğru alana kanalize etmezse yanlış mecralara sapabilir. Tarih boyunca kendilerine tapınılan ruhlar putlar, ay, güneş, yıldızlar, hayvan ve insanlar hep sevgi sapıklıklarının tatmin vasıtaları olagelmişlerdir. Hidayet rehberi peygamberler ise, sevgiyi yanlış alanlarda arayan insanları uyarmak ve onları gerçek sevgiyle tanıştırmak için mücadele ederler. Peygamberlerin verdiği mücadele, sevgide tevihidi yakalama ve sevgide arınma mücadelesidir.
"De ki babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, akrabalarınız, elde etmiş olduğunuz mallar, durgun gitmesinden korktuğunuz ticaret, hoşunuza giden evler size, Allah'tan, peygamberinden ve Allah yolunda cihad etmekten daha sevgili ise Allah'ın buyurduğu gelene kadar bekleyin."
Denetimsiz bırakılan kontrol altında tutulmayan sevgi sevilen kişinin hatalarına karşı kör ve sağır yapabilir. Ancak müminin sevgisi onu hiçbir zaman adil davranmaktan alıkoymaz. Aksine mümin kişi sevdiğini Allah için sever ve buğzettiğine de Allah için buğzeder. Kur'an'da insan için iki uç nokta gösteriliyor. Birisi "en güzel yaratılış" diğeri "aşağıların aşağısı"dır. Yani biri insanlığın zirvesi diğeri ise tükenme noktasıdır.
İki uç nokta
İnsanın fıtratında iki uç noktaya eğilim vardır. İslam ise, insanın önüne kalbin terbiye yolunu açıyor ve insanca yaşamanın formüllerini öğretiyor. Allah insana doğru yolda ilerlediği sürece yükselebileceğini ifade ediyor. Yani Rabbimiz, sana verdiğim emanetlere ihanet etme, doğru yoldan sapma, diye uyarıyor. Allahü Teala adeta insana "Zayıf yaratıldığını ve insandaki zaaf noktalarını işaret ediyor. Sevgi, korku ümit menfaat beklentisi gibi insanın ruh ve duygu dünyasını etkileyen özelliklerine dikkat çekiyor. Sevme ve tapınma kabiliyeti ise insanda doğuştan var. Ancak insan onu doğru bir alana kanalize etmediğinde yanlış mecralara sapar ve Allah'tan başka varlıklara tapmaya başlar. Sevginin, korkunun, ümidin, menfaat beklentilerinin bir ölçüsü olabileceği gibi sevginin de ölçüsü vardır. Bu anlamda Yaratıcıyı sevmekle yaratılmışları sevmek aynı değildir. Yaratılmışları Allah için sevmeli ve Allah için terk etmeliyiz. Yani bütün sevgiler ona akmalı ve ona koşmalıdır.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



